| |
Sermaye için vergi verilir mi
Vergi önemli bir konu. Vergi vermek bir vatandaşlık
görevi olduğu gibi, yaptırımları da bulunan bir
yükümlülük. Ancak vergi verirken bile, çoğu zaman
verilerle boğuşmak ve bunları yorumlamak
gerekebiliyor: Vergi veri-yorum. Gerçekten de vergi
kanunlarını anlamak ve yorumlamak bir uzmanlık, bir
çaba istiyor.
Vergi veri-yorum. Daha önce kullanılmamışsa eğer,
güzel de bir köşe ismi olur, değil mi? Şayet,
Gazetede yazarların kullandığı bir köşe ismi
olsaydı, bunu kullanmak güzel olurdu. Neyse, bu
hafta, sizlerden e-posta yoluyla yoğun bir şekilde
gelen bir soruya topluca cevap vermek üzere örtülü
sermaye ve yapılacak düzeltme işlemleri konusuna
değinmek istiyorum. Yeni örtülü sermaye düzenlemesi
1.1.2006 tarihinden sonraya sarkan ödünç işlemlerine
de uygulanmak ve 1.1.2006 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere yeni KVK ile yürürlüğe girdi.
Biraz teknik bir düzenleme ama konu önemli. Zira,
yargıda en çok ihtilafa neden olan -ki, verilen
yargı kararlarının sayısından bunu rahatlıkla
görebiliyoruz- dolayısıyla da idare tarafından en
çok tenkit edilen konulardan birisidir bu konu.
Sermaye için vergi verilir mi
Sermaye üzerinden doğrudan vergi verilmez elbet.
Ancak bazı borçlanmalar vergi mevzuatı uyarınca
belli şartlarla sermaye olarak nitelendiriliyor ve
örtülü sermaye adını alıyor. İşte bu sermaye türü
için risk var ve vergi söz konusu olabiliyor. Yeni
KVK uyarınca; bir şirket, ortaklarından ya da
ortağının ilişkide bulunduğu diğer kişilerden (bu,
ortağın ortak olduğu bir şirket de olabilir, başka
bir grup şirketi de olabilir) borçlanırsa ve bu
borcun miktarı da yıl içinde herhangi bir tarihte
şirketin özsermayesinin üç katını aşarsa, aşan kısım
sermaye ama örtülü sermaye sayılıyor.
Bu kısa bilgiden sonra yeni düzenleme uyarınca,
örtülü sermaye konusunda yapılacak vergilendirmede
birtakım düzeltme işlemlerinin de yapılması
gerektiğini belirtelim. Buna göre örtülü sermaye
üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler
veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi
kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse
borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının
gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle
dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana
merkeze aktarılan tutar sayılıyor. Bu şekilde
dağıtılmış kâr payı net kâr payı tutarı olarak kabul
ediliyor ve brüte tamamlanması sonucu bulunan tutar
üzerinden ortakların hukuki niteliğine göre ve belli
oranlarda vergi kesintisi yapılıyor. Daha önce
yapılan vergilendirme işlemleri ise tam mükellef
kurumlar nezdinde yapılacak düzeltmede örtülü
sermayeye ilişkin kur farklarını da kapsayacak
şekilde, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre
düzeltiliyor. Yalnız, bu düzeltmenin yapılması için
örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen
vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şartı
bulunuyor.
Hesap nasıl yapılacak
Dilerseniz bir örnek verelim: Özsermayesi 2.000.000
YTL olan (X) A.Ş.’nin, biri gerçek kişi, diğeri ise
bir kurum olan iki ortağı şirkete sırasıyla
4.000.000 ve 6.000.000 YTL borç vermiş olsun. Bu
borçlar için ise yine sırasıyla 400.000 ve 600.000
YTL tutarında faiz ve 100.000 ve 80.000 YTL
tutarında da kur farkı gideri hesaplanmış olduğunu
kabul edelim.
Bu durumda, (X) A.Ş. için örtülü sermaye olarak
kabul edilecek tutar
[(4.000.000+6.000.000)-(2.000.000x3)=] 4.000.000 YTL,
ortaklara isabet eden örtülü sermaye tutarı ise
sırasıyla (4.000.000/10.000.000x4.000.000=)
1.600.000 YTL ve (6.000.000/10.000.000 x 4.000.000=)
2.400.000 YTL olacaktır.
Bu veriler ışığında, örtülü sermaye eleştirisi ile
karşı karşıya gelen (X) A.Ş.’nin, vergi matrahına
eklenecek tutar
[(1.600.000/4.000.000)x(400.000+100.000)=] 200.000
ile [(2.400.000/4.000.000)x(600.000+80.000)=]
408.000 YTL’nin toplamı olan 608.000 YTL olacaktır.
Vergilerin (X) A.Ş. tarafından ödenmesi halinde
ortaklar bu tutarı (hisseleri oranında) kayıtlarında
gider yazmak yoluyla düzeltebileceklerdir.
Ortakların hisselerine isabet eden finansman
gelirinin, bir başka deyişle kâr payı sayılacak
tutarın hesabı da aynı şekilde yapılacak ancak
hesaplamada kur farkı dikkate alınmayacaktır. Buna
göre gerçek kişi ortağın hissesine isabet eden
finansman geliri, [(1.600.000/4.000.000)x400.000)=]
160.000 YTL, kurum ortağın finansman geliri ise,
[(2.400.000/4.000.000)x600.000=] 360.000 YTL
olacaktır. Burada kurum ortak açısından yapılacak
bir işlem bulunmuyor. Buna karşılık, gerçek kişi
ortağın kâr payının brütleştirme yapılmak suretiyle
bulunacak tutarı (177.777 YTL) üzerinden yüzde 10
stopaj yapılması gerekecektir.
TÜRMOB sirküler yayımladı
Bu arada, yeni KVK düzenlemelerini merak edenler
için bir bilgi vermek istiyorum. Gelirler
Başkontrolörü A. Haydar Yıldırım ile birlikte kaleme
almış olduğumuz ve buna benzer örnekler ile yeni KVK
hakkında bilgiler içeren bir kitapçık TÜRMOB
tarafından yayımlanmış bulunuyor. Dileyenler, bu
kitapçığı TÜRMOB’dan edinebilirler.
Bu vesileyle TÜRMOB Genel Başkanı Sayın Mehmet Timur
üstadımıza literatüre ve uygulamaya katkılarından
dolayı teşekkür ediyor, temsil ettiği seçkin camiaya
çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Serbülent Bayrak / Yorum
|
|