| |
Dövizli borçlarda vergi doğabilir
Finansal piyasalarda yıl içinde ciddi
dalgalanmalar yaşadık. Özellikle de yaza girerken
döviz kurlarında yukarı yönlü sert hareket
izlemiştik. Yılın sonuna yaklaşırken ise piyasalarda
gevşeme yaşanmaya başlandı.
Döviz kurlarındaki bu düşme, uluslararası
piyasalarda geçen haftalarda ABD Doları’nın değer
kaybına, Amerikan Merkez Bankası FED’in
açıklamalarına bağlanıyor.
Döviz kurlarında aşağı veya yukarı yönlü hareket
yaşandığında vergiye tabi kazanç doğrudan
etkilenmektedir. Çünkü döviz cinsinden olan tüm
alacak ve borçların YTL cinsinden değeri
değişmektedir.
Bu yazımızda yabancı para cinsinden ortaktan alınan
ve örtülü sermaye niteliği taşıyan borçlarda kurdaki
düşmeyle meydana gelen azalmayı vergisel açıdan ele
alacağız.
Ortaktan borç
alınabilir
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu yasalaştıktan sonra
önemli gördüğümüz bazı konuları bu köşeden sizlere
aktarmıştık. Yeni uygulamayla birlikte ortakların
şirketlerine borç para vermeleri ve bu para
karşılığında faiz almalarının önü açılmıştır. Eski
uygulamada örtülü sermaye kabul edilen bu
borçlanmaların faiz, kur farkı vb. giderleri
kazançtan düşülemiyordu.
Referans’ta 7 Temmuz 2006 tarihli “hangi para birimi
üzerinden borç vermeli” başlıklı yazımızla ilgili
okurlarımızdan çeşitli sorular aldık. Şirket
ortaklarının, reel kayba uğramamak, faiz üzerinden
stopaj sorumluluğu yaratmamak, beyanname vermek
zorunda kalmamak için yabancı para cinsinden faizsiz
borç para vermeyi daha çok tercih ettikleri
anlaşılmaktadır.
Döviz cinsinden faizsiz olarak borç alan şirket,
kurlarda artış yaşanırsa, oluşacak kur farkını gider
kaydedecektir. Bu noktada, borç veren ortak
açısından yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Ancak
örtülü sermaye sınırı aşılmış, yani ortaktan
özsermayenin üç katı tutarında borç para alınmışsa,
sınırı aşan kısma ait kur farkları gider olarak
kazançtan düşülemeyecektir.
Bu noktada şu soru gündeme geliyor. Borç
aldığımızdaki kur, borcu ödediğimizde veya dönem
sonunda kurdan daha düşükse ne yapacağız? Bu borcun
kur farkı gideri olsaydı bir kısmı kanunen kabul
edilmeyecekti. Kurda düşmeyle oluşan kazançta da
aynı mantık geçerli olur mu, soruları bize
yöneltilen sorular arasında.
Kur düşmesindeki
gelir vergiye tabi
Örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırması yoluyla
örtülü kazanç dağıtımı müesseseleri kurumlar
vergisinin vergi güvenliğini sağlamaya yöneliktir.
Örtülü sermayede, şirket kazancının ortaklardan veya
ilgili kişilerden borçlanma yoluyla vergiye tabi
tutulmadan işletme dışına aktarılmasının önlenmesi
amaçlanmaktadır.
Şirket, ortağından veya ortağıyla ilgili kişilerden
özsermayesinin üç katını aşan tutarda borç almış ve
bu borca karşılık faiz veya kur farkı hesaplamış
olabilir. Bu takdirde üç kat sınırını aşan borca
isabet eden giderler kazançtan düşülemeyecektir. Bu
giderler işletme için gerçekleşmiştir. Ancak kanun
bu giderleri vergi matrahının hesaplanmasında kabul
etmemektedir.
Oysa tersi durumda, yani döviz üzerinden alınan
borçlarda kurdaki düşmenin getireceği gelirde aynı
mantık geçerli değildir. İşletme yabancı para
cinsinden almış olduğu borcu, defterlerine
kaydettiği tarih itibariyle Merkez Bankası döviz
alış kuru üzerinden YTL olarak kaydedecektir. Borç
ödenmiş ise ödendiği tarihte, ödenmemiş ise dönem
sonunda geçerli kur üzerinden değerlemesi
yapılacaktır. Şayet kurda düşme yaşanmış ise -ki son
dönemde kurlarda gevşeme görülmektedir- bu takdirde
borç döviz olarak aynı kalmakla birlikte, YTL olarak
başlangıçtaki tutardan daha az olacaktır. Bu durumda
işletmeler için kur farkı geliri doğmaktadır.
İlk defter değeri ile son defter değeri arasındaki
fark işletme tarafından gelir hesaplarına alınacak
ve üzerinden vergi ödenecektir.
Bazı işletmelerde alınan borcun yatırımda veya emtia
alımında kullanıldığı ileri sürülerek, oluşan kur
farklarının maliyetten düşülmesi gerektiği yönünde
de görüşler oluşabilmektedir. Maliyetten düşülme
gerçekleştiğinde verginin ötelenmesi söz konusu
olacaktır. Bu konuda Bakanlık tarafından net bir
açıklama yapılmamış olduğundan bu yolun tercih
edilmesinin uygun olamayacağını düşünüyoruz.
Mustafa Tan
Referans 02.11.2006 |
|