| |
Emekli ikramiyesinin hakedilmesi
Emekli Sandığı, bana
emekli ikramiye mi öder mi?
A.DURGUN: Tahsin Bey, Devlet Memurları Disiplin Suçu
125-E gereğini görevime 2001'de son verilmişti. O
dönemde Üsküdar İmam-Hatip Lisesi'nde edebiyat
öğretmeni olarak görev yapmaktaydım. Emekliliğime de
11 ay kalmıştı. Aleyhime açılan ve benim açtığım
karşı davaları kaybettim. Konjonktür gereği. Ben de
bu dönemde emekliliğim için kalan süreyi SSK'ya
isteğe bağlı sigorta yoluyla 12 ay prim ödeyerek
tamamladım ve 2'ye 3'ten Emekli Sandığı'ndan emekli
oldum. Ancak, emekli ikramiyemi alamadım. Bugünkü
şartlarda 25 bin YTL civarında emekli ikramiyesi
almam gerekiyor. Sizin de bildiğiniz gibi
04.07.2006'da Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin
Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun çıktı.
Ben de buna istinaden Emekli Sandığı'ndan emekli
ikramiyemi talep ettim. Emekli Sandığı bana ekte
size sunduğum yazıyı gönderdi. Bu yazıya göre ben
emekli ikramiyemi alamamaktayım. Bu konuda bu yazıda
yönlendirici bilgi de yer almamaktadır. Benim emekli
ikramiyemi almam için ne yapmam gerekmektedir? Bir
mahkemeye mi başvurayım, tekrar göreve dönüp kalan
süremi mi tamamlayayım? Ne yapmam gerektiği
konusunda beni bilgilendirseniz sevinirim. Benim
durumumda olanlar için yoksa yeni bir yasa mı
gerekiyor?
*Okuyucumuz, 2829 sayılı Hizmetleri Birleştirme
Kanunu'nun 12. maddesinin “Emekli İkramiyesi”
başlığıyla “Son defa T.C. Emekli Sandığı'na tâbi
görevlerden emekliye ayrılan” nitelemesine uyum
göstermeksizin, son defa SSK'ya bağlı olarak
çalışmasından dolayı -11 aylık sigortalılığı
sonrasında- hizmet birleştirmesi ilkelerine göre
emekli olduğundan, emekli ikramiyesini hak edemediği
anlaşılmaktadır. Bu nedenle, bir mahkemeye
başvurulması, tekrar göreve dönüp kalan süresini
tamamlaması gibi aktivitelerin yapılması, bu anlamda
yararlı olmayacaktır. Af çıkmış olmasının da bu hak
edişi sağlama imkânı bulunmamaktadır. Yukarıda
sözkonusu edilen hükme göre, okuyucumuz, emekli
ikramiyesini alamayacaktır.
Kıdem tazminatı,
asgari ücretten ne kadar tutuyor?
Y.ŞENGÜL ( tekstil, Bursa): Şu anda benim 515 günüm
var. İşveren beni işten çıkaracağını bildirdi, fakat
zaman belirtmedi. Bugün beni işten çıkarsa bu
günlerle maaş -işsizlik ödeneği- bağlanır mı, yoksa
600 iş günü olmazsa olmaz mı? Bir de işveren bana
sadece ihbar tazminatını verecekmiş, kıdem yok. Bu
durumda ne yapmam lazım? Toplam almam gereken
tazminat asgari ücretten ne kadar tutuyor?
*Okuyucumuzun 515 prim ödeme günü olduğuna ve işe
giriş-çıkış tarihlerini bildirmediğine göre, 1 yıl 5
ay 5 günlük kıdem süresi hesaplanmıştır. Asgari
ücret de 531 YTL olduğuna göre, 1 yıl için ödenecek
kıdem tazminatı tutarı 531.-YTL'dir. Bu tutardan
sadece damga vergisi kesilmektedir. Bir yıldan az
süreler için ise orantısal hesaplama yapılacaktır.
İhbar tazminatı da kıdem süresi 1,5 yılı
geçmediğinden 28 günlük ücreti tutarında
hesaplanacaktır. (4857 sayılı İş Kanunu, m.17) Brüt
tutardan Gelir Vergisi ve Damga Vergisi
kesilecektir. Kıdem süresi açıklanmadığından kesin
hesaplama cihetine gidilmemiştir.
Tazminatsız fesih
sonucu işsizlik ödeneği ödenir mi?
S.ÇETİNKAYA (Güvenlik): Beni işyerinden iftira
ederek attılar. Ben de iftirayı ispatlayamadım. Bu
durumda ben işsizlik maaşı alabilir miyim? Bana bu
konuda bilgi verir misiniz?
*Okuyucumuz, iftiraya uğradığını savunarak iş
mahkemesinde dava açabilir, kazanırsa, haksız fesih
gerekçesiyle işsizlik ödeneğini karara bağlı olarak
İş Kurumu ünitesinden talep edebilir.
Tahsin SINAV
Y.Şafak
23.11.2006 |
|