Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 TÜRKİYE' NİN MUHASEBE REHBERİ. "GÜNCEL MALİ MEVZUATLAR, YORUM, HABER"

 

 

 

-Muhasebe, Mevzuat, Yorum, Haber-23.11.2006-

--------------------------------------------------------------------

 
 

Şirketlerin döviz borçları

 

Şirketler kesiminin döviz cinsinden borçları ile döviz cinsinden alacakları arasındaki farkın (bu farka 'açık pozisyon' diyelim) giderek açılıyor olması olasılığı çoğu kişiyi tedirgin ediyor. 'Olasılığı' diyorum, çünkü bu farkı doğruya yakın bir biçimde ölçmekten uzağız. Bunun çeşitli nedenleri var. Mesela şirket sahiplerinin yurtdışındaki mevduatlarının boyutunu bilmiyoruz.
Türkiye'ye yabancı sermaye akımının tersine dönmesinden neden korkuluyor? Bu tür bir hareketlenmenin şiddetine bağlı olarak kur artacak. Zira lira cinsi mali varlıkların bir kısmı dövize çevrilecek ve ülkeye döviz girişi azalacak; döviz talebi artıp, arzı düşecek. Bu olasılığın gerçekleşmesinden temelde iki nedenle korkuluyor.
Birincisi, kurdaki artış enflasyonu da artıracak. Eğer bu artış uzun süreli olursa, enflasyon da uzunca bir süre düşmeyecek. İkincisi, kurdaki artış, döviz cinsinden borçları yine döviz cinsinden alacaklarına göre daha fazla olan kesimleri olumsuz yönde etkileyecek. Kurdaki artış ve şirketlerin açık pozisyonu ne kadar fazla ise, artış ne kadar kalıcı ise olumsuz etkilenme de o kadar şiddetli olacak. Diyelim ki enflasyondaki yükselişi ileride telafi edebiliriz.
Oysa dalgalanma uzun süreli ve şiddetli ise, şirketler kesimi bu tür bir dalgalanmadan kuvvetli bir biçimde etkilenirse, işten çıkarmalar başlayacak. Bazı şirketler bankalara olan borçlarını ödeyemeyecekler. Diğer şirketlerden vadeli olarak satın aldıkları mal ve hizmetlerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyecekler. Bankalar açtıkları kredileri erkenden geri çağıracak, yeni kredi açmakta nazlanacaklar. Bu, başlangıçta zor duruma düşmeyen şirketleri de olumsuz yönde etkileyecek. Olumsuz gidişat kartopu gibi büyüyecek. Ekonomi daralacak.
 

Kriz yazınına aşina olanlar bilir: İlk kuşak kriz modelleri 1990'lardan bu yana gözlenen krizleri açıklamakta son derece yetersiz kaldılar. Bu modeller krizlerin temel nedeni olarak uygulanmakta olan kur rejimi (mesela sabit ya da önceden artış hızı açıklanmış kur rejimi) ile uyumsuz (gevşek) para politikasını gösteriyorlardı. Para politikasındaki gevşekliğin ana nedeni ise kamu kesimi açıklarının para basmak yoluyla finanse edilmesiydi.
Oysa 1990'ların başından bu yana yerkürede gerçekleşen krizlerde bu tür bir olguya rastlanmıyor. Bu durumda, gerçek hayatta olan bitene ters düşen modeller yeniden ele alındı. Sonuçta ikinci ve üçüncü kuşak kriz modelleri çıktı. Bu modellerin bir kısmı, krizlerin ana nedeni olarak, ısrarla şirketler kesimindeki bilanço bozukluklarını gösteriyor. Açık pozisyon bu tür bozuklukların başında geliyor.
Merkez Bankası (MB) şirketler kesiminin bu tür bozukluklarına karşı uzun bir zamandır hassas. Bu konu gündemde değilken, paramızın değerlenme eğiliminin uzun süreceğini kestirerek, yıllar önceden başlayarak çok sayıda üst düzey toplantıda bu tür risklerin oluşabileceğine hep dikkat çekti. Bir de bir araştırma projesi başlattı.
MB İstatistik Genel Müdürlüğü uzun bir süredir binlerce şirketin bilanço bilgilerini topluyor. Bunları titizlikle işliyor. Zengin bir veri tabanı var. Başlatılan proje bu veri tabanını değerlendirmeye yönelik. Proje ilk ürünlerini vermeye başladı. Bunlardan ilki 2005'in sonuna doğru yayımlandı: 'Şirketler kesiminin borçlarının bileşimi ve Türkiye'de döviz kurunun bilanço etkisi'. Yazarları şöyle: ODTÜ İktisat Bölümü öğretim üyesi ve MB Danışmanı Prof. Dr. Erdal Özmen, MB Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü'nden Dr. Mehtap Kesriyeli ve Serkan Yiğit (MB web sayfasında var, İngilizce). Projenin ikinci ürünü yakında gün yüzüne çıkacak. Dr. Özmen ve yine MB Araştırma'dan Dr. Cihan Yalçın tarafından kaleme alınıyor. Ön bulgularını bu ayın başında İstanbul'da Uluslararası Finans Arenası'nda sundular.
Yanlış anlaşılmasın: Zinhar kriz tellalığı falan yapmıyorum. Sadece, daha önce çok sayıda kaliteli ürün vermiş araştırmacılar acaba bu sefer bu önemli konuda ne tür sonuçlara ulaşmışlar onunla ilgiliyim. Birkaç yazı yukarıda değindiğim çalışmaların bulgularına eğileceğim.
 

Fatih Özatay

Radikal

23.11.2006

 

                                                                                                                                              

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- Türkiye'nin Muhasebe Rehberi. Her hakkı saklıdır.