| |
SSK prim affına kolaylık
Bilindiği gibi, SSK prim
borçlarına ödeme kolaylığı getiren ve “primlerin
yapılandırılması” olarak adlandırılan uygulama
sonucu taksit ödemeleri devam etmektedir. Kanuna
göre, bir takvim yılı içinde üç defadan fazla taksit
veya cari ay primlerini ödemeyen işverenlerin
yapılandırması bozulmaktadır. Bunun sonucunda,
sözkonusu uygulama ile getirilen ödeme kolaylığı ve
indirim miktarları geri alınmaktadır.
Mevcut uygulamaya göre bir ay borcu olduğu halde üç
defada fazla taksit ihlali yapıldığı için
yapılandırılması bozulan işverenler zor durumda
kaldılar.
Örneğin; Nisan 2006 ayı içinde yapılandırmaya
başvuran ve ilk taksitini ödeyen bir işveren, mayıs
ve haziran ayına ait ödeme yapmamış, temmuz ayında
üçünü birden ödemiştir. Ancak, iki taksit ihlali
yapmıştır. Ağustos ve eylül taksitlerini ödemeyen
işveren ekim ayında üç taksiti birden ödemek için
SSK Müdürlüklerine gittiğinde toplam dört ihlal var
gerekçesi ile yapılandırması iptal edilmiştir.
Aslında bu işvenin ağustos ve eylül ayına ait iki
taksit borcu vardır ve ödemek istemektedir. Geç
ödemede sebebiyle ortaya çıkan fazladan faiz
ödemesine de razıdır.
Görüldüğü gibi, SSK’nın bu uygulaması çok ciddi bir
mantık hatasına dayanmaktaydı. Çünkü, 5458 sayılı
Kanun özünde işverenlere prim borçlarından dolayı
bir ödeme kolaylığı getirmeyi hedeflemiştir. Kanunu
uygulamakla görevli olan kamu kurum ve kuruluşları
ise, Kanunun hedefi doğrultusunda hareket etmek
zorundadırlar.
Üç aydan fazla borç
bırakmayın
Sosyal Sigortalar Kurumu, yapmış olduğu hatayı fark
etmiş olacak ki, 16-385 sayılı genelge yayımlayarak
geri dönüş yapmıştır. Söz konusu genelgeye göre; bir
takvim yılı içinde üç taksit borcundan fazla borç
bırakmayan işverenlerin yapılandırması bozulmayacak.
Art arda üç taksitini ödemeyen bir işveren, dördüncü
taksit ödeme süresi içinde hepsini birlikte öderse,
aynı yıl içinde yapacağı taksit ihlali nedeniyle
yapılandırması bozulmayacaktır.
Prim yapılandırmasına ait taksitlerin süresi içinde
ödenmemesi nedeniyle devlet iç borçlanma
senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan
eklenerek bulunacak faiz oranının bileşik bazda
uygulanması suretiyle hesaplanan faiziyle birlikte
ödenmesi halinde o takvim yılındaki kalan taksitler
yönünden ödeme yükümlülüğünün ihlali olarak
değerlendirilmeyecektir.
Bu durumda, bir takvim yılı içinde üç defadan fazla
ödeme yükümlülüğünü ihlal etmemiş olan borçluların
Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında
öngörülen süre ve yaptırımları ile birlikte (DİBS+1)
ödeme yükümlülüğünün, dördüncü kez ihlalinden önce
yerine getirilmesi halinde bu ödemeler taksit ihlali
sayılmayacağından, 5458 sayılı Kanunun sağladığı
yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanmaya
devam edeceklerdir.
Durumu bir örnekle açıklatacak olursak; nisan ayında
taksit başvurusu yapan ancak nisan ve mayıs
taksitlerini ödemeyen işveren haziran ayında üçünü
birden faiziyle birlikte ödemiştir. Daha sonra
temmuz ayı taksitinin ödenmediği, ağustos ayı
taksinin ödendiği devamında ise eylül ve ekim ayı
taksitleri de ödenmemiş iken kasım ayı içerisinde
kasım ayı taksitinin ödenmesi halinde henüz üç den
fazla ihlal yapılmamış olduğundan (sadece temmuz,
eylül ve ekim ay taksitleri ödenmediğinden) bu
işverenin yeniden yapılandırma işlemi
bozulmayacaktır. Ancak, aralık ayı taksiti ödenmez
ise üç den fazla ihlal yapılmış olacağından bu
işverenin yapılandırma işlemi bozulacaktır.
Yapılandırması
bozulanlara yeni başvuru hakkı
SSK’nın Kanunu yanlış yorumlaması sebebiyle yani geç
ödenen taksit tutarlarının ihlal sayılmasından
dolayı yeniden yapılandırması bozulan işverenlere
başvuru hakkı tanındı. SSK prim borçları yeniden
yapılandırılan borçlular, taksitlerini geç ödemeleri
ödeme yükümlülüğünün ihlali sayıldığından Kuruma
borçları dört taksit olmamasına rağmen
yapılandırmaları bozulmuştur. Genelgeye göre, bu
durumda olan işverenler, geç ödedikleri
taksitlerinin ihlal sayılmaması ve Kasım ayı taksiti
ile birlikte üç ten fazla ihlal durumuna düşmeyecek
şekilde ödeme yükümlülüğünün 30 Kasım 2006 tarihine
yerine getirilmesi halinde, 5458 sayılı Kanunun
sağladığı yeniden yapılandırma hükümlerinden
yararlanmaya devam edeceklerdir.
Konuyu genelgede de verilen bir örnekle açıklayacak
olursak; Taksitlendirme için nisan ayında başvuran
ancak nisan ve mayıs taksitlerini ödemeyen bir
işveren, haziran ayında gecikilen taksitlerle
birlikte 2006 Haziran ayı ( üç taksit) taksiti
ödenmiştir. Devamında ise, temmuz ve ağustos ayı
taksitleri ödenmemiştir. Borçlu işverence daha sonra
geç ödenen iki taksitten (nisan mayıs) ihlal
yapılmadığı düşünülerek, 2006 Eylül ayında temmuz
ağustos taksitleri ile birlikte üç taksit ödemek
istediği halde, Kurum nisan, mayıs, temmuz ve
ağustos aylarına ilişkin dört adet ödeme
yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle
yapılandırma işlemi bozmuştur. Dolayısıyla eylül
ayında yapacağı taksit ödemeleri kabul edilmemiş ve
anılan şirket yapılandırma kapsamından
çıkartılmıştır.
Yeni duruma göre, haziran ayında gecikilen
taksitlerle birlikte haziran ayı taksiti ödenmiş
olduğundan bu işverenin temmuz, ağustos, eylül ve
ekim ayları için ihlal yapılmış olmakla birlikte,
kasım ayı içerisinde kasım ayı taksiti ile birlikte
en az geciken bir taksitin ödenmesi halinde de henüz
üç den fazla ihlal yapılmamış olduğundan
yapılandırma işlemi bozulmayacaktır.
Bu konularla ilgili daha fazla bilgi ve örnek
uygulama için SSK’nın internet sitesinden
“mevzuatlar” bölümüne girin, Genelgeler başlığını
tıklayın ve Sigorta primleri Daire Başkanlığı
Kısmının karşısında Genelgeler yazan yerden 16-385
sayılı Genelgeyi okumanızı tavsiye ederim.
> Prim borçlusuna
yurt dışı çıkış yasağı geliyor
> N. Pala- Çalışmamız karşılığı olan ücretlerimizi
zamanında ödemeyen işveren SSK’ya milyarlarca borcu
olmasına rağmen ayda iki üç kez yurtdışı gezileri
yapıyor. Prim borçluları için yurtdışına çıkış
yasağı yokmudur?
Cevap: Bildiğiniz üzere belirli bir miktarın
üzerinde vergi borcu bulunan işverenlere yurtdışına
çıkış yasağı konmaktadır. Vergi borcu bulunan
işverenleri bu uygulama borçlarını ödemeye
zorlamaktadır. Bugüne kadar SSK’ya prim borcu olan
işverenler için yurtdışına çıkış yasağı uygulaması
yoktu.
1 Ocak 2007 tarihinde uygulamaya girecek olan yeni
Sosyal Sigortalar Kanuna göre, miktarı sosyal
güvenlik kurumu yönetim kurulunca belirlenen tutarı
geçen ve yurtdışına çıkış yasağı konulacağına dair
ihtar tebliğ edilmesine rağmen, borcunu ödemeyen
işverenlerin kendileri veya kanunî temsilcileri
hakkında kurumun talebi üzerine, yurtdışı çıkış
yasağı uygulanacaktır.
İşçilerinin maaşlarını ödememekten prim borçlarına
kadar bir çok haksızlığı yapan işverenlerin ellerini
kollarını sallayarak yurtdışı seyahatleri yapmaları
kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulamanın
geç kalınmış, fakat çok yerinde bir düzenleme
olduğunu düşünüyorum. Böylece sizinde
beklentileriniz yerine gelmiş olacak.
Şerif Akcan
Türkiye
19 Kasım 2006 Pazar |
|