|
İşverenin ücrete zam yapmaması
İşverenin ücretime zam
yapmaması, haklı fesih gerekçesi olabilir mi?
N.Ö.: 01.12.1999 tarihinden bu yana bir firmada
çalışıyorum. İşveren, Ocak 2008 ayında yapmış olduğu
genel zamda ben ve birçok arkadaşıma ücret zammı
uygulamadı. Bunun üzerine işverenliğe tazminatımın
ödenmesini talep eden dilekçemi verdim, ancak işleme
konulmadı. Kime, nereye ve nasıl şikâyet edersem
tazminatımı alarak ayrılabilirim?
C: İşverenin ücret zammı yapması hakkında iş
sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa bu
hükmün uygulanması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı birimlerine dilekçe yazılarak şikâyette
bulunulabilir. Eğer işveren, yerleşmiş bir işyeri
uygulaması olarak da bunu yapıyorsa yine dilekçeyle
şikayet yapılabilir. Dilekçeler, esaslarının incelenmesi
açısından mutlaka İş Teftiş Grup Başkanlığı'na intikal
edecek ve Bakanlık İş Müfettişinin incelemesine konu
olacaktır. Ancak okuyucumuzun sorusunda sözünü ettiği
uygulamada, eğer verimlilik analizi veya performans
değerlendirmesi gibi bir işyeri incelemesine müstenit
uygulama yapılmamışsa, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5.
maddesinde düzenlenmiş bulunan "eşit davranma ilkesi"ne
aykırı davranış söz konusudur. Dilekçede bu husus da
belirtilerek İş Müfettişi incelemesi istenebilir. Eğer
müfettiş incelemesi de destekleyici mahiyette ise dört
aya kadar tazminatı yanında yoksun bırakıldığı diğer
hakları hakkında iş mahkemesinde dava açabilir. Bu hak
arama yolu varken, yasa koyucu tarafından "haklı fesih
hakkı" düzenlemesi yapılmamıştır. Bu nedenle okuyucum,
işinde çalışmasına devam ederken, davranışını bu hükme
göre belirlemeli, haklı fesih hakkı olmadığı için
tazminat talebine dayalı işlem yapma yanlışına
düşmemelidir.
SSK hizmet yılı ile
sigortalılık süresi yaş kurallarında farklı mı?
K.C.: İvedi bir sorunumla ilgili danışmam gerekti.
25.12.1967 doğumluyum. SSK başlangıcım, 17.09.1982 ve
yaklaşık 7600 gün primim var. 25 sene 6 aydır
çalışmaktayım. Kendi isteğim ile işten ayrılırsam, kıdem
tazminatına hak kazanıyor muyum? Kademeli emeklilik
hükümlerine göre sigortalılık süresinin hesaplanmasında,
uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve
ölüm sigortalarına) tabi olarak 18 yaşından önce
başlayan sigortalılık da sigorta başlangıcı sayıldığını
kanunlar gösteriyor. 15 yaşımdan önceki çalışmam staj ya
da çıraklık değil. Buna göre, sigortalılık süresini ve
prim ödeme gün sayısını tamamlamış olduğumdan, işten
ayrılmam halinde SSK'dan alacağım yazıya istinaden
"kıdem tazminatı alabilir" yazısı alabilir miyim? SSK'ya
başvurduğumda bana 18 yaşımı doldurduğum günden itibaren
25 seneyi dolduracağım 2010 yılı itibarı ile bu yazıyı
alabileceğim söyleniyor. Sizin yorumunuz ne olur? İkinci
sorum, SSK hizmet yılı ile sigortalılık süresi yaş
kurallarında farklı mı yorumlanıyor?
C: Okuyucum, işe giriş tarihi olarak 17.09.1982 tarihini
verdiğine göre, 25 yıllık sigortalılık süresini, 47
yaşını ve en az 5150 prim ödeme gününü tamamlamak
zorundadır. 25 yıllık sigortalılık süresini 17.09.2007
tarihinde tamamlamıştır. En az 5150 prim ödeme gününü de
7600 prim gününe ulaşarak tamamlamıştır. Geriye sadece
47 yaşını tamamlama şartı kalmıştır. Bu şartı 25.12.2014
tarihinde tamamlayabileceğinden, okuyucum, çalışmasına
devam ederken, yaş şartı hariç diğer iki şartı yerine
getirdiğini belirterek, ilgili SGK birimine "kıdem
tazminatını alabilir" yazısının verilmesini dilekçeyle
talep etmelidir. Eğer yazı verilmezse, çalışmasına devam
ederken görevli İş Mahkemesi'nde Mülga 1475 sayılı İş
Kanunu'nun halen yürürlükte bulunan 4447 sayılı Yasayla
değişik 14. maddesine aykırı davranıştan dava
açılmalıdır. Çünkü kademeli emeklilik düzenlemesinde işe
giriş tarihine göre kademeli emeklilik yaş koşulu
belirlenmektedir. (Bkz. Ali TEZEL, "SSK'da Emeklilik
Tarihi ve Yaşının Hesaplanmasında 18 Yaş Sorunu Yoktur",
Mali Çözüm Dergisi, İSMMMO emeklilik yaş koşulu
belirlenmektedir. (Bkz. Ali TEZEL, "SSK'da Emeklilik
Tarihi ve Yaşının Hesaplanmasında 18 Yaş Sorunu Yoktur",
Mali Çözüm Dergisi, İSMMMO yayını, s.139-142). Eğer
mahkeme sigortalılık başlangıcı ile işe giriş tarihi
arasında farklılık görmezse bu takdirde, 18 yaş konusunu
idarenin yorumladığı gibi algılamak gerekecektir. Bu
nedenle okuyucuma çalışmasını sürdürürken dava açmasını
ve kazanması ve kesinleşmesi halinde, yani Yargıtay
görüşü ortaya çıktıktan sonra, yazıyı alarak iş
sözleşmesini fesih yoluna gitmesini öneriyorum.
Tahsin Sınav
Y.Şafak / 17.03.2008
|