Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

  MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :   18.10.2007
    

                                           Ana Sayfa 

                             Muhasebe Forum 

                                      SSK Mevzuat

                                    Danışma Hattı 

                      2007 Yılı Uygulamaları

                         Staj-Stajyer Rehberi

                     2007 Yılı Pratik Bilgiler

 

 

 


 

Vergi ve ceza uzlaşmalarında, gecikme faizleri de kapsama alınabilmelidir


 

I-GİRİŞ

Uzlaşma hemen hemen bütün vergi türlerine ait olmak üzere resen, ikmalen ve idarece yapılan bütün tarhiyatlara yönelik olarak, vergi mahkemesinde dava açılmaksızın mükelleflere vergi idaresinin anlaşması ve önerilen tarhiyatın bu anlaşma müzakeresi neticesinde düzeltilmesidir.

Vergi idaresi, uzlaşma yoluyla kanunen alınması gereken vergilerle bunlara ilişkin cezaların bir bölümünden vazgeçmektedir. Bunun karşılığında vergi alacağını daha çabuk tahsil etmekte, çok sayıda davayı izleme külfetinden kurtulmaktadır. Uzlaşma tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası olmak üzere iki safhada yönetilebilmektedir.

II- En kötü uzlaşma en iyi sonuçlanan vergi davasından daha iyidir

Uzlaşma sonucunda uzlaşılan vergi ve cezalar için uzlaşma komisyon kararı tanzim edilmektedir. Bu kapsamda üzerinde uzlaşılan ve mutabık kalınan vergi ve cezalar için uzlaşma kararı kesin olup, hiçbir mercie şikayet edilemez(1). Dava açılamaz. Ancak üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalarda vergi hatasının varlığı durumunda dava açma hakkı mahfuzdur.

Türkiye'de vergi yargısı yaklaşık bir buçuk iki yıl, diğer mahkemelerde ise sonuçlanma süresi yaklaşık iki yıl gibidir. Böylece toplam süre üç buçuk, dört yıla kadar sürebilmektedir. Özetle vergi yargısı oldukça uzun ve süreç olarak da fazladır. Aslında vergi yargısı riskli bir süreç yönetimidir. Bu nedenle tarhiyatta eğer vergi hatası, vb. bir kusurlandırıcı durum yok ise uzlaşmaya varmak son derece rasyonel bir tutumdur. Diğer taraftan her tarhiyat için de uzlaşma söz konusu olmayabilir. Örneğin vergi usul kanunun 359. maddesi kapsamına göre sahte fatura kullanımı gibi durumlarda veya sahte fatura tanzimi gibi durumlarda bilerek anılan belgelerin tanzim edilmesi kullanılması gibi hallerde tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma söz konusu değildir. Diğer taraftan özel usulsüzlük cezalarına karşı da tarhiyat sonrası uzlaşma mümkün bulunmamaktadır.

III- Tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşmalardan daha sonra vergi dairesi aşamasında tahakkuk fişi düzenlenmesi sırasında gecikme faiz sorunu

Gerek tarhiyat öncesi ve gerekse tarhiyat sonrası uzlaşmalardan sonra 30 gün içerisinde üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaların 30 gün içerisinde vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir. İşte problem burada ortaya çıkmaktadır. Çünkü üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalardan ayrıca "gecikme faizi" ortaya çıkmaktadır. Uzlaşma müzakereleri sırasında bu gecikme faizlerinin rakamsal olarak tutarı uzlaşma görüşmelerinde dikkate alınmamaktadır. Oysaki bu gecikme faizi çok ciddi boyutlara varabilmektedir(2).

Bize göre, en önemli eksiklik gecikme faizlerinin de uzlaşmaya dahil edilerek bu tutarın uzlaşma müzakerelerinde dikkate alınarak buna göre uzlaşmaya varılması gereklidir. Bu konuda Gelir İdaresi Başkanlığı'nın ciddi düzenlemeler yaparak bu yasal boşluğun veya eksikliğin giderilmesinde ihtiyaç bulmaktadır. Özellikle eski yıllar ile ilgili üzerinde uzlaşılan vergilerde gecikme faizlerinin vergi aslını iki yada üç kat aştığı görülmektedir. Böyle bir durumda bilhare ortaya çıkan gecikme faizlerinin uzlaşmaya konu edilemeyişi ve bu gecikme faizlerinin gelir veya kurumlar vergisi uygulamasında "gider yazılamayışı" ciddi bir sorun olarak işletmeler üzerinde önemli finansman yükü oluşturabilmektedir.

Diğer taraftan gecikme faizinin belirli aşamalarda durdurulması ancak ödeme ile mümkün olabilmektedir. Özellikle dava konusu yapılan durumlarda gecikme faizinin durdurulabilmesi için ödeme yapılması gerekmektedir. Görüldüğü gibi VUK'nın 112/3. bendine göre gecikme faizinin işlemesinin durdurulması amacıyla vergi aslının ödenmesi mümkün bulunmaktadır. Bu olanak, mükellefler için davadan haksız çıkma ihtimaline göre kullanabilecekleri son derece önemli bir haktır(3).

IV- Sonuç ve değerlendirmeler

Tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmalarda daha sonra ortaya çıkan gecikme faizleri mutlak surette çözüme kavuşturularak bir şekilde ya uzlaşmaya dahil edilebilmeli veyahut ta bu gecikme faizleri gelir veya kurumlar vergisi uygulamasında bir şekilde gider yazılabilme imkanına kavuşturulmalıdır. Uygulamada bu alanda ciddi bir problem olduğu kuşkusuzdur.

Diğer taraftan vergi davası açılması yerine, gerek tarhiyat öncesi uzlaşma ve gerekse tarhiyat sonrası uzlaşma cazip hale getirilerek bu yönde önemli adımlar atılabilmedir. Ve bununda ilk koşulu Gelir İdaresi Başkanlığı'nın tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşmalarda gecikme faizlerine bir çözüm getirmesi gerekmektedir. Bu bir anlamda vergi yargısının yükünü de önemli ölçüde hafifletecektir. Ülkemizde vergi yargısının sonuçlanma sureleri dikkate alındığı takdirde uzlaşmaların ne denli gerekli önem kazanacağı tartışmasızdır.

(1) Maliye Bakanlığı'nın vermiş olduğu bir özelgede üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalarda vergi hatası nedeniyle uzlaşma komisyon kararı üzerine yargıya gidilebileceğine ilişkin mükteza verilmiştir. (Bkz. 7.8.1998 gün ve B.07/GEL.0.29/2864-124-2785)

(2) Bilindiği gibi GVK'nın 40. maddesine gecikme faizleri gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamamakta ve kazancın tespitinde herhangi bir şekilde indirilememektedir. Aynı şekilde tecil faizi, gecikme zammı ve gecikme faizleri de gider olarak indirilememektedir. (GVK md.41)

(3) Doğrusöz Bumin, "Gecikme Faizini Durdurmak", Referans Gazetesi, 3.9.2007


Dr. Mustafa Alpaslan / SMMM
Doç. Dr. Mustafa Sakal / DEÜ.İİBF.Maliye Bölümü

Dünya / 18.10.2007
 

 


Copyrıght © 2005 -2008  www.muhasebenet.net- www.muhasebenet.com - Türkiye'nin muhasebe rehberi. Her hakkı saklıdır.