Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 TÜRKİYE' NİN MUHASEBE REHBERİ. "GÜNCEL MALİ MEVZUATLAR, YORUM, HABER"

 

 

 

-Muhasebe, Mevzuat, Yorum, Haber-25.11.2006-

--------------------------------------------------------------------

 
 

Belgesiz harcamalar gider olarak yazılabilir mi?
 

Vergi Usul Kanunu’na göre, defter ve kayıtlara yazılacak olan tüm giderlerin, belgeye dayandırılması şartı bulunmaktadır. Bu ifade belgesiz yapılan bir harcamanın gider yazılmayacağını da ifade etmektedir.


Bu durumun istisnası olan üç gider türü Vergi Usul Kanunu’nun “Tevsiki Zaruri Olmayan Kayıtlar” başlıklı 228. maddesinde; aşağıdaki şekilde yer verilmiştir.

1- Örf ve teamüle göre bir belgeye dayandırılması mutat olmayan (alışıla gelmemiş) çeşitli giderler (bahşiş, yol harcırahı gibi),

2- Belgenin sağlanmasına olanak bulunmayan çeşitli giderler (şehir içi ulaşım dolmuş, otobüs, posta pulu ve telefon harcamaları gibi),

3- Vergi Kanunları’na göre götürü olarak tespit edilen giderler

1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır.

1 ve 2 nolu fıkralarda yazılan gideler hakkındaki kafalardaki soru işareti Maliye Bakanlığı’nın 30.06.1992 tarih ve 224444-228-24/53986 Sayılı Özelgesi’nde ortadan kalkmıştır.

Bu harcamalarda bulunacak temel nitelikleri özelge şu şekilde sıralamışıtr;

Faaliyetlerle ilgili olması hakkında ilgili detayı, İşin genişliğine ve niteliğine uygun bulunması, Şehir içi ulaşımı (otobüs veya dolmuş) göstermek üzere hazırlanan bir liste düzenlenmesi, Postaya verilen evrakın niteliğini gösteren bir bordro hazırlanması, Vergi mükellefi veya yetkilileri tarafından imzalanması veya firma kaşesi basılması halinde, gerçek miktarları üzerinden kayıtlara gider olarak kaydedilebilecektir.

Bu kadar incelemeye gerek yok aslında dediğinizi biliyorum ancak öyle bir ekonomiye sahibiz ki yapılan tüm harcamaları çok dikkatli takip ederiz ancak büyük gelir kalemlerini ve vergi doğuracak kalemleri kayıt altına almaktan imtina ederiz sürekli. Yukarıdaki konudan hareketle şirketlerimizin tüm işlemleri kayıt altına alınabiliyor mu? Sorusu aklımıza gelmektedir Evet…

Tüm İşlemler Kayıt Altına Alınabiliyor Mu?

Bu soruya evet dememize imkân yok tabiî ki. Kayıt dışılığın yüksek olduğu ülkemizde işlemlerinin tamamını kayıt altına almak isteyen işletmeler bazen ticari faaliyetlerinin gereği olan girdilerinin temini için, işlemlerini kayıtdışı tutmak isteyen işletmelerden mal ve hizmet almak zorunda kalabilmektedirler. En kötü ihtimalle bu şekilde kayıt dışına çıkmış olmaktadırlar.

Giderler konusunda hassas davranan bir kanun yapısına sahip olmamız, tüm işletmelerimizin aynı koşullarda çalışıyor olmaması(vergisel açıdan) ve en önemlisi kayıt içine geçecek mükellefe gösterilen vergisel yük kayıtdışı na geçmeyi tetikleyen bir unsurdur. Selam verip borçlu çıkmak istemeyen mükellef işlemlerini iki yönlü sürdürmektedir. Dünyanın hangi ülkesinde gayri resmi veya resmi muhasebe aynı program altında yürütülmektedir Sadece Türkiye muhasebenin amacı sadece vergisel neticeler almaya dönüşmüş kişilere yol göstermekten vazgeçilmiş korkulan vergisel yüklerden dolayı kaçınılmıştır.

Kayıtdışı ekonomi sorunu tüm ekonomik birimleri kapsamaktadır. Her ne kadar kayıtdışı ekonominin sadece küçük ve orta ölçekli işletmelerde yaygın olduğu ifade edilmekte ise de, gerçekte tüm işletmeler bir şekilde kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin içerisinde yer almaktadır. Ayrıca tamamen kayıtdışı çalışan işletmeler oransal olarak oldukça azdır. Yani kayıtlı ekonomi ile kayıtdışı ekonomi iç içe geçmiş durumdadır. Yukarıda da açıkladığım gibi işimize gelen durumlarda kayıt içine geçmemiz gelmeyen durumlarda ise çıkmamız an meselesi olmuştur.

Bir ülke ekonomisi düşünelim ki bu tür kavram kargaşalarının içine düşsün kaynağı belirsiz paralarla, değerleri 100 kat artmış gayrimenkullerin vergilendirilmemiş kazançları verginin yanına uğramasın, ve bunun gibi vergilendirilmemiş kazançlarla sürdürülebilir gelişme ve kalkınma sürecine giriyor olsun. Bu asla mümkün değildir.

Çözüm

Öncelikle devletin vatandaşı kayıt dışı ekonomiye teşvik eden uygulamalardan vazgeçmesi, kayıt içine giren mükellefi yakalamışken suyunu çıkarayım imajından vazgeçmesi, hazır vatandaşım bana vergisini ödüyorken kıymetini bileyim onu sürekli nasıl bu konuda teşvik ederim yoluna gitmesi gerekmektedir. Ve ödeyenin değil öncelikli olarak ödemeyenin üzerindeki vergi denetimleri artırması gerekmektedir.

Ülkemiz açısından bence ve çoğu kişiye göre sadece ekonomik değil sosyal bir sorun olan kayıt dışılığın önüne geçilmesi konusunda vergi idaresine ve bizlere büyük görevler düşmektedir. Fişlerimize, aldığımız faturaya ve muhteviyatına dikkatle bakalım en azından bunu yapalım.
 

Kaynak:Fıratymm

İlker ERSERİM

 

                                                                                                                                              

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- Türkiye'nin Muhasebe Rehberi. Her hakkı saklıdır.