| |
İş ortaklığında mükellefiyet
Kurumlar Vergisi Yasası'nın ikinci
maddesinde yer alan tanımlamadan anlaşılacağı üzere;
sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu
kuruluşları, dernek ve vakıflara ait iktisadi
işletmelerin kendi aralarında veya şahıs
ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin
birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve
kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları
ortaklıklardan "iş ortaklığı" olarak mükellefiyet
tesis ettirenlerin kazançları da kurumlar vergisine
tabi olmaktadır.
İş ortaklığının kurulması ortakların tercihine
bırakılmıştır. Bu nedenle iş ortaklığının koşulları
oluşmuş bulunsa dahi, ancak ortakların istemi
halinde iş ortaklığı olarak müstakil mükellefiyet
tesis ettirmek mümkündür. Yasa maddesinde yer alan
"...bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep
edenler iş ortaklıklarıdır" hükmü, bu tür ortaklığın
mükellefiyet tesisi suretiyle vergisel açıdan kabul
edilebileceğini öngörmüş bulunmaktadır.
İş ortaklıklarının ortak sayısında herhangi bir
belirleme bulunmamaktadır. Bu nedenle bir ve daha
fazla kurum ile kişinin oluşturacağı bu tür
ortaklıkların iş ortaklığı olarak tescili mümkündür.
Ancak bu bağlamda ortaklardan en az birinin kurumlar
vergisi mükellefi olması zorunludur.
Eğer ortakların tümü gerçek kişi ise bu takdirde
oluşan ortaklık "adi ortaklık" niteliğindedir ve
Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre
değerlendirilir. Dolayısıyla böyle bir ortaklığın
kurumlar vergisi mükellefiyetinden bahis etmek
mümkün değildir.
Kaldı ki; 31 seri numaralı Kurumlar Vergisi Genel
Tebliği'nde de belirtildiği üzere "iş ortaklığının
kurumlar vergisi mükellefi sayılabilmesi için,
ortaklardan en az birisinin kurumlar vergisi
mükellefi olması" gerekmektedir.
İhale işlerinin ortaklık olarak alınması, bilahare
söz konusu ortaklığın "iş ortaklığı" olarak
mükellefiyet tesis ettirmesi mümkün değildir.
İş ortaklıklarının belirgin vasıfları şunlardır:
. Ortaklardan en az birisi kurumlar vergisi
mükellefi olacaktır.
. Ortaklığın belli bir işi sonuçlandırmak üzere
müteselsil sorumluluk esasına göre sözleşme ile
kurulmuş olması gerekir.
. İş ortaklığının konusu belli bir işin yapımı
olmalıdır.
. Birlikte yapılacak işin belli bir süre içersinde
sonuçlandırılacağı konusu üstlenilen işle ilgili
sözleşmede açıkça yer almalıdır.
. İşin, birden fazla yıla sarkan inşaat, onarma,
montaj ve teknik hizmetlerden olması zorunludur.
. Ortaklık ile işveren arasında yapılacak işle
ilgili yazılı sözleşme imzalanmış olmalı ve bu
sözleşmede işin yapımı nedeniyle müteselsil
sorumluluk esasının geçerli olduğu açıkça
belirtilmelidir.
İş ortaklıklarının müstakil mükellefiyet tesis
ettirmeleri halinde ortaklık olarak mükellefiyetle
ilgili ödevlerin yerine getirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda defter tasdiki ve kullanımı ile belge
düzenine uygun davranılması zorunlu olmaktadır.
İş ortaklığı kazançları genellikle işin bitiminde
hesaplanmaktadır. Ancak istisnai hallerde iş
ortaklıklarının da dönemsel olarak beyan edilmesi
gereken kazancı elde ettikleri, gözlenmektedir.
İş ortaklığında bulunması gereken özellikler dikkate
alındığında, bu tür ortaklıkların konsorsiyumdan
farklı oldukları anlaşılmaktadır.
İş ortaklığı tarafından mükellefiyetle ilgili
ödevlerin yerine getirilmemesi veyahut da eksik
yerine getirilmesi halinde tarh edilecek vergi ve
kesilecek cezadan ortaklar müştereken (birlikte)
sorumlu olacaklardır.
Diğer yandan iş ortaklığının sona ermesinden sonra,
ortaklık adına tarh olunacak vergi ve cezalar
müteselsilen ortaklardan aranacaktır. Bu bağlamda
vergi ve cezanın herhangi bir ortaktan aranması ve
alınması halinde vergi ve cezanın tamamını ödeyen
ortağın diğer ortaklara ortaklık payları ile
orantılı olarak "rücu" hakkı bulunmaktadır.
Veysi Seviğ
23.08.2006 Dünya |
|