Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 TÜRKİYE' NİN MUHASEBE REHBERİ. "GÜNCEL MALİ MEVZUATLAR, YORUM, HABER"

 

 

 

-Muhasebe, Mevzuat, Yorum, Haber-14.10.2006-

--------------------------------------------------------------------

 
 

Faturalara imzayı kim atmalı
 

İsmet Amca’yı çocukluğumdan beri tanırım. Çeyrek asrı geçkin bir süredir Sirkeci’de toptan ticaret yapar, her gün İstanbul ve Anadolu’dan gelen müşterilerine hizmet verir. Hep yoğundur İsmet Amca, aldığı siparişleri hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırma çabasındadır. Müşteri faturalarını da yıllardır kendisi imzalar. Ama artık mal çeşidi çok, sipariş ve fatura adedi artmış, imzaları yetiştirmekte zorlanıyor... Eskileri bilirsiniz. Bir türlü yetki devrine yanaşmaz, her şeyin kontrolleri altında olmasını isterler. Durumu bana anlattı.

- Yok mudur bunun bir kolayı evladım?

- Var İsmet Amca.

- Nedir evladım? Bu kadar faturayı imzalamak zorunda mıyım?

- Matbaa, faturanın üzerine imzanı da basacak veya yazıcıya yazdıracaksın.

- Bak bu iyi işte.

- Yalnız faturaya basılacak imzayı noterden onaylatman lazım.

- İyi de evladım, başıma bir iş gelmesin.

Vergi Usul Kanunu'nda, fatura, irsaliye, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu ve ücret bordrosu için imza zorunluluğu getirilmiştir. İmza, iş sahibi veya namına imzaya mezun olanlar tarafından atılmalıdır. Ücret bordrosunun, müessese sahibi veya müdürüne ek olarak belgeyi düzenleyen memur tarafından da imzalanması gerekir.

Beyanname ve e-beyannamelerdeki imzalar

Hukuki geçerlilik bakımından vergi beyannamelerinin mükellef veya kanuni temsilcileri tarafından imzalanması şarttır. İnternetten gönderilen beyannamelere; kullanıcı kodu, parola ve şifrenin yazılıp elektronik ortamda onaylanması ile imza atılmış sayılmaktadır. (VUK 340 No.lu G. Tebliğ)

Açık fatura, kapalı fatura

İmzanın faturanın altına veya üstüne atılması fatura bedelinin peşin tahsil edildiğini veya alıcının borçlandığını göstermektedir. Faturanın baş kısmına imza atılmışsa fatura bedeli tahsil edilmemiş oluyor, yani açık faturadır. Faturanın alt kısmına imza atılmışsa fatura bedeli tahsil edilmiş oluyor, yani kapalı faturadır.

Ticari teamül bu şekildedir. Yargı kararlarında da bu teamülün -açık faturanın mal bedelinin ödenmediğine karine teşkil ettiği- kabul edildiği görülmektedir. (Yargıtay 19. H.D., E. 2001/5099, K. 2002/2101)

Borçlar Kanunu’nda (14.Md.) imzanın el yazısıyla olması gerektiği belirtilmiş, 15.1.2004 tarihli 5070 sayılı kanunla da elektronik imza maddeye eklenmiştir. Güvenli elektronik imzanın elle atılan imza ile aynı ispat gücünü haiz olduğu belirtilmiştir. Ayrıca alet ile imzanın ancak örf ve âdetçe kabul olunan hallerde ve özellikle çok miktarda tedavüle çıkarılan kıymetli evrakın imzası lazım geldiği takdirde geçerli olduğu belirtilmiştir.

Takip eden 15. maddesinde imza atmaya gücü yetmeyen kişinin imza yerine tasdik olunmuş el ile yapılmış bir alamet koymaya yahut resmi bir şahadetname kullanmaya yetkili olduğu açıklanmıştır. İmza yerine geçen işaretin ihtiyar kurulunca ve o yerde tanınmış iki kişi tarafından onanması gerekmektedir.( Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Md. 297).

Borçlanırken; kredi kartı slipine, çeke, senete, alacaklanırken; satış sözleşmesine, faturaya, bordroya hep aynı işaret.

Benim gözlemim, büyük çoğunluğumuz karalıyoruz, imza atmıyoruz aslında. Garip şekiller çıkıyor ortaya. Bu şekiller imzayı hukuken geçersiz kılmıyor ancak kişinin adı ve soyadıyla bağını koparıyor. İmzada ad-soyadı el yazısıyla yazılmış ve anlaşılır olmalı.

Islak, matbu veya elektronik olsun, tüm imzaların beklentilerinize uygun sonuçlar vermesi dileğiyle.

BİLGİNİZ OLSUN

Mükellefler, amortismana tabi iktisadi kıymetleri, 333 ve 339 Sıra No.lu VUK G. tebliğlerinde belirlenen süre ve oranların (altında dahi olsa) dışında amortismana tabi tutamaz. (İVDB, 20/01/2006 tarih, VUK/331 sayılı Mukteza)

Yükümlü tarafından ödeme emrine ilişkin tebliğ alındısındaki imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürüldüğünden, tebliğin usulüne uygun olup olmadığı ve söz konusu imzanın yükümlüye ait olup olmadığı araştırılmadan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesinde isabet görülmediği. (Danıştay 9. D. E. 2001/1907, K. 2004/537, T. 21.01.2004)

Olayda davacı işçinin iş sözleşmesinin hamileliği nedeniyle feshedildiği davacı tanıkları ve olayların gelişim seyrinden anlaşılmaktadır. Fesih kötüniyetlidir. Mahkemece kötüniyet tazminat isteğinin kabulü. (Yargıtay 9. H.D., E. 2004/25538, K. 2005/14932, T. 28.4.2005)

DR. PARANOYAK

Satışını yaptığınız araçlarınızın sigorta poliçesini de iptal ettiniz mi? Ödediğiniz kasko primlerinden nakden iade almayı unuttuğunuz primler olmasın!

ACFE'nin (Dünya Yolsuzluk İnceleme Uzmanları Örgütü) 2004 yılında incelemesini yaptığı suiistimale uğramış şirketlerde, şirket içi hırsızların yüzde 65,1’i yalnız çalışmış, yüzde 34,9’u ise iki ve daha fazla kişi (şebeke) olarak çalışmış. Suiistimallerin vaka başına ortalama yarattığı kayıp; yalnız çalışanlarda 58.500 USD iken şebeke olarak çalışanlarda 200.000 USD olarak tespit edilmiştir.

Ahmet Karabıyık / Yorum

Referans

14.10.2006

 
 

                                                                                                                                              

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- Türkiye'nin Muhasebe Rehberi. Her hakkı saklıdır.