Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :   20.02.2008
    

  Ana Sayfa 

  Muhasebe Forum 

  2008 Çalışmaları

  Asgari Geçim İndirimi Rehberi

  Transfer Fiyatlandırması Reh.

  Staj-Stajyer Rehberi

  2008 Pratik Bilgiler

 MuhasebeNet Yasal Uyarı

 

 

 


 

Vergi, prim ve cezalarda uzlaşma indirim ve kolaylıklar geliyor

 

Son zamanlarda; vergi, sigorta primi ve cezalarla ilgili uzlaşma, indirim ve bazı kolaylıkların yasallaştırıldığı veya yasallaştırılmak üzere oldukları görülüyor. Bu düzenlemelerin önemli olanlarını bugünkü yazımızda değerlendireceğim. Ancak teknik detaylara girmeden önce bir iki şeyi ifade etmek istiyorum. Uzlaşma yoluyla bir kısım kamu alacaklarının tahsilini öngören yasa tasarısı basında yer almaya başlayınca, 23 Aralık’ ta bu köşede konuyla ilgili bir yazı yazdım. Özellikle sahte belge kullanılması veya düzenlenmesi gibi hileli fiillerle kaçırılan vergilerde uzlaşmaya gidiliyor olmasının, kamu vicdanını rahatsız edeceğini düşünüyordum. Neyse ki; geçen hafta tasarı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülürken yapılan değişiklikle, vergi kaybına sahte fatura kullanma veya düzenleme gibi hileli fiillerle sebep olanlar uzlaşma kapsamı dışında bırakıldılar. Düzenlemenin gerekçesi; mükellefler ile vergi daireleri arasındaki ihtilafların azaltılması, yargıdaki yükün hafifletilmesi, idari takibattaki dosyaların tasfiye edilmesi ve Maliye’nin de belli bir miktar gelir elde edebilmesi olarak açıklandı.

Bu tür yapılan bir kereliğe mahsus vergi uzlaşmaları sisteme zarar getirmiyor mu?

Yapılan düzenlemelerin kapsam ve şartları nedir ve kimlere neler getiriyor, bunlara bakalım:

A-Bazı vergi, ceza ve ecrimisiller yeniden uzlaşma ve takdir imkanı sağlanarak tahsil edilecek

Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan da geçerek Meclis’in gündemine gelen kanun tasarısı beş maddeden oluşuyor. Tasarının son iki maddesi, stopaj ve KDV’ye ilişkin iki basit uygulama hatasını düzeltiyor. Ancak ilk üç maddedeki düzenlemeler önemli.

1İhtilaflı vergi ve cezalarda yeniden uzlaşma hakkı

TasarInIn birinci maddesi, ihtilaflı vergi ve cezalarda getirilen yeniden uzlaşma imkanının kapsamını ve şartlarını düzenliyor.


Uzlaşmanın kapsamı

Buna göre, birinci maddesi yürürlüğe girdiği tarihte; vergi dairesi tarafından VUK uyarınca tarh ve mükellefe tebliğ edilen ve henüz kesinleşmemiş olan vergi, resim, harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi cezaları bu uzlaşmanın kapsamına giriyor. Buna karşın, il özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar, bu uzlaşmanın kapsamında bulunmamaktadır.


Uzlaşmanın iki şartı var

Mükelleflerin öngörülen yeniden uzlaşabilme hakkından yararlanabilmeleri için; birinci maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar, bu Kanuna göre uzlaşma talep etmeleri gerekiyor. Uzlaşmaya konu edilen vergi, resim, harçlar ve fon payları ile kesilen cezalara karşı dava açmış olmaları halinde ise, açılmış davalardan uzlaşma tutanağını imzaladıkları tarihte vazgeçmiş olmaları gerekiyor.


Uzlaşılan vergi ve cezaların ödenmesi

Söz konusu uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi, resim, harçlar, fon payları ile bunlara bağlı vergi cezalarının ve uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizlerinin, ilk taksidi uzlaşma tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak ve 18 ayda 18 eşit taksitte tamamen ödenmek şartıyla, uzlaşmaya konu tutardan kalan alacakların tahsilinden vazgeçilecektir. Ayrıca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış tahsilatlar, bu madde kapsamında uzlaşılan tutarlara ve hesaplanan gecikme faizlerine mahsup edilecek ve fazla tahsil edilen tutarlar varsa bunlar mükelleflere red ve iade edilecektir.

Söz konusu taksitler sürelerinde ödendiği sürece, bunlara gecikme zammı uygulanmayacaktır.

Ancak taksitlerin süresinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi halinde, ödenmemiş olan tutarların son taksitin ödeme süresi sonuna kadar, ödenmeyen kısım ile birlikte her ay ve kesri için ayrı ayrı % 5 fazlası ile ödenmesi zorunludur. Ancak ödenmeyen ya da eksik ödenen taksitin son taksite ait olması halinde ise, bu tutarın son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, aynı şekilde % 5 fazlası ile ödenmesi gerekiyor.

Aksi takdirde, yani taksitlerin yukarıda öngörülen süre ve şartlarla ödenmemesi halinde; hiç uzlaşma yapılmamış sayılacaktır.

2 Ödenmeyen ecrimisil bedelleri için yeniden takdir ve uzlaşma imkanı


Davalardan vazgeçme koşulu

Taşınmazın ecrimisil bedeli, bütün unsurlar dikkate alınarak, takdir komisyonlarınca yeniden takdir edildikten sonra; takdir edilen bu yeni bedel, idarece ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilecek. Ecrimisil borçlusunun, bir ay içinde tebliğ edilen bu yeni bedeli kabul etmesi, varsa ecrimisil işlemlerine karşı açmış olduğu davalardan vazgeçmesi koşuluyla da, kendisiyle uzlaşma tutanağı düzenlenecektir.


Ecrimisil bedelinin ödenmesi

Uzlaşılan ecrimisil bedeli, ilk taksidi uzlaşma tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak üzere 18 ayda 18 eşit taksitte ödenebilir. Taksitler süresinde ödendiği sürece bunlara her hangi bir zam veya faiz uygulanmaz. Ayrıca, bu maddenin yürürlüğe gireceği tarih itibarıyla, daha önce taksitlendirilmiş olup, ödenmekte olan ecrimisil alacaklarından kalan tutarların da, 18 ayda ve 18 eşit taksitte ve bu süre içinde faiz uygulanmaksızın ödenmesi mümkündür.

Taksitlerin süresinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi hâlinde ise, uzlaşılan ihtilaflı vergiler için öngörülen yüzde 5 fazla ödeme ve cebri takibe ilişkin aynı hükümler burada da uygulanacaktır.


Kamu taşınmazını işgal edenlere, ihalesiz kiralama imkanı getiriliyor.

Kamu taşınmazlarından, 31 Aralık 2007 tarihinden önce işgalli olanlar; kullanımın devam etmesi, ilgilisinin bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içinde talep etmesi, birikmiş ecrimisil alacaklarının ödenmesi ve hukuken engel bulunmaması koşuluyla kullanıcısına, Devlet İhale Kanununun 51 inci maddesinin (g) bendine göre pazarlık usulüyle kiraya verilebilir.

3- Bankalarla yargıda süren ihtilaf kaldırılıyor

Tasarının üçüncü maddesinde; bankaların kurumlar vergisi matrahlarından indirebilecekleri zararlarla ilgili olarak yargıda süren ihtilafların sonlandırılması için bir ara formül öneriliyor. Kanunu yayımı tarihi itibariyle, yargıda süren ihtilafın konusunu “geçmişte yapılan enflasyon düzeltmesi nedeniyle oluşan zararları, 2001 yılında bankalar, kurumlar vergisi matrahlarından düşebilirler miydi, düşemezler miydi?” oluşturuyor. Bu madde ile yapılan düzenleme uyarınca, bankalar ihtilafa konu zararların yüzde 35’ini indirmekten vazgeçerse, Maliye Bakanlığı da, zaman aşımı süresini dikkate almadan, 2001 yılındaki söz konusu zararların yüzde 65’ini, bankaların kurumlar vergisi matrahından düşebilmelerine ve buna bağlı olarak izleyen yıllarda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak tanıyacak. Böylece her iki taraf uzlaşmış olacağından, konuyla ilgili oldukları davalardan vazgeçecekler. Bu uzlaşma sonucu, yapılan düzeltmeler nedeniyle bankalara red ve iade edilmesi gereken bir vergi tutarının bulunması halinde; bu tutar, bankaların bağlı bulundukları vergi dairelerine, doğmuş ve doğacak borçlarına mahsuben iade edilir. Eksik ödenmiş olan bir vergi tutarı varsa, bunlar da tahsil edilir. Daha önce uygulanmış yargı kararları da mahsup, iade ve tahsilatta dikkate alınacaktır.

Ancak bu maddedeki düzenleme ile ilgili olarak cevaplamakta zorlandığım bir soru var. Yargı, ihtilafları hukuka uygun olarak çözme yeri değil midir? Öyleyse neden birkaç özel dava için, yeni bir kanun çıkarılarak, mevcut kanun hükümleri hem de eskiye şamil olmak üzere geçersiz kılınmaktadır?

B-SSK primleri için de yeni uzlaşma geliyor

Bilindiği üzere, ihaleli işlerde “teminat” iadesinin yapılabilmesi, tamamlanmış bina işlerinde ise “Yapı Kullanım İzin Belgesi”nin alınabilmesi için, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcu bulunmadığına dair “ilişiksizlik belgesi” almak gerekiyor. Ayrıca devamlı ve mevsimlik işlerde de, işin gerektirdiği asgari işçiliğin ispat edilmesi gerekiyor. Her üç durumda da işin mahiyeti ve kullanılan teknoloji gibi unsurlar dikkate alınarak, yapılan incelemelerde yeterli asgari işçiliğin bildirilmediği tespit edilirse, eksik bildirilen asgari ücret farkları üzerinden SSK primi, gecikme cezası, gecikme zammı ve idari para cezası alınmaktadır.

Mevcut yasal düzenlemelerde, bu mali yüklerle ilgili herhangi bir uzlaşma müessesi bulunmuyor. TBMM’de bekleyen yasa tasarısında, sosyal güvenlik sistemine de uzlaşma müessesinin getirilmesi düzenleniyor. Uzlaşma ile tarh edilen sigorta primlerinde en fazla yüzde 15 oranına kadar indirim imkanı getirilmektedir. Ayrıca, sigorta priminde uzlaşmaya varılması halinde de, idari para cezası tutarlarının yüzde 20’si oranında indirim yapılmış sayılacaktır. Uzlaşılan bu tutarlar kesinleşeceği için de yargıda ihtilaf konusu edilmeleri mümkün değildir.
 

İ.Hüseyin Yıldız

Akşam / 20.02.2008

 

 


Copyrıght © 2005 -2008  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.