|
Daha
iyi vergi düzenlemeleri rehberi
İyinin düşmanı daha iyidir.
Daha iyisini yaptığınızda yeni yaptığınız şey iyi
olacaktır. Ondan sonra da onun daha iyisi yapılacaktır.
Bu böyle devam eder gider. Hukuki düzenlemeler de bu
şekildedir. Sürekli gelişirler ya da gelişmeleri
gerekir. Bazen daha kötü, bazen daha iyi olurlar, ama
arayış hep daha iyisi içindir. Bu gelişme olmazsa ya da
daha kötü düzenlemeler yapılırsa sonuçlarına da
katlanmak gerekir. Zira ya yeni düzenlemeler topluma
uymaz, toplum ayakta kalamaz. Ya da toplum düzenlemeye
uymaz, düzenleme varlığını devam ettiremez. Vergi
düzenlemeleri de hukuki düzenlemeler içerisinde yer
alır. Öylesine önemlidirler ki tarih boyunca toplumların
ve büyük olayların kaderi olmuşlardır. Etkilerinin
genişliği ve önemi vergi ve hukukun ayrılmaz öneme sahip
olduğunu göstermektedir. Bu sebeple vergi metinleri,
hazırlanırken hukuk altyapısının tamam olması gerekir.
Ancak bundan sonra daha iyisi için çalışmalar
yapılabilecektir.
Ülkemiz bakımından vergi ve hukuk ilişkisinin zayıflığı
hemen her gün yeni düzenlemelerle ve uygulamalarla
ortaya çıkmaktadır. Daha iyi vergi düzenlemeleri yapmak
için öncelikli olarak hukuka uygun metinler hazırlamak
gerekmektedir. Bu konuda hazırlanan metinlerin hukuki
eksikliklerin görülmesindeki zorlukları düşünerek
gelişmiş ülke uygulamalarına bakıldığında neler diye
baktığımızda bazı örnekleri burada belirtmekte fayda
bulunmaktadır. Birleşik Krallık uygulaması bunlardan
birisidir. Bu düzenlemelerin ilgili ülke gelir idaresi
tarafından hazırlandığını söylemek bizim ülke
mükelleflerine ilginç gelecektir. Ayrıca bu tür
düzenlemeler için bugün burada yer almayacak olan
anayasal vergi ilkelerinin ve hukuka inancın mutlaka
bulunması gerektiğini belirtmek gerekir.
Bu amaçla oluşturulan "Daha İyi Düzenlemeler Komisyonu"
amacın sadece kişilerin davranışlarının kontrol edilmesi
olmadığını, haklarının da verilmesi olduğunu
belirtmektedir. Düzenlemeler kötü yapılandırılmışsa veya
çok karmaşıksa, maliyetleri artmakta, anlaşılması ve
uygulanması zorlaşmakta, yenilik ve verimliliği
engellemektedir. Daha iyi düzenlemeler iyi
yapılandırılmalı, bütün etki ve sonuçları dikkate
almalıdır. Bunlara ilave olarak açık plan ve rehberlerle
desteklenmeli, kolay anlaşılmalı, yapılış amacının
dışına çıkmamalıdır.
Çalışmalarda beş temel prensip izlenmesi 1997 senesinde
kabul edilmiştir. Bunlar: yapılan çalışmaların gerekli
olanla orantılı olması; alınan kararları ve sonuçlarını
hesaplayabilme; kurallar, standartlar ve usullerde
tutarlı ve adaletli olma; açık, basit ve mükellef odaklı
düzenleme ve uygulamalarda bulunmak; çalışmaların
probleme odaklı ve yan etkileri en aza indirici
nitelikte olmasıdır.
Bu temel prensiplerin yanında başarı için temel kavramın
etki analizleri olduğu da tespit edilmektedir. Bu
hesaplamalarda ise çok önemli bir faktör dikkate
alınmaktadır: mükelleflerle yapılan görüşmeler ve fikir
alışverişleri. Bütün bunlar ve yapılan değişiklikler
ayrıca yayınlanmaktadır. Düzenlemenin getirilmesinin iki
yıl sonrasında bu analiz ve tahminler gözden geçirilerek
değişikliklerin sonuçları değerlendirilmekte, bu
sonuçlar yeni hedeflerin planlanmasında ve yeni
düzenlemelerin yapılmasında temel alınmaktadır.
Biz bu tür bir süreci ülkemizde uygulayabilirmiyiz?
Evet, aşağıdakilerin hepsini birlikte yaparsak bu
mümkündür.
1. Vergi ve hukuku birlikte anlamaya başlarsak,
2. Anayasamızda da yer alan başta kanunilik olmak üzere
verginin temel prensiplerini kabul edip düzenleme ve
uygulamalara yansıtabilirsek,
3. Yapılan çalışmalarda yukarıda yer alan ve on yıl önce
kabul edilmiş beş temel prensibi uygulayabilirsek,
4. Çalışmalarda etki analizleri yapıp bunları temel
alabilirsek,
5. Mükelleflerin de fikirlerini alıp eksiklikleri
giderebilirsek,
6. Bütün bunları yapmayı gerçekten istersek,
Mevcut vergi düzenlemelerinde bunların tam tersinin
yapılması, doğruyu bulmaya engel değildir. Yeter ki
gerçekten istenmiş olsun.
VERGİ VE HUKUK / Hakan Üzeltürk
huzelturk@superonline.com
Dünya online / 24.09.2007 |