Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 TÜRKİYE' NİN MUHASEBE REHBERİ. "GÜNCEL MALİ MEVZUATLAR, DUYURULAR VE HABERLER"

 

 

 

-Muhasebe, Güncel Mali Mevzuat, Duyurular ve Haberler-31.08.2006-

---------------------------------------------------------------------------

 

Borca itiraz etmenin cezası
 

Borca itiraz etmenin de cezası mı olurmuş?’ demeyin, oluyor! O nedenle, borca itiraz etmeden özellikle ödeme emrine itiraz etmeden önce, bu yazıyı okumanızda fayda var.

Ödeme emri, ceza ihbarnamesi, haciz ihbarnamesi gibi belgeler, hepimizin korkulu rüyası. Bu belgeleri tebliğ alanlar panikten ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Haklılar, çünkü bilmiyorlar.

star okurları hatırlayacaklardır; geçtiğimiz haftalarda, ‘Mal Beyanında Bulunmayana Hapis Tehlikesi’ başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu konuya ilgi gösteren çok okurumuz oldu. Bu konuyla bağlantılı olan, vergi hukuku kapsamında, ödeme emrine itiraz konusunu da ele almamı rica ettiler. Ben de bugünkü yazımda bu konuyu ele alacağım.

Ödeme emri

Bazı durumlarda, borçlu olanlara ‘ödeme emri’ diye adlandırılan, bir belge tebliğ edilir. Ödeme emri, borcun asıl ve fer’ilerinin (gecikme faizi vs.) mahiyet ve miktarı, nereye ödeneceği, süresinde ödenmediği ya da mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde, borcun cebren tahsil edileceği kayıtlarını, taşıyor.

Bir gün evde ya da işyerinizde, çayınızı yudumlarken, kapınızı bir tebligat memuru çalıyor ve kapıyı açınca size, bir ödeme emri tebligatı yapacağını söylüyor. Siz de şaşkın bir vaziyette, çaresiz, tebligatı alıyorsunuz. Bu saatten sonra ne yapabilirsiniz?

Ödeme emrine itiraz

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, tebliğ tarihinden itibaren ‘7 gün içinde’ vergi mahkemesinde dava açabilir. (6183 Sayılı Kanun md. 58) Bu süreye çok dikkat etmek lazım. Süreler için çok sık kullandığım bir tabir var. Süre, ‘pimi çekilmiş bomba gibidir.’ Kaçırdınız mı geçmiş olsun. Bir daha geriye dönüşü olmaz. Bu bombayı elinizde patlatmamaya gayret edin.

İtiraz sebepleri

Öyle, her aklınıza gelen sebepten dolayı, ödeme emrine itiraz etmeniz mümkün değil. İtiraz sebepleri sınırlı. Sadece üç sebepten ödeme emrine itiraz edebiliyorsunuz. Bunlar;

1. Borcun Olmadığı İddiası

‘Böyle bir borcum yoktur’ iddiası, borcun önceden ödenmiş olduğu, borcun hiç doğmamış olduğu ya da tahsil edilmesinin mümkün olmadığı anlamına geliyor.

Eğer borçlu, borcunu, borcun doğduğu tarih ile ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih arasında ödemiş ise ödeme emri konu unsuru açısından, hukuka aykırıdır ve dava açma nedeni oluşturur.

2. Borcun Kısmen Ödendiği İddiası

Bazı durumlarda, alacaklı kamu idaresi, daha önce ödenmiş olan miktarı düşmeden, borçluya, tekrar ödeme emri tebliğ etmiş olabilir. Bu durumda borçlu, ‘borcun kısmen ödendiği’ iddiası ile dava açabilir. Bu iddia ile açılan davada, ödeme emri, kısmen iptal kısmen de tasdik edilebilir.

3. Borcun Zaman Aşımına Uğradığı İddiası

Vergi hukukunda ‘tahsil zamanaşımı’ ve ‘tahakkuk zamanaşımı’ olmak üzere iki tür zamanaşımı vardır. Tahsil zamanaşımı; kanunda belirlenmiş olan sürenin geçmesinden sonra, alacaklı kamu idaresinin, alacağını tahsil etme yetkisinin, ortadan kalkması anlamına geliyor. Tahakkuk zamanaşımında ise vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından başlayarak, 5 yıl içinde, mükellefe tarh ve tebliğ edilmez ise borcun artık istenmesi mümkün olmuyor.

Haksız çıkma zammı

Yazımızın başlığında dile getirdiğimiz ‘borca itiraz etmenin cezası’ ile anlatmak istediğimiz aslında ‘haksız çıkma zammı.’

Ödeme emrine karşı açılmış bir davada, sonucun ne olacağı hem davayı açan borçlu için hem de davalı idare için büyük bir önem arzediyor. Ya kazanıyorsunuz ya da kaybediyorsunuz.

Davaya bakan mahkeme, borçlunun itiraz nedenlerini haklı görmediği için davayı reddedebiliyor. Bu durumda, borçlunun, reddedilen miktar üzerinden yüzde 10 zamlı olarak ödeme yapması söz konusu oluyor. ‘Haksız çıkma zammı’ olarak tanımladığımız bu ödeme, kısmen ya da tamamen haksız çıkan borçlunun, haksız çıktığı miktar üzerinden, ödemek zorunda kaldığı miktar, anlamına geliyor.

Burada asıl amaç; kötü niyetli borçluların, gereksiz yere, yargı mercilerini meşgul ederek, borcun ödenmesini geciktirmelerini önlemek. Bu uygulama, çoğu zaman, ödeme güçlüğü çeken borçluların, yüksek tutarlı ödeme emirlerine karşı dava açmaktan çekinmelerine neden oluyor.

Demek ki ödeme emrine karşı dava açılacak ise itiraz sebeplerinden çok emin olmamız gerekiyor. Aksi halde, üzerine, bir de yüzde 10 zam ödemek durumunda kalabiliriz.

Zuhal Kızılot

Star

31.08.2006
 

 
 

                                                                                                                                               

Copyrıght © 2005-2006  www.muhasebenet.net- Türkiye'nin Muhasebe Rehberi. Her hakkı saklıdır.