| |
Bilançonun dayanağı envanter ve bir yargı kararı
Vergi Usul Yasası'nın 192'nci
maddesinde yer alan tanımlamadan anlaşılacağı üzere
"bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli
ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle
tertiplenmiş hülasadır (özetidir)." Bu tanımlamadan
da anlaşılacağı üzere bilançonun envanter esas
alınarak düzenlenmesi gerekmektedir.
Aynı yasanın 186'ncı maddesindeki tanıma göre
envanter çıkarmak; bilanço günündeki mevcutları,
alacakları ve borçları; saymak, ölçmek, tartmak ve
değerlemek suretiyle hem kesin bir şekilde ve hem de
ayrıntılı olarak saptamaktır.
Ticari kazancın bilanço esasına göre tespitinde,
Vergi Usul Yasası'nın 192 ve Gelir Vergisi
Yasası'nın 38'inci maddeleri; işletme hesabı esasına
göre tespitinde ise Vergi Usul Yasası'nın 196'ncı
maddesinin birinci fıkrasına bağlı (B-2) alt bendi
ile Gelir Vergisi Yasası'nın 39'uncu maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca, hesap dönemi sonunda
çıkarılan envanterdeki emtia mevcudunun değeri,
vergilendirilmesi gereken kazancı doğrudan
etkilemektedir.
Gerçekte; Gelir Vergisi Yasası'nın 38'inci
maddesinde de ifade edildiği üzere "bilanço esasına
göre ticari kazanç, teşebbüsteki özsermayenin hesap
dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki
müsbet farktır. Bu farkkın saptanabilmesi için
öncelikle dönem başı özsermayesi ile dönem sonu
özsermayesinin hesaplanmış olması gerekmektedir.
Özsermaye ise "Aktif toplamı ile borçlar arasındaki
farktır. "Bu bağlamda da bilançonun aktifinde yer
alan varlıkların tespiti için envanter yapılması
zorunluluğu vardır.
Bir başka açıdan gerek bilanço esasına göre defter
tutanların ve gerekse emtia üzerine iş yapan işletme
hesabı esasına göre defter tutanların çıkarması
zorunlu emtia envanterinin, yukarıda değinilen
186'ncı maddedeki düzenlemeden dolayı, kesin olması
ve emtia cins ve miktarına ilişkin ayrıntılı bilgiyi
içermesi gerekmektedir.
Özellikle emtia envanterine dahil edilen
kıymetlerden bir veya bir kaçında cins veya miktar
bakımından noksanlık saptanması, ilgililerin dönem
kazançlarının gerçeğe uygun belirlenmediğine ilişkin
delil bulunduğunu gösterir.
Envanterde saptanan bu noksanlığın yükümlüler
tarafından hukuken geçerli nedenlerle
açıklanabilmesi gerekir. Bu yolda yeterli açıklama
yapılmaması, noksanlık matraha alınmak suretiyle
ilgilinin re'sen vergilendirilmesini gerektirir.
Yapılan denetimler sırasında, sondaj yoluyla birkaç
emtiada noksanlık bulunması halinde, re'sen
vergilendirme yapılması, yasal düzenleme gereği
zorunlu olmaktadır.
Konuya ilişkin olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri
Genel Kurulu tarafından verilen bir karara göre de
"gerek bilanço esasına göre defter tutanların ve
gerekse emtia üzerine iş yapan işletme hesabı
esasına göre defter tutanların çıkarması zorunlu
olan emtia envanterinin, düzenlemeden dolayı, kesin
olması ve emtia cins ve miktarına ilişkin ayrıntılı
bilgiyi içermesi gerektiğinden, emtia envanterine
dahil edilen kıymetlerden bir veya bir kaçında cins
veya miktar bakımından noksanlık saptanması,
ilgililerin dönem kazançlarının gerçeğe uygun
belirlenmediğine ilişkin delil bulunduğunu gösterir.
Envanterden saptanan bu noksanlığın, yükümlüler
tarafından hukuken geçerli nedenlerle
açıklanabilmesi gerekir. Bu yolda yeterli açıklama
yapılamaması, noksanlık matraha alınmak suretiyle
ilgilinin re'sen vergilendirilmesini gerektirir. Bu
nedenle, sondaj yöntemiyle birkaç emtiada noksanlık
bulunması halinde, re'sen vergilendirme
yapılamıyacağının kabulü hukuka uygun düşmemektedir.
(Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E.No:
2005/71, K.No: 2005/155), (x)
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu'nun
vermiş olduğu karar doğrultusunda envartere
dayanmadan düzenlenen bilançolar üzerinden geriye
yönelik olarak dönem başı envanterinin tesbiti için
yapılacak çalışma sonucunda ortaya çıkan farklar
re'sen takdiri gerektiren bir vergisel olay olarak
dikkate alınmaktadır. Kaldı ki Vergi Usul Yasası'nın
134'üncü maddesi uyarınca "incelemeye yetkili
olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde
inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili
envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde
gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de
(incelenmesine) teşmil edilebilir." Bu bağlamda
inceleme elemanları incelemenin başlangıcında
işletmede yapacakları fiili envanterle, dönem başı
envanterinin doğruluğunu tespit edebilirler.
(x) Legal Mali Hukuk Dergisi Kasım 2006, Sf:
2765-2768
Veysi Seviğ Dünya
Online 24.11.2006 |
|