| |
Dönem sonu işlemleri sırasında enflasyon düzeltme
farkları
Vergi Usul Yasası'nın mükerrer
298'inci maddesinin beşinci bendi uyarınca enflasyon
düzeltmesi nedeniyle oluşan pasif kalemlere ait
enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka
bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği
takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı
ile ilişkilendirmeksizin bu dönemde vergiye tabi
tutulur. Ancak yasal düzenleme gereği "öz sermaye
kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu
oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya
kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave
edilebilir; bu işlemler kar dağıtımı sayılmaz."
Bazı kuruluşlarda halihazırda bu özel durum
nedeniyle; pasif kalemlere yönelik olarak oluşan
enflasyon fark hesaplarının bilançolarda yer aldığı
gözlenmektedir.
Bu bağlamda Vergi Usul Yasası'nın geçici 25'inci
maddesinin (8) bendi uyarınca 31.12.2003 tarihli
bilançonun düzeltilmiş aktif toplamından düzeltilmiş
sermaye, düzeltilmiş hisse senetleri ihraç primleri
ve düzeltilmiş hisse senetleri iptal kararları ile
borç toplamının çıkarılması sonucu bulunan farklar,
geçmiş yıl kâr/zarar hesaplarında gösterilmiştir. Bu
şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi
tutulmamıştır.
2003 yılı hesap dönemine ait düzeltme öncesi geçmiş
yıl ve/veya cari dönem ticari zararının bulunması ve
düzeltme sonrasında geçmiş yıl kârı oluşması
halinde, söz konusu geçmiş yıl kârı vergiye tabi
tutulamamış, herhangi bir suretle başka bir hesaba
nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde ise
bu işlemlerin yapıldığı dönemin kazancı ile
ilişkilendirilmeksizin ilgili dönemde vergiye
tutulması öngörülmüştür. Ancak düzeltme sonucunda
bulunan geçmiş yıl kârının kurumlar vergisi
mükelleflerince sermaye ilave edilmesi mümkün olup,
bu işlem kâr dağıtımı olarak kabul edilmemiştir.
Bu düzenlemeler çerçevesinde enflasyon muhasebesi
sonucu oluşan olumlu şirket kârının ortaklara
dağıtımının gelir vergisine tabi tutulması
öngörülmüştür.
Bazı hallerde söz konusu enflasyon farklarının
mükelleflerce değişik şekillerde dikkate alındığı ve
değerlendirildiği gözlenmektedir. Oysa gerek
mükerrer 298'inci maddeye gerekse geçici 25'inci
madde birbirine benzer bir düzenleme ile "öz sermaye
kalemlerine ait enflasyon farklarının düzeltme
sonucu oluşan söz konusu geçmiş yıl zararlarına
mahsup veya kurumlar vergisi mükelleflerince
sermayeye ilave edilebileceği" hususu hüküm altına
alınmıştır.
Pasifte oluşan enflasyon düzeltme farklarının
herhangi bir şekilde ortaklar cari hesabı ile
ilişkilendirilmesi halinde ise bu durum kâr dağıtımı
olarak değerlendirilmektedir.
Dönem sonu işlemlerinin yapılması sırasında halen
söz konusu farkların herhangi bir hesapla
ilişkilendirilmeden bilançonun pasifinde yer alması
yerine mükelleflerin mevcut yasal olanaktan
yararlanmak suretiyle bu hesapları kapatması ve
bilançolarını daha anlamlı hale getirmeleri mümkün
bulunmaktadır.
Vergi incelemeleri sırasında söz konusu oluşan
enflasyon düzeltme farklarının değişik muhasebe
işlemleri ile ortakların cari hesaplarına
aktarıldığının belirlenmesi halinde, bu aktarımın
yapıldığı dönem itibariyle yapılmış kâr dağıtımı
olarak dikkate alınması ve bu bağlamda gerekli
tevkifat işleminin yapılması söz konusu olmaktadır.
Diğer taraftan söz konusu kâr payını elde ettiği
varsayılanların da yine Gelir Vergisi Yasası'nın
85'inci maddesi uyarınca elde ettiği kâr payını
beyan etmek zorunda olanlar açısından yıllık
beyanname ile bildirilmesi gerekmektedir.
Gerçekte; gerek yeniden değerleme yöntemi ile
rakamsal olarak değişikliğe uğrayan bilanço
kalemlerinin ve gerekse enflasyon düzeltmesi yöntemi
ile önce yeniden değerlemeden arındırılan ve
bilahare de endeksleme yolu yükseltilen varlıklar
sonucunda oluşan enflasyon düzeltme farkları
bilançoda yer alan iktisadi kıymetleri geçmişte
rakamsal olarak anlamsız hale getirmiş, bu bağlamda
da sermaye hesapları da değişikliğe uğramıştır.
Bu aşamada bilançonun pasifinde oluşan enflasyon
düzeltme hesabı izlerine bazı bilançolarda rastlamak
mümkündür. Yine bazı bilançolarda bu farkların
usulüne uygun olmayan bir biçimde gizlendiği
gözlenmekte ve yapılan incelemeler sırasında bu
farklar mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde
değerlendirilmektedir.
Veysi Seviğ Dünya
14.12.2006 |
|