|
Çocuklar sigorta ettirilmeli mi?
Sosyal Güvenlik Reformu ile emeklilik hayal haline
geliyor. Öyle olunca henüz hiç sigortalı olmamış
olanları sigorta ettirme furyası başladı. Özellikle de
çocukları. Çünkü yasa yürürlüğe girmeden önce sigortalı
olanlar yasanın olumsuz hükümlerinden az etkilenecekler.
Binlerce insan salt bu olumsuz koşullardan etkilenmemek
için sigortalı oluyor ve bu insanlar için prim ödeniyor.
Biz de bu konuda sürekli olarak soruya muhatap oluyoruz.
Sigorta yaptıranların aslında kazandıkları ya da
kazanacakları bir şey yok. Her ne kadar prim ödeme gün
sayısı 7.200'e iniyorsa da emeklilik yaşı 65 olacağı
için emekli olamayacaklar. Emekli oldukları zaman da
emekli aylıkları düşük olacak.
Sadece daha erken gün sayısını doldurup daha erken
kayıtdışı çalışma olanağı bulacaklar. Salt bunun için de
şimdiden sigorta primi ödemenin, hatta bunun için
çalışmayan, hatta çalışmasına olanak olmayan çocukları
sigorta ettirmenin pek bir anlamı yok.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da buna itiraz ediyor
ve teftiş yaptıracağını, fiili olarak çalışmayanların
sigortalarının iptal edileceğini söylüyor.
Oysaki bu insanların Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bir
zararları yok ve olmayacak. Çünkü sigorta primi
ödeyecekleri sürede sağlık için sigortadan
yararlanmayacaklar. Emeklilikleri için bayanlar 58,
erkekler 60 yaşlarını bekleyecekler. O zaman zarfı
içinde zaten çalışacaklar. Sonuçta sadece prim ödemiş
olacaklar. SGK da bu suretle başka türlü sahip
olamayacağı bir gelire sahip olacak.
Sigortalar iptal edilirse, sigortası iptal edilenler
için ödenen primlerin iadesi istenecek. Ödenmezse herkes
davaya gidecek, binlerce dava dosyası olacak. Ödenirse
de hazır para geri gidecek. Para arayıp bulamayan ve
para için reform yapan Bakanın başı her durumda
ağrıyacak. Sonuçta SGK teftiş yaptırıp birilerinin
sigortalılığını iptal ettirirse kendisi zarar görecek.
SGK sigorta iptali yoluna gitmemeli, bence gitmeyecektir
de. Aksi halde para yetmiyor diye emeklilik yaşını 65'e,
aylığını aşağılara çektiği için çelişkiye düşer.
Kazık Yılmaz
Takvim / 17.04.2008 |