Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 TÜRKİYE' NİN MUHASEBE REHBERİ. "GÜNCEL MALİ MEVZUATLAR, YORUM, HABER"

 

 

 

-Muhasebe, Mevzuat, Yorum, Haber-22.10.2006-

--------------------------------------------------------------------

 
 

KISA ÇALIŞMA VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ
 

I- GİRİŞ

Ülkemizde, son yıllarda sıkça yaşanan genel ekonomik kriz ve işletmeler açısından zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkmasıyla, yasal bir dayanağı olmayan ücretsiz izin uygulaması veya toplu işçi çıkartılması ekonomik ve sosyal politika olarak tercih edilmekteydi. Ücretsiz izin uygulamalarında işçiler veya örgütlü iseler sendikaları ile işverenler arasında zaman zaman sorunlar yaşanmakta ve çalışma barışını zedeleyici olaylar ortaya çıkmakta, ücretsiz izin uygulamasını kabul edenler, ücretsiz izin döneminde gelirlerinden yoksun kalmakta, kabul etmeyenlerin iş sözleşmeleri ya işverenlikçe ya da işçiler tarafından sona erdirilmekte, çok sayıda işçi bu nedenle işsiz kalmaktaydı.

Kısa çalışmaya ilişkin düzenlemeyle, bir ekonomik krizde veya zorlayıcı bir sebebin varlığı halinde işçilerin geçici olarak ücretsiz izine çıkarılması “geçici bir işsizlik” olarak nitelendirilmiş ve işsizlik sigortasından “kısa çalışma ödeneği” almaları sağlanarak; hem işçilerin mağduriyeti azaltılmaya çalışılmış hem de toplu işçi çıkarılmasını önlemek amaç edinilmiştir.

II- KISA ÇALIŞMA KAVRAMI

Kısa çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu ile çalışma mevzuatına girmiştir. İş Kanunu’nun “Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği” başlıklı 65. maddesi (1) yürürlüğe girerek, bu maddenin uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen “Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Yönetmelik (KÇY)” ile yasal çerçevesi çizilmiştir. Ayrıca “4857 Sayılı İş Kanunu’nun 65. Maddesine Göre Uygulanacak Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Tebliğ” (2) yayımlanmıştır.

Kısa Çalışma Yönetmeliği’nin 3. maddesinde, “en az dört hafta en fazla üç ay süreyle işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması” kısa çalışma olarak tanımlanmıştır.

III- KISA ÇALIŞMANIN KOŞULLARI

A- İŞ KANUNU’NA TABİ BİR İŞYERİ BULUNMALIDIR

Kısa çalışma sadece İş Kanunu’na tabi işyerlerine uygulanabilir. Deniz İş Kanunu veya Basın İş Kanunu kapsamındaki işyerlerinde uygulanmaz. İşyerinin İş Kanunu kapsamına girmesinden sonra, orada kaç işçinin çalıştığının hiçbir önemi yoktur.

B- GENEL EKONOMİK KRİZ VEYA ZORLAYICI SEBEBİN ORTAYA ÇIKMASI

Genel ekonomik kriz, “ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olayların, ülke ekonomisi ve dolayısıyla işyerini ciddi anlamda etkileyip sarstığı durumlardır (KÇY md. 3).” İş Kanunu’nun 65. maddesinin gerekçesinde de, işverenin ancak ülke çapındaki bir ekonomik kriz nedeniyle, işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltması kısa çalışma olarak nitelenecektir. Ekonomik ya da yönetsel veya organizasyona dayalı olarak o işyerinin kendisinden kaynaklanan bir krize girmesi yahut pazara bağlı olarak sektörel bir kriz o işyerinde kısa çalışma yapılmasını haklı gösterecek nedenlerden sayılmamıştır. O halde, kısa çalışmaya imkan tanıyacak genel ekonomik kriz ulusal veya uluslar arası düzeyde ortaya çıkmış bulunmalı ve işyerini ciddi olarak olumsuz yönde etkilemelidir. Buna karşılık sektörel düzeyde veya işyerine özgü bir ekonomik kriz, kısa çalışmayı haklı gösterecek nedenlerden sayılmaz. Bununla beraber, bir sektörde oluşmuş olsa da kriz ülke ekonomisini ve dolayısıyla işyerini ciddi bir şekilde olumsuz etkiliyorsa (örneğin: kuş gribi nedeniyle beyaz et sektörünün yaşadığı kriz), bunu da genel ekonomik kriz olarak kabul etmek mümkündür.

Kısa Çalışma Yönetmeliği’nin, “Genel Ekonomik Krizin Değerlendirilmesi” başlıklı 6. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 65. maddesine Göre Uygulanacak Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Tebliğ’in 3. maddesi uyarınca, genel ekonomik kriz halinin varlığına ilişkin herhangi bir kişi veya kuruluşun kabulü yeterli olmayıp; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın genel ekonomik krizin varlığını kabul eden açıklamasının mutlaka bulunması gerekmektedir.

Zorlayıcı Sebepler, Kısa Çalışma Yönetmeliği’nin 3. maddesinde, “İşverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkilerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması ve faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan deprem, yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik ve benzeri nedenler” şeklinde tanımlanmıştır. Buna karşılık, işletmenin yapısından kaynaklanan zorlayıcı nedenler, kısa çalışmaya ilişkin düzenlemeden yararlanmaya yol açmaz. Nitekim, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 65. Maddesine Göre Uygulanacak Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Tebliğ’in 4. maddesine göre de, “Zorlayıcı sebeplerle bağdaşmadığı halde, nakit darlığı, ödeme güçlüğü, pazar daralması ve stok artışı gibi işyeri ekonomik kriz sebeplerine dayalı olarak yapılan başvurular için uygunluk tespiti yapılmayacaktır.”

C- İŞYERİNDEKİ FAALİYET DUR-DURULMALI YA DA ÇALIŞMA SÜRESİ AZALTILMALIDIR

Bir çalışmanın kısa çalışma sayılabilmesi için, yukarıda belirtilen nedenlerle işveren tarafından işyerindeki çalışma süresinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması ya da faaliyetin tamamen veya geçici olarak durdurulması gerekir. Faaliyetin tamamen durdurulması, işyerindeki tüm işçilerin; kısmen durdurulması ise belli bazı departmanlardaki işçilerin ücretsiz izne çıkarılması anlamını taşır.

Kısa Çalışma Yönetmeliği’nin 3. maddesine göre kısa çalışma “En az dört hafta en fazla üç ay süreyle işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılarak uygulanmasını”; geçici olarak işin durması ise, “En az dört hafta en fazla üç ay süreyle işyerindeki faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulmasını” ifade eder. O halde dört haftadan az bir süre için işin durdurulması veya iş süresinin azaltılması kısa çalışma sayılmayacaktır. Keza böyle bir önlemin üç ayı aşan kısmı da yasal olarak kısa çalışma kabul edilmeyecektir.

D- DURUM İLGİLİ YERLERE BİLDİRİLMELİ VE TALEP ÇSGB’CE UYGUN BULUNMALIDIR

Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinde; “Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle geçici olarak işyerindeki işçilerin tamamının veya bir kısmının haftalık ortalama çalışma sürelerini en az üçte bir oranında azaltan veya işyerinde faaliyetini tamamen veya kısmen durduran işveren, gerekçeleri ile birlikte, Türkiye İş Kurumu ilgili birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya yazılı bildirimde bulunur. Ayrıca bu durum, işyerinde ilan edilmek suretiyle işçilere duyurulur.” denilmektedir.

İşveren, kısa çalışmaya fiilen geçmeden de ÇSGB’den bu konuda uygunluk onayı isteyebilir. Bu onayı, kısa çalışmaya geçmeden alması durumunda, kısa çalışma uygulaması yapıp yapmamak işverenin takdirine bağlıdır.

Kısa Çalışma Yönetmeliği’nin 4. maddesi gereğince yapılacak bildirimde bulunması zorunlu olan bilgiler ve belgeler ise aynı Yönetmeliğin 5. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre işveren bildiriminde;

1- İşyerindeki genel ekonomik krizin veya zorlayıcı sebeplerin ne olduğunu ve etkilerini,

2- İşyerinde kısa çalışmanın başlatıldığı veya faaliyetin kısmen veya tamamen durdurulduğu süreyi,

3- İşyerinde kısa çalışma veya faaliyetin durdurulma kararının işyerinin bütününe ya da belli bölümlerine uygulanacağını,

4- Bu uygulama nedeniyle kısa çalışma yaptırılacak işçilerin adı ve soyadı, sosyal güvenlik sicil numaraları ile haftalık ortalama çalışma sürelerini ve her bir işçi için ne kadar süreyle kısa çalışma yaptırılacağını,

5- Faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması kararı nedeniyle çalıştırılmayacak işçilerin adı ve soyadı, sosyal güvenlik sicil numaraları ile her bir işçinin ne kadar süre ile çalıştırılamayacağını,

6- İşyerinin unvan, adres, Bakanlık bölge müdürlüğü ile sosyal güvenlik işyeri sicil numarasını bildirmek,

7- İşveren, bildiriminde ileri sürdüğü kısa çalışma veya geçici olarak kısmen veya tamamen işin durdurulmasına ait kanıtları başvurusuna eklemek zorundadır.

İşveren başvurusuna genel ekonomik krizi gerekçe göstermişse, İş-Kur öncelikle ÇSGB’nin genel ekonomik krizin varlığına dair bir açıklamasının (KÇY md. 6) bulunup bulunmadığına bakar. Bakanlığın böyle bir açıklaması yoksa İş-Kur kısa çalışma talebinin uygun bulunmadığını işverene bildirir (Kısa Çalışma Tebliği md. 3). Ancak ÇSGB’nin genel ekonomik krizin varlığına dair bir açıklaması varsa; Türkiye İş Kurumu, işverenin talebinin uygunluğunun tespiti için başvuruyu ÇSGB’ye göndermelidir. İş-Kur, uygunluk yönünden kendisi tespitte bulunamaz. Talebin uygunluğunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca yapılır.

Zorlayıcı sebeplerle haftalık çalışma süresini en az üçte bir oranında azaltan yada faaliyetini tamamen veya kısmen durduran işverenin, bildirimde bulunduğu veya zorlayıcı sebeplerin varlığının açıkça ortaya çıktığı durumlarda İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından uygunluk tespiti yapılır. Eğer kısa çalışma talebi zorlayıcı sebebe dayandırılmışsa; bu durumda İş-Kur işverenin gösterdiği nedenin zorlayıcı sebebe girip girmeyeceği konusunda bir inceleme yapar. Zorlayıcı sebebe girmediği kabul edilen hallerde (nakit darlığı, ödeme güçlüğü, pazar daralması, stok artışı vb.) başvurular için uygunluk tespiti yapmayıp, bunların uygun olmadığı bizzat İş-Kur tarafından cevaplanarak işverene bildirilir (Tebliğ 3/2). Fakat İş-Kur gösterilen nedenin zorlayıcı sebebe girdiği kanısına varırsa, talebin uygunluğunun tespiti için ÇSGB İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’na iletecektir (Tebliğ 3/son fıkra). İş-Kur bizzat kendisi uygunluk tespiti yapamayacaktır.

Genel ekonomik krizin varlığını, işçi ve işveren sendikaları konfederasyonlarının iddia etmesi veya bu yönde kuvvetli emarenin bulunması halinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı krizin varlığı ve niteliği hakkında ilgili kuruluşların görüşlerini alarak duruma açıklık getirir.

Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma talebinde bulunan işverenin talebinin uygunluğu ivedilikle İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca incelenir ve talebin uygun bulunup bulunmadığı Türkiye İş Kurumu’na, Kurum’ca da işverene ve varsa toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasına bildirilir.

IV- KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ

İş Kanunu’nun 65. maddesinin 2. fıkrasına göre yukarıda belirtilen nedenlerle işyerinde geçici olarak en az dört hafta işin durması veya kısa çalışma yaptırılması hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenir (4857/65-2).

Maddede kısa çalışma ödeneği işsizlik sigortası ile irtibatlandırılarak, kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilme koşulları, bu ödeneğin miktarı, ödeneğin başlangıcı ve ödeme şekli işsizlik ödeneğine paralel bir şekilde düzenlenmiştir.

Kısa çalışma talebi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca uygun görülen işverenler, kısa çalışmanın başlaması veya faaliyetin durdurulması nedeniyle hizmet akdini askıya aldıkları sigortalılar hakkında üç nüsha Kısa Çalışma Ödeneği Bildirgesini tam ve eksiksiz olarak düzenleyip bir nüshasını İş-Kur’un ilgili ünitesine vermek, bir nüshasını sigortalı işsize vermek ve bir nüshasını da işyerinde saklamakla yükümlüdürler.

A- KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNDEN YARARLANMA KOŞULLARI

4857 sayılı İş Kanunu’nun 65. maddesinde, işçilerin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanma şartlarını yerine getirmeleri gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50. maddesine göre; en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan işçinin, aynı zamanda son 120 gününde de prim ödeyerek sürekli çalışmış olması gerekmektedir.

Kısa Çalışma Yönetmeliği’nin 9. maddesinde kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşulları hükme bağlanmıştır. Buna göre bir işçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için;

1- Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak en az üçte bir oranında azaltan veya faaliyetini tamamen veya kısmen durduran işverenin talebinin Bakanlıkça uygun bulunması,

2- Kısa çalışmanın başladığı tarihte, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50. maddesine göre işçilerin, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması,

3- İşyerinde genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya faaliyetin kısmen veya tamamen durmasına neden olan sebeplerin en az dört hafta sürmüş olması,

4- İşçinin Kısa Çalışma Ödeneği Bildirgesi ile birlikte işyerinin bağlı bulunduğu yerdeki İş-Kur birimine başvurması gerekmektedir.

B- KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNİN MİKTARI VE ÖDENMESİ

İş-Kur tarafından ödenecek kısa çalışma ödeneğinin miktarı, işsizlik ödeneğinin miktarı kadardır (İK 65/3). Ancak işyerinde faaliyet tamamen durdurulmayarak, haftalık çalışma süreleri önemli ölçüde azaltılmak suretiyle kısa çalışma uygulanıyorsa, kısa çalışma ödeneği, normal haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde verilir.

Kısa çalışma ödeneği günlük olarak hesaplanıp aydan aya ödenir. Günlük kısa çalışma ödeneğinin tutarı, o işçinin son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama net kazancının % 50’sidir. Ancak bu miktar, onaltı yaşından büyük işçilere uygulanan (günlük) asgari ücretin netini geçemez (KÇY 10/1).

Kısa çalışma ödeneği, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve herhalde üç ayı aşamaz. Zorlayıcı sebeplerle işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durması halinde, işsizlik ödeneği ödemeleri 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin 3. bendinde ve 40. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar. Bir haftalık süre içinde işveren tarafından işçiye yarım ücret ödenir.

Kısa çalışma ödeneği, işçinin kısa çalışma ödeneği bildirgesi ile birlikte işyerinin bağlı bulunduğu yerdeki İş-Kur birimine başvurması durumunda, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50. maddesindeki esaslara göre İş-Kur tarafından ödenir.

Kısa çalışma ödeneği aldığı süre içinde işçinin hastalık ve analık sigortasına ait primleri İşsizlik Sigortası Fonu tarafından 2/3 oranında Sosyal Sigortalar Kurumuna aktarılır. Bu primler, sigorta primlerinin hesabında esas alınan en alt kazanç sınırı üzerinden hesaplanır.

İşçi, işsizlik ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe başlar ve işsizlik sigortasından yararlanmak için 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmeden işsiz kalırsa, kısa çalışma ödeneği aldığı süre çıkarıldıktan sonra, daha önce hak ettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar işsizlik ödeneğinden yararlanır.

İş-Kur birimi, kısa çalışmadan etkilenen işçilerin başvurusunu, izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırır. Kısa çalışma ödeneği, kısa çalışmadan etkilenen işçinin kendisine, aylık olarak her ayın sonuna kadar ödenir.

Kısa çalışma ödeneği nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.

C- KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNİN KESİLMESİ VE ERKEN SONA ERMESİ

Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silah altına alınması veya herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılması veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması halinde kısa çalışma ödeneği kesilir.

Kısa çalışma ödeneğinin kesildiği süre içerisinde, KÇY’nin 10. maddesinde öngörülen hastalık ve analık sigortası primi ödenmez.

İşverenler, ilan ettiği süreden önce, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi halinde durumu; İş-Kur birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildirmek zorundadırlar. İşçiler de bildirimde belirtilen tarihte işbaşı yaparlar. Bildirimde belirtilen tarih itibariyle kısa çalışma sona erer.

V- KISA ÇALIŞMANIN SONA ERMESİ

Kısa çalışmanın azami yasal devam süresi üç aydır. Kısa çalışmaya gerekçe olarak gösterilen zorlayıcı neden veya genel ekonomik kriz son bulmasa bile kısa çalışma süresi üç ayı doldurduğu takdirde sona erer.

İşveren bildiriminde dört haftadan fazla ancak üç aydan da az bir süre kısa çalışma yapılacağını belirtmişse (örneğin iki ay), bu sürenin dolması halinde de kısa çalışma sona erer.

Kısa çalışma nedenleri ortadan kalkmadan veya kısa çalışma için bildirimde belirtilen süre dolmadan da işverenler tek taraflı olarak kısa çalışma halini sona erdirebilirler. İşverenler, ilan ettiği süreden önce, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi halinde durumu; İş-Kur birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildirmek zorundadırlar. İşçiler de bildirimde belirtilen tarihte işverene başvurarak işbaşı yaparlar. Bildirimde belirtilen tarih itibariyle kısa çalışma sona erer.

Yazar: Sadret ÇAĞLAR
İş Müfettişi
E-Yaklaşım / Sayı: 36

------------

(1) 31 Mart 2004 tarihli ve 25419 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

(2) 26.08.2004 tarih ve 25565 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır..
 

 
 

                                                                                                                                              

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- Türkiye'nin Muhasebe Rehberi. Her hakkı saklıdır.