| |
Döner sermayeden SSK primi kesintisi
Üsküdar Devlet Hastanesi’ne
2005/4B sözleşmeli personel (Hemşire) olarak
atandım. Almış olduğumuz ücretin ikinci kısmı olan
döner sermayenin yüzde 33’ü hastane tarafından SSK
primi adı altında kesiliyor.
Aynı prim zaten maaşımızdan, diğer bir ifadeyle
devletin sabit olarak vermiş olduğu ücretten
kesiliyor. Aynı hastanenin kadrolu pozisyonundaki
personelden böyle bir kesinti olmuyor. Ayrıca yıllık
izin konusunda da bir karışıklık yaşanıyor.
İmzaladığımız sözleşmede yıllık iznin çalışma yılı
içerisinde kullanılabileceği yazılmasına rağmen bize
söz konusu izni kullanamayacağımızı söylüyorlar.
Buna rağmen aynı pozisyondaki diğer hastanelerin
personeli bu izni kullanmaya başladı. Bu konularda
geçerli olan uygulama nasıldır? M.Ç.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü
maddesinin (B) bendi gereğince Sağlık Bakanlığı’nda
sözleşmeli hemşire olarak çalışıyorsunuz. Sosyal
güvenlik konusunda SSK’ya bağlısınız ve 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77, 78 ve 79 ile
80’inci maddeleri gereğince aldığınız bütün
paralardan SSK primi kesilecektir. Buna döner
sermaye ödemeleri de dahildir. Tabii ileride emekli
olurken sizden kesilen primlerin miktarına göre
emekli aylığı bağlanacaktır. Hastanede devlet memuru
(kadrolu) olarak çalışanlar ise 5434 sayılı Emekli
Sandığı Kanunu’na tabidirler ve kanun gereğince
onların sadece aylıklarının bir kısmından kesenek
(prim) kesilir, döner sermayelerinden prim kesintisi
yapılmaz. Ancak, 2007 yılında yürürlüğe girecek 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu gereğince SSK’lı, Emekli Sandığı ve
Bağ-Kur’lu ayrımı biteceğinden memurların döner
sermayelerinden de prim kesintisi başlayacaktır.
Sağlık Bakanlığı ile imzaladığınız sözleşmenin
9’uncu maddesini tekrar okuma imkanınız varsa orada,
“İlgilinin izinleri hususunda, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun izinlere ilişkin hükümleri
uygulanır. Ancak, 30 günü aşan hastalık izinlerinde
yarım sözleşme ücreti ödenir. Ayrıca, yıllık izinler
birleştirilemez ve yıllık izinden düşülmek üzere
mazeret izni verilemez.” ifadesi yer almaktadır. Bu
durumda bir yılı tamamlamadan izin hakkınız
başlamaz, hiç kimse için başlatılamaz.
Okurlara cevaplar
M. Yılmaz Emre: 2007 veya 2006 içinde emekli olmanız
halinde emeklilik aylığınızın hesabında bir
değişiklik olmaz. 2007 sonrasında ise 2007 öncesi
için halen geçerli olan eski sistemden, 2007 sonrası
çalışma dönemi için yeni sistemden aylık
hesaplanacaktır. Emeklilik talebine gelince, ben
aylık hesabını dikkate almadan tamamladığım gün
emeklilik için dilekçe verirdim. Sonra da emekli
statüsü ile Sosyal Güvenlik Destekleme Primi
ödeyerek yeniden çalışmaya devam ederdim.
İbrahim Yıldırım: 29.05.2006 günü evlendiğinizde
Bağ-Kur’dan yetim aylığı alan eşinizin çeyiz
(evlilik) yardımı hakkı yoktu. Sadece 2007 ve
sonrasında evlenenlere verilecek.
Hüseyin Alpay: Ablanız, 836 günlük SSK hizmeti ile
vefat eden eşinin varsa askerlik süresini
borçlanarak 900 gün ve üzerine çıkararak 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
gereğince 2007’den itibaren dul aylığı, çocukları da
yetim aylığı alabilir.
Zeliha Koca: Daha önce vefat eden oğlunuz üzerinde
sadece eşinizin değil sizin de aylık alıyor olmanız
lazımdı. Zira evlattan gelen gelir/aylık sağ iseler
hem anaya hem de babaya aynı anda verilir. Sizin
durumunuzda bir farklılık var sanırım. SSK
konularında tecrübeli bir avukata danışmanızı
tavsiye ederim.
Fatih Bayat: Kardeşiniz, 2022 sayılı kanunla aylık
bağlandıktan sonra sağlık karnesini TC Emekli
Sandığı’ndan alacak. Yeni kanun yürürlüğe girince de
aynı durum devam edecek. Unutmayın 2007’den sonra
SSK, yeşil kart ve Bağ-Kur gibi ayrımlar yok.
Cemile Karan: İşten çıkıştan geriye doğru bir yıl
içinde 120 gün SSK’nız var olduğundan kendi sağlık
karnenizi 6 ay 10 gün daha kullanabilirsiniz. Bu
arada yetim aylığınız başlayınca oradan da alma
hakkınız var; ama evleninceye kadar. Evlilik
sebebiyle işyerinden kıdem tazminatı almanız da
SSK’dan yetim aylığı sebebiyle çeyiz parası almanız
da yasaldır.
Ziya PERVER
Zaman
17.06.2006
 |
|