|
VARLIK İÇİNDE YOKLUK MU
ÇEKİYORSUNUZ ?
Yeni bir
gün başlıyor… Önünüzde ödenecek faturalar ve ödeme
listeleri… Evet, yine kasa ve bankada para yok…Banka
limitleri de üst seviye de dolu… Tahsil edilecek çekler
var ama tahsil edileceği belli değil… Canınız iş yapmak
istemiyor… Hangi dostumu arasam ki bu günü de borç
alarak geçirebilir miyiz…Döviz büfesini mi arasak… Uzar
gider…
Bunların
hepsinin çözümü belki bir detaylı
“finansal planlama”
nın içinden geçmektedir.
-
Bir işletmenin
varlığı yeterli olduğu halde ödeme sıkıntısı çeker.
-
Yeterli varlığı
olmadığı için ödemede sıkıntı çeker.
-
Zamanlama hatası
yüzünden ödeme sıkıntısı çeker.
-
Tahsilatın
zamanında yapılamamasından sıkıntı çekilir.
-
Olmayan para
harcanır, ödemeleri kontrol etmeyiz,sıkıntı yaşanır.
-
Evdeki hesap
çarşıya uymaz.
Finansal
planlama; sadece bir
nakit yönetim planı
değildir. Bir borç
alacak yönetimi de
değildir. Bir
işletmenin, yatırımdan işletme dönemine yada yıllık,
altı aylık,üç aylık veya bir aylık gibi zaman
dilimlerinde; yapılacak yatırımın finansmanı, yapılacak
giderlerin belirlenmesi, elde edilecek gelir ve
hasılatın (satış hedefinin) belirlenmesi, büyüme hızı,
kâr hedefi, ciro hedefi, sermaye artışları, yaratılacak
kaynaklar,yeni ortak alımı,kredi kullanımı, kredi
maliyetleri, döviz hedefleri,dünyadaki global
gelişmelerin ve yanılma paylarının,olası krizlerin ve
nakit girdi ve çıktı tarihlerinin denkliğinin de dikkate
alınarak bunlara çözüm getirebilecek çalışmanın tümüne
finansal planlama
denir.
İyi bir plan yöneticiye hedef
gösteren bir çalışma ve iş planı gibidir. Planlarda
A,B,C seçenekli çözümlerde olmalıdır.
Kimi kredi
kartlarıyla mücadele ediyor… Kimi banka kredileriyle….
Kimi teminat,kredi limitleri yetersizlikleri… İş ve
insan hayatını hep çözüm ya da çözümsüzlük üretmekle
harcamakta… Keza işletmelerimiz kurulduğu ilk günden
itibaren her geçen gün inişe geçmek suretiyle finans
sorunu yaşamakta…
Türkiye de iş
sahipleri ve yöneticiler; tahsilatı ve finansmanı
düşündükleri kadar iş geliştirmeyi düşünseler iş
hacimleri birkaç katına çıkacak. Bu işe harcadıkları
zamanın bir kısmını kendilerine ayırsalar en az on yaş
genç yaşayacaklar.
-Yüz milyonlarca
alacağınız var ama birkaç milyon ödemeyi yapamamaktan mı
şikayetçisiniz?
-Her gün şu
alacağımı tahsil edebilirmiyim acaba diye mi
düşünüyorsunuz?
-Her gün yarın ki
ödemeleri nasıl yapacağım diye uykularınız mı kaçıyor?
-Evdeki hesabınız
çarşıda uymuyor mu?
-Varlık içinde
yokluk mu çekiyorsunuz? Paranız ve servetinizle rezil
olmak istemiyor musunuz?
-Piyasada daha
güvenli ve itibarlı olmak istemezmisiniz?
-Bir iki hafta
tatile finansmandaki düzensizlikten çıkamıyormusunuz?
Yoksa çıksanız tatiliniz zehir mi oluyor ?
-Alacaklılarınızın karşına her aradığında ve dik şekilde
çıkmak istemezmisiniz?
-Akşam eş ve
çocuklarınızla güler
yüzlü ve nitelikli zaman geçirmek
mi istiyorsunuz? Onlara enerjiniz kalmıyor mu?
-Borçlunuzu
takipten ve bu ticareti yapmaktan bıkmak
istemiyormusunuz?
Çözüm, iyi bir finansal
planlamadan ve nakit yönetiminden geçer.
CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU
OLSUN…
Dün
Cumhuriyetimizin 83 üncü yılını kutladık. Kutladık mı?
Kutlamalı mıyız ? Neden ? Sizlerle bu konuda birkaç şey
paylaşmak istiyorum.
Bilindiği gibi
ülkemizde 4 tane ulusal bayram var. 23 Nisan Ulusal
Eğemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor
Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim de
kutladığımız Cumhuriyet Bayramıdır. Anımsamak için
yazmak gerekirse 23 Nisan 1920 de ilk T.B.M.M. açılmış.
19 Mayıs 1919 da Kurtuluş mücadelesi için Samsun’a
çıkılmış ve ilk meşale yakılmış. 30 Ağustos da en büyük
zaferlerimiz kazanılmış ve 29 Ekim 1923 de ise
Cumhuriyet ilan edilmiştir.
Bu Dört bayramı atalarımız
kanlarıyla canlarıyla bedel ödeyerek
bize kazandırmışlar ve
altında toprağı ile birlikte bize hediye etmişlerdir…!
İki tane de dini
bayramımız var. Bunlarda kutsal Ramazan (şeker) ve
Kurban bayramımız. Geçen hafta mübarek Ramazan
Bayramımızı ve Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.
Her iki bayramınızı da yürekten
kutluyorum.
Tarih kitaplarımızdan ve
büyüklerimizden bize aktarılan bilgilere göre hem ulusal
hem de dini bayramlarımızı eskisi gibi coşkulu
kutlamıyoruz. Özellikle Ulusal bayramlarımızı içinde
bulunduğumuz coğrafya ve ortamlarda daha etkili
kutlamalı ve sahip çıkmalıyız. Bayramın bize sunduğu,
anlam ve olayları düşünmeli ve değerlendirmeliyiz. Bize
hibe edilen şeylerin kıymetini bilmeli ve onları
yaşatmalıyız.
2429 SAYILI
ULUSAL BAYRAMLAR VE GENEL TATİLLER HAKKINDA KANUN’ un 2
inci maddesinde; sadece Cumhuriyet Bayramında resmi
dairelerin yanında Özel işyerlerinin de kapanmasının
zorunlu olduğu belirtilmiştir. Diğer tüm bayramlarda
özel işyerleri için böyle bir zorunluluk yok. Demek ki
Cumhuriyet bayramı daha kutlanması gereken bir bayram.
Zira Cumhuriyet, ulusun
kendini yönetmesidir.
Ulus bu yönetme yetkisine sahip çıkmalı ve gerekirse
özel işyerlerini kapatarak coşkuyla bu bayramı
kutlamalı.
Ulusal
bayramlar sadece alın teri,göz nuru ile değil,kanla
canla elde edilmiş değerlerdir. Her yurttaş için değerli
ve önemlidir. Bizler bu değerleri çocuklarımıza ve
torunlarımıza aktarmalıyız ama önce biz yaşamalı ve
yaşatmalıyız. Bu bayramlar bizim kurtuluşumuzun ve
bağımsızlığımızın simgesidir. Bağımsızlığın ve
yurtsuzluğun önemini bu gün için
Bosna,Filistin,Irak,Afganistan,Çeçenistan vb. yerlere
bakarak anlamak mümkün. Ulusal değerlerimizi bir bütün
halinde koşulsuz savunmalıyız.
Düşünün Irak’lı
Muhammed Saleh ile Türkiye’li Mehmet’in Ramazan
Bayramını nasıl kutlayacaklarını…Bayramı hangisi için
anlamlıydı? Muhammed bayramı kutlamadı o göz yaşı ve kan
içinde. Mehmet kadar çoşku yaşamadı. Evet;
“ULUSAL
BAYRAMI OLMAYAN, DİNİ
BAYRAMINI ÖZGÜRCE KUTLAYAMAZ”
Bu gün
Muhammed Saleh ulusal bağımsızlığı için canını veriyor.
Dini bayramlarını daha rahat kutlamak için ve başka
şeyler için. Bağımsızlığı ve yurdu olmasa dini bayramını
da gereği gibi kutlayamayacak.
Bir şey kaybedilince değeri
anlaşılıyor. Tıpkı Anne ve Babamızı kaybettiğimizde ya
da çok yakın arkadaşımızı kaybettiğimizde keşke diye
başladığımız gibi. Halbuki sağlıklarında hep ihmal
ederiz.
O halde
gelin hep birlikte ulusal bayramlarımızı da kutlayalım.
Onların değerlerine sahip çıkalım. Ulusal
bayramlarımızı kutlarsak ve ona sahip çıkabilirsek, dini
bayramlarımızı da özgürce kutlarız.
Hüseyin
BOZKURT
Yeminli Mali Müşavir
huseyinbozkurt@firatymm.com
Fırat YMM
Gaziantep |