Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

   MAKALELER                

ara

 Ana Sayfa 

Vergi  Rehberi 

Makaleler 

Danışma Hattı 

İş Hayatının Provası Staj 

           Güncel Bilgi Arşivi

          2007 Uygulamaları


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlker ERSERİM

ilkerserim@firatymm.com

Fırat YMM Denetçisi 

16.01.2007

 

MUHASEBE STANDARTLARI VE TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİĞİ
 

      Ülkemizde muhasebe konusunda düzenleme yapan değişik yasalar vardır. Muhasebeye ilişkin temel kurallar çok önceden T.Ticaret kanununda yer almasına rağmen, vergi mevzuatında yer alan emredici hükümler ve ağır cezai yaptırımlar, uzun yıllar uygulamada vergi muhasebesi anlayışının hakim olmasına neden olmuştur.

Muhasebe uygulamaları kaynağını muhasebe temel kavramları, genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ve muhasebe standartlarından almalıdır. Ancak bugün ülkemizde muhasebe uygulamaları önemli bir oranda vergi mevzuatına dayandırılmaktadır. Sınırlı ölçüde de olsa SPK’nın, özellikle de mali tabloların sunumu ile ilgili olarak devam etmektedir. Bu iki mevzuat arasında da bazı tekrarlar ve çelişkiler bulunmaktadır. Bunları gidermek ve standartlarla tek bir uygulama yoluna gitmek gerekmektedir.

Aslında daha çok üzerinde durulması gereken konu; Türkiye ve özellikle çalıştığımız bölge itibariyle Güneydoğu Anadolu bölgesinin muhasebe kavramını tam olarak çözmüş ve bu bölgede işi uygulayanlar tarafından etraflıca değerlendirilmiş bulunmadığı gerçeğidir. Şöyle ki çoğu muhasebeci bölgenin belirli yerlerinde kendi uygulamalarını yaymış ve bu batıl bir inanç gibi kanunu olmadan uygulanmaktadır. Bölgenin daha kanunları tam olarak uygulamadığı, tek düzen muhasebe sistemlerini çoğu zaman görmezden geldiği bu sistemde belirli bir standarda bürünmek bir hayli zaman alacaktır. Ve durum sistem içerisindeki şirketlerin veya mükelleflerin bu standartlara uymaları ile de çözülecek gibi gözükmemektedir. Kendi resmi kurumlarımızda bile farklı standartlar isteği sürekli ortaya çıkmaktadır. Bunun en güzel örneğini aşağıdaki şekilde açıklamak daha doğru olacaktır.

Türkiye piyasalarında faaliyet içinde bulunan bir bankayı örnek verecek olursak vergi mükellefi olarak vergi dairesine vereceği bir bilanço için “1 nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği uyarınca belirlenen ilkeler ve Tekdüzen Hesap Planını”, bir aracı kurum olarak Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) vereceği bilanço için “SPK Muhasebe Standartlarını”, banka olarak Bankalar Düzenleme ve Denetleme Kuruluna (BDDK) vereceği bilanço için “BDDK Muhasebe Standartlarını” ve nihayet alacağı olası bir uluslararası kredi için ilgili kredi kuruluşuna vereceği bilanço için “Uluslararası Muhasebe Standartlarını” esas alarak mali tablolarını düzenlemek zorunda bırakılmıştır.

Aslında farklılık gösteren standart uygulamalarına sadece ülkemizde rastlanan bir durum değildir. AB’ye üye ülkelerde IAS (Uluslararası Muhasebe Standartları) uygulamasına geçilmesi öncelikle hisse senetleri borsaya kota edilmiş şirketler için zorunlu hale getirilmiştir. Örnek verecek olursak Almanya’da bizde olduğu gibi, şirketler bir taraftan Şirketler hukuku hükümlerine göre bilânço ve diğer mali tablolarını hazırlarken, bir taraftan da IAS’a göre mali tablo düzenlemek durumundadır ve farklılıkları ortadan kaldırmak için Alman şirketler hukukunda değişiklik çalışmaları yapmaktadırlar.

Ülkemizde 2007 yılı içerisinde yürürlüğe girmesi beklenen Türk Ticaret Kanunu Tasarısıyla ister halka açık ister kapalı olsun ülkedeki tüm firmalara muhasebe ve finansal raporlama konularında (Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu)TMSK tarafından yayımlanmış ve yayınlanacak, (Uluslar arası Finansal Raporlama Standardı) UFRS' ye uyumlu Türkiye Muhasebe Standartları'na uymaları mecburiyeti getirilmiştir. Başka bir ifadeyle bu mecburiyet Türkiye’de Türk Ticaret Kanunu'na tabi tüm işletmelerin yasal mali tablolarını hazırlarken TMS’ yi uygulamak durumunda olduklarını hükmetmektedir. Söz konusu yasal mali tablolar Olağan Genel Kurullarda da ortaklar onayına sunulacak ve dolayısıyla kar dağıtım sürecinde de esas olarak dikkate alınması gereken mali tablolar olarak önem yerini alacaktır.

Önceki haftalarda belirttiğim gibi Türk Ticaret Kanunu Taslağı'nın yürürlüğe girmesi ile beraber TMS’ ye uygun olarak hazırlanacak olan yasal mali tablolar mali tablo okuyucusuna ve işletmenin tüm taraflarına daha doğru, anlaşılır ve şeffaf bilgi sunacaktır. UFRS’ YE uyumlu olması sebebiyle işletmelerimizin küreselleşen dünya pazarında ve yabancı yatırımcı açısından daha anlaşılabilir, ortak dili konuşabilen ve gerekli sorulara gerekli cevapları bulma yönünde büyük katkı sağlayacaktır.

Bu süreçte bize düşen en önemli görevin standartların yayınlanmasından ve yürürlüğe girmesinden sonra başlayacağını bilip ona göre hareket etmektir. Ülke çapında başlatılacak eğitimler, gerekli kanunlarda yapılacak düzenlemeler ve standartlaştırmanın projelendirmesi ancak elbirliği ile sürece çabuk adapte olabilmekten ve bu süreçte herkese görev düştüğünün bilincinin sağlanması ile mümkün olacaktır. Hiçbir şey kolay değildir fakat dünya ülkeleriyle yarışmak istiyorsak bunları uygulamamız şarttır. İlerleyen haftalarda standartların içeriğine detaylı bir şekilde yer vereceğiz.
 

 

 

Copyrıght © 2005-2007  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.