|
Vergi, prim ve cezalarda uzlaşma indirim ve kolaylıklar
geliyor
Son zamanlarda; vergi,
sigorta primi ve cezalarla ilgili uzlaşma, indirim ve
bazı kolaylıkların yasallaştırıldığı veya
yasallaştırılmak üzere oldukları görülüyor. Bu
düzenlemelerin önemli olanlarını bugünkü yazımızda
değerlendireceğim. Ancak teknik detaylara girmeden önce
bir iki şeyi ifade etmek istiyorum. Uzlaşma yoluyla bir
kısım kamu alacaklarının tahsilini öngören yasa tasarısı
basında yer almaya başlayınca, 23 Aralık’ ta bu köşede
konuyla ilgili bir yazı yazdım. Özellikle sahte belge
kullanılması veya düzenlenmesi gibi hileli fiillerle
kaçırılan vergilerde uzlaşmaya gidiliyor olmasının, kamu
vicdanını rahatsız edeceğini düşünüyordum. Neyse ki;
geçen hafta tasarı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda
görüşülürken yapılan değişiklikle, vergi kaybına sahte
fatura kullanma veya düzenleme gibi hileli fiillerle
sebep olanlar uzlaşma kapsamı dışında bırakıldılar.
Düzenlemenin gerekçesi; mükellefler ile vergi daireleri
arasındaki ihtilafların azaltılması, yargıdaki yükün
hafifletilmesi, idari takibattaki dosyaların tasfiye
edilmesi ve Maliye’nin de belli bir miktar gelir elde
edebilmesi olarak açıklandı.
Bu tür yapılan bir kereliğe mahsus vergi uzlaşmaları
sisteme zarar getirmiyor mu?
Yapılan düzenlemelerin kapsam ve şartları nedir ve
kimlere neler getiriyor, bunlara bakalım:
A-Bazı vergi, ceza ve ecrimisiller yeniden uzlaşma ve
takdir imkanı sağlanarak tahsil edilecek
Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan da geçerek Meclis’in
gündemine gelen kanun tasarısı beş maddeden oluşuyor.
Tasarının son iki maddesi, stopaj ve KDV’ye ilişkin iki
basit uygulama hatasını düzeltiyor. Ancak ilk üç
maddedeki düzenlemeler önemli.
1İhtilaflı vergi ve cezalarda yeniden uzlaşma hakkı
TasarInIn birinci maddesi, ihtilaflı vergi ve cezalarda
getirilen yeniden uzlaşma imkanının kapsamını ve
şartlarını düzenliyor.
Uzlaşmanın kapsamı
Buna göre, birinci maddesi yürürlüğe girdiği tarihte;
vergi dairesi tarafından VUK uyarınca tarh ve mükellefe
tebliğ edilen ve henüz kesinleşmemiş olan vergi, resim,
harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi cezaları bu
uzlaşmanın kapsamına giriyor. Buna karşın, il özel
idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar,
bu uzlaşmanın kapsamında bulunmamaktadır.
Uzlaşmanın iki şartı var
Mükelleflerin öngörülen yeniden uzlaşabilme hakkından
yararlanabilmeleri için; birinci maddenin yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar, bu Kanuna
göre uzlaşma talep etmeleri gerekiyor. Uzlaşmaya konu
edilen vergi, resim, harçlar ve fon payları ile kesilen
cezalara karşı dava açmış olmaları halinde ise, açılmış
davalardan uzlaşma tutanağını imzaladıkları tarihte
vazgeçmiş olmaları gerekiyor.
Uzlaşılan vergi ve cezaların ödenmesi
Söz konusu uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi, resim,
harçlar, fon payları ile bunlara bağlı vergi cezalarının
ve uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak gecikme
faizlerinin, ilk taksidi uzlaşma tutanağının
düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak ve 18 ayda 18
eşit taksitte tamamen ödenmek şartıyla, uzlaşmaya konu
tutardan kalan alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.
Ayrıca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
yapılmış tahsilatlar, bu madde kapsamında uzlaşılan
tutarlara ve hesaplanan gecikme faizlerine mahsup
edilecek ve fazla tahsil edilen tutarlar varsa bunlar
mükelleflere red ve iade edilecektir.
Söz konusu taksitler sürelerinde ödendiği sürece,
bunlara gecikme zammı uygulanmayacaktır.
Ancak taksitlerin süresinde ödenmemesi ya da eksik
ödenmesi halinde, ödenmemiş olan tutarların son taksitin
ödeme süresi sonuna kadar, ödenmeyen kısım ile birlikte
her ay ve kesri için ayrı ayrı % 5 fazlası ile ödenmesi
zorunludur. Ancak ödenmeyen ya da eksik ödenen taksitin
son taksite ait olması halinde ise, bu tutarın son
taksiti izleyen ayın sonuna kadar, aynı şekilde % 5
fazlası ile ödenmesi gerekiyor.
Aksi takdirde, yani taksitlerin yukarıda öngörülen süre
ve şartlarla ödenmemesi halinde; hiç uzlaşma yapılmamış
sayılacaktır.
2 Ödenmeyen ecrimisil bedelleri için yeniden takdir ve
uzlaşma imkanı
Davalardan vazgeçme koşulu
Taşınmazın ecrimisil bedeli, bütün unsurlar dikkate
alınarak, takdir komisyonlarınca yeniden takdir
edildikten sonra; takdir edilen bu yeni bedel, idarece
ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilecek. Ecrimisil
borçlusunun, bir ay içinde tebliğ edilen bu yeni bedeli
kabul etmesi, varsa ecrimisil işlemlerine karşı açmış
olduğu davalardan vazgeçmesi koşuluyla da, kendisiyle
uzlaşma tutanağı düzenlenecektir.
Ecrimisil bedelinin ödenmesi
Uzlaşılan ecrimisil bedeli, ilk taksidi uzlaşma
tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak
üzere 18 ayda 18 eşit taksitte ödenebilir. Taksitler
süresinde ödendiği sürece bunlara her hangi bir zam veya
faiz uygulanmaz. Ayrıca, bu maddenin yürürlüğe gireceği
tarih itibarıyla, daha önce taksitlendirilmiş olup,
ödenmekte olan ecrimisil alacaklarından kalan tutarların
da, 18 ayda ve 18 eşit taksitte ve bu süre içinde faiz
uygulanmaksızın ödenmesi mümkündür.
Taksitlerin süresinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi
hâlinde ise, uzlaşılan ihtilaflı vergiler için öngörülen
yüzde 5 fazla ödeme ve cebri takibe ilişkin aynı
hükümler burada da uygulanacaktır.
Kamu taşınmazını işgal edenlere, ihalesiz kiralama
imkanı getiriliyor.
Kamu taşınmazlarından, 31 Aralık 2007 tarihinden önce
işgalli olanlar; kullanımın devam etmesi, ilgilisinin bu
kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içinde
talep etmesi, birikmiş ecrimisil alacaklarının ödenmesi
ve hukuken engel bulunmaması koşuluyla kullanıcısına,
Devlet İhale Kanununun 51 inci maddesinin (g) bendine
göre pazarlık usulüyle kiraya verilebilir.
3- Bankalarla yargıda süren ihtilaf kaldırılıyor
Tasarının üçüncü maddesinde; bankaların kurumlar vergisi
matrahlarından indirebilecekleri zararlarla ilgili
olarak yargıda süren ihtilafların sonlandırılması için
bir ara formül öneriliyor. Kanunu yayımı tarihi
itibariyle, yargıda süren ihtilafın konusunu “geçmişte
yapılan enflasyon düzeltmesi nedeniyle oluşan zararları,
2001 yılında bankalar, kurumlar vergisi matrahlarından
düşebilirler miydi, düşemezler miydi?” oluşturuyor. Bu
madde ile yapılan düzenleme uyarınca, bankalar ihtilafa
konu zararların yüzde 35’ini indirmekten vazgeçerse,
Maliye Bakanlığı da, zaman aşımı süresini dikkate
almadan, 2001 yılındaki söz konusu zararların yüzde
65’ini, bankaların kurumlar vergisi matrahından
düşebilmelerine ve buna bağlı olarak izleyen yıllarda
gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak tanıyacak.
Böylece her iki taraf uzlaşmış olacağından, konuyla
ilgili oldukları davalardan vazgeçecekler. Bu uzlaşma
sonucu, yapılan düzeltmeler nedeniyle bankalara red ve
iade edilmesi gereken bir vergi tutarının bulunması
halinde; bu tutar, bankaların bağlı bulundukları vergi
dairelerine, doğmuş ve doğacak borçlarına mahsuben iade
edilir. Eksik ödenmiş olan bir vergi tutarı varsa,
bunlar da tahsil edilir. Daha önce uygulanmış yargı
kararları da mahsup, iade ve tahsilatta dikkate
alınacaktır.
Ancak bu maddedeki düzenleme ile ilgili olarak
cevaplamakta zorlandığım bir soru var. Yargı,
ihtilafları hukuka uygun olarak çözme yeri değil midir?
Öyleyse neden birkaç özel dava için, yeni bir kanun
çıkarılarak, mevcut kanun hükümleri hem de eskiye şamil
olmak üzere geçersiz kılınmaktadır?
B-SSK primleri için de yeni uzlaşma geliyor
Bilindiği üzere, ihaleli işlerde “teminat” iadesinin
yapılabilmesi, tamamlanmış bina işlerinde ise “Yapı
Kullanım İzin Belgesi”nin alınabilmesi için, Sosyal
Güvenlik Kurumuna prim borcu bulunmadığına dair
“ilişiksizlik belgesi” almak gerekiyor. Ayrıca devamlı
ve mevsimlik işlerde de, işin gerektirdiği asgari
işçiliğin ispat edilmesi gerekiyor. Her üç durumda da
işin mahiyeti ve kullanılan teknoloji gibi unsurlar
dikkate alınarak, yapılan incelemelerde yeterli asgari
işçiliğin bildirilmediği tespit edilirse, eksik
bildirilen asgari ücret farkları üzerinden SSK primi,
gecikme cezası, gecikme zammı ve idari para cezası
alınmaktadır.
Mevcut yasal düzenlemelerde, bu mali yüklerle ilgili
herhangi bir uzlaşma müessesi bulunmuyor. TBMM’de
bekleyen yasa tasarısında, sosyal güvenlik sistemine de
uzlaşma müessesinin getirilmesi düzenleniyor. Uzlaşma
ile tarh edilen sigorta primlerinde en fazla yüzde 15
oranına kadar indirim imkanı getirilmektedir. Ayrıca,
sigorta priminde uzlaşmaya varılması halinde de, idari
para cezası tutarlarının yüzde 20’si oranında indirim
yapılmış sayılacaktır. Uzlaşılan bu tutarlar
kesinleşeceği için de yargıda ihtilaf konusu edilmeleri
mümkün değildir.
İ.Hüseyin Yıldız
Akşam /
20.02.2008 |