|
Çalışma Belgesi Nedir, Nasıl Düzenlenir ?
I- GİRİŞ
İş Kanunu işverenlere
bir takım yükümlülükler getirmiştir. Söz
konusu yükümlülüklerden biri de, işten
ayrılan işçiye çalışma belgesi verilmesidir.
İş Kanunu’nun 28. maddesinde düzenlenen
çalışma belgesi, piyasada daha çok bonservis
olarak adlandırılmaktadır. Bu yazıda çalışma
belgesinin düzenlenmesi ele alınacaktır.
II- 4857 SAYILI İŞ
KANUNU’NDAN ÖNCEKİ DÜZENLEMELER
A- ÇALIŞMA BELGESİ
1475 sayılı eski İş
Kanunu’nun 20. maddesi, işinden ayrılan
işçiye, işveren tarafından işinin çeşidini
ve süresini gösteren bir belgenin
verileceğini, işverenin belgedeki imzasının,
işçinin dilemesi halinde o yerdeki muhtar
veya mülki amir tarafından da onaylanacağını
(1)
hükme bağlamıştı.
Aynı maddede ayrıca,
işveren tarafından çalışma belgesinin
verilmemesi halinde neler yapılacağı da izah
edilmişti. Şöyle ki, işverenin, işçinin
istediği belgeyi vermemekte direnmesi
halinde veyahut belgeye işçi için doğru
olmayan yazıları yazması halinde, işçinin
yahut yeni işine girdiği işverenin isteği
üzerine, o yerdeki muhtar veya mülki amir
tarafından yapılacak inceleme sonucunu
gösteren bir belgenin, işçiye veya yeni
işverene verileceği
(2)
belirtilmişti.
Belgenin vaktinde
verilmemesinden veyahut belgede doğru
olmayan yazılar bulunmasından zarar gören
işçinin veyahut bu işçiyi işine alan yeni
işverenin eski işverenden zarar ve ziyan
isteyebileceği ve söz konusu belgelerin her
türlü resim ve harçtan muaf oldukları
öngörülmüştü.
1475 sayılı Kanun’un
98/5. maddesine göre, 20. maddede yazılı
belgeyi işçiye vermeyen veya bu belgede
gerçeğe aykırı bilgi veren işveren veya
vekiline idari para cezası öngörülmüştü.
B-
ÇALIŞMA VE KİMLİK KARNESİ
1475 sayılı eski İş
Kanunu’nun 21. maddesi, işverene işçiye ait
bilgileri ihtiva eden çalışma ve kimlik
karnesi verme yükümlülüğü getirmişti. Buna
göre, işveren işe aldığı her işçiye en geç
on beş gün
(3)
içinde “işçi
çalışma ve kimlik karnesi”
vermek zorundaydı. Söz konusu karnenin ancak
İş ve İşçi Bulma Kurumu (Türkiye İş Kurumu)
(4)
tarafından tek tip olarak bastırılacağı ve
parası karşılığında işverenlere verileceği
belirtilmişti.
Sözü edilen karnelerin şekli, içine nelerin
yazılacağı ve nasıl alınıp verileceği ve
kullanılacağı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı tarafından çıkarılan İşçi Çalışma
ve Kimlik Karnesi Tüzüğü’nde
(5)
gösterilmişti.
1475
sayılı Kanun’un 98/5. maddesine göre, 21.
maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik
karnesini vermeyen işveren veya vekiline
idari para cezası öngörülmüştü.
III-
4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA GÖRE ÇALIŞMA
BELGESİ
A- TANIM
Çalışma belgesini
düzenleyen İş Kanunu’nun 28. maddesine göre,
işten ayrılan işçiye, işveren tarafından
çalışma belgesi verilmelidir. Çalışma
belgesinde, işin çeşidinin ne olduğu ve
süresi belirtilmelidir. Zira, madde metninde
çalışma belgesinden
“işin çeşidinin ne
olduğunu ve süresini gösteren bir belge”
olarak bahsedilmiştir
(6).
Buna göre çalışma belgesi,
“işveren tarafından
işten ayrılan işçiye verilen ve işçinin
işinin çeşidi ile süresinin gösterildiği
belge”
olarak tanımlanabilir.
Söz konusu maddeyle,
eski Kanunu’nda düzenlenen, Türkiye İş
Kurumu’ndan temin edilen ve işyerinde
çalışan işçilere verilme zorunluluğu bulunan
“İşçi
Çalışma ve Kimlik Karnesi”
uygulaması da kaldırılmıştır.
B- ZARARIN TAZMİNİ
Çalışma belgesini
düzenleyen İş Kanunu’nun 28. maddesine göre,
çalışma belgesinin vaktinde verilmemesinden
veya belgede doğru olmayan bilgiler
bulunmasından zarar gören işçi veyahut
işçiyi işine alan yeni işveren, eski
işverenden tazminat isteyebilir.
1- Belgenin
Vaktinde Verilmemesi
28 maddede, çalışma
belgesinin vaktinde verilmemesinden zarar
gören işçinin veya işçiyi işine alan yeni
işverenin eski işverenden tazminat
isteyebileceğine yer vermiştir. Ancak madde
metninde çalışma belgesinin ne zaman
verileceğine dair açık bir hüküm
bulunmamaktadır. İşin doğası gereği, söz
konusu çalışma belgesinin iş sözleşmesinin
feshiyle düzenlenerek işçiye verilmesi
gerekmektedir. Çalışma belgesine yönelik
cezayı düzenleyen İş Kanunu’nun 99/C
maddesi,
“bu Kanun’un; 28. maddesine aykırı olarak
çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne
aykırı davranan veya bu belgeye gerçeğe
aykırı bilgi yazan işveren veya işveren
vekiline ceza verileceğini; yani, çalışma
belgesinin düzenlenmemesinin veya belgeye
gerçeğe aykırı bilgi yazılmasının cezaya
sebep olacağını belirtmiş, çalışma
belgesinin “işçiye verilmesi” hususuna
değinmemiştir. Başka bir anlatımla, çalışma
belgesinin düzenlendiği ancak işçiye
verilmediği hallerde ne yapılacağı
uygulamada sıkıntılara sebep olacak
niteliktedir. Denebilir ki, Kanun’un ruhuna
uygun olarak çalışma belgesinin işçiye
verilmesi için düzenlenmesi gerekir. Bunu
teyiden madde metninde “işten ayrılan
işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin
ne olduğunu ve süresini gösteren bir belge
verilir”
ifadesine yer verilmiştir. Ancak cezayı
düzenleyen İş Kanunu’nun 99/C maddesi, bu
Kanun’un; 28. maddesine aykırı olarak
çalışma belgesi
düzenleme
yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu
belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren
veya işveren vekiline ceza verileceğini
belirtmiştir, ancak lâfzen
“çalışma belgesinin
verilmemesinden”
bahsetmemiştir. Söz konusu ihtilaf
uygulamada sıkıntılara sebep olacak nitelik
göstermektedir.
2- Belgeye, Doğru
Olmayan Bilgilerin Yazılması
28.
madde, çalışma belgesinde doğru olmayan
bilgiler bulunmasından zarar gören işçinin
veyahut işçiyi işe alan yeni işverenin, eski
işverenden tazminat isteyebileceğine yer
vermiştir. Başka bir ifadeyle, çalışma
belgesinde doğru bilgilere yer verilmelidir.
Ancak, özellikle toplu iş sözleşmesinin veya
yazılı iş sözleşmesinin veyahut işyeri
yönetmelikleri gibi yazılı anlaşma
metinlerinin bulunmadığı işyerlerinde doğru
bilgiye ulaşmada zorluklar söz konusu
olabilmektedir. Zira, ihtilaflı konular
olabilmekte; tarafların karşılıklı
menfaatlerinin (fiili ücretin bordrolara
yansıtılmadığı haller, ücret bordrolarına
yansıtılmayan sosyal yardımlar vs… gibi)
çatıştığı durumlarda farklı beyanlar ortaya
çıkabilmektedir. Bu yüzden işçi ve işveren
ilişkilerinin yazılı hale getirilmesinde
fayda bulunmaktadır.
3- Zararın Varlığı
28. madde,
“belgenin vaktinde
verilmemesinden veya belgede doğru olmayan
bilgiler bulunmasından zarar gören işçi
veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski
işverenden tazminat isteyebilir”
demekle, tazminat isteyebilmek için zararın
ortaya çıkmasını aramıştır. Başka bir
ifadeyle, işten ayrılan işçinin veya işçiyi
işine alan yeni işverenin, eski işverenden
tazminat isteyebilmesi için çalışma
belgesinin vaktinde verilmemesinden veya
belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından
zarar gördüğünü ortaya koyması gereklidir.
4- İşçinin veya
İşçiyi İşine Alan Yeni İşverenin Talepte
Bulunabilmesi
28.
madde, belgenin vaktinde verilmemesinden
veya belgede doğru olmayan bilgiler
bulunmasından sadece zarar gören işçinin
değil, işçiyi işine alan yeni işverenin de,
eski işverenden tazminat isteyebilmesine
imkân tanımıştır. Başka bir ifadeyle,
çalışma belgesini vaktinde verilmemesinden
veya doğru olmayan bilgilerin yazılmasından
dolayı işçiyi işe alan işveren de eski
işverenden tazminat isteyebilecektir.
C- MUAFİYET
İş Kanunu, bazı işler
ve kişileri Kanun’un uygulanmasında istisna
etmiştir. İş Kanunu’ndaki istisnaları iki
kategoriye ayırmak mümkündür
(7).
Birinci kategoride, İş Kanunu’ndan bütünüyle
istisna edilen işler veya kişiler söz konusu
iken (İş Kanunu md. 4); ikinci kategoride,
İş Kanunu’nun bazı hükümlerinin istisna
edilmesi söz konusudur (İş Kanunu md. 10.).
İş Kanunu’nun 10.
maddesi “nitelikleri
bakımından en çok 30 iş günü süren işlere
süreksiz iş, bundan fazla süren işlere
sürekli iş denir”
hükmü ile işleri sürekli ve süreksiz olarak
iki bölüme ayırmıştır. Burada sürenin
belirlenmesinde iş günü esası
getirildiğinden söz konusu otuz günlük
sürenin hesaplanmasında hafta tatili, ulusal
bayram ve genel tatil günleri göz önüne
alınmayacaktır
(8).
4857
sayılı İş Kanunu 10. maddesi, İş Kanunu’nun
uygulanmasında bazı maddelerin süreksiz
işlere uygulanmayacağını belirtmiştir.
Süreksiz işlerde uygulanmayacak maddelerden
biri de, 28 madde düzenlenen çalışma belgesi
yükümlülüğüdür. Başka bir ifadeyle, süreksiz
işte işçi istihdam eden işverenin işten
ayrılan işçiye çalışma belgesi verme
zorunluluğu söz konusu değildir.
D- KANUNİ MÜEYYİDE
İş Kanunu’nun 99/C
maddesine göre, İş Kanunu’nun 28. maddesine
aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme
yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu
belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren
veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi
için 2006 yılında 77 YTL para cezası
verilecektir.
IV-
SONUÇ
İş Kanunu’nun 28.
maddesine göre işveren, işten ayrılan
işçiye, çalışma belgesi vermelidir.
Söz konusu belgenin
vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru
olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören
işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren
eski işverenden tazminat isteyebilir.
İş Kanunu’nun 28.
maddesine aykırı olarak çalışma belgesi
düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya
bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan
işveren veya işveren vekiline para cezası
verilir.
ÇALIŞMA BELGESİ
|
İŞYERİNİN
ÜNVANI |
: |
|
İŞYERİNİN
ADRESİ |
: |
|
İŞYERİ ÇSGB
BÖLGE MÜD. NO |
: |
|
İŞYERİ SSK
SİCİL NO |
: |
|
İŞÇİNİN; |
|
|
ADI SOYADI |
: |
|
SSK SİCİL
NO |
: |
|
İŞE GİRİŞ
TARİHİ |
: |
|
İŞTEN
AYRILIŞ TARİHİ |
: |
|
İŞYERİNDE
ÇALIŞTIĞI BÖLÜM |
: |
|
UNVANI
|
: |
|
BU
BÖLÜMDE; |
|
|
ÇALIŞMAYA
BAŞLADIĞI TARİH |
: |
|
ÇALIŞMA
SÜRESİ |
: |
Bu belge, 4857 sayılı
İş Kanunu’nun 28. maddesi gereğince
hazırlanmış, yukarıda adı soyadı belirtilen
……………………………. verilmiştir. … /… /2006
İşveren/İşveren Vekili
İşyeri Kaşesi/İmza
Yukarıdaki bilgiler
doğrudur. Söz konusu belgenin bir nüshasını
aldım. .../.../ 2006
İşçi /imza
--------------
Kaynak:
Muzaffer KOÇ
İş Müfettişi
Yaklaşım Dergisi Sayı: 162
(1)
Madde onamaya bir istisna getirmişti. Şöyle
ki, genel ve katma bütçeli dairelerle
mahalli idarelerden veya Kamu İktisadi
Teşebbüslerinden yahut özel kanuna veya özel
kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan
banka ve kuruluşlardan veya bunlara bağlı
işyerlerinden yahut kamu yararına yardımcı
derneklere bağlı işyerlerinden çıkan işçinin
aldığı belgeler hakkında yukarıdaki onama
hükmünün uygulanmayacağı belirtilmişti
(1475/20. md.).
(2)
Madde, muhtar veya mülki amir tarafından
yapılacak inceleme için bir süre tahdidi
koymuştu. Buna göre, muhtar veya mülki amir
tarafından yapılacak incelemenin bir haftada
bitirileceği ve gerekli belgenin muhtar veya
mülki amirlikçe verileceği belirtilmişti
(1475/20. md.).
(3)
Deneme süresine bağlı tutulan işçiler için
bu onbeş günlük sürenin, deneme süresinin
bitiminden sonra başlayacağı hükme
bağlanmıştı (1475/21. md.).
(4)
İş ve İşçi Bulma Kurumu daha sonra yeniden
yapılandırılarak Türkiye İş Kurumu ismini
almıştır.
(5)
Söz konusu
İşçi Çalışma ve Kimlik Karnesi Tüzüğü,
14.05.1973 tarih ve 14544 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
(6)
Yazının sonuna, özelikle uygulamada
çıkabilecek sıkıntılar da dikkate alınarak,
bir çalışma belgesi örneği eklenmiştir.
(7)
Muzaffer KOÇ, “4857 Sayılı İş Kanunu’nun
Kapsamı ve İstisnalar”,
Vergici ve
Muhasebeciyle Diyalog,
Sayı: 199, Kasım 2004, s. 168-176
(8)
Kenan TUNÇOMAĞ,
İş Hukukunun Esasları,
Beta Basım, İstanbul, 1989, s. 50 |