| |
Askere gitmek için bırakılan işe işverenin rızasıyla
geri dönülebilir
Askerlik dolayısıyla yaklaşık 20 ay
çalıştığım işyerinden istifa edip yedek subay olarak
askere gittim. Bana çıkışta kıdem tazminatı
ödediler.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 31. maddesinde, “Herhangi
bir askerî ve kanuni ödev dolayısıyla işinden
ayrılan işçiler, bu ödevin sona ermesinden
başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri
takdirde işveren bunları eski işleri veya benzeri
işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk
işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki
şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar
bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma
yükümlülüğünü yerine getirmezse işe alınma isteğinde
bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında
tazminat öder.” şeklinde yazıyor. Kıdem tazminatımı
almış olsam bile bu maddede yazdığı gibi işverenin
beni tekrar işe alması veya 3 aylık maaş tazminatı
ödemesi gerekir mi? Nasıl bir yol izlemeliyim? İsmi
mahfuz
4857 sayılı kanunun 31’inci maddesinde yazan ‘askerî
ve kanuni ödev’ ibaresi sizin tüm erkek
vatandaşlarımız gibi ifa ettiğiniz muvazzaf askerlik
hizmetini ifade etmiyor. Askerî veya kanuni ödev,
askerlik yapıldıktan sonra manevra, talim ve eğitim
için 90 günü geçmemek kaydıyla yeniden çağırma,
görevlendirme demektir. Yoksa bazen 18, bazen 20 ve
halen 15 ay olan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun
42’nci maddesinde de belirtilen muvazzaf askerlik
hizmetini kapsamamaktadır. Velhasıl, kıdem tazminatı
alarak askere gitmek amacıyla ayrıldığınız işinize
ancak ve ancak işveren sizi işe alırsa
girebilirsiniz, almazsa herhangi bir tazminat
alamazsınız.
Okurlara kısa
cevaplar
M.Suphi Aksoy: Tarım Sigortası demişsiniz; ama
Bağ-Kur Tarım mı yoksa SSK Tarım mı onu
yazmamışsınız. Buna rağmen 2007 yılının ilk günü 506
sayılı SS Kanunu, 2925 sayılı Tarım SSK Kanunu, 1479
sayılı Bağ-Kur Kanunu ve 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur
Kanunu uygulamaları ortadan kalkıyor ve yerine 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu geliyor. 5510 sayılı kanuna göre de daha önce
babanızın 1.800 günü yok diye aylık bağlamayan
sosyal güvenlik kurumları bu rakam (2007 yılında)
900 güne düşürüldüğü için 2 Ocak 2007’den sonra
babanızın 600 günlük askerlik süresini
borçlanırsanız toplamda 900 günü aşacağı için
annenize dul aylığı verirler.
Birgül Tiryaki Çifci: 4 Ekim 1985’te başlayan sosyal
güvenceniz sebebiyle 42 yaşında en az 5.075 gün
sayısı ile SSK’dan emekli olacaksınız. İlk sigortalı
olurken 1 Ağustos 1965 olan doğum tarihinizi işe
girdikten sonra mahkeme kararı ile 15 Temmuz 1967
olarak değiştirmiş olsanız bile ilk işe girdiğiniz
tarihteki doğum tarihiniz geçerli olup buna göre 42
yaşını tamamlayacağınız 1 Ağustos 2007’de SSK’dan
emekli olursunuz. Belediyeden istifa ederek
ayrıldığınız için herhangi bir şey alamazsınız.
Ömer Erol: Tarafıma gönderdiğiniz 1990 yılı ve
sonrası kazanç ve gün sayılarına göre, 10 yıllık
(1990-1999) kazançlarınızın toplamının 10’a
bölünmesiyle bulunan rakam 274 milyon TL’den az
olduğu için üst göstergeden (süper) emekli
olamamışsınız. Son beş yılın (1995-1999)
ortalamasına göre (291.932.596 TL) gösterge
tablosunun en düşük kazancı olan 494 milyon TL’den
bile az ortalamanız olduğundan en düşük derece ve
kademeden (9.475 göstergeden) emekli olmuşsunuz.
Normal şartlarda ilk 5.000 gün için aylık bağlama
oranınız yüzde 60 olup, 5.000 günden sonraki her 240
gün için yüzde 1 daha fazla aylık bağlanacağından,
var olduğunu ifade ettiğiniz 8.925 güne göre yüzde
76 değil yüzde 80 olmalıydı. Ayrıca, ikinci aylık
bağlama oranınız da 63 değil 64 olmalıydı.
Güncelleme oranları ise doğrudur.
Salih Kanar: 1977 yılında vefat eden amcanızın o
tarihlerde (1970-1976 arasında) 550 günü olduğu için
geride kalan eş ve çocuklarına aylık bağlanmamış;
ama 1 Ocak 2007 günü yürürlüğe girecek olan 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu gereğince askerlik borçlanmasıyla 900 güne
ulaşmaları şartıyla aylık bağlanacaktır. 2007 yılını
bekleyip, askerlik borçlanması isteyiniz.
Nergis Temel: Memuriyetten sonra bir üst öğrenime
devam edilip tamamlandığında yapılacak derece ve
kademe intibakları 657 sayılı kanunun 36’ncı maddesi
(C/12-d) gereğince, “Memuriyette iken veya
memuriyetten ayrılarak (87’nci maddeye tabi
kurumlarda çalışanlar dahil) üst öğrenimi
bitirenler, aynı üst öğrenimi tahsile ara vermeden
başlayan ve normal süresi içinde bitirdikten sonra
memuriyete giren emsallerinin ulaştıkları derece ve
kademeyi aşmamak kaydıyla, bitirdikleri üst
öğrenimin giriş derece ve kademesine memuriyette
geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı her
yıl bir kademe, her üç yıl bir derece hesabıyla
ilave edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademeye
yükseltilirler.” Buradaki emsal kelimesinden aynı
doğum yılında doğmuş ve aynı okulu bitirmişleri
anlamak gerekir.
ZİYA PERVER
Zaman
14.10.2006 |
|