| |
Savaş,
borsa ve küçük yatırımcılar
Askeri gerilimlerin ön plana
çıktığı zamanlarda, sermaye piyasaları temel ekonomik
parametreleri dikkate almaktan çok 'irrasyonel' bir panik
havası yaşıyor. Son dönemde Ortadoğu'daki askeri gerilim
petrol fiyatlarının rekor seviyelere ulaşmasına ve sermaye
piyasalarında satışların artmasına neden oluyor. Petrol
arzını engelleyici bir durum olmadığı takdirde petrol
fiyatlarındaki çıkışın da gidebileceği bir üst nokta
bulunuyor. Ve söz konusu askeri operasyonların ekonominin
temel verileri üzerindeki etkileriyle ilgili daha 'rasyonel'
bir algı zamanla oluşuyor. Yani panik havasının yersizliği
anlaşıldıktan sonra tekrar temel parametrelere yönelen
sermaye piyasaları normal seyrine dönüyor. Gelişmiş
piyasalarda 'akıllı para'nın temsilcileri bu gerçeği biliyor
ve kendilerinin bu dönemlerde sermayelerini 'panik' ile
değil 'akıntıya ters giderek' yönlendiriyorlar. Ünlü yatırım
bankacılığı ailesi Rothschild'in kurucularından birinin şu
tanımlaması örnek olarak veriliyor: 'Top sesleri
duyulduğunda al, (barış) borozanlar(ı) öttüğünde sat'.
Ortadoğu'daki gerginliğin tırmanma ve yayılma ihtimali ve
ABD ile stratejik önceliklerin çakışması Türkiye'de artan
terör olaylarından sonra Kuzey Irak'a yönelik bir sınır
ötesi operasyonun gündeme gelmesi İMKB'de henüz sert bir
düşüş oluşturmasa da seyri üzerinde bir baskı oluşturuyor.
Önümüzdeki günlerde bir operasyon kararının kesinleşmesi ve
uluslararası arenada destek bulması sermaye piyasalarına da
yansıyabilecek. Böyle bir kararın çıkması özellikle 'küçük'
yatırımcıların panik haliyle borsadan çıkmasına neden
olabilecek, fakat sonrasında suların durulması ve
piyasaların eski haline dönmesiyle birlikte bu paniğin
yersizliği anlaşılacak. Yani böylesi bir satış, küçük
yatırımcıların 'silkelenmesiyle' sonuçlanabilecek. 2003
yılının başlarında Amerika'nın Irak müdahalesi ve tezkere
kriziyle ilgili süreçte de benzeri bir seyir yaşandı. Şubat
ortalarında 11.500 seviyesini aşan borsa, gerginlik
ortamında mart ayında 9.200 seviyelerine kadar düşerken,
nisan ayında yükselişe geçerek tekrar kriz öncesi
seviyelerini yakaladı. Burada da zarar görenler paniğe
kapılıp 'dipten' satan yatırımcılar oldu. Yatırımcıların
'yatırım ufku'nun uzaması, borsayla daha çok ilintili olan
ekonomik ve mali göstergelerin daha fazla dikkate alınmasına
neden oluyor. Küçük yatırımcıların da bu perspektifden
bakması ve kamu ve ödemeler dengesi, büyüme, enflasyon,
faiz, kur gibi göstergelerden yola çıkarak yatırım
kararlarını vermeleri gerekiyor. Mayıs ayında ortaya çıkan
belirsizlik, orta vadede yaratabileceği riskler saklı kalmak
koşuluyla, durulma sürecine giriyor. Kur ve faiz gibi
belirsizliğe ilk ve en hızlı tepki veren göstergeler artık
yeni denge noktalarına ulaşmış gözüküyor. Büyüme, enflasyon
ve ödemeler dengesi hedefleri ise revize ediliyor. Ulaşılan
bu yeni 'denge' noktasından bakıldığında olası bir
operasyonun ekonomik göstergeler üzerinde kalıcı ve sert bir
etki bırakma ihtimalinin düşük olduğu görülüyor.
Savaşlar ve askeri operasyonlar kimi zaman ekonomik
parametreler üzerinde direkt ilişkide olsa bile, böyle bir
operasyonun varlığı birebir bir ekonomik sıkıntı veya krizin
olacağı anlamına gelmiyor. Doğası itibarıyla direkt olarak
ekonomik göstergelerle ilişki içinde olan sermaye
piyasalarının askeri gerilimlere verdiği tepkiler çoğunlukla
geçici oluyor. 'Büyük' yatırımcıların farkında olduğu bu
gerçeğin küçük yatırımcıların da bilincinde olması ve
birikimlerini zarara uğratmamak için 'top sesleri'
başladığında en azından pozisyonlarını korumaları gerekiyor.
Metin Ercan
Radikal |
|