Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 TÜRKİYE' NİN MUHASEBE REHBERİ. "GÜNCEL MALİ MEVZUATLAR, DUYURULAR VE HABERLER"

 

 

 

-Muhasebe, Güncel Mali Mevzuat, Duyurular ve Haberler-12.06.2006-

---------------------------------------------------------------------------

 

Kur farkları örtülü kazanç olarak gösterilemeyecek

 

Bu hafta Meclis’te ‘temel yasa’ olarak görüşülecek Kurumlar Vergisi düzenlemeleri, örtülü kazanç ile ilgili büyük yenilik getiriyor.

Yapılacak değişikliklerle adı, ‘transfer fiyatlandırması’na dönüştürülen örtülü sermaye müessesesi, çağdaş gelişmelere paralel hale getiriliyor. Bu başlık altında yapılan yeniliklerin başında, kur farklarının örtülü kazanç olmaktan çıkarılması geliyor. Örtülü sermaye üzerinden hesaplanan kur farkları ihtilafa yol açıyordu. Tasarıyla kur farkları konusu açıklığa kavuşturuluyor, faiz ve benzeri ödemelerin dışında tutuluyor. Böylece örtülü sermaye üzerinden hesaplanan kur farklarının gider yazılabilmesi imkanı getiriliyor. Ayrıca gayri nakdi teminatlar karşılığı yapılan borçlanmalar örtülü sermaye sayılmıyor.

Tasarıya göre kurumlar ilişkili kişilerle emsallerine uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel ve fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa kazanç kısmen veya tamamen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılıyor. Şimdi konuyu iki başlık halinde inceleyelim.

Transfer fiyatlandırması

Mevcut Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan ‘örtülü kazanç’ müessesesi tasarıyla Transfer Fiyatlandırması başlığı altında yeniden düzenleniyor. Tasarıda ilişkili kişiler kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumlar şeklinde tanımlanmakta. Ortakların eşleri, ortaklarının veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılıyor. Tasarıya göre kurumlar, ilişkili kişilerle yapacakları işlemlerde uygulayacakları fiyatları, öncelikle Karşılaştırılabilir Fiyat Yöntemi, Maliyet Artı Yöntemi ya da Yeniden Satış Fiyatı Yöntemi’nden işlemin mahiyetine uygun olanını kullanarak tespit edecekler.

Şimdi bu yöntemlerin neyi ifade ettiğini kısaca açıklayalım. Karşılaştırılabilir Fiyat Yöntemi’yle, ilişkili kişiler arasında yapılacak işlemlerde uygulanacak fiyatın, aralarında herhangi bir ilişki bulunmayan kişiler arasında gerçekleşen aynı mahiyetteki işlemlerde uygulanan piyasa fiyatı karşılaştırılarak tespit edilmesi öngörülmekte. Maliyet Artı Yöntemi’nde ise ilişkili kişiler arasındaki işleme konu mal veya hizmetin maliyetine makul bir brüt kâr marjı eklenerek bulunacak fiyat esas alınmakta. Yeniden Satış Fiyatı Yöntemi’nde esas alınan fiyat da işleme konu mal veya hizmetin herhangi bir şekilde ilişkisi bulunmayan kişilere satılması halinde uygulanacak fiyattan makul bir brüt satış kârı düşülerek bulunuyor. Tasarıyla ayrıca emsallerine uygunluk doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin saklanması zorunluluğu getiriliyor. Yukarıda belirtilen her üç yöntemde de emsallerine uygun fiyata ulaşma imkanı yoksa mükellef işlemin mahiyetine uygun olarak kendi belirleyeceği bir yöntemle fiyatı tespit edebilecek. Ayrıca ilişkili kişilerle yapılacak işlemlerde uygulanacak fiyat ya da bedelin tespitine ilişkin yöntemlerin Maliye Bakanlığı ile anlaşarak belirlenmesine imkan veriliyor. Ancak bu şekilde belirlenen yöntem en fazla üç yıl kesinlik taşıyacak. Böyle bir uygulama mükelleflere belirli bir süre herhangi bir eleştiri ve ceza riski olmadan geleceğe dönük plan yapabilme imkanı vermekte.

Tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç, maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılıyor. Böylece transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yapan mükellefler nezdinde bir tarhiyat yapıldığı zaman örtülü kazanç dağıtılan mükellef nezdinde de bir düzeltim yapılmasını sağlamakta ve örtülü olarak dağıtılan kazancın kâr payı sayılması ile mükellefler bu kâr payına ilişkin olarak istisna hükümlerinden yararlanacağından karşı taraf düzeltimi bu şekilde gerçekleşiyor. Aynı işlem üzerinden mükerrer vergilemenin de önüne geçilmiş oluyor.

Örtülü sermaye tanımına açıklık getiriliyor

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 16. maddesinde düzenlenen örtülü sermaye müessesesi tasarıda 12. madde olarak yeniden ele alınıyor. 5422 sayılı kanunun 16. maddesindeki düzenleme ‘borcun kurumlara devamlı olarak kullanılması’nın neyi ifade ettiği, borcun özsermayeye oranının emsaline göre bariz bir fazlalık göstermesinden ne anlaşılması gerektiği, kur farklarının faiz gibi değerlendirilip değerlendirilmeyeceği gibi belirsizlikleri içermekte ve dolayısıyla uygulamada çok sayıda ihtilaflara neden olmaktaydı. Yapılan yeni düzenlemeyle maddenin eski halinde yer alan belirsizlikler giderilmekte, özsermaye tanımına açıklık getirilmekte, borç-özsermaye oranı, ilişkili kişi ve örtülü sermaye kapsamına girmeyecek borçlanmalar maddenin yeni halinde belirtilmekte. Ayrıca maddede yer alan borcun kurumda devamlı kullanılması ifadesi belirsizliklere yol açtığı için maddenin yeni halinde devamlılık kriteri madde metninden çıkarılıyor.

Ortaklardan yapılan borçların örtülü sermaye sayılması için kurumun özsermayesinin üç katını aşması gerekiyor. Yani ortaklardan yapılan borçlanmaların özsermayenin üç katına kadar olan kısmı örtülü sermaye sayılmayacak. Bu karşılaştırmada ana faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette bulunan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar yüzde 50 oranında dikkate alınacak. Ancak ilişkili şirketlere finansman temin eden kredi şirketleri için genel kurallar geçerli olacak. Örtülü sermaye uygulamasında özsermayenin üç katına kadar olan borçlanmalar nedeniyle ortaklara ödenen faizler gider yazılabilecek. Fakat bu oranı aşan tutarlarda ödenen faizler gider yazılamayacak. Yani faizlerin tamamı değil sadece örtülü sermaye sayılan kısma isabet eden miktar gider yazılamayacak.

Ahmet Yavuz

Zaman

12.06.2006

 

 
 

                                                                                                                                               

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- Türkiye'nin Muhasebe Rehberi. Her hakkı saklıdır.