|
Kurumlarda emisyon primleri
Gelir Vergisi beyan dönemi 25 Mart
akşamı sona erdi. Şimdi önümüzde Kurumlar Vergisi beyan
dönemi var. Bu nedenle biz de bu ve izleyen
yazılarımızda, Kurumlar Vergisi'ne ilişkin olarak,
özellikle okur sorularıyla belirlenen konuları
irdelemeye çalışacağız. Bu yazımızda, özellikle Ticaret
Kanunu'nun yasalaşması ile önemi daha da artacak olan
"emisyon primi istisnası"nı ele alacağız.
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/1-ç bendi ile anonim
şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini
artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin
itibari değeri aşan kısmı Kurumlar Vergisi'nden istisna
edilmiştir. Bu istisna daha önce eski Kurumlar Vergisi
Kanunu'nun 8/5. maddesinde yer almaktaydı.
Anonim şirketler, kuruluşunda veya sermaye
artırımlarında hisselerini, ana sözleşmelerinde
belirtilen itibari değerle (nominal bedelle) ihraç
edebilecekleri gibi, itibari değerlerinin üzerinde bir
bedelle de ihraç edebilirler. Hisselerin itibari
değerinin üzerinde bir bedelle ihraç edilmesi halinde,
ihraç değeri ile itibari değer arasında oluşan olumlu
fark, vergi hukukunda emisyon primi (Ticaret hukukunda
agio, tek düzen hesap planında ihraç primi) olarak
adlandırılmaktadır. Emisyon primi, hisselerin ilk
ihracında, bir başka anlatımla hukuk âleminde doğumunda
oluşabilen bir primdir. Yoksa, hissedarların elinde
bulunan anonim şirket hisselerini veya kurumların anonim
şirket türündeki iştiraklerine ait hisseleri, maliyet
fiyatının veya itibari değerinin üzerinde bir bedelle
satmaları halinde oluşan kazanç, emisyon primi olarak
değerlendirilemez.
Emisyon priminin
koşulları
Anonim şirketlerin hisse senetlerini itibari
kıymetlerinden yüksek bir bedelle ihraç edebilmeleri
için ana sözleşmelerinde bu konuda bir hüküm bulunması
veya genel kurul tarafından bu yönde bir karar verilmesi
gereklidir (TTK md. 286/2). Sermaye Piyasası Kanunu'na
tabi ve kayıtlı sermaye sistemini seçmiş bulunan
şirketlerde ise yönetim kurulunca kayıtlı sermaye tavanı
içerisinde gerçekleştirilecek sermaye artırımlarında,
emisyon primli (bir başka deyişle itibari kıymetinin
üzerinde bir bedelle) hisse senedi ihraç yetkisi ana
sözleşme ile yönetim kuruluna verilebilir (Sermaye
Piyasası Kanunu md.12/5).
Ticaret kanunumuza göre emisyon primi yedek akçe
niteliğindedir. Nitekim 466. maddede, "Her yıl safi
kârın yirmide birinin ödenmiş esas sermayenin beşte
birini buluncaya kadar umumi yedek akçe olarak ayrılması
mecburidir" denildikten sonra belirtilen sınıra ulaşılsa
dahi bu yedek akçelere, "hisse senetlerinin
çıkarılmasında, çıkarma masrafları indirildikten sonra,
itibari kıymetten fazla olarak elde edilen hasılatın
itfalara veya yardım ve hayır işlerine sarf edilmeyen
kısmı"nın ekleneceği hükme bağlanmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8/1-a maddesinin
menkul kıymet ihraç giderlerinin kurum kazancının
tespitinde gider unsuru olarak nazara alınacağını açıkça
hükme bağlaması dolayısıyla ihraç giderlerinin TTK. md.
466 hükmüne rağmen, Kurumlar Vergisi'nin matrahının
tespitinde gider olarak nazara alınması ve emisyon primi
istisnasından yararlanacak tutarın tespitinde ise nazara
alınmaması gerekmektedir.
Emisyon primi dağıtılabilir mi?
Bu konuda bize gelen sorulardan bir kısmında emisyon
priminin ve/veya kanuni yedek akçelerin kâr olarak
dağıtılıp dağıtılamayacağı sorulmaktadır.
İstisnanın 5422 sayılı kanundaki şeklinde önceleri bu
istisnadan yararlanabilmek için daha önce aranan, hisse
senetlerinin borsaya kayıtlı olması ve/veya bu kazancın
dağıtılmaması gibi şartlar, yapılan mevzuat
değişiklikleri ile geçmişte yürürlükten kaldırılmıştır.
Ancak bu istisnanın oluşturulmasındaki amacın,
şirketlerin finansman yapılarını güçlendirmek olduğu
dikkate alındığında, yukarıda sayılan şartların
ikincisinin kaldırılması, yani bu prim gelirlerinin
dağıtılmaması şartının kaldırılması, geçmişte amaca
hizmet etmediği gibi, yeni kanunda da aranmaması yerinde
olmamıştır.
Mevcut düzenlemeye göre istisna olan emisyon priminin,
dağıtılması veya sermayeye eklenmesinin istisna üzerinde
bir etkisi yoktur. Dağıtım konusundaki sınırlamalar
vergi hukukunun dışında, Ticaret Kanunu'ndadır.
Ticaret Kanunu'na göre emisyon primi de bir tür kanuni
yedek akçe olduğuna göre emisyon priminin dağıtılıp
dağıtılamayacağı sorusunu, kanuni yedek akçelerin
dağıtılıp dağıtılamayacağı şeklinde anlamak ve
cevaplamak gerekmektedir. Ticaret Kanunu'na göre kanuni
yedek akçelerin ödenmiş sermayenin yarısına kadar olan
kısmı, sadece hayır işlerinde veya geçmiş yıl
zararlarının kapatılmasında kullanılabilir. Şirket genel
kurulu ancak kanuni yedek akçelerin ödenmiş sermayenin
yarısını aşan kısmı üzerinde tasarruf edebilir. Bir
başka deyişle genel kurul bu kısmın dağıtılmasına veya
sermayeye eklenmesine karar verebilir. Bu nedenle
emisyon priminin dağıtılıp dağıtılamayacağı sorusunu,
kanuni yedek akçe tutarının ödenmiş sermaye ile
karşılaştırılması sonucu oluşacak duruma göre yanıtlamak
gerekmektedir.
Bumin Doğrusöz
referans /
27.03.2008 |