| |
Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli
Avrupa ülkelerinde temel nitelikteki
kanunlara ilişkin uygulama ve yürürlük kurallarını
içeren ve zaman açısından uygulama hukukunu
oluşturan ayrı bir kanunun yürürlüğe konulması
hukuki bir gelenek haline gelmiştir. Bu bağlamda
Almanya'da, Avusturya'da, Fransa'da, İtalya'da,
İsviçre'de ve diğer kara Avrupa'sı ülkelerinde
Medeni Kanun ile Ticaret, Ceza ve benzeri
nitelikteki temel kanunların ya ayrı yürürlük ve
uygulama kanunları ya da zaman itibariyle uygulama
ve geçiş hukukunu düzenleyen son ve geçici hükümler
yürürlüğe konulmaktadır.
Türk hukuk düzeni oluşturulurken kara Avrupa'sı
hukukuna uyum sağlanması tercih edilmiştir.
Ülkemizde Avrupa Birliği'ne uyum çalışmaları
aşamasında birçok yasa yeniden yazılmakta, önce
tartışmaya açılmakta ve bilahare TBMM'de
görüşülmektedir. TBMM'de görüşmesi tamamlanan ve
kabul edilen yasalar Cumhurbaşkanı'nın onayından
sonra Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
girmektedir.
Halihazırda TBMM'de Adalet Alt Komisyonu'nda
görüşmesi tamamlanan Türk Ticaret Kanunu tasarısı
ile ilgili olarak hazırlanan "Türk Ticaret
Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında
kanun" tasarısı taslağı da içerik olarak belli olmuş
bulunmaktadır. "Uygulamada bulunan "Türk Ticaret
Kanunu'nun Mer'iyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanun"
yerine yürürlüğe konulması öngörülen söz konusu
tasarı taslağının kapsadığı konular; genel hükümler
(madde: 1-6), özel hükümler (madde: 7-43) ile diğer
kanunların değiştirilen ve kaldırılan hükümlerinden
(madde: 43-48) oluşmaktadır.
Özel hükümler başlığını taşıyan ikinci kısımda yer
alan bölümler ise
. Başlangıç, (madde: 7-8)
. Ticari işletme, (madde: 9-14)
. Ticaret şirketlerine ilişkin hükümler, (madde:
15-19)
. Anonim şirket ve limited şirketler, (madde: 20-30)
. Taşıma işlemleri, (madde: 31)
. Deniz ticareti, (madde: 32-40)
. Sigorta hukuku, (madde: 41-42)
başlıklarını taşımaktadır.
Ticari işletme ile ilgili hükümler içersinde yer
alan "Ticari defterler" başlığını taşıyan 12'nci
madde "Türkiye muhasebe standartları uygulaması"
başlığını taşımaktadır.
Tasarı taslağında yer alan bu düzenleme gerekçeye
göre "finansal raporlama standartlarının uygulanması
sebebiyle eski kanuna göre çıkarılıp Türkiye
muhasebe standartlarına göre düzeltilecek finansal
tablolarda oluşacak olumlu ve olumsuz hesap
farklarının hukuki yazgısına ilişkin bir çerçeve
hükümdür."
Söz konusu madde taslağına göre;
"Gerçek ve tüzel kişi tacirler, 01.01.2008 tarihinde
veya özel hesap dönemi dolayısıyla daha sonraki bir
tarihte başlayacak hesap dönemi için, gerek münferit
gerek konsolide finansal tabloların düzenlenmesinde
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından
hazırlanmış Türkiye muhasebe standartlarını
uygulamak zorundadırlar."
Yapılması öngörülen yasal düzenleme gereği "eskiden
bir tacir olan kişiler, 01.01.2007 tarihinde veya
özel hesap dönemi dolayısıyla daha sonraki bir
tarihte sona erecek olan hesap dönemlerine ilişkin
bilançolarını Türkiye muhasebe standartlarına göre
düzeltmek ve düzeltilmiş bilançolarını 01.01.2008
tarihinde veya özel hesap dönemi bulunanlar daha
sonraki bir tarihte başlayacak hesap döneminin
açılış bilançosu olarak hesaplara ve tablolara
geçirmek zorundadırlar. Bilanço hesaplarının
düzeltilmesi nedeniyle ortaya çıkan farklar, fark
hesaplarında toplanır. Fark hesapları herhangi bir
süretle başka bir hesaba nakledildiği veya
işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin
yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin,
bu dönemde vergiye tabi tutulur. Ancak söz konusu
farkların sermayeye ilave edilmesi kâr dağıtımı
sayılmaz."
Diğer yandan "Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu
büyük veya uluslararası finansal raporlama
standartları ile uyumlu küçük ve orta ölçekli
işletmeler veya sektörler için geçerli olacak ayrı
Türkiye muhasebe standartları yayımlayabilir.
Kuruluşun, küçük ve orta ölçekli işletmeler veya
sektör standartlarını yayımlaması halinde bu
işletmeler bu standartları uygulamak zorundadır.
Ancak, dileyen küçük ve orta ölçekli işletmeler
uluslararası muhasebe standartlarına göre
hazırlanmış Türkiye muhasebe standartlarını
uygulayabilir."
Şu anda Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu,
KOBİ'leri konu alan Türk hukukuna yansıtılması için
gerekli ön çalışmaları yapmaktadır.
Eskiden beri tacir olan küçük ve orta ölçekli
işletmeler de bilançolarını bu bağlamda belirlenecek
ilkelere göre düzeltmek zorundadırlar.
Tasarı taslağında öngörüldüğü üzere "Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulu, küçük ve orta ölçekli
işletmeler için standartlarını, Türk Ticaret
Kanunu'nun geçici birinci maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan özel şartların yerine üç yıllık
süre dolmamış olsa bile yürürlüğe koyma yetkisine
sahiptir.
Yapılması öngörülen bu düzenleme ile yeniden yazılan
Türk Ticaret Yasa tasarısının yasallaşması halinde
ülkemizde kayıt düzenine belli bir disiplinin
getirilmesi ve uluslararası nitelikte
kabullenilebilir mali tabloların üretilmesine ortam
hazırlanmış olacaktır.
Yeni Türk Ticaret Yasası'nın yürürlüğe girmesi ile
birlikte anonim, limitet ve sermayesi paylara
bölünmüş komandit şirketlerin yeni organı tarafından
denetçinin 31.01.2007 tarihine kadar seçilmesi
gerekmektedir. Buna göre halihazırda yürürlükte
bulunan Türk Ticaret Kanunu'na göre görev yapan
denetçilerin bu görevleri sona erecektir. Bu
bağlamda da "Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğü ve
uygulama şekli hakkındaki Kanun Tasarısı taslağının
26'ncı maddesi ile 31.12.2006 tarihinde ve özel
hesap dönemi dolayısıyla daha sonraki bir tarihte
sona erecek olan dönemin bilançosunu yeni kanun
hükümlerine göre seçilmiş bulunan denetçiler
tarafından denetlenmesi gerekecektir.
Veysi Seviğ Dünya
10.10.2006
|
|