|
Transfer fiyatlandırmasından kaçınma yolları
Bilindiği gibi yeni Kurumlar
Vergisi Kanunu'muzda örtülü kazanç dağıtımı müessesesi
"transfer fiyatlandırması" adı altında yeniden
düzenlenmiştir. Bu yeni düzenlemeye göre kurumların
ilişkili kişi olarak kabul edilen kişi veya kurumlarla
kuracakları hemen hemen her türlü akdi ilişkide bedelin
tespitinde emsal bedelin dışına taşmaları halinde
bedelin transfer fiyatını içerdiği kabul edilmektedir.
Yani kurumlar vergisi açısından ticari ilişkilerde
bedelin, fiyatın, ücretin muteber olabilmesi için
ilişkiden etkinlenmemiş olması gerekmektedir.
Burada önem taşıyan hususlardan birisi, görüldüğü gibi,
ilişkili kişi kavramının kapsamıdır. Maliye Bakanlığı
ilişkili kişi kavramını Transfer Fiyatlandırması
Hakkındaki 1 sayılı Genel Tebliğde açıklamıştır. Bu
açıklama ile "ilişkili kişi" kavramının açılımı, o kadar
geniş tutulmuştur ki, ilişkili değil, ilişkisiz kişi
bulmak zorlaşmıştır. Aslında Genel Tebliğ'de ilişkisiz
kişiler sayılsa, belki tebliğde sayfa tasarrufu dahi söz
konusu olabilirdi.
Genel Tebliğde ilişkili kişilerin bu derece geniş olması
ve transfer fiyatlandırması müessesesinin pek çok kavram
ve ölçütünün yoruma açık olması karşısında, Şirketler
her halde ilişkili kişilerle olan ticari faaliyetlerini
sınırlama veya bu konuda çeşitli tedbirler alma yoluna
gideceklerdir. Biz de bu tedbirler neler olabilir diye
düşünmeye başladık. Aklımıza gelen birkaç yolu, değerli
okurlarımızla da paylaşalım istedik.
Ortaklar gizlenmelidir
İlişkili kişilerin başında kurumun ortakları ve onun da
ortak olduğu kurumlar geldiğine göre, o halde ilk akla
gelen çare, ortağı gizlemektir. Zaten konuyu tartıştığım
pek çok YMM'de bu yolu düşündüklerini ifade etti.
Ortağın nasıl gizleneceğinin yolu ise hem mevcut hem de
tasarı halindeki Ticaret Kanununda mevcuttur. Bunun
yolu, "hamiline hisse veya hisse senetlerin"de gizlidir.
Başkaca ortaklıklarda da kendisinin veya yakınlarının
hisseleri bulunan veya kurumla ticari faaliyeti bulunan
ortağın hisselerini "hamiline" hale getirmek ve bu hisse
senetlerinin genel kurulda temsil edilmemesini sağlamak,
bir çözüm olabilir. Kâr dağıtımlarında da kâr payı
hamiline kâr payı kuponunu ibraz edene ödeneceğinden, bu
kâr paylarının üçüncü şahıslar yolu ile tahsili de
mümkündür.
www.muhasebenet.net
Yöneticilerin derneklere
üye olması yasaklanmalıdır
Yöneticilerin derneklere üye olması yasaklanmalıdır.
Çünkü Genel tebliğ açıklamasına göre ortağın ortak
olduğu şirketin ortak olduğu bir başka şirketin yönetim
kurulu başkanının üye olduğu dernek, ilişkili şirket
kabul edilmiştir. İleride kurumun bir gün bu dernek veya
iktisadi işletmesi ile bir ticari faaliyeti olabilir.
Transfer fiyatlandırması müessesesi ile uğraşmamak için
baştan tedbir almakta fayda vardır.
Yöneticiler villada
oturtulmalıdır
Şirketlerin yöneticilerinin mümkün olduğu kadar sosyal
ilişkileri sınırlandırılmalı ve denetlenmelidir. Bu
konuda ilk akla gelen yol, onları villalarda ikâmete
zorlamaktır. Eğer üst düzey yöneticiler apartmanlarda
ikâmet ederlerse komşuluk ilişkilerini
geliştirebilirler, onlarla yemeklere, davetlere,
sinemalara gidebilirler, hatta komşularına borç
verebilirler, onlar ile ortak bir arazi alabilirler.
İleride bir gün bu kurum, bu komşu ile veya onun
yönetimindeki bir şirketle ticari ilişkiye girebilir. Bu
ticari ilişkinin de transfer fiyatlandırması düzenlemesi
açısından denetlenmesi gerekir. Çünkü Genel Tebliğ
açıklamasında (md. 3.1.2 prgf.4) , kurum ortakları ile
ekonomik ve sosyal olarak ilişkisi bulunan gerçek
kişiler de "kurum ortağının ilgili bulunduğu gerçek
kişiler" olarak kabul edilmiştir. Bu konudaki önerimiz
kurumların yönetimine a-sosyal kişilerin getirilmesidir.
Avukatlar ve YMM'lere
dikkat edilmelidir
Kurumlar Avukatlara ve YMM'lere veya SMMM'lere iş
verirken dikkat etmelidirler. Çünkü Genel Tebliğ
açıklamasında (md.3.1.3) bir kurumun ortağı olan
şirkette çalışan avukat ile bu şirketin ortağı bir başka
şirketin mali müşaviri ilişkili kişi kabul edilmiştir.
Her ne kadar tebliğ'de "çalışan" denilmişse de buradaki
çalışmanın tam zamanlı çalışma olarak kabulü mümkün
değildir. Çünkü kurum açısından avukatın ilişkisi kişi
kabul edilmesi, kurumun onunla akdi ilişki kurması
halinde söz konusu olur. Kurumun bu avukata davasını
verebilmesi için avukatın serbest çalışan avukat olması
gerekmektedir. Burada kurum avukata bir davasını
verirse, davasını ilişkili kişiye verdiği için avukata
ödenen vekâlet ücretinin transfer fiyatlandırması içerip
içermediği önem taşıyacaktır. Hatta bir kurumun,
davalarını yoğun olarak bir avukata vermesi halinde, o
avukatın yine işlerini yoğun olarak takip ettiği
ilişkisiz bir şirketle, bu yüzden ilişkili hale gelmesi
tehlikesi de mevcuttur. Aynı durum YMM, SMMM gibi diğer
serbest meslek erbabı için de söz konusudur. Bu nedenle
hizmet alınan serbest meslek erbabının diğer müşterileri
de kontrol edilmeli veya onlara başka iş almamaları için
iyi paralar ödenmelidir.
Bu önerilerim ilk akla gelen öneriler. Değerli
okurlarımın başkaca önerileri varsa ve yazarlarsa, ben
de sizlerle paylaşırım.
Ben sadece tacir olmadığıma, herhangi bir şirketin
yöneticisi veya hissedarı olmadığıma, şükrediyorum.
Bumin Doğrusöz
Referans / 24.01.2008
|