| |
Arsa karşılığı
daireyi satana vergi sürprizi
ÖZELLİKLE son yıllarda
yaygınlaşan bir uygulama var. Arsası olanlar, arsayı
müteahhide verip, karşılığında arsa üzerine yapılan
binadan belli sayıda daire ve dükkan alıyorlar.
Sonra da bu dairelerin birinde oturuyor, diğerlerini
de kiraya veriyor ya da satıyorlar.
Bugünkü konumuz, satış olayındaki "vergi sürprizi"
ile ilgili...
DÖRT YILLIK SÜRE
1- Dört Yıl İçinde Satış:
Bir gayrimenkul (daire, dükkan, arsa ya da arazi),
edinme tarihinden itibaren, "4 yıl içinde"
satılırsa, bundan doğan kazanç "değer artışı
kazancı" olarak, gelir vergisine tabi tutuluyor.
Hemen belirtelim; miras ya da hibe yolu ile edinilen
gayrimenkullerin satışı, bu kapsama girmiyor. Bu
gayrimenkuller, ne zaman ve kaç bin ya da milyon
YTL’ye satılırsa satılsın, gelir vergisi yok.
Arsanın, satın alma tarihinden itibaren, dört yıl
içinde edinilen daire ve dükkanların, yine bu süre
içinde "kat irtifakı kurulmuş" ya da "tamamlanıp
iskanı alınmış" durumda elden çıkartılmasından doğan
kazanç, "değer artışı kazancı" olarak
vergilendiriliyor (Gelir Vergisi Yasası Mükerrer Md.
80/6).
2- Dört Yıl Sonra Satış:
Arsanın, satın alma tarihinden itibaren, dört yıl
geçtikten sonra, edinilen daire ve dükkanların
satılması olayında, Danıştay ve Maliye’nin görüşleri
farklı.
a) Danıştay’ın Görüşü
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu’nun bir
kararına göre; 1988 yılında alınan arsanın dört yıl
sonra yani 1993 yılında müteahhide kat karşılığı
verilmesi ve edinilen dairelerin satılması olayında
"... Bir kişinin kat karşılığı arsasını müteahhide
vermesi ve inşa edilen binada kat sahibi olması,
servetin değerlendirilmesi ve servetin biçim
değiştirmesi olduğundan, dairelerin; arsanın edinme
tarihinden itibaren dört yıl geçtikten sonra
satışından, elde edilen kazanç değer artışı kazancı
olamaz" diye karar verilmiştir (Dn. VDDK.K.
25.06.2004 Tarih ve E.2004/51, K.2004/81, Kararın
tam metni için Bkz. Yaklaşım Dergisi, Ağustos 2005).
b) Maliye Bakanlığı’nın Görüşü
Maliye Bakanlığı, "satış işleminin kişisel ihtiyaç
kapsamı ve sınırlarını aşacak şekilde kazanç sağlama
potansiyeline sahip olması durumunda, yıl içinde
birden fazla ya da her yıl bir satış yapılmasının,
ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi
gerektiği" görüşündedir (MB Özelgesi, 8.2.2005 Tarih
ve 845/5905 sayılı, Bkz. Yaklaşım Dergisi, Ağustos
2005).
İKİ ÇELİŞKİ
Maliye’nin görüşünde, iki çelişkili durum dikkati
çekiyor.
1- Bina dört yıllık süre geçtikten sonra, yüksek bir
bedele toplu halde bir kişiye satılırsa, vergi
olmayacak. Aynı bedele ya da daha düşük bedele,
birden fazla kişiye satılırsa, "ticari kazanç"
sayılacak(!).
Maliye’nin bu görüşüne katılmak çok zor.
Çelişkiyi bir örnekle açıklayalım. (A), dört yıl
geçtikten sonra, 5 dairesini ayrı ayrı 5 kişiye
200’er birime satma yerine (B)’ye 1.000 birime toplu
olarak satar, (B) de bu 5 kişiye 200’er birime ya da
205’er birime satarsa, sorun tamamen ya da büyük
ölçüde çözümlenmiş olacaktır.
2- Maliye’nin görüşüne göre, arsa karşılığı edinilen
dairelerden "ikisi" 30 yıl hatta 50 yıl sonra da
satılsa, "devamlılık" sayılması gerekir ki bu
pratikte mümkün değil.
Vergi yasaları değiştirilirken, bu konunun da hiç
bir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde
düzenlenmesinde yarar var. Ancak, şu aşamada,
Yasa’da açıkça yazılı olmayan böylesine önemli bir
konunun, tartışmalara konu olabilecek şekilde, yorum
yoluyla vergi kapsamına alınması da doğru bir
yaklaşım değil.
Şükrü KIZILOT
Hürriyet
17.06.2006
 |
|