|
2007'ye damgasını basacak gelişme
Sanayi üretimi ve büyüme oranları peş
peşe açıklandı. İkisi arasında son yıllarda görülen
neredeyse bire bir paralellik aynen devam ediyor. Bu
yılın ilk on ayındaki sanayi büyümesi yüzde 5.7
olarak açıklandı. Dün açıklanan ilk dokuz aya
ilişkin GSMH büyüme oranı da yüzde 5.7. 2006 yılının
üçüncü üç aylık döneminde GSMH büyümesi yüzde 3,
GSYİH büyümesi ise yüzde 3.4. Bu yılın ilk
çeyreğinde GSMH büyümesinin yüzde 6.3 ve ikinci
çeyreğinde yüzde 8.5 olduğunu dikkate alırsak bu
oran bu yılın en düşük oranını gösteriyor. Yalnızca
bu yılın değil aynı zamanda son beş yılın da en
düşük üç aylık büyüme oranı.
GSMH içindeki sektör paylarına baktığımızda tarım
kesiminin payının yüzde 10, sanayi kesiminin
payının, inşaat kesimiyle birlikte yüzde 30,
hizmetler kesiminin payının yüzde 60 dolayında
olduğunu görüyoruz. Görünüşe göre GSYİH büyümesine
en büyük katkı hizmetler kesiminden geliyor. Buna
karşın sanayi ve onun içinde yer verdiğimiz inşaat
sanayii, hizmetler kesiminin itici gücü konumunda.
Çünkü sanayi kesimi yatırım yapmazsa hizmetler
kesimi kredi veremez, finansal kiralama yapamaz,
sanayi kesimi üretimini artırmazsa ulaştırma kesimi
yeterince taşıma yapamaz, ticaret daralır. Bunlar
olmazsa devlet giderlerini karşılayacak kadar vergi
alınamaz. Yani her ne kadar hizmetler kesiminin
GSMH'ya katkısı sanayi kesiminin katkısından fazla
gibi görünse de sanayi kesiminin dolaylı katkısı çok
daha fazla.
Aylık sanayi üretimi değişim oranının yılın ilk on
aylık döneminde ortalaması yüzde 5.7. Ekim ayında bu
oran yüzde 2.5'e düşmüş bulunuyor. Bu yılın ilk on
ayında imalat sanayii aylık değişim oranı da yüzde
5.4. Bu oranlar bize sanayi üretiminde hız kesme
olgusunun ortaya çıktığını söylüyor. Ekonomideki
büyümenin itici gücünü yukarıdan beri sanayi olarak
tanımladığımıza göre sanayi üretimindeki
yavaşlamanın büyümeyi de yavaşlatması kaçınılmaz bir
durum. Zaten açıklanan büyüme oranları da bunu açık
biçimde ortaya koyuyor. Burada iki önemli soru söz
konusu: (1) Sanayi üretimi niçin yavaşlıyor? (2)
Ekonomik büyümenin yavaşlamasının etkileri neler
olacak? Her iki soruyu da yanıtlayabilmek için
öncelikle Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu en
önemli ekonomik sorunların neler olduğunu ortaya
koymamız gerekiyor. Bu sorunlar sırasıyla cari
açığın büyüklüğü, yüksek oranlı işsizlik ve yüksek
reel faiz. Bu üç sorunun devam etmesi, hatta
bazılarının artarak devam etmesi, siyasal arenadaki
gelişmelerle birleşerek beklentileri bozuyor ve
sanayi üretiminin yavaşlamasına neden oluyor. Sanayi
üretimindeki artış hızı kesilince de ekonomik büyüme
yavaşlıyor. Cari açığın büyümesi yüksek hızdaki
büyümeyle paralel bir sorun. Yani Türkiye hızlı
büyümesini cari açıkla, ya da daha basiti ithalatla
sağlıyor. O halde büyüme hız keserse ithalat ve
dolayısıyla cari açık da düşmeye başlayacak. Buna
karşılık büyümenin yavaşlaması yeni yatırım
yapılmasını da yavaşlatacağı için işsizlik sorununun
çözümünü geciktirecek. Büyümenin yavaşlaması vergi
gelirlerini de olumsuz etkileyecek. Daha az üretim
daha az gelir, daha az harcama demek. Bu durumda
kamu kesiminin hızlı büyüme eşliğinde artan vergi
gelirleri de bir miktar düşecek ve yeniden borçlanma
ihtiyacı doğacak. Kamu borçlanmasının artması reel
faizin daha da yükselmesine yol açabilecek bir
durum. Buna karşılık harcamaların azalması
enflasyonu düşürecek bir gelişme. Yani reel faiz iki
farklı baskı arasında yeni bir dengeye oturacak.
GSMH gelişimine harcama bileşenleri boyutundan
baktığımızda özel nihai tüketim harcamalarının artış
hızının yüzde 1.3'e düştüğünü görüyoruz. İlk üç
aylık dönemde yüzde 8.4 olan bu oran ikinci üç aylık
dönemde yüzde 10.4 idi. Bu durum bize özel tüketimde
hızlı bir gerileme olduğunu gösteriyor. Yani
üretimdeki gerileme talepteki düşüşle de paralel bir
gidiş sergiliyor.
2007'ye damgasını basacak gelişme büyümenin
yavaşlaması olacak gibi görünüyor. Normal bir
dönemde cari açığı düşüreceği için lehe çevrilerek
kullanılabilecek olan bu gelişme, seçim dönemine
girmiş işsizlik oranı yüksek bir ekonomide bambaşka
gelişmelere yol açabilir.
Mahfi Eğilmez
Radikal
12.12.2006 |