|
Serbest bölgelerde tüketilmek ya da kullanılmak üzere
gönderilen mallarda katma değer vergisi olacak mıdır?
Bilindiği üzere, 3218 sayılı Serbest
Bölgeler Kanunu ile bölgede faaliyette bulunan
kullanıcılara hiçbir koşula bağlı olmaksızın sınırsız ve
süresiz vergi teşvikleri sağlanmıştı. Bu bölgelerde
vergi, resim ve harç mükellefiyetlerine ilişkin vergi
kanunları hükümleri uygulanmıyor ve Türkiye'deki tam ve
dar mükellef gerçek ve tüzel kişilerin serbest
bölgelerdeki faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri
kazanç ve iratlar, Türkiye'nin diğer yerlerine
getirildiğinin kambiyo mevzuatına göre tevsiki halinde
de gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutuluyordu.
Ancak, 5084 sayılı kanunla 3218 sayılı Serbest Bölgeler
Kanunu'nun 6.maddesi hükmü değiştirildi ve yapılan bu
değişiklikle; serbest bölgelerde Türk vergi kanunları
geçerli hale getirildi. Ancak, Serbest Bölgeler
Kanunu'na eklenen geçici madde ile 06.02.2004 tarihine
kadar (bu tarih dahil) serbest bölgelerde faaliyette
bulunmak üzere faaliyet ruhsatı almış mükelleflerin,
ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere,
bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetler dolayısıyla
elde ettikleri kazançlar gelir veya kurumlar vergisinden
müstesna tutulmaya devam ettirildi. Serbest bölgelerde
imalat faaliyetinde bulunan mükelleflerin bölgelerde
imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri
kazançları ise Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam
üyeliğinin gerçekleştiği tarihi içeren yıllık vergileme
döneminin sonuna kadar gelir veya kurumlar vergisinden
müstesna tutulmaya devam ettirildi. Bu bölgelerde öteden
beri imalat faaliyetinde bulunanların yanı sıra, yeni
faaliyete başlayacak imalatçıların da Avrupa Birliği'ne
tam üyeliğin gerçekleşeceği tarihi içeren yıllık
vergileme döneminin sonuna kadar bu istisnadan
yararlanmasına imkan tanındı.
Öte yandan, yapılan bu düzenlemeler sonrasında da
serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasında
yapılacak ticaret, dış ticaret rejimine tabi olmaya
devam etmektedir.
Gümrük Kanunu'nun serbest bölgeleri düzenleyen bölümünde
yer alan 152. maddede;
"Serbest bölgeler, Türkiye gümrük bölgesinin parçaları
olmakla beraber;
a) Serbest dolaşımda olmayan eşyanın herhangi bir gümrük
rejimine tabi tutulmaksızın ve serbest dolaşıma
sokulmaksızın, gümrük mevzuatında öngörülen haller
dışında kullanılmamak ya da tüketilmemek kaydıyla
konulduğu, ithalat vergileri ile ticaret politikası
önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması
bakımından, Türkiye gümrük bölgesi dışında olduğu kabul
edilen;
b) Serbest dolaşımdaki eşyanın, bir serbest bölgeye
konulması nedeniyle normal olarak eşyanın ihracına bağlı
olanaklardan yararlandığı;
yerlerdir" denilmiştir.
Yukarıda yer alan Gümrük Kanunu'ndaki bu düzenlemelerden
hareketle, Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından tüm
gümrük müdürlüklerine gönderilen 31.01.2008 tarih ve
2916 sayılı tamim yazıda;
- İhracata bağlı imkanlardan yararlanması söz konusu
olan eşyanın, ihracat beyannamesi kapsamında serbest
bölgeye ihraç edilmesi durumunda, 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 152 ve 158'inci maddesi hükümleri
çerçevesinde serbest bölgelerde tüketilmesinin ya da
kullanılmasının mümkün bulunmadığı,
- Serbest bölgelerde tüketilmek veya kullanılmak
amacıyla serbest dolaşımda bulunan eşyanın, miktar ve
kıymetine bakılmaksızın ve gümrük beyannamesi
düzenlenmeksizin serbest bölgelere sevk edilmesinin
mümkün olduğu ve bu durumda Serbest Bölge İşlem Formu
kullanılacağı,
- Dolayısıyla da Türkiye gümrük bölgesinin başka bir
yerinden serbest bölgeye ihraç edilen eşyanın serbest
bölgelerde tüketime veya kullanıma tabi tutulması
halinde, ihracata bağlı olanaklardan (bu kapsamda, 3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca ihracat
istisnasından) yararlanamayacağı
ifade edilmiştir. Bunun üzerine, serbest bölgelere
gönderilen ve oradan da aynen ihraç edilmeyecek olan,
gerek serbest bölgede tüketilecek gerekse serbest
bölgede kullanılacak mallarda katma değer vergisi olması
gerektiği ileri sürülmüş ve bu yönde uygulamalar
yapılmıştır.
Halbuki, bilindiği gibi, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun
11. maddesi ile "ihracat teslimleri" katma değer
vergisinden istisna edilmiştir. Anılan kanunun "ihracat
teslimi"ni tanımlayan 12. maddesinde ise; bir teslimin
ihracat teslimi sayılabilmesi için aranan şartlar
arasında,
- Teslimin bir serbest bölgedeki alıcıya yapılması,
- Teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük
bölgesinden çıkarak bir serbest bölgeye vasıl olması
da açıkça sayılmıştır. Bir teslimin ihracat teslimi
sayılmasında, dolayısıyla da katma değer vergisinden
müstesna tutulmasında aranan şartlar arasında "serbest
bölgeye giren malın hangi amaçla serbest bölgeye
girdiğine bakılacağı" gibi bir ayrım da yoktur.
Dolayısıyla, Türkiye'den serbest bölgeye gönderilen
mallar, hangi amaçla gönderilmiş olursa olsun, katma
değer vergisinden istisna olacaktır. Başka bir deyişle;
serbest bölgede tüketilmek ya da kullanılmak üzere de
olsa Türkiye'den serbest bölgelere gönderilen tüm mallar
katma değer vergisinden istisna olacaktır. Buna bağlı
olarak da serbest bölgelere gönderilen bu mallarla
ilgili olarak yüklenilen ve indirimle giderilememiş
katma değer vergileri varsa, bunlar da iade
alınabilecektir.
Nitekim, Maliye Bakanlığı da aynı görüşte olup, Gelir
İdaresi Başkanlığı'nca verilen 20.02.2008 tarih ve
B.07.1.GİB.0.01.53/5311-2654-19175 sayılı m aktezada;
- Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nun 11 ve 12'nci
maddeleri uyarınca serbest bölgelere yürürlükteki
ihracat ve gümrük mevzuatlarına uygun olarak yapılan mal
teslimlerinin, serbest bölgedeki alıcıya yapılması,
serbest bölgeye vasıl olması, gümrük beyannamesi (ve
serbest bölgedeki alıcı adına düzenlenen ihracat
faturası) ile tevsik edilmesi kaydıyla, ihracat
istisnası kapsamında değerlendirildiği,
- Serbest bölgelere ihracat istisnası kapsamındaki
teslimlerin tevsikinde asli belge olarak "gümrük
beyannamesi" aranılmakla birlikte, işlemin niteliği ve
durumun gerekliliği gözetilerek, gümrük beyannamesi
yerine geçecek başka belgelerin de ihracat istisnası
bakımından tevsik edici belge olarak kabul edilebildiği,
- Serbest dolaşımda bulunan eşyanın serbest bölgelerdeki
alıcılara tesliminde KDV ihracat istisnasından
yararlanılabilmesi için "Serbest Bölge İşlem Formu"nun
tevsik edici belge olarak kullanılmasının uygun
görüldüğü
belirtilmiştir.
Dolayısıyla, serbest bölgelere gönderilen mallar katma
değer vergisine tabi tutulmayacaktır.
Akif AKARCA
VERGİNİN GÜNDEMİ
akif.akarca@alfaymm.com
27.03.2008
|