|
29 Ağustos 2007 ÇARŞAMBA |
Resmî Gazete |
Sayı : 26628 |
Maliye Bakanlığından:
MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 314)
20/6/2007 tarihli ve 26558 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3/6/2007 tarihli
ve 5685 sayılı Mera Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun 1 inci maddesi ile;
25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3
üncü maddesinde yer alan "mera" ibarelerinden sonra
gelmek üzere", yaylak ve kışlak" ibareleri eklenmiş,
ikinci fıkrasındaki "Birinci fıkrada nitelikleri
belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi
gerekirken" ifadesinden sonra gelen "doğrudan" ibaresi
madde metninden çıkarılmış ve madde sonuna bir fıkra
eklenmek suretiyle bu madde;
"Belediye ve mücavir alan sınırları
içerisinde kalan ve 1/1/2003
tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde
yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve
kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan
yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı
değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak,
bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu
kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların
tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder.
Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış
davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki
taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve
kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine
adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak
sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar
verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış
olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen
taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken
gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil
edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan,
taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının
yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce
Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz
dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanır.
Evvelce açılan davalarda Hazine adına tesciline veya
mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve
özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen
kararlara konu olan bu nitelikteki taşınmazların
tapuları da talep etmeleri halinde aynı esaslara göre
önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına
devredilir.
Birinci fıkrada
nitelikleri belirtilen taşınmazlardan, Hazine adına
tescil edilmesi gerekirken belediyeler adına tescil
edilen ve belediyelerce konut veya işyeri yapılmak üzere
bedelsiz olarak veya bedeli karşılığında gerçek ve özel
hukuk tüzel kişilerine tahsis edilen, daha sonra Hazine
tarafından ilgili belediye aleyhine açılan davalar
sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına
ve özel siciline yazılmasına karar verilerek mera,
yaylak ve kışlak özel siciline yazılan, fakat daha sonra
bu Kanun hükümlerine göre mera, yaylak ve kışlak vasfı
değiştirilerek Hazine adına tescil edilen
taşınmazlardan; herhangi bir kamu hizmeti için gerekli
olmayan, Hazinece herhangi bir tasarrufa konu edilmeyen
ve halen tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar,
tahsis tarihindeki arsa değerine devir tarihine kadar
geçen süre için yasal faiz eklenerek belirlenecek
bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla adlarına
tahsis yapılanlara devredilir. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar, Bakanlığın görüşü alınarak Maliye Bakanlığınca
belirlenir."
şeklini
almıştır.
Bu düzenleme doğrultusunda, 4342 sayılı
Mera Kanununun değişik geçici 3 üncü maddesinin
uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar aşağıda açıklanmıştır.
A -
Maddenin uygulanacağı mera, yaylak ve kışlaklar
Mera, yaylak ve kışlakların bu madde
kapsamında değerlendirilebilmesi için aşağıda belirtilen
şartları taşıması gerekmektedir:
a) Meraların 3/5/2005
tarihi, yaylak ve kışlakların ise 20/6/2007 tarihi
itibariyle belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde
bulunması gereklidir. Bu tarihler itibariyle köy
sınırları içerisinde bulunan veya bu tarihten sonra
belediye ve mücavir alan sınırları içerisine alınan
mera, yaylak ve kışlaklarda bu madde hükümleri
uygulanmayacaktır.
b) Mera, yaylak ve kışlakların
1/1/2003 tarihinden önce
kesinleşmiş imar planı içerisinde kalması gereklidir. Bu
tarihten sonra imar planı içerisine alınan veya imar
planı bulunmayan yerlerdeki mera, yaylak ve kışlaklarda
bu madde hükümleri uygulanmayacaktır. İmar planından
maksat her tür ve ölçekteki plan, yani nazım, uygulama
veya mevzi imar planıdır. İmar planlarında, mera, yaylak
ve kışlak olarak korunacak alanda kalan taşınmazlar,
madde kapsamında değerlendirilmeyecektir.
c) Mera, yaylak ve kışlakların, yerleşim
yeri olarak işgal edilmesi, yani bu şekilde
kullanılması, yerleşim ve işgal durumunun da
1/1/2003 tarihinden önce
olması gereklidir. Bu tarihten sonra işgal edilerek
yerleşim yeri olarak kullanılan mera, yaylak ve
kışlaklarda, bu madde hükmü uygulanmayacaktır. Bu
maddenin uygulanmasında "yerleşim yeri" kavramı; konut,
konaklama, turizm, sanayi, askeri ve benzeri amaçlar
için kullanılmak üzere planlanarak yapılaşmış veya
eskiden beri bu amaçlarla kullanılan şehir, kasaba ve
beldelerin üzerinde yapılaşma bulunan yerleşik
alanlarını ifade etmektedir.
ç) Bu nitelikteki taşınmazların mera,
yaylak ve kışlak olarak kullanımının teknik açıdan
mümkün olmaması gereklidir. Bu husus, Mera Kanununda
belirtilen mera komisyonunca tespit edilecektir.
Yukarıda belirtilen dört temel şartı
birlikte taşıyan mera, yaylak ve kışlaklar, Mera
Kanununda öngörülen ot bedeli alınmaksızın bu madde
uyarınca Hazine adına tescil edilecektir.
B - Kamu
tüzel kişileri hakkında yapılacak işlemler
Mera Kanununun değişik geçici 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasına göre; yukarıda belirtilen
şartları taşıyan mera, yaylak ve kışlaklardan,
belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşları adına
tescil edilmiş olan taşınmazlar, bu kurum ve
kuruluşların mülkiyetine bırakılacaktır. Bu taşınmazlar
için kamu tüzel kişilerinden herhangi bir bedel
alınmayacaktır. Buradaki temel şart, meraların
3/5/2005 tarihi, yaylak ve
kışlakların ise 20/6/2007 tarihi itibariyle belediyeler
ile diğer kamu kurum ve kuruluşları adına tescilli
olmasıdır.
Yukarıda (A) bölümünde belirtilen şartların
tamamının gerçekleşmiş olması kaydı
ile; bu nitelikteki taşınmazlar hakkında açılacak
davalar ile Hazinece açılan ve halen derdest olan
davalardan vazgeçilecek, açılan davalar sonucunda bu
nitelikteki taşınmazların Hazine adına tesciline ya da
özel siciline yazılmasına ilişkin olarak mahkemelerce
verilen kararlar infaz edilmeyecektir.
3/5/2005
tarihinden önce Hazine adına tescil edilmiş ya da mera
olarak sınırlandırılmış taşınmazlar ile 20/6/2007
tarihinden önce Hazine adına tescil edilmiş ya da yaylak
ve kışlak olarak sınırlandırılmış taşınmazlar hakkında
bu hükümler uygulanmayacaktır.
Ayrıca, bu hükümler, mülkiyetin tespiti
amacıyla açılan ve 29/6/1938
tarihli ve 3533 sayılı Kanuna göre tahkim yolu ile
görülen davalar sonucunda tapu kütüklerinin malik
haneleri boşaltılan ve bu tarihler itibariyle
belediyeler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları adına
tescilli olmayan taşınmazlar hakkında da
uygulanmayacaktır.
C - Gerçek
kişilerle özel hukuk tüzel kişileri hakkında yapılacak
işlemler
a)
Devredilebilecek taşınmazlar
Yukarıda (A) bölümünde belirtilen şartların
tamamının gerçekleşmiş olması ve Mera Kanununun değişik
geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen
bedelin ilgililerince Hazineye ödenmiş olması kaydı
ile; bu nitelikteki
taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken
gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil
edilmiş olanlar hakkında açılacak davalar ile Hazinece
bu kişiler aleyhine açılan ve halen derdest olan
davalardan vazgeçilecek, açılan davalar sonucunda bu
nitelikteki taşınmazların Hazine adına tesciline ya da
mera, yaylak ve kışlak vasfı ile özel siciline
yazılmasına ilişkin olarak mahkemelerce verilen kararlar
infaz edilmeyecek, infaz yapılmış ise, Hazine adına
tescilli taşınmazlar doğrudan, özel siciline yazılmış
olan taşınmazlar ise vasıfları kaldırılarak Hazine adına
tescilleri sağlandıktan sonra ilgililerine
devredilecektir.
b)
Devredilebilecek kişiler
Bu nitelikteki taşınmazlar; geçerli bir
hukuki işlemle bu taşınmazları edinen yapı sahibi gerçek
kişilere, bunların kanuni mirasçılarına ve özel hukuk
tüzel kişilerine bedeli karşılığında
devredilebilecektir. Mera Kanununun değişik geçici 3
üncü maddesinde akdi mirasçılardan söz edilmediği için,
bunlara taşınmaz devri yapılmayacaktır.
c) Bedelin
hesaplanması
Bu nitelikteki taşınmazların bedelleri,
Mera Kanununun değişik geçici 3 üncü maddesine göre
emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısıdır. Emlak
değeri, 29/7/1970 tarihli ve
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre hesaplanacaktır.
Rayiç değer ise, Hazine taşınmazlarının satışına yetkili
satış komisyonu tarafından 8/9/1983
tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile bu
Kanunun 74 üncü maddesine göre çıkarılan Hazine
Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine
göre belirlenecektir.
ç) Bedelin tahsili
Mera Kanununun değişik geçici 3 üncü
maddesinde, taşınmazların bedelinin ödenmesi şart
koşulduğundan, bu bedel peşin olarak tahsil edilecektir.
Bu nedenle, bu taşınmazlarla ilgili olarak dava açmama,
davadan vazgeçme ve devir işlemlerinin yapılması bedelin
tamamının ödenmesine bağlıdır.
Bu madde uyarınca yapılan özel nitelikteki
satışların 29/6/2001 tarihli
ve 4706 Kanun kapsamında değerlendirilmesi doğru
olmadığından, bu satışlardan elde edilen gelirlerden
4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre belediyelere
pay verilmeyecek ve 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı
Gecekondu Kanununa göre oluşturulan fon hesabına pay
aktarılmayacaktır.
d)
Uygulamanın talebe bağlı olması
Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında,
uygulamanın talebe bağlı olarak yapılması öngörülmüştür.
Bu nedenle, gerçek kişilerle özel hukuk tüzel
kişilerine, talep halinde ve bedeli karşılığında
taşınmaz devredilebilecektir.
Ancak, Hazinece dava açılması gereken
durumlarda, dava açılmadan önce ilgililere yazılı
tebligat yapılarak, bu maddeden yararlanmak isteyip
istemediğinin sorulması ve verilecek otuz günlük sürede
talep olmaması halinde, dava açılması gerekmektedir.
Ç -
Maddenin üçüncü fıkrası gereğince yapılacak uygulama
Bu fıkra; maddenin
birinci fıkrasında nitelikleri belirtilen
taşınmazlardan, Hazine adına tescil edilmesi gerekirken
sadece belediyeler adına tescil edilen ve belediyelerce
konut veya işyeri yapılmak üzere bedelsiz olarak veya
bedeli karşılığında gerçek ve özel hukuk tüzel
kişilerine tahsis edilen, daha sonra Hazine tarafından
ilgili belediye aleyhine açılan davalar sonucu mera,
yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel
siciline yazılmasına karar verilerek mera, yaylak ve
kışlak özel siciline yazılan, fakat daha sonra Mera
Kanunu hükümlerine göre mera, yaylak ve kışlak vasfı
değiştirilerek Hazine adına tescil edilen
taşınmazlardan; herhangi bir kamu hizmeti için gerekli
olmayan, Hazinece herhangi bir tasarrufa konu edilmeyen
ve halen tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar
hakkında uygulanacaktır.
Bu fıkra gereğince uygulama yapılabilmesi
için, bu nitelikteki taşınmazların herhangi bir kamu
hizmeti için gerekli olmaması, Hazinece herhangi bir
tasarrufa konu edilmemesi ve halen tapuda Hazine adına
kayıtlı olması gereklidir.
Bu nitelikteki taşınmazların tahsis
tarihindeki arsa değerlerine devir tarihine kadar geçen
süre için yasal faiz eklenerek belirlenecek bedelin
ilgililerce Hazineye ödenmesinden sonra, bu
taşınmazların adlarına tahsis yapılan gerçek kişiler ile
özel hukuk tüzel kişilerine devirleri yapılacaktır.
D - 4342
sayılı Mera Kanununun 14 üncü maddesi gereğince
yapılacak tahsis amacı değişikliği işlemleri
27/5/2004
tarihli ve 5178 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 4342
sayılı Mera Kanununun 14 üncü maddesinde yapılan
değişikliğe göre; mera vasıflı taşınmazlardan maddede
sayılan yerlerin tahsis amacının ilgili müdürlüğün
talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü
üzerine valilikçe değiştirilmesi ve vasıf değişikliği
gerçekleştirilen bu taşınmazların tescillerinin Hazine
adına, vakıf meralarının tescillerinin ise vakıf adına
yapılması gerekmektedir.
Mera Kanununun 14 üncü
maddesinin son fıkrasında; harman yeri, panayır, sıvat
ve eyrek yerleri gibi kamu
orta mallarının tahsis amacı değişikliğinde de bu madde
hükmünün uygulanacağı belirtildiğinden; bu yerlerin
tahsis amacı değişikliği işlemlerinin de, yukarıda
belirtilen şekilde yapılması ancak, Mera Kanununun 30
uncu maddesi uyarınca; mera, yaylak ve kışlakların vasıf
değişikliği işlemleri sırasında yirmi yıllık ot geliri
esas alınarak komisyonca tespit edilen ücretin, bu
taşınmazların vasıf değişikliği işlemlerinde ödenmemesi
gerekmektedir.
E -
Uygulama
Bu Tebliğin uygulaması il defterdarlıkları
tarafından yapılır. Malmüdürlükleri, bu Tebliğle ilgili
konularda, il defterdarlıklarının uygun görüşünü
alırlar.
F -
Yürürlükten Kaldırılan Hükümler
10/8/2005
tarihli ve 25902 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Bakanlığımızın 299 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği
yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ olunur.
|