| |
Vergi hukuku açısından sahte ve yanıltıcı belge
Vergi Usul Yasası'nın "mükellefin
ödevleri" başlığını taşıyan ikinci kitabının üçüncü
kısmında "vesikalar" tanımlanmaktadır.
Vergi Usul Yasası'na göre kullanılan veya yasanın
Maliye Bakanlığı'na verdiği yetkiye dayanılarak,
kullanma mecburiyeti getirilen belgeler, zorunlu
bilgileri taşıması halinde vergi mükelleflerinin
üçüncü şahıslarla olan muamelelerini
kanıtlamaktadır.
Bu bağlamda Vergi Usul Yasası hükümlerine göre
kullanılan veya Maliye Bakanlığı'nca kullanılması
öngörülen belgelerin en önemli özelliği vergi
mükellefleri tarafından düzenlenmesi ve kullanılması
mecburiyetinin bulunmasıdır.
Vergi Usul Yasası'nda yer alan düzenlemeler
çerçevesinde kullanılması zorunlu kılınan belgeleri
iki gruba ayırmak mümkündür. Şöyle ki;
. Birinci grupta yasada tanımı yapılan fatura, sevk
irsaliyesi, perakende satış vesikaları, gider
pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu,
ücretlilere ait kayıt ve vesikalar, diğer evrak ve
vesikalar olarak kabul edilen taşıma irsaliyeleri,
yolcu listeleri, günlük müşteri listeleri yer
almaktadır.
. İkinci grupta ise Maliye Bakanlığı tarafından
kayıtları kanıtlayıcı belge olarak kabul edilen
döviz alım ve satım belgeleri, bankalar tarafından
düzenlenen belgeler, sigorta şirketleri ile
acenteler tarafından düzenlenmesi öngörülen
belgeler, sermaye piyasası ve aracı kurumlar
tarafından düzenlenmesi zorunlu olan belgeler,
ikrazatçılar tarafından düzenlenen belgeler,
elektronik ortamda düzenlenen belgeler, ambar
tesellüm fişleri, adisyonlar, reçeteler, standart
yapı ruhsatları vardır.
Tüm bu belgeler gerek düzenleyenler ve gerekse
kullananlar açısından mükellefler arasındaki
ilişkiyi göstermekte ve daha doğrusu
kanıtlamaktadır.
Vergi Usul Yasası'nın 353. maddesi uyarınca
verilmesi ve alınması icab eden, fatura, gider
pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek
makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya
düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı
meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri
düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her
bir belge için 2006 yılında 129.-YTL, 2007 yılında
ise 139.-YTL'den az olmamak üzere özel usulsüzlük
cezası kesilecektir.
Diğer yandan perakende satış fişi, ödeme kaydedici
cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti,
sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi,
günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığı'nca
düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin;
düzenlenmediğinin, kullanılmadığının,
bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile
örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya
gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti
halinde, her bir belge için 2006 yılında 129.-YTL,
2007 yılında ise 139.-YTL özel usulsüzlük cezası
kesilmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi söz konusu belgelerin
düzenlenmesi, bulundurulmaması, alınmaması,
verilmemesi halleri özel usulsüzlük cezasının
kesilmesini gerektirmektedir.
Ancak bu belgelerin yanıltıcı nitelikte olması
veyahut da sahte olarak tanımlanan belgelerden
olması halinde, bu tür belgeleri düzenleyen ve
kullananlar hakında Vergi Usul Yasası'nın 359'uncu
maddesinde yer alan hürriyeti bağlayacı cezalara
hükmolunabilmektedir.
Gerçekte yasal tanımladan da anlaşılacağı üzere
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge, gerçek bir
muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele
veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe
aykırı şekilde yansıtan belgedir.
Sahte belge ise gerçek bir muamele veya durum
olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen
belgedir.
Bu tür belgeler, yani yanıltıcı ve/veya sahte
belgelerin düzenlenmesi ve kullanılması halinde bu
belgeleri düzenleyenler ve hem de kullananlar
hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza uygulanmaktadır.
Yanıltıcı ve sahte belge kavramı, Vergi Usul Yasası
hükümlerine göre düzenlenmesi, kullanılması ve
alınması ve/veya verilmesi zorunlu belgeleri
kapsamaktadır.
Vergi Usul Yasası hükümleri çerçevesinde
düzenlenmesi, kullanılması, alınması ve/veya
verilmesi söz konusu olmayan belgelerin sahte veya
yanıltıcı nitelikte olması halinde Vergi Usul
Yasası'nın 359'uncu maddesinde yer alan cezalandırma
ilkesi çerçevesinde olayın değerlendirilmesi mümkün
değildir.
Veysi Seviğ Dünya
online 23.11.2006 |
|