| |
Kredi kartlarının vergi matrahına etkisi (Özel bir
durum)
Ülkemizde kredi kartı ile yapılan
satış hacmi her geçen gün artmaktadır. Ayrıca hizmet
işletmelerinde de kredi kartı kullanımının günümüzde
nakit para ile yapılan işlem toplamını aştığını
söyleyebiliriz.
Ancak bazı ticari faaliyet alanlarında ve özellikle
de hizmet işletmelerinde nakit işlemler yanında
kredi kartı ile yapılan işlem hasılatlarının da
kayıtlara tam olarak yansıtılmadığı gözlenmektedir.
Bu bağlamda yapılan vergi denetimlerinde bu tür
olaylar kolaylıkla tespit edilebilmektedir.
Diğer yandan bazı hallerde işletme sahipleri
(mükellefler) kendi mali gereksinimlerini karşılamak
amacıyla işyerinde çalışanlara veyahut da eş ve
çocuklarına ait kredi kartları ile satış yapmış gibi
göstermek suretiyle para temin etme yoluna
gitmektedirler.
Yaplın vergi incelemelerinde çoğunlukla kredi kartı
ile yapılan ve kayıtlara intikal ettirilmeyen
hasılat matrah farkı olarak değerlendirilmekte, bu
miktarlar üzerinden mükellef üzerine vergi tarh
edilmektedir.
Bir başka anlatımla, yapılan incelemeler sonucunda
kayıtlara intikal ettirilmeyen kredi kartı ile
yapılmış olduğu varsayılan satış toplamı üzerinden
mükellefe re'sen vergi tarh edilmek suretiyle bu tür
işlemlere yönelik kayba (ziyaa) uğratılan vergi
aranmaktadır.
Vergi Usul Yasası'nın üçüncü maddesinde yer alan
düzenlemeden de anlaşılacağı üzere "Vergilendirmede,
vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır." Bu bağlamda
da vergiyi doğuran olay bu olaya ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü
delille ispatlanabilmektedir.
Aynı yasanın 30'uncu maddesinde yer alan re'sen
vergi tarhı ile de ulaşılmak istenen; ödenmesi
gereken vergilerin gerçek veya gerçeğe en yakın bir
biçimde tespitidir.
Vergi incelemeleri sırasında kayıtlara intikal
ettirilmeyen ve kredi kartı ile satıldığı
belirlenmiş olan miktarın ne kadar kısmının vergi
matrahına dahil olduğu konusu ise re'sen takdir
sırasında önemli olmaktadır.
Ayrıca yine bilindiği üzere Vergi Usul Yasası'nın
134'üncü maddesinde belirlendiği üzere vergi
incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin
doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.
Uygulamada bazı hallerde de işyeri sahibinin eşine,
çocuklarına ve işyerinde çalışanlara ait kredi
kartını kullanmak suretiyle kendi ticari işletmesine
ve dolayısıyla kendi finansman sorunlarını
hallettiği konusu gerçek nitelikte olabilmektedir.
Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından verilen bir
kararda da "Kredi kartı ile kayıtdışı olarak mal
satıldığı iddiasıyla yapılan tarhiyatta da davacının
kendisi ve ailesine ilişkin kredi kartı
kullanımlarının dikkate alınması" öngörülmüş
bulunmaktadır. (Danıştay 4. Dairesi E.No: 2005/432,
K.No: 2005/1723)
Söz konusu kararın gerekçesinden de anlaşılacağı
üzere kredi kartı ile yapılan satışların büyük bir
bölümünün anne, baba, kardeş gibi çok yakın
akrabalara yapılmış bulunması, Vergi Usul Yasası'nın
üçüncü maddesinde yer alan ekonomik ve ticari
icaplara uygun görülmemektedir. Bir başka anlatımla,
bu tür yakın akrabalara kredi kartı kullanılmak
suretiyle satış yapılmasının kabullenilmesi mutat
değildir."
Dolayısıyla "...söz konusu kişilere ilişkin kredi
kartı işlemlerine ait miktarların matrah farkından
tenzil edilmesi gerekmektedir."
Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından verilmiş
bulunan bu karar çerçevesinde mükellefin yakın
akrabalarının kredi kartlarını kullanmak suretiyle
satış yapılmış gibi gösterilmiş olan işlemlerin
tespiti halinde, bu tür işlemlerin gerçek nitelikte
satış olduğunu kanıtlama görevi incelemeyi yapana
düşmektedir. Dolayısıyla bu tür belirlemelerde
inceleme elemanları sadece tespit yapmakla
yetinmiyecekler, tespit yanında yapılan işlemin
gerçekçi olduğunu da kanıtlayacaklardır.
Bazı hallerde piyasada alış bedeli nakit ödenmesine
rağmen müşteriye kredi kartı ile ödenmiş gibi yazar
kasa fişi verildiği de görülmektedir. Bu gibi
durumlarda mükellefin hangi kredi kartını kullandığı
konusu önem arz etmektedir.
Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından verilen söz
konusu karar doğrultusunda mükellefin kendisi ve
yakın akrabalarına ait kredi kartlarının
kullanılması suretiyle yapılan işlemler gerçek
anlamda bir satışın varlığını kanıtlamamaktadır.
Veysi Seviğ
20.09.2006 Dünya
|
|