| |
İş kazasında ölen işçinin ailesine ödenecek maaşlar
nasıl hesaplanmalı?
1973 doğumlu yeni
müteahhitliğe başlayan bir işverenim. Bir işçim
geçen yıl sonbaharda inşaatımın çatısından
dikkatsizliği sebebiyle düştü, akabinde hastaneye
kaldırdık; ancak vefat etti. Ölen işçim
sigortalıydı, ailesinin tazminatlarını verdim ve
razı ettim. Ailesine şu an maaş bağlandı. Çalışma
Bakanlığı ise hazırladığı raporda 10'da 2 oranında
kusuru bana vermiş, avukatım SSK'nın benden kusurum
oranında para talep edeceğini söylüyor. İstenilecek
rakamın astronomik olduğunu belirtiyor. SSK kirada
oturduğum evime haciz gönderir mi? B.Bent
İlk işe girdiği gün dahi olsa iş kazası sonrası
vefat eden SSK sigortalılarının geride kalan eş,
çocuk ile ana-babasına ölüm geliri bağlanır. Örneğin
ayda 1000 Yeni Türk Lirası brüt geliri olan bir
işçinin geride bir eşi ve iki çocuğu varsa eşine
350, çocuklarının her birine de 175 YTL olmak üzere
toplam 700 YTL ölüm geliri bağlar. Bağladığı bu
gelirin peşin sermaye değerini de 506 sayılı kanunun
26. maddesi gereğince sigortalının ölümünde kusuru
olanlardan tahsil eder. Eğer ölen işçiniz kaza
anında sigortasız olsaydı 506 sayılı kanunun 10.
maddesi gereğince tüm bağlanan gelirlerin peşin
sermaye değeri sizden tahsil edilirdi. Peşin sermaye
gelirinin hesabına gelince, bu gelir bağlanan
kişilerin yaşı ve cinsiyeti ile bağlanan gelir
tutarıyla alakalı bir durumdur. Örneğin ayda 350
yeni lira aylık bağlanan eş 30 yaşında ise 67 yaşına
kadar yaşayacağı düşünülerek 37 yıl boyunca her yıl
4 bin 200 yeni liradan toplam 155 bin 400 YTL'lik
gelir SSK tarafından bu eşe ödenir. Ödenecek bu
tutarı 37 yıla göre her yıl yüzde 5 eksiltilerek 71
bin 409,22 yeni lira indirilir, indirilen bu rakam
kusur oranınıza göre bir kere daha hesaplanıp
karşılığı sizden istenir. Bu şekilde her gelir
bağlanan için ayrı ayrı peşin sermaye değeri
hesaplanarak ödenecek toplam rakam bulunur. Şimdiki
kanunlara göre ayrıca bağlanan gelirlere SSK
tarafından her zam yapılmasından sonra sizden
farklar da istenmektedir; ama 01.01.2007 günü 506
sayılı kanun yerine yürürlüğe girecek olan 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu gereğince sadece ilk hesaplanan tutar
istenecek olup zam geldikçe fark istenmeyecektir.
Askere gitmeden
önceki sürenin kıdem tazminatını alabilirsiniz
01.01.1997'de büyük bir özel şirkette işe başladım.
Temmuz 2000'de bir aylık bedelli olarak askere
gittim. Giderken istifa ederek birikmiş sosyal
haklarımın tarafıma verilmesi hususunda dilekçemi
işyerime verdim. Ancak işyerim beni bir aylık
ücretli izinli göstererek kıdem tazminatımı vermedi.
Ben de asker dönüşü aynı işyerinde tekrar işe
başladığımdan üzerinde durmadım. Ancak bu ay sonu
itibarıyla işimden kendi isteğimle ayrılıp yeni bir
işte çalışmak üzere yurtdışına çıkacağımı belirttim.
Ayrılırken birikmiş sosyal haklarımın tarafıma
verilmesini talep ettim. Mümkünse 10 yıllık kıdem
tazminatımın tarafıma verilmesini, eğer mümkün
değilse yasal hakkım olan askere kadar olan kısmının
verilmesini istedim. Ancak işyerinden kısmi de olsa
kıdem tazminatı vermeyeceklerini belirttiler. Bu
konuda tavsiyeniz nedir?<i><b> İsmi Mahfuz
Askere gitmeden önceki süreleriniz için kıdem
tazminatı alma-isteme hakkınız var iken işveren
vermemiş veya siz istememiş olabilirsiniz, bunun bir
önemi de yok. En az bir yıl çalışmış olup daha sonra
askere gitmek için işinizden ayrılmış olmanız yeter
gerekçedir. Askerden sonraki çalışmalarınız ise
kendi isteğinizle (istifa ile) sona erdiği için
kıdem tazminatı isteme-alma hakkınız yok. Konuyla
ilgili size de örnek olabilecek Yargıtay 9. Hukuk
Dairesi'nin 2002/3730 esas, 2002/9691 karar ve
11.06.2002 tarihli kararının özeti şöyle:
"Davacı askerlik nedeniyle işinden ayrılmış; ancak
bu tarihte kendisine kıdem tazminatı da
ödenmemiştir. Askerlik bitiminde aynı işyerinde
yeniden çalışmaya başlamış ve bu hizmet ilişkisi
kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona
ermiştir. Bu durumda askerlikten sonraki akdin sona
erme biçimi daha önceki askerlik nedeniyle ayrıldığı
dönemin kıdem tazminatını almasına engel değildir."
Müstahsil
alışlarından kesinti yapmalıydınız
Belediye halinde komisyoncuyum. Müstahsil
alışlarımdan Bağ-Kur kesintisi yapmadım. Bağ-Kur
bunu tespit etti ve kesinti yapılması gereken
miktarı geriye dönük olarak talep ediyor, ne
yapabilirim? Hüseyin Kurt
31.12.2006 günü uygulaması sona erecek olan 2926
sayılı Tarım Bağ-Kur Kanunu ve 26.03.1994 tarihli
(21886 sayılı) Resmi Gazete'de yayınlanan, '1.4.1994
tarihinden geçerli olarak çiftçilerin prim
borçlarına mahsuben tarım ürünlerinin bedeli
üzerinden bir kesinti yapılması hakkındaki, 4 seri
No'lu tebliğe' göre, müstahsillerden ürün satın
alan; kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu
müesseseleri, sair kurumlar (kooperatifler ve diğer
kurumlar), ticaret şirketleri, iş ortaklıkları,
dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi
işletmeleri, zirai kazançlarını bilanço veya zirai
işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler,
gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret
ve serbest meslek erbabı, ürün bedelinin yüzde 1'i
kadar kesinti yapıp bu kesintiyi de ertesi ayın 20.
günü akşamına kadar Bağ-Kur hesaplarına intikal
ettirmeleri gerekmektedir. Yapması gereken kesintiyi
yapmayanlar ile yaptıkları tevkifat tutarlarını
süresi içerisinde ve tam olarak Bağ-Kur hesaplarına
intikal ettirmeyenlerden yapılması gereken kesinti
tutarları hesaplanarak faizi ile tahsil edilir.
Ayrıca bu kişiler hakkında savcılıklara suç
duyurusunda da bulunulmaktadır. Siz yapmanız gereken
kesintiyi (tevkifatı) yapmamış iseniz bu işten ancak
zamanaşımı süresinin dolması veya kayıt ve belgeleri
sunmamak dışında kurtulma ihtimaliniz yok.
Ziya Perver
Zaman
04.11.2006 |
|