| |
Borca itiraz etmenin cezası
Borca itiraz etmenin de cezası mı
olurmuş?’ demeyin, oluyor! O nedenle, borca itiraz
etmeden özellikle ödeme emrine itiraz etmeden önce,
bu yazıyı okumanızda fayda var.
Ödeme emri, ceza ihbarnamesi, haciz ihbarnamesi gibi
belgeler, hepimizin korkulu rüyası. Bu belgeleri
tebliğ alanlar panikten ne yapacaklarını
şaşırıyorlar. Haklılar, çünkü bilmiyorlar.
star okurları hatırlayacaklardır; geçtiğimiz
haftalarda, ‘Mal Beyanında Bulunmayana Hapis
Tehlikesi’ başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu konuya
ilgi gösteren çok okurumuz oldu. Bu konuyla
bağlantılı olan, vergi hukuku kapsamında, ödeme
emrine itiraz konusunu da ele almamı rica ettiler.
Ben de bugünkü yazımda bu konuyu ele alacağım.
Ödeme emri
Bazı durumlarda, borçlu olanlara ‘ödeme emri’ diye
adlandırılan, bir belge tebliğ edilir. Ödeme emri,
borcun asıl ve fer’ilerinin (gecikme faizi vs.)
mahiyet ve miktarı, nereye ödeneceği, süresinde
ödenmediği ya da mal bildiriminde bulunulmadığı
takdirde, borcun cebren tahsil edileceği
kayıtlarını, taşıyor.
Bir gün evde ya da işyerinizde, çayınızı
yudumlarken, kapınızı bir tebligat memuru çalıyor ve
kapıyı açınca size, bir ödeme emri tebligatı
yapacağını söylüyor. Siz de şaşkın bir vaziyette,
çaresiz, tebligatı alıyorsunuz. Bu saatten sonra ne
yapabilirsiniz?
Ödeme emrine itiraz
Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, tebliğ
tarihinden itibaren ‘7 gün içinde’ vergi
mahkemesinde dava açabilir. (6183 Sayılı Kanun md.
58) Bu süreye çok dikkat etmek lazım. Süreler için
çok sık kullandığım bir tabir var. Süre, ‘pimi
çekilmiş bomba gibidir.’ Kaçırdınız mı geçmiş olsun.
Bir daha geriye dönüşü olmaz. Bu bombayı elinizde
patlatmamaya gayret edin.
İtiraz sebepleri
Öyle, her aklınıza gelen sebepten dolayı, ödeme
emrine itiraz etmeniz mümkün değil. İtiraz sebepleri
sınırlı. Sadece üç sebepten ödeme emrine itiraz
edebiliyorsunuz. Bunlar;
1. Borcun Olmadığı İddiası
‘Böyle bir borcum yoktur’ iddiası, borcun önceden
ödenmiş olduğu, borcun hiç doğmamış olduğu ya da
tahsil edilmesinin mümkün olmadığı anlamına geliyor.
Eğer borçlu, borcunu, borcun doğduğu tarih ile ödeme
emrinin tebliğ edildiği tarih arasında ödemiş ise
ödeme emri konu unsuru açısından, hukuka aykırıdır
ve dava açma nedeni oluşturur.
2. Borcun Kısmen Ödendiği İddiası
Bazı durumlarda, alacaklı kamu idaresi, daha önce
ödenmiş olan miktarı düşmeden, borçluya, tekrar
ödeme emri tebliğ etmiş olabilir. Bu durumda borçlu,
‘borcun kısmen ödendiği’ iddiası ile dava açabilir.
Bu iddia ile açılan davada, ödeme emri, kısmen iptal
kısmen de tasdik edilebilir.
3. Borcun Zaman Aşımına Uğradığı İddiası
Vergi hukukunda ‘tahsil zamanaşımı’ ve ‘tahakkuk
zamanaşımı’ olmak üzere iki tür zamanaşımı vardır.
Tahsil zamanaşımı; kanunda belirlenmiş olan sürenin
geçmesinden sonra, alacaklı kamu idaresinin,
alacağını tahsil etme yetkisinin, ortadan kalkması
anlamına geliyor. Tahakkuk zamanaşımında ise vergi
alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından
başlayarak, 5 yıl içinde, mükellefe tarh ve tebliğ
edilmez ise borcun artık istenmesi mümkün olmuyor.
Haksız çıkma zammı
Yazımızın başlığında dile getirdiğimiz ‘borca itiraz
etmenin cezası’ ile anlatmak istediğimiz aslında
‘haksız çıkma zammı.’
Ödeme emrine karşı açılmış bir davada, sonucun ne
olacağı hem davayı açan borçlu için hem de davalı
idare için büyük bir önem arzediyor. Ya
kazanıyorsunuz ya da kaybediyorsunuz.
Davaya bakan mahkeme, borçlunun itiraz nedenlerini
haklı görmediği için davayı reddedebiliyor. Bu
durumda, borçlunun, reddedilen miktar üzerinden
yüzde 10 zamlı olarak ödeme yapması söz konusu
oluyor. ‘Haksız çıkma zammı’ olarak tanımladığımız
bu ödeme, kısmen ya da tamamen haksız çıkan
borçlunun, haksız çıktığı miktar üzerinden, ödemek
zorunda kaldığı miktar, anlamına geliyor.
Burada asıl amaç; kötü niyetli borçluların, gereksiz
yere, yargı mercilerini meşgul ederek, borcun
ödenmesini geciktirmelerini önlemek. Bu uygulama,
çoğu zaman, ödeme güçlüğü çeken borçluların, yüksek
tutarlı ödeme emirlerine karşı dava açmaktan
çekinmelerine neden oluyor.
Demek ki ödeme emrine karşı dava açılacak ise itiraz
sebeplerinden çok emin olmamız gerekiyor. Aksi
halde, üzerine, bir de yüzde 10 zam ödemek durumunda
kalabiliriz.
Zuhal Kızılot Star
31.08.2006
|
|