|
''Uzun vadede yüzde 2'lik
orandan da istifade edecekleri için bir hak kaybı
olmasın dedik. Bu kapsamdakilerin aylık bağlamada bir
zarara uğramamaları ve mağduriyet oluşmaması için
düzenlemeye gitti. Halen 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl, 9 yıl
çalışmış vatandaşımızın aylık bağlama oranı 3,5 diye
hesaplanırken birden 2'ye düşmesi psikolojik sorun da
yaratabilirdi. Bunu da dikkate alarak, sosyal devlet
olmanın sorumluluğuyla bunu 3600 güne, yani 10 yıla
kadar yüzde 3 olarak belirledik. 10 yılı
tamamladıklarında da aylık bağlama oranları yüzde 2
olacak. 25 yıldan sonra çalışsalar aylık bağlama oranı
yüzde 1,5'tu. Burada da yüzde 2 olacak. Orada da
artıları var.''
Prim gün sayısının 9 bin olması konusunda işçilerin,
kamu çalışanlarında olduğu gibi iş güvencelerini
bulunmadığı konusunda değerlendirmeler yapıldığını
belirten Çelik, bunu 50 ve 100'er günlük kademeler
şeklinde yapmayı önerdiklerini, ancak bunun
anlaşılamadığını ifade etti. Çelik, bu konuda bakanlık
olarak çalışanları rahatlatacak düzenleme yapmayı
kararlaştırdıklarını ve 7 bin 200'ü önerdiklerini
bildirdi. Çelik, ''Sendikaların talepleri de zaten o
istikametteydi. 7 bin 200 olmasının sebebi tam 20 yıla
karşılık geliyor'' dedi.
Yetim kız çocuklarına verilen evlenme yardımının
kendileri içinde bir sorun olmadığını ve yetim kızlardan
bir şey kesmek amaçlarının bulunmadığını söyleyen Çelik,
24 aylık evlilik ödeneği uygulamasında istismarlar
yaşanması nedeniyle, bu konuda düzenleme yapma niyetinin
ortaya çıktığını dile getirdi. Çelik, ''Yetimden
kıskandığımız için değil, suistimallere konu olmasın
düşüncesiyle böyle bir düzenleme yapmıştık. O da bizim
için makul bir talepti'' diye konuştu.
-''65 YAŞ BU TASARININ ÇOK CİDDİ BİR PARAMETRESİ''-
Çelik, 65 yaşla ilgili talepler konusunda, ''Yaş bu
yasanın çok ciddi bir parametresidir. Onda esneme
yapamayacağımızı söyledik. Onlar ısrar ettiler. Birkaç
saat bu konuyu tartıştık. Fakat prim gün sayısında
olabilir ama yaşta olamaz dedik'' dedi.
Güncelleme katsayısı konusunun, Anayasa Mahkemesi'nin
iptal kararı neticesinde gündemlerine girdiğini anlatan
Çelik, gelişme hızında emeğin payı ne kadarsa o oranda
düzenleme yapmayı öngördüklerini belirtti. Çelik, ''Bu
oran TÜİK'in açıklamalarına göre yüzde 26,3, biz bunu
30'a çıkardık. '4-5 puan nedir' diyorlar. 4-5 puan
emekli maaşına 5 puan yansımadır. Efendim, 'bunu daha
yükseltelim deniyor'. Türkiye'de şu anda çalışan 15
milyon kişi var. Ama Türkiye'de 70 milyon insan var.
Geride 55 milyon vatandaşımız daha var. Yüzde 100'ünü
buraya verin bir talep olabilir, buna saygı duyduk. Ama
sosyal devletin bütün gelişme hızını bu tarafa aktarmak
gibi bir bakış açısı doğru olmaz. Objektif ve bilimsel
kriterler çerçevesinde hareket etmemiz gerekirdi'' diye
konuştu.
-FİİLİ HİZMET ZAMMI-
Fiili hizmet zammına ilişkin taleplerle ilgili
değerlendirmelerde de bulunan Çelik, şunları kaydetti:
''Fiili hizmet zammı konusunda bu kapsama girenlerin
nasıl girdiklerini sorduk arkadaşlara. Filan bakan
'Eskişehirliydi pancarla ilgili şeyler girdi, filan
bakan Kütahyalıydı azottakiler alındı'. Yani bu şekilde
bilimsel bir veriye dayanmayan bir tablo vardı. Kalıcı
bir şey yapıyoruz, kalıcı şeyin de ispat edilir,
inandırıcı bilgilerle donanması gerekir. Bunu yaptık.
Bize geçerli bir izahat yapılsın hemen dahil etmeye
hazırız. Sosyal hayatımızı ilgilendiren konularda sonuna
kadar açık davrandık ama kapıyı açamayacağımız ana
parametreler vardı, açabileceklerimiz vardı.
Açabileceklerimizde de işçiden, çalışandan yana
tavrımızı net şekilde koyduk.''
-PRİM GÜN SAYISINDAKİ AZALMA-
Prim gün sayısındaki azalmanın ana parametreler
açısından ciddi bir sorun oluşturmayacağını söyleyen
Çelik, işçilerin daha kısa zamanda emekliliği hak etme
imkanı elde edeceklerini dile getirdi. Çelik, bunun ana
parametreleri bozmadığını çünkü 2000 yılından sonra
sisteme girenlerin 60 yaşında emekli olacaklarına işaret
etti. Çelik, ''Dolayısıyla yaş sınırı zaten olduğu için
sistem içerisinde öyle veya böyle kalacaktır
vatandaşımız. 20 yılımı doldurdum diye bırakacak değil.
Yine çalışacaktır. Çalıştıkça, prim ödedikçe geliri daha
da artacaktır'' dedi.
-YÜRÜRLÜK TARİHİ-
Tasarıyı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı
düşündüklerini belirten Çelik, yasanın yürürlük tarihine
ilişkin de bilgiler verdi. Çelik, ''Bazı maddeleri
hemen, bazıları Mayıs ayına doğru yürürlüğe girebilir.
Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu arasında
bir şey olur. Bunu bir, iki gün içerisinde
netleştireceğiz. 2008'de yürürlüğe girer bu yasa'' diye
konuştu.
Çelik, tasarıda bundan sonra bir değişikliğin söz konusu
olup olamayacağı yönündeki soru üzerine, şunları
kaydetti:
''Yararlı değerlendirmelere her zaman açık olacağız.
Çünkü bu hepimizin çocuklarını ilgilendiren bir yasa.
Ama burada ana parametreleri, ileriye dönük projeksiyon
çalışmalarını sarsıcı, onlardaki hedefleri ortadan
kaldırıcı düzenlemeler değil bunlar. Sanki bu
projeksiyonlarla sosyal güvenlik açıklarını sıfırlamak
istiyormuşuz gibi şeyler söyleniyor. Öyle bir hedefimiz
yok. Türkiye, sosyal güvenlik açıklarını sürdürülebilir
bir noktada tutmak istiyor. Şu anda artarak ve
katlanarak gidiyor. Arkadaşlarımız ufak bir sahip
çıktılar 1,5 katrilyon liralık bir tasarruf sağladık.
Beklenenden daha düşük bir açık sağladık. 26,5 katrilyon
lira beklenirken 25 katrilyon lira gerçekleşti. Ufak bir
ilgi... Bu yıl daha çok ilgileneceğiz. Devlet bu
tasarıyla her yıl toplanan primlerin dörtte bir kadar
sisteme katkı sağlayacak. Bunları da dikkate aldığımız
zaman Türkiye artık sosyal güvenlik açıklarıyla
konuşulmayacak.''
www.vergihaber.com
25.03.2008 Saat:12.35 |