| |
Pişmanlık zammı giderleştirilebilir mi?
Vergi Usul Yasası'nın
371'inci maddesi uyarınca vergi ziyaı cezasını
gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili
makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren
mükelleflere belli koşullar çerçevesinde vergi ziyaı
cezası kesilmektedir.
Bu bağlamda mükellefler tarafından haber verilen ve
ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin ödemenin
geciktiği her ay ve kesri için Amme Alacaklarının
Tahsil Usulu Hakkındaki Yasa'nın 51'inci maddesinde
belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı
oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden
başlayarak 15 gün içinde ödenmesi gerekmektedir.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasa'nın
51'inci maddesi uyarınca amme alacağının ödeme
müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim
tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı 21.04.2006
tarihinden itibaren yüzde 2.5 oranında gecikme zammı
uygulanmaktadır.
Diğer yandan Gelir Vergisi Yasası'nın 90'ıncı
maddesi gereği gelir vergisi ile diğer şahsi
vergiler ve her ne şekilde olursa olsun vergi
cezaları ve para cezaları Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkındaki Yasa hükümlerine göre ödenen
cezalar, gecikme zamları ve faizler gelir vergisi
matrahından ve gelir unsurlarından indirilemez.
Kurumlar Vergisi Yasası'nın 11/1-d maddesi uyarınca
da kurumlar vergisi ile Amme Alacaklarının Tahsil
Usul Hakkındaki Yasa hükümlerine göre de ödenen
cezalar, gecikme zamları ve faizler ile Vergi Usul
Yasası hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri
kurum kazancının tesbitinde indirim konusu
yapılmamaktadır.
Vergi uygulamaları açısından vadesinde ödenmeyen
veyahut da ödenmeyen vergiler için söz konusu
ödememeye neden olan hukuki konulara göre gecikme
zammı, gecikme faizi, pişmanlık zammı, tecil faizi
gibi adlandırılan ek hesaplamaların ve ödemelerin
yapılması gerekmektedir.
Bu ek ödemelerden pişmanlık zammı mükellefin kendisi
tarafından belli ilkeler çerçevesinde konuyu idareye
bildirmesi sonucunda zamanında ödenmeyen vergi
borçları üzerinden hesaplanmakta olup, yasa koyucu
bu gibi ödemeleri pişmanlık zammı olarak
isimlendirmiştir.
Bir başka açıdan pişmanlık zammı hesaplanması,
pişmanlıkla ilgili yasal düzenleme çerçevesinde,
yasadaki koşullar mevcutsa ve mükellef bu durumu
bizzat kendisi idareye bildiriyorsa
uygulanabilmektedir. Bu bağlamda pişmanlık zammı
olaya özgü hesaplanan ve uygulanan bir gecikme
bedelidir.
Mükelleflerin vergi ziyaına neden olan
davranışlarını kendi iradeleri ile beyan etmelerini
sağlamaya yönelik olarak sağlanan kolaylıktan
yararlananlara uygulanan pişmanlık zammının bir ceza
olarak kabul edilmesi doğru değildir.
Bu nedenle pişmanlık zammının giderleştirilip
giderleştirilemeyeceği hususu tartışılır hale
gelmektedir.
Maliye Bakanlığı'nın konuya yönelik görüşü pişmanlık
zammının giderleştirilemeyeceği yönündedir.
Bir başka açıdan "pişmanlık zammı, özellikle işletme
için maliyet olma özelliği taşımayan şahsi
vergilerde, verginin ticari kazanç ya da kurum
kazancı ile doğrudan bağlantısı kurulamayacağı için,
iş ve işletme ile ilgili bir gider olduğunu ileri
sürmek zordur. (Arslan, Erdoğan, "Pişmanlık zammı
gider kaydedilebilir mi?" Vergi Dünyası Ekim, 2006
Sf: 15)
Pişmanlık yoluyla yapılan başvurular vergi hukuku
açısından idarece henüz belirlenememiş bir vergi
ziyaının ödenmesine yönelik bir tasarruftur. Bu
nedenle vergi ziyaına neden olan fiille ilgili
cezalar pişmanlıkla yapılan başvurulara
uygulanmamaktadır.
Buna karşılık pişmanlık zammının kanunen kabul
edilmeyen gider olarak kabullenilmesi halinde,
mükellefin pişmanlık başvurusu için ödemiş bulunduğu
pişmanlık zammı üzerinden ayrıca vergi ödemesi
gündeme gelmektedir ki bu durum mükellefe ayrı ve ek
bir maliyet getirmektedir.
Gerçekte "Kanunen ödenen pişmanlık zammı, işle
ilgili olmayan ve kişisel kusurlara bağlı fiiller
sonucu ödenen zarar, ziyan veya tazminat mahiyetinde
bir gider de değildir." (Arslan, Erdoğan agm.)
Pişmanlık zammının gider olarak kayıtlara intikal
ettirilmesi konusu vergi uygulamaları ve hukuk
açısından yeterince tartışılmamıştır. Konuyu Sayın
Erdoğan Arslan, Vergi Dünyası Dergisi'nde "Pişmanlık
zammı gider kaydedilebilir mi?" başlıklı çalışması
ile tartışmaya açmış bulunmaktadır.
Veysi Seviğ
Dünya
02.11.2006 |
|