|
Vergi ve cezada yeniden uzlaşma
Vergi Yasalarında yapılan
değişiklikler ve idarenin yapmış olduğu yönlendirmeler
zaman içersinde uyuşmazlıkları artırmaktadır. Bu
bağlamda giderek artmaya başlayan uyuşmazlıkların
azaltılmasına yönelik olarak Vergi Usul Yasası'nda yer
alan "Tarhiyat Öncesi Uzlaşma" ile "Tarhiyat Sonrası
Uzlaşma" müesseselerinin de yeteri kadar verimli
olmadığı gözlenmektedir.
"Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Yolu ile Tahsili
Hakkındaki" yasa tasarısı beyana dayalı vergilerle
ilgili olup, Vergi Usul Yasası hükümlerine göre ikmalen,
re'sen ve idarece tarh edilen vergi, resim, harçlar, fon
payı ve bunlara bağlı vergi cezalarından kaynaklanan ve
yargı aşamasında bulunan uyuşmazlıklara yönelik olarak
yeni bir uzlaşma olanağının sağlanması öngörülmüş
bulunmaktadır.
Buna göre, Vergi Usul Yasası hükümlerine göre ikmalen,
re'sen ve idarece tarh edilen vergi, resim, harçlar, fon
payı ve bunlara bağlı vergi cezalarından vergi
mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay
nezdinde dava açma, ilgisine göre itiraz ve temyiz
süreleri geçmemiş veya uyuşmazlık konusu olup da henüz
başvuru yolları tüketilmemiş bulunan vergi borçları
yapılacak yeni uzlaşma sonucunda 18 taksitte
ödenebilecektir.
Söz konusu uygulama kapsamına, yapılması öngörülen yasal
düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarihten önceki
dönemlere beyana dayanan vergilerde bu tarihten önce
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin tarhiyatlar
girmektedir. Ayrıca söz konusu düzenlemelerden
yararlanmak isteyen mükelleflerin tarh edilen vergi,
resim, harçlar ve fon payları ile kesilen cezalara karşı
dava açmamaları, açılmış bulunan davalardan vazgeçmeleri
gerekmektedir.
Uygulamadan yararlanmak isteyen ve bu bağlamda da
başvurularını süresi içinde yapan ve davalarından
vazgeçen mükelleflerin, mevcut uyuşmazlıkları ile ilgili
olarak daha önce verilmiş ve yasa yolu tüketilmemiş
kararların, taraflara tebliğ edilip edilmediğine
bakılmaksızın, yeni yasa hükümlerinden
yararlandırılmaları mümkün olacaktır.
Yeni düzenlemeler çerçevesinde kendisi ile yeniden
uzlaşma yapılan
mükelleflerin öngörülen sürede uzlaşma konusu yapılan
miktarı tamamen ödemeleri zorunlu olup, uzlaşılan borcun
tamamen ödenmemesi halinde, ilk tarhiyata ilişkin
ihbarnamenin tebliğ tarihini izleyen otuzuncu gün
itibariyle tahakkuk eden tutarlar ve bunlara ilişkin
gecikme faizi ve gecikme zamları Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkındaki yasa hükümlerine göre ödeme emri
tebliğine gerek kalmaksızın cebren takip ve tahsil
edilecektir.
Yapılan yeni düzenlemede, daha önce haklarında ikmalen,
re'sen ve idarece vergi tarh edilmiş olup da, salınan bu
vergileri çeşitli nedenle ödeyemeyenlerin bu borçlarını
ödeyebilmeleri için herhangi bir düzenlemeye veya
kolaylığa yer verilmemiştir.
Buna karşılık yapılan yeni düzenlemenin yürürlüğe
gireceği tarih itibariyle uzlaşma veya tarhiyat öncesi
uzlaşma isteminde bulunulmuş, henüz uzlaşma günü
verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşmanın
vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin
kabulü için henüz süre geçmemiş alacaklara ilişkin
uzlaşma istemleri ile ilgili olarak mükelleflere ya
mevcut uzlaşmanın sonuçlandırılması veya "Bazı Kamu
Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkındaki" yasa
hükümlerinden yararlanmaları konusunda seçim hakkı
verilmektedir.
Diğer yandan yapılacak taksitlendirme süresince
uzlaşılan tutarlara gecikme zammı uygulanmayacak, buna
karşılık taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde
gecikme zammının daha ağır bir oranda uygulanması
yoluyla taksitlerin zamanında tahsili cihetine
gidilecektir.
Yeni düzenlemeden halen inceleme aşamasında bulunan
mükellefler yararlanamayacaktır. Bir başka anlatımla
tasarıda; incelenmiş, hakkında rapor yazılmış ve dava
açma süresi geçmemiş veya yargılama sürecindeki
tarhiyatlar kapsama alınırken halen incelemesi sürenler
kapsam dışında bırakılmıştır. (Doğrusöz, Bumin "Uzlaşma
kanununun düşündükleri" Referans, 14.02. 2008)
Yapılmakta olan bu düzenleme ile yargı aşamasına intikal
etmiş bulunulan vergi borçlarının, uzlaşma ile
ödenmesinl öngörmekte olup, bu bağlamda
söz konusu komisyonların hangi ilkeler çerçevesinde
olayları değerlendirecekleri hususu ise belirsizdir. Bu
bağlamda da yargı aşamasına intikal etmiş bulunan vergi
alacaklarının "Uzlaşma" yolu ile ödenmesine olanak
sağlanması mevcut Anayasal düzenleme çerçevesinde ve
hukuk devleti olma ilkesi açısından ayrıca
değerlendirilmesi gereken bir konu olmaktadır.
Söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile birlikte
ülkemizde vergisini idarenin yönlendirmeleri
doğrultusunda zamanında ödeyenler ile Anayasal vergi
ödevini zamanında yerine getirmeyenler arasında yeni bir
ayrımcılık daha yapılmış olacak, aynı konumda olan
mükelleflerden bir kısmı yapılması öngörülen
düzenlemenin özellikleri nedeniyle vergi borcundan
uzlaşma sonucuna göre daha düşük bir maliyetle
kurtulurken, diğer bir başka kısmı bu haktan
yararlanamayacaktır.
www.muhasebenet.net
Veysi Seviğ
Referans / 19.02.2008 |