| |
Belgesiz harcamalar gider olarak yazılabilir mi?
Vergi Usul Kanunu’na göre,
defter ve kayıtlara yazılacak olan tüm giderlerin,
belgeye dayandırılması şartı bulunmaktadır. Bu ifade
belgesiz yapılan bir harcamanın gider
yazılmayacağını da ifade etmektedir.
Bu durumun istisnası olan üç gider türü Vergi Usul
Kanunu’nun “Tevsiki Zaruri Olmayan Kayıtlar”
başlıklı 228. maddesinde; aşağıdaki şekilde yer
verilmiştir.
1- Örf ve teamüle göre bir belgeye dayandırılması
mutat olmayan (alışıla gelmemiş) çeşitli giderler
(bahşiş, yol harcırahı gibi),
2- Belgenin sağlanmasına olanak bulunmayan çeşitli
giderler (şehir içi ulaşım dolmuş, otobüs, posta
pulu ve telefon harcamaları gibi),
3- Vergi Kanunları’na göre götürü olarak tespit
edilen giderler
1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek
miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve
miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun
bulunması şarttır.
1 ve 2 nolu fıkralarda yazılan gideler hakkındaki
kafalardaki soru işareti Maliye Bakanlığı’nın
30.06.1992 tarih ve 224444-228-24/53986 Sayılı
Özelgesi’nde ortadan kalkmıştır.
Bu harcamalarda
bulunacak temel nitelikleri özelge şu şekilde
sıralamışıtr;
Faaliyetlerle ilgili olması hakkında ilgili detayı,
İşin genişliğine ve niteliğine uygun bulunması,
Şehir içi ulaşımı (otobüs veya dolmuş) göstermek
üzere hazırlanan bir liste düzenlenmesi, Postaya
verilen evrakın niteliğini gösteren bir bordro
hazırlanması, Vergi mükellefi veya yetkilileri
tarafından imzalanması veya firma kaşesi basılması
halinde, gerçek miktarları üzerinden kayıtlara gider
olarak kaydedilebilecektir.
Bu kadar incelemeye gerek yok aslında dediğinizi
biliyorum ancak öyle bir ekonomiye sahibiz ki
yapılan tüm harcamaları çok dikkatli takip ederiz
ancak büyük gelir kalemlerini ve vergi doğuracak
kalemleri kayıt altına almaktan imtina ederiz
sürekli. Yukarıdaki konudan hareketle
şirketlerimizin tüm işlemleri kayıt altına
alınabiliyor mu? Sorusu aklımıza gelmektedir Evet…
Tüm İşlemler Kayıt
Altına Alınabiliyor Mu?
Bu soruya evet dememize imkân yok tabiî ki. Kayıt
dışılığın yüksek olduğu ülkemizde işlemlerinin
tamamını kayıt altına almak isteyen işletmeler bazen
ticari faaliyetlerinin gereği olan girdilerinin
temini için, işlemlerini kayıtdışı tutmak isteyen
işletmelerden mal ve hizmet almak zorunda
kalabilmektedirler. En kötü ihtimalle bu şekilde
kayıt dışına çıkmış olmaktadırlar.
Giderler konusunda hassas davranan bir kanun
yapısına sahip olmamız, tüm işletmelerimizin aynı
koşullarda çalışıyor olmaması(vergisel açıdan) ve en
önemlisi kayıt içine geçecek mükellefe gösterilen
vergisel yük kayıtdışı na geçmeyi tetikleyen bir
unsurdur. Selam verip borçlu çıkmak istemeyen
mükellef işlemlerini iki yönlü sürdürmektedir.
Dünyanın hangi ülkesinde gayri resmi veya resmi
muhasebe aynı program altında yürütülmektedir Sadece
Türkiye muhasebenin amacı sadece vergisel neticeler
almaya dönüşmüş kişilere yol göstermekten
vazgeçilmiş korkulan vergisel yüklerden dolayı
kaçınılmıştır.
Kayıtdışı ekonomi sorunu tüm ekonomik birimleri
kapsamaktadır. Her ne kadar kayıtdışı ekonominin
sadece küçük ve orta ölçekli işletmelerde yaygın
olduğu ifade edilmekte ise de, gerçekte tüm
işletmeler bir şekilde kayıt dışı ekonomik
faaliyetlerin içerisinde yer almaktadır. Ayrıca
tamamen kayıtdışı çalışan işletmeler oransal olarak
oldukça azdır. Yani kayıtlı ekonomi ile kayıtdışı
ekonomi iç içe geçmiş durumdadır. Yukarıda da
açıkladığım gibi işimize gelen durumlarda kayıt
içine geçmemiz gelmeyen durumlarda ise çıkmamız an
meselesi olmuştur.
Bir ülke ekonomisi düşünelim ki bu tür kavram
kargaşalarının içine düşsün kaynağı belirsiz
paralarla, değerleri 100 kat artmış gayrimenkullerin
vergilendirilmemiş kazançları verginin yanına
uğramasın, ve bunun gibi vergilendirilmemiş
kazançlarla sürdürülebilir gelişme ve kalkınma
sürecine giriyor olsun. Bu asla mümkün değildir.
Çözüm
Öncelikle devletin vatandaşı kayıt dışı ekonomiye
teşvik eden uygulamalardan vazgeçmesi, kayıt içine
giren mükellefi yakalamışken suyunu çıkarayım
imajından vazgeçmesi, hazır vatandaşım bana
vergisini ödüyorken kıymetini bileyim onu sürekli
nasıl bu konuda teşvik ederim yoluna gitmesi
gerekmektedir. Ve ödeyenin değil öncelikli olarak
ödemeyenin üzerindeki vergi denetimleri artırması
gerekmektedir.
Ülkemiz açısından bence ve çoğu kişiye göre sadece
ekonomik değil sosyal bir sorun olan kayıt dışılığın
önüne geçilmesi konusunda vergi idaresine ve bizlere
büyük görevler düşmektedir. Fişlerimize, aldığımız
faturaya ve muhteviyatına dikkatle bakalım en
azından bunu yapalım.
|
|