|
GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA
TEŞVİK SORUNSALI
Ülkemizde;Yatırımlarda Devlet Yardımları Kararları uyarınca, başta
sanayi yatırımları olmak üzere; bir çok alandaki
yatırım Devlet tarafından teşvik edilmektedir
Bölgesel teşviklerin
ilk ciddi uygulaması 4325 sayılı yasa idi. Daha sonra
5084 ve en son 5350 sayılı yasalarla teşvikler
sürdürülmüş ve 5350 sayılı yasa ile 1.4.2005 tarihinden
geçerli olmak üzere 36 olan il sayısı 49 ile
çıkarılmıştır.
Mesela teşvikli
ilin birinde iki fabrika düşünelim. Her ikisi de 150
işçi çalıştırıyor ve aynı malı üretiyor. Biri dürüst
5350 sayılı yasadan önce tüm işçilerini sigortalı
göstermiş, diğeri ise 100 işçisini sigortalı, kalan 50
işçisini sigortasız çalıştırıyor. 5350 sayılı yasa
çıkınca sigortasız işçi çalıştıran fabrika 50 işçiyi
daha sigortalı yapıp, hem elektrik enerjisi desteğinden,
hem de SSK ve stopaj ödemesinden destek hakkı kazandı.
Hem de SSK ve Stopajda 1 yeni işçiye karşılık, 2 eski
işçinin de SSK ve Stopaj desteğinden faydalandı. Aynı
ilde komşu iki fabrikada yasaları çiğneyen fabrika 5350
sayılı yasa ile ödüllendirildi. 5 yıl boyunca daha ucuza
mal üretecek. Diğeri ise adeta cezalandırıldı.
Öte yandan,
bölgede tek teşviksiz il olarak kalan
Gaziantep’te
civar illerdeki teşvikler nedeniyle başta tekstil olmak
üzere üretimde büyük maliyet farkları oluştu. Sektöre
yıllarını veren firmalar diğer illerdeki yeni firmalara
karşı mal satamaz oldular. Bu da büyük bir haksız
rekabet örneğidir.
Bir ilde bazı
sektörlerde arz fazlası varken, aynı sektörlerde civar
illere ya da aynı ildeki diğer yatırımcılara destek
verilmesi de, diğerlerini bitirmek anlamına gelir.
Özellikle markalaşmanın olmadığı ara malı üretiminde bu
teşvikler çok büyük haksız rekabet yaratmıştır. Hâlbuki
bu teşvikler sektörlerle sınırlandırılabilirdi.
Gelişmemiş sektörlere ya da o ilin altyapısına uygun
sektöre teşvik verilebilirdi.
Mesela Ş.Urfa’ya
seracılık, organik tarım, hayvancılık teşviği
verilmesi, tekstilden daha faydalı olurdu. Zira, 5350
sayılı yasadan sonra bu ilde herhangi bir yatırım
yapılmamıştır. Sözde gelişmiş illere de farklı teşvikler
verilebilirdi. İhracat, marka, ar-ge, tevsi yatırımı,
kapasite artırımı, teknoloji yenileme düşünülebilirdi.
Teşviği veren
makamların, il genelindeki sadece bir kriteri alarak o
ile global bir teşvik vermesi yerine, o ilin özeline
inilerek, eski yatırımcıları ve komşu illeri üzmeyecek
teşvik düzenlemeleri yapması gerekirdi. Bu konuda
bölgedeki Ticaret ve Sanayi Odaları, Organize Sanayi
Bölgeleri bu yasaların görüşülmesi sırasında bu gün için
gösterdikleri tepkiyi gösterselerdi bu yanlışlar baştan
önlenebilirdi belki. Her şeyde olduğu gibi, bu konuda da
düşünerek değil olayları yaşayarak, bedel ödeyerek
farkına varıyoruz.
Bir yandan yeni
teşvikler verilirken, bu teşviklere güvenerek yatırım
yapanların,bir yandan da bazı teşvikleri ellerinden
alınmaktadır. Yatırım indiriminin kaldırılması ve
geçmişte hak edilenlerin ise GVK’nın geçici 69 uncu
maddesi ile üç yıl süre ile sınırlandırılması ve hatta
bu üç yılda bile eski yıl yatırım indirimlerine %19;.8
stopaj uygulanması gibi. Zira, yatırım yapmayan
şirketler %20; kurumlar vergisi öderken, yatırımcı da %
19.8 vergi ödemiş olmaktadır. Teşvik bunun neresinde?
Ara malı
üretiyorsanız ve maliyetler sizde pahalı ise yatırımlar
bu gün komşu illere, yarın ise komşu ülkelere
gidecektir. Onun için yatırımlarımızı, en azından
gelecekteki 10 yılı düşünüp, araştırıp planlamak ve
marka yaratacak mallar üretmek lazım.
|