|
5345 SAYILI YASA İLE YENİDEN
YAPILANAN GELİR İDARESİ VE
BEKLENEN GELİŞMELER
Türkiye’nin özellikle Avrupa Birliğine Giriş süreciyle
hızlanan değişim çabaları Maliye Bakanlığında da büyük
ölçüde kendini hissettirmektedir. Türkiye’nin gelirini
toplayan en önemli kurumu niteliğindeki Maliye
Bakanlığında 5345 Sayılı yasa ile yeni ve çok önemli bir
yapılanmaya gidilmiş ve yasadan sonra kurulan, merkezde
Gelir İdaresi Başkanlığı ve taşrada Vergi Dairesi
Başkanlıkları örgütlenmesini büyük ölçüde tamamlamıştır.
Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi gelişmeleri yakından
izleyip anında takip edebilen, ekonomik ve sosyal hayatın
gereklerine uygun değişiklikleri kısa sürede
gerçekleştirebilen, teknolojinin tüm imkanlarından
yararlanarak kayıt dışı ekonomi ile mücadelede başarılı
olan yeterli ve teknik donanıma sahip bir gelir idaresi
oluşturulması fikri uzun süredir tartışılmakta olan ancak
hayata geçirilememiş bir konu idi. Konu ile ilgili 1963
yılında hazırlanan White raporu ile başlayan süreç, kamu
ve özel sektör temsilcilerinin de muhtelif zamanlarda
tartıştığı ve son olarak IMF’ye verilen niyet mektubu
çerçevesinde 5345 sayılı yasa ile oluşturulan Gelir
İdaresi Başkanlığı ve taşrada bunlara doğrudan bağlı
çalışacak Vergi Dairesi Başkanlıklarının hayata
geçirilmesiyle son bulmuştur.
5345 Sayılı yasa ile getirilen yeni düzenleme ile;
- Gelirler
Genel Müdürlüğü daha özerk bir yapıda doğrudan Bakana
bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı şeklinde kurulurken
Türkiye vergi gelirlerinin % 94 ünün tahsil edildiği ve
faal mükelleflerin %81’inin bulunduğu, 29 ilde bulunduğu
ilin adıyla Vergi Dairesi Başkanlıkları kurulmuştur.
- Vergi
Dairesi Başkanlıkları
doğrudan Gelir İdaresi Başkanlığına
bağlı olarak çalışacaklardır. Taşrada daha önce
Defterdarlık bünyesinde yer alan ve faaliyet gösteren
tüm vergi daireleri ve gelir birimleri ile Gelirler
Bölge Müdürlükleri veya Defterdarlıklar emrinde çalışan
tüm vergi denetmenleri Başkanlık bünyesinde faaliyet
gösterecektir.
5345 Sayılı yasa sonrası önümüzdeki süreçte çok sayıda
değişiklik ve yeni uygulamalar beklenmektedir. Bunlardan
önemli gördüklerimiz ana başlıklar itibariyle aşağıda
açıklanmıştır.
- Kayıtdışı
Ekonomi İle Daha Etkin Mücadele
Yeni düzenlemeler sonucu merkez ve özellikle taşrada
işi sadece vergi olan
daha özerk bir yapıya sahip bir teşkilatlanma
amaçlanmıştır. Bilindiği üzere tüm dünyada
ihtisaslaşma
başarılı olmak için tercih edilen bir yol olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Getirilen mevcut yapı bir anlamda ihtisaslaşmayı sağlayan,
verginin toplanması ve denetimi konusunda yeni projelerin
uygulama alanı bulacağı bir sonucuda beraberinde
getirecektir. Bütçe gelirlerinin yaklaşık %84’lük kısmının
vergi gelirlerinden oluştuğu düşünüldüğünde ve gelişmiş
ülkelerle kıyaslandığında, bilimsel araştırmalarda %50-60
‘lar civarında olduğu söylenen kayıt dışı ekonomi gerçeği
göz önüne alındığında, yeni idarenin bu alanda yapması
gereken çok önemli çalışmalar olması gerektiğini
söyleyebiliriz. Gerçekten bu anlamda son 1-2 yıldır merkez
teşkilatının çok yoğun bir şekilde çalıştığını yıllardır
hayata geçirilemeyen projelerin hayata geçmesi konusunda
VEDOP ( Vergi Daireleri Otomasyon Projeleri ), veri
ambarı v.b. önemli çalışmalar içinde olduğunu yeni yapı
ile özellikle 29 ilde kurulan Vergi Dairesi
Başkanlıklarında da bu çalışma sonuçlarının uygulama alanı
bulacağını söyleyebiliriz. Yeni yapı ile kayıtdışı ekonomi
ile mücadelenin en önemli unsurlardan para ve mal
hareketinin kontrol altına alınması anlamında çok kısa
sürede önemli mesafelerin alınacağını söyleyebiliriz.
- Daha
Etkin Ve Verimli Vergi İncelemeler Ve İncelemelerde
Yöntem Ve Anlayış Değişikliği
Kayıtdışı ekonomi ile mücadele ve bu anlamda verginin
tabana yayılması konusunda yapılan çalışmaların vergi
incelemeleri ile desteklenmesi son derece önemlidir. Bu
konuda da son dönemlerde gerek merkezi denetim elemanları
gerekse mahalli denetim elemanlarının çalışmalarında
önemli değişiklikler gözlemlenmektedir.Denetimlerde
istihbari bilgilerden ve denetim öncesi yapılan hazırlık
çalışmalarından yararlanılarak hazırlanan ve uygulamaya
konulan denetim programları vergide adaletin sağlanması ve
verginin tabana yayılması konusunda son derece önemli
sonuçlar doğurmaktadır. Diğer taraftan denetimlerde
bilgisayar teknolojilerinden azami ölçüde istifade
edilmesi ve bu alanda yapılan yatırımlar dikkat
çekmektedir.
Yine önümüzdeki süreçte; denetim uygulamalarında geçmiş
dönemlerin cezalandırılması ve mükelleflerin altından
kalkamayacakları bir mali külfetle karşı karşıya
bırakılması değil, cari
dönemi esas alan gelecek dönem beyanlarının
doğruluğunu sağlayan anlayış ve uygulamaların hayata
geçirilmesi beklenmektedir.
- Mükellefe
Daha Kaliteli Hizmet Sunmak
Yeni yapı ile mükelleflere daha kaliteli hizmet sunmanın
alt yapısı hazırlanırken mükellefi yakından tanıyan
mükellef psikolojisini iyi bilen bir gelir idaresi
oluşturulması amaçlanmaktadır. Teknolojik imkanlardan
yararlanılarak kurulacak teknolojik alt yapı ile
mükelleflerin tüm mükellefiyetlerini gelir idaresinin
ilgili birimlerine bu anlamda özellikle Vergi Dairelerine
gelmeden ( İnternet üzerinden beyanname alımı v.b. )
halledebilecekleri, istedikleri bilgi ve belgeleri
elektronik ortamda verip, alabilecekleri bir yapı
oluşturulacaktır. Diğer taraftan tüm personelin toplam
kalite eğitimlerinden geçirilerek mükellef- idare
ilişkilerinin daha sağlıklı bir zemine oturması
sağlanacaktır. Yine yeni uygulama alanı bulan mükellef
hakları konusunda mükelleflerin aydınlatılması ve tüm
birimlerde hayata geçirilmesi anlamında gerek merkez
gerekse taşrada özel birimler oluşturulmuştur.
Sonuç olarak , 5345 Sayılı yasa ile kurulan ve hayata
geçen yeni sistemin önemli bir milat olduğunu
söyleyebiliriz. Yeni yapı ile önümüzdeki süreçte, vergi
yasalarının daha etkin ve verimli bir şekilde
uygulanabildiğini, vergilendirilmemiş kayıtdışı kalmış
alanların vergilendirilmesinde kısa sürede önemli
mesafelerin alındığını, mükellefe daha nitelikli hizmet
sunumunun gerçekleşeceğini görmek mümkün görülmektedir.
Fatih ACAR
Adana
Vergi Dairesi Başkanı
|