|
2007
yılı gelirlerinin beyan süresi bitiyor
Gelir Vergisi Yasası'nın 85'inci
maddesi gereği olarak mükellefler, sözü edilen yasanın
ikinci maddesinde yazılı kaynaklardan bir takvim yılı
içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için, yasada
aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname vermekle yükümlü
tutulmuşlardır. Bu bağlamda yasal düzenleme gereği
olarak beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede
toplanması zorunludur.
Gelir Vergisi Yasası'nın ikinci maddesinde gelire giren
kazanç ve iratlar sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
Buna göre;
* Ticari kazançlar
* Zirai kazançlar
* Ücretler
* Serbest meslek kazançları
* Gayrimenkul sermaye iratları
* Menkul sermaye iratları
* Diğer kazanç ve iratlar
Gelir Vergisi Yasası'nda aksine hüküm olmadıkça, gelirin
tespitinde gerçek ve safi tutarları ile nazara alınır.
Tacirlerle çiftçiler ve serbest meslek erbabı ticari,
zirai ve meslek faaliyetlerinden kazanç temin etmemiş
olsalar bile, yıllık beyanname verirler. Bu zorunluluk
şirketlerin faaliyet ve tasfiye dönemlerini de
kapsayacak şekilde kolektif şirket ortakları ile
komanditerler hakkında da geçerlidir.
Yabancı ülkelerde elde edilen kazanç ve iratlar ise
* Mükellefin bunları Türkiye'de hesaplarına intikal
ettirdiği yılda,
* Türkiye'de hesaplara intikal ettirilmemesinin
mükellefin iradesi dışındaki sebeplerden ileri
geldiğinin belirlenmesi halinde mükellefin bunlara
tasarruf edebildiği yılda,
elde edilmiş sayılır.
Türkiye'de elde edilen gelirlerin hem tam mükellefler
hem de dar mükelleflerce toplanarak beyan edilmesi
zorunludur. Ancak Gelir Vergisi Yasası'nda yer alan bazı
düzenlemelerle gelirin beyannamede toplanması ilkesinin
istisnaları bulunmaktadır. Bunların arasında, beyanname
verilmeyecek haller, vergiden istisna kazançlar, yıllara
yaygın inşaat ve taahhüt işlerinde elde edilen gelirin
iş bitiminde beyan edilmesini gösterebiliriz.
Yabancı ülkelerde elde edilen gelir unsurlarının
vergilendirilmesi, sadece tüm mükellefler için geçerli
bir düzenlemedir. Dar mükellefler bu bağlamda sadece
Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden
vergilendirilir.
Yabancı ülkelerde elde edilen gelirin Türkiye'de
hesaplara intikal ettirilebilmesi için hukuki ve
ekonomik tasarruf imkânının doğmuş olması gerekir.
Hukuki tasarruf gelirin, gelir sahibi tarafından talep
edilebilir ekonomik tasarruf ise gelirin, ödemeyi
yapacak tarafından gelir sahibinin emrine tahsis edilmiş
olmasıdır.
Yabancı ülkelerde gelir elde edenlerin, bu gelirlerini
hukuki ve ekonomik olarak tasarruf etmeleri söz konusu
değilse, gelirin elde edilmesinden dolayısıyla beyanname
üzerine yansıtılacak ve toplamaya dahil edilecek bir
gelirin varlığından bahis edilemez. Ancak bu bağlamda da
hukuki ve ekonomik tasarrufun bulunduğu durumlarda,
diğer gelir unsurları ile toplanmayan yabancı ülkelerde
elde edilen gelirlerin tespiti halinde, bu gelirlerden
dolayı cezalı tarhiyata muhatap olmak söz konusu
olabilir.
Yurtdışı gelirlerin Türkiye'deki hesaplara intikal
ettirildiği tarih itibariyle TC Merkez Bankası döviz
alış kuru, kazancın tespitinde değerlemeye esas alınacak
kur olmaktadır. Eğer kazanç TC Merkez Bankası'nca kuru
tespit ve ilan edilmeyen bir yabancı para cinsinden elde
edilmiş ise kazancın tespitinde esas alınacak kur Maliye
Bakanlığı tarafından ilan edilen kur olacaktır.
Diğer yandan yurtdışında ikamet ettiğinden dolayı dar
mükellef konumunda olan ve bu kapsamda vergilendirilen
Türk vatandaşlarının, Türkiye'de tevkif suretiyle
vergilendirilmiş menkul sermaye iratları nedeniyle
Türkiye'de beyanname vergi zorunluluğu bulunmamaktadır.
(Danıştay 4. Dairesi E. No: 2005/562, K.No: 2005/1437)
Beyanı zorunlu olan gelirlerin bir beyanname üzerinde
toplanarak beyan edilmesi, mevcut yasal düzenleme
gereğidir. Bu bağlamda, Gelir Vergisi matrahının
tespitinde, Gelir Vergisi beyannamesinde bildirilecek
gelirden, söz konusu yasanın 89'uncu maddesinde yer alan
indirimlerin yapılması mümkün olmaktadır.
Beyanname üzerinde toplanması ve beyan edilmesi gereken
gelirler için süresi içerisinde beyanın yapılmaması
halinde idare re'sen gelirler için mükellefin matrahını
belirleme hakkına sahip olmaktadır. Bir başka anlatımla
Vergi Usul Yasası'nın 30/1'inci maddesi uyarınca vergi
beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemiş ise
bu durumda idarece re'sen vergi tarholunur. Gelir
Vergisi Yasası'nın 92'nci maddesi gereği olarak "bir
takvim yılına ait beyanname izleyen yılın mart ayının
başından yirmi beşinci günü akşamına kadar ilgili vergi
dairesine" verilir. Bu bağlamda 2007 yılına ait beyana
tabi gelirler için beyanname verme süresi 25 Mart 2008
Pazartesi günü akşamı sona ermektedir.
Veysi Seviğ
Referans /
21.03.2008 |