| |
Bir destan böyle yazıldı
Büyük Zafer’e giden yolda, milletin
önderle birbirine karşılıklı inanç ve güveni ile
askerin büyük kahramanlığı en önemli yapı taşlarını
oluşturdu.
Ordu ve milletin önderinin etrafında kenetlenmesiyle
verilen ölüm-kalım savaşının, bir ulusun
bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlandığı Büyük
Zafer, 84. yaşına ulaştı.
Büyük Zafer’in yapı taşlarını, milletin önderle
birbirine karşılıklı inanç ve güveninin yanında 15
güne yakın zamanda 450 kilometreyi yaya ve savaşarak
kat eden bir ordunun kahramanlığı oluşturdu. Harekat
büyük bir gizlilik içinde yürütüldü.
28 Temmuz günü futbol maçı bahane edilerek ordu
komutanları Akşehir’e çağırıldı. Ajans ve gazetelere
21 Ağustos’ta Çankaya’da çay davetinin verildiğinin
duyurulduğu sırada Mustafa Kemal, gizlice Ankara’dan
ayrıldı. Türk ordusu 450 kilometrelik mesafeyi yaya
ve savaşarak geçerken, çoğunlukla süngü hücumları ve
insanüstü çabalarla gerçekleşen Büyük Taarruz’u,
Gazi ateş hatları arasından bizzat idare ettikten
sonra 31 Ağustos gününü “Bir mahşer yerini
andırıyordu” diye anlattı.
BÜYÜK TAARRUZ
Bir ulusu zafere taşıyacak Büyük Taarruz, 26 Ağustos
sabaha karşı saat 04.30’da Kocatepe’den başladı.
Çoğunlukla süngü hücumları ve insanüstü çabalarla
gerçekleşen Büyük Taarruz ile iki gün içinde
düşmanın Karahisar’ın güneyinde 50 ve doğusunda
20-30 kilometre uzunluğundaki cepheleri düşürüldü.
Düşman ordusunun bütün kuvvetleri, Aslıhanlar
yöresinde kuşatıldı.
Askeri tarihe “Başkomutan Meydan Muharebesi” olarak
geçen ve Gazi’nin Dumlupınar’da ateş hatları
arasından bizzat idare ettiği savaşta, ana kuvvetler
yok edildi. Büyük Zafer’i, 1 Eylül 1922 günü ulusa
duyuran Başkomutan, kaçan düşmanın takibi için
ordulara da tarihi emrini verdi: “İlk hedefiniz
Akdeniz’dir. İleri. “Türk ordusu, Başkomutan’ın
emrini, 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e girerek yerine
getirdi.
|
|