| |
Kredi kartıyla ödemelerde şirket adına fatura
kesilmez
Kredi kartı, tüketicinin
hayatını kolaylaştırdığı kadar Maliye, SSK ve
Emniyet gibi birçok devlet kurumuna da büyük
kolaylık sağlıyor.
Örneğin dükkanınıza gelen bir müfettiş, vergi
denetimine "Sadece kredi kartılı satışların bile KDV
matrahından fazla, nerede bu satışların belgeleri?"
diye sorarak başlayabilir. Özellikle kredi kartından
nakit çekimi yapıldığında ortaya çıkan bu durumda
muhatabınızı ikna etmek pek kolay değildir. Şimdi
buradan hareketle, konunun ayrıntılarına inelim.
Şöyle ki: İşletme sahibi veya bir yakını, nakit
ihtiyacı içerisindeyken, kredi kartıyla alışveriş
yapılmış gibi pos cihazından işlem yaparak, geçilen
miktarı bankadan alıp kullanabiliyor. Tabii bu bir
satış olmadığı için işletme tarafından herhangi bir
belge (fatura, perakende satış fişi, serbest makbuz,
ÖKC fişi) düzenlenmiyor. Gelir İdaresi de
bankalardan müşterilerin kredi kartıyla elde
ettikleri aylık hasılatları periyodik olarak alıp bu
hasılatları ilgili mükelleflerin aylık KDV
matrahları ile kıyasladığında fark ortaya çıkıyor.
Pos cihazlarından elde edilen hasılat için belge
düzenlenmediği fark edilince de mükellefler nezdinde
cezalı tarhiyat yoluna gidiliyor. Esasen olayın
gerçek mahiyeti ticarî bir işlem olmadığı için bu
durumlarda vergi aranmıyor; ama bunu izah edip,
ispatlamak bazen mümkün olmayabiliyor.
Bir de kredi kartından yapılan ödemelere karşı
şirket adına fatura kestirme meselesi var. Dershane
ve sürücü kursları işleten bazı okurlarım; şirket
sahibi bazı kimselerin kursiyer ödemelerini şahsi
kredi kartıyla yaptığını; fakat faturanın şirket
adına kesilmesinin istenildiğini aktarıyor.
Hizmetten faydalanan ile ödemeyi yapan farklı kişi
olunca faturayı kimin adına düzenleyeceklerini
soruyorlar. Vergi kanunlarına göre faturanın
hizmetten faydalanan veya emtiayı alan adına
düzenlenmesi esastır. Eğitim kurumlarınca çocuklara
verilen eğitim hizmeti ebeveynin talebi üzerine
yerine getirildiği, ödemeler de ebeveyne ait kredi
kartıyla yapıldığı için faturanın ebeveyn adına
düzenlenmesinde herhangi bir sakınca yok. Fakat
şirket çalışanlarının yukarıda anlatılan şekilde
müracaatında; eğitim kurumuyla şirketler arasında
hizmet sözleşmesi varsa fatura şirket adına
düzenlenebilir. Herhangi bir sözleşme mevcut olmadan
şahsi müracaatlarıyla kurs gören kursiyerlere ait
faturaların şirket adına değil, kursiyerler adına
düzenlenmesi gerekiyor. Aynı durum taksitlerin kredi
kartıyla ödenmesi ve satılan malın şirket
ortaklarına ait kredi kartıyla tahsilinde de
yaşanıyor. Maliye, bu tür işlemlerin de ayrı bir
satış olarak dikkate alınarak, ayrı belge
düzenlenmesini talep ediyor. Eğer, yıllar sonra bu
yüzden başınızın ağrımasını istemiyorsanız, kredi
kartıyla yaptığınız satışlarda belgeyi hemen
düzenleyerek slip ile ilişkilendirin. Bu şekilde
yaptığınız işlemi ispatlamanız daha kolay olacaktır.
Hem zaten Bankalararası Kart Merkezi, kredi
kartlarının nakit kredi sağlamada olduğu gibi maksat
dışı kullanıldığını tespit etmeleri halinde, üye
işyeri ile sözleşmeleri de iptal ediyor.
Emlak Vergisi'ni ödediniz mi?
Emlak Vergisi birinci taksitinin mayıs ayı sonuna
kadar ödenmesi gerekiyor. Bu vergi, iki eşit
taksitte ödeniyor; birincisi mart, nisan ve mayıs,
ikinci de kasım ayı içinde ödeniyor. İsteyenler,
mayıs ayı sonuna kadar verginin tamamını da
ödeyebiliyor. Emlak Vergisi ev, dükkan, arsa, arazi
gibi gayrimenkullar için belediyeler tarafından
alınıyor. Ayrıca beyanname vermeye gerek yok.
Türkiye sınırları içinde brüt alanı 200
metrekare'den küçük tek bir meskeni olan emekliler,
geliri olmayanlar (işsizler, ev hanımları,
öğrenciler), özürlüler, gaziler, şehitlerin dul ve
yetimleri bu yıl da Emlak Vergisi ödemeyecek.
İndirimli (sıfır) vergi oranı olarak uygulanan bu
durumdan sadece yukarıda sıralananlardan tek bir
meskeni bulunanlar faydalanıyor. Bu meskenin ara
sıra gidilen yazlık veya yayla evi olmaması
gerekirken, tek meskeni olup da bunun kiraya
verilmesi ve eşinin, oğlunun, kızının yanında
oturulması veya kirada oturulması halinde de Emlak
Vergisi ödenmeyecek.
Fakat emekli (emekli aylığı dışında), öğrenci, işsiz
ve ev hanımları; ücret, ticari, sınai, mesleki,
zirai, menkul, gayrimenkul, faiz, temettü veya
benzeri türde herhangi bir gelir elde ediyorlarsa,
bu avantajdan faydalanamıyor. Yalnız bu gelirin
kendilerine ait olması gerekiyor. Mesela eşinin
maaşı var diye ev hanımından Emlak Vergisi
aranamıyor. Yıllık tutarı 18 bin YTL'yi geçmeyen
menkul sermaye iradı gelirleri de bu avantajdan
faydalanmaya mâni değil. Siz de yukarıda sıralanan
şartları taşıyorsanız bağlı bulunduğunuz belediyeye
müracaat ederek bu avantajdan faydalanabilirsiniz.
Öte yandan 2007 içinde gayrimenkul alanlar, bu yıla
ilişkin Emlak Vergisi'ni ödemeyecek. Ancak, bu
kişilerin 2007 yılı sonuna kadar, ilgili belediyeye
"Emlak Vergisi bildirimi" vermeleri gerekiyor.
Ahmet YAVUZ
Zaman / 28 Mayıs 2007,
Pazartesi
MuhasebeNet.Net |
|