Muhasebe Rehberi sayfasına gitmek için tıklayınız

Muhasebe  

Maliye

Vergi

Sigorta

İletişim

 TÜRKİYE' NİN MUHASEBE REHBERİ. "GÜNCEL MALİ MEVZUATLAR, DUYURULAR VE HABERLER"

 

 

 

-Güncel Mali Mevzuatlar, Duyurular ve Haberler-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Adalet Bakanlığından:

 

Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliği (20.12.2005)

 

BİRİNCİ KISIM

Genel Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

             Amaç

             Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı; Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulunun, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığının, denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kurullarının teşkilat, görev ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.

             Kapsam

             Madde 2 — Bu Yönetmelik; Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulunun, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığının, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri ve büroları ile koruma kurullarının teşkilât, görev, çalışma ve denetimine ilişkin usul ve esasları ile yapılacak yardım ve infaz işlemleri hakkındaki kuralları, bu sürece katılan kişilerin görev, yetki, hak ve yükümlülüklerini kapsar.

             Asker kişiler hakkında statüleri devam ettiği sürece bu Yönetmelikte belirtilen denetimli serbestliğe ilişkin hükümler uygulanmaz.

             Dayanak

             Madde 3 — Bu Yönetmelik, 3/7/2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununun 27 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

             Tanımlar

             Madde  4 — Bu Yönetmelikte yer alan; 

             Bakan: Adalet Bakanını,

             Bakanlık: Adalet Bakanlığını,

             Danışma Kurulu: Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulunu,

             Genel Müdürlük: Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünü,

             Daire Başkanlığı: Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığını,

             Adalet Komisyonu: Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunu,

             Şube Müdürlüğü: Taşra teşkilâtındaki denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğünü,

             Koruma Kurulu: Adli yargı ilk derece mahkemeleri adalet komisyonlarının bulunduğu yerde oluşturulan kurulu,

             Kanun: 3/7/2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununu,

             Denetimli Serbestlik: Mahkemece belirtilen koşullar ve süre içinde, denetim planı doğrultusunda suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulamayı,

             Büro: Şube müdürlüğü bulunmayan ilçelerde denetimli serbestlik ve yardım hizmetlerini yürütmek üzere şube müdürlüğüne bağlı olarak kurulan büroyu,

             Denetimli Serbestlik Görevlisi: Denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinde çalışan şube müdürü, şef, sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog, öğretmen, infaz ve koruma memuru, kadrolu veya geçici görevli memurlar ile gönüllü çalışanları,

             Denetim Planı: Sosyal inceleme raporu veya sosyal araştırma raporu doğrultusunda hazırlanan ve denetim yöntemini belirleyen, sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog ve öğretmen gibi uzmanlar tarafından, suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi çerçevesinde iyileştirmeyi amaçlayan meslekî çalışma ve denetimin ayrıntılı olarak planlandığı belgeyi,

             Psiko-Sosyal Yardım: Suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık veya hükümlü ile suçtan zarar görenlere toplumla bütünleşmesi amacıyla sağlanması düşünülen psikolojik, sosyal, eğitim, sağlık, ekonomik, barınma, danışmanlık gibi her türlü hizmet, program ve kaynakları,

             Genç: Onsekiz yaşını tamamlamış fakat yirmibir yaşını doldurmamış kişiyi,

             ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Temel İlkeler ve Yükümlülükler

             Temel ilkeler

             Madde 5 — Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde aşağıdaki ilkeler dikkate alınır:

             a) İnsan onuruna saygı ve dürüstlük: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; insan haklarına saygı, dürüstlük ve kararlılık çerçevesinde hareket eder; görevlerini yerine getirirken aşağılayıcı, onur kırıcı veya küçük düşürücü davranışlarda bulunamaz.

             b) Gizlilik: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlü ya da bunların ailesi hakkında öğrenmiş olduğu bilgilerin veya düzenlediği raporların gizliliğini korumak zorundadır. Bu bilgiler kanunun zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemez.

             c) Tarafsızlık: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; görevleri ile ilgili belgeleri inceleyebilir; ancak buradan elde ettiği bilgilerle ilgili olarak soruşturmanın gizliliği ilkesine uymak, tarafsızlığına gölge düşürecek davranış ve ilişkilerden kaçınmak ve davanın taraflarına eşit uzaklıkta olmak zorundadır.

             d) Çocuğun yüksek yararı: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında yetişkin ve çocuklar hakkında yürütülecek işlemler ayrı ayrı yapılır ve çocukların yüksek yararının korunmasına özen gösterilir.

             Yükümlülükler

             Madde 6 — Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak şube müdürlüğü veya büronun hazırladığı programa, denetim planına ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır. Aksi takdirde durum, kararı veren mercie bir rapor ile bildirilir ve kanunlarda belirtilen yaptırımlar uygulanır.

             Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili olarak hakkında tedbir uygulanan kişi, herhangi bir sebeple yerleşim yeri adresini değiştirir ise yeni adresini şube müdürlüğü veya büroya bildirmekle yükümlüdür. Bildirilmemesi hâlinde hükümde veya kararda gösterilen adrese yapılan tebligat geçerlidir.

İKİNCİ KISIM

Kuruluş, Teşkilat ve Görev

BİRİNCİ BÖLÜM

Kuruluş, Teşkilat

             Kuruluş

             Madde 7 — Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, Genel Müdürlük bünyesinde Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı, adalet komisyonunun bulunduğu yerlerde denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü ile koruma kurulu kurulur. Gerektiğinde şube müdürlüğü bulunmayan ilçelerde denetimli serbestlik ve yardım hizmetlerini yürütmek üzere şube müdürlüğüne bağlı bürolar kurulabilir veya kaldırılabilir.

             Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerine ilişkin danışma organı olarak Bakanlıkta, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulu oluşturulur.

             Teşkilat

             Madde 8 — Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetleri, Bakanlık merkez teşkilatında daire başkanlığı, taşra teşkilatında şube müdürlükleri ve koruma kurulları ile bürolar tarafından yürütülür.

İKİNCİ BÖLÜM

Daire Başkanlığı

             Daire Başkanlığı

             Madde 9 — Daire Başkanlığı; bir Daire Başkanı, yeterli sayıda tetkik hâkimi, uzman personel ve en az üç şube müdürlüğünden oluşur.

             Şube müdürlükleri;

             a) Yetişkin denetimli serbestlik,

             b) Çocuk ve genç denetimli serbestlik,

             c) Koruma kurulları ve yardım şubesi şeklinde adlandırılır.

             Daire Başkanlığının görevleri

             Madde 10 — Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

             a) Şube müdürlükleri ve bürolar ile koruma kurullarının genel amaç ve politikalar çerçevesinde düzenli ve verimli çalışmalarını sağlamak.

             b) Denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerini geliştirmek, hükümlülerin yeniden suç işlemesinin önlenmesi ve topluma kazandırılmasını sağlayıcı etkenleri güçlendirmek amacına yönelik; eğitsel, kültürel, bilimsel, sosyal ve benzeri çalışmalar yapmak, gerektiğinde bununla ilgili olarak üniversiteler, okullar ve sivil toplum örgütleri ile koordineli çalışmak.

             c) Şube müdürlükleri, bürolar ve koruma kurullarınca hazırlanan yıllık iş programları ve projeleri ile çalışma raporlarını Genel Müdürlüğe sunmak; Genel Müdürlükçe yayınlanacak yıllık faaliyet raporunu yönetsel, işlevsel ve sayısal verilere önem vererek hazırlamak.

             d) Şube müdürlükleri bulunmayan ilçelerde büroların kurulmasını veya kaldırılmasını Genel Müdürlüğe önermek.

             e) Şube müdürlükleri, bürolar ve koruma kurullarının yönetim, denetim ve gözetim görevlerini yürütmek.

             f) Şube müdürlükleri, bürolar ve koruma kurullarının çalışmaları ile ilgili her türlü karar ve işlemi yürütmek ve görevleri ile ilgili bakanlık, diğer kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle iş birliği yapmak, bu amaçla eğitim ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak.

             g) Görev alanına giren kanun ve düzenleyici işlemlerdeki ihtiyaçlara ilişkin inceleme ve araştırmada bulunarak bunlara ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması için gerekirse tasarılar hazırlayarak Genel Müdürlüğe öneride bulunmak.

             h) Denetimli serbestlik altında bulunanlardan toplum için tehlike hâli taşıyanlara özel dikkat gösterilmesini sağlamak, gereken önlemleri almak ve bunlara özgü iyileştirme tedbirlerini geliştirmek.

             ı) Görev alanına giren konularda çocuk ve gençlere özel dikkat gösterilmesini, özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya bu etkiyi doğuran her türlü madde kullanımı ve aile içi şiddet söz konusu olduğunda, koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin özenle uygulanmasını sağlamak.

             i) Görev alanına giren konularda; bilgilerin, verilerin ve dosyaların elektronik ortama girilmesini, aktarılmasını, tutulmasını ve paylaşımının bu ortamda sağlanmasını koordine  etmek ve bunları izlemek.

             j) Danışma Kurulunun yazı işleri hizmetlerini yürütmek.

             k) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Şube Müdürlüğü ve Görevleri

             Şube müdürlüğü

             Madde 11 — Adalet komisyonunun bulunduğu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına bağlı olarak bir şube müdürlüğü kurulur. İş durumu ve coğrafi konum göz önüne alınarak Genel Müdürlüğün önerisi ve Bakanlık onayı ile şube müdürlüğü bulunmayan ilçelerde denetimli serbestlik ve yardım hizmetlerini yürütmek üzere şube müdürlüğüne bağlı büro kurulabilir.

             Şube müdürlükleri ve koruma kurullarının yetki alanı adalet komisyonunun, büroların yetki alanı bulundukları ilçenin yargı çevreleri ile sınırlıdır.

             Şube müdürlüklerinde; bir şube müdürü, yeterli sayıda şef, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog, öğretmen, benzeri alanlarda eğitim alan personel, bu alanda özel hizmet içi eğitim almış diğer unvanlardaki personel ve diğer hizmetleri yürütecek görevliler ile bürolarda bir şef ve yukarıdaki görevlilerden ihtiyaç duyulanlar bulunur.

             Şube müdürlüğü veya büroya, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetleri için infaz ve koruma memuru atanması veya görevlendirilmesinde bu hizmetlere yönelik en az iki ay süreli hizmet içi eğitimi başarı ile tamamlamış olmaları koşulu aranır. Şube müdürlüğü veya bürodan ceza infaz kurumlarına veya adlîyelere, ceza infaz kurumlarından veya adlîyelerden şube müdürlüğü veya büroya atama veya görevlendirmeye ilişkin adalet komisyonu kararları, ilgisine göre Genel Müdürlük veya Personel Genel Müdürlüğüne gönderilerek alınacak Bakanlık onayı ile tamamlanır.

             Şube müdürlüğünde görev yapan denetimli serbestlik görevlilerinin çalışma programı şube müdürü tarafından belirlenir. Bu hüküm bürolarda, büro şefi tarafından belirlenecek çalışma programı için de uygulanır. Bütün görevliler kendileri için belirlenen bu programa uymak zorundadırlar.

             Şube müdürlüklerinde;

             a) Yetişkin denetimli serbestlik,

             b) Çocuk ve genç denetimli serbestlik

             c) Koruma ve yardım işlemlerinin yürütüldüğü bölümler bulunur.

             Şube müdürlüğünün görevleri

             Madde 12 — Şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

             a) Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri, soruşturma ve kovuşturma evreleri ile hükümden ve salıvermeden sonra bir denetim planı çerçevesinde yerine getirmek.

             b) Çocuk mahkemeleri ile aile mahkemelerine, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetleri alanında gözetim esaslarına göre yardımda bulunmak.

             c) Şube müdürlüğünün göreviyle ilgili olarak mahkemelerce verilen kararların yerine getirilmesini sağlamak amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.

             d) Yıllık iş programları ve projeleri ile çalışma raporlarını her yıl Daire Başkanlığına sunmak.

             e) Yetki alanında bulunan; millî eğitim müdürlükleri ile iş birliği yaparak, mahkemelerce haklarında bir eğitim kurumuna veya eğitim programına devam etme yaptırım  veya tedbir kararı verilen şüpheli, sanık ya da hükümlülerin devam edebilecekleri örgün ve yaygın eğitim kurumları ve kursların listesini oluşturmak ve bu listeleri mahkemelere vermek. 

             f) Yetki alanında bulunan; kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sanayi ve ticaret odaları, kamu yararına hizmet veren özel kuruluşlar veya benzer kurumlarla görüşerek, bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi almak suretiyle hizmetler listesini oluşturmak ve bu listeleri mahkemelere vermek.

             g) Aile içi şiddete ilişkin bir bildirim yapıldığında, görev alanını göz önünde bulundurarak koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin uygulanmasını sağlamak.

             h) Görev alanına giren konularda; bilgilerin, verilerin ve dosyaların elektronik ortama girmesini, aktarılmasını ve tutulmasını sağlamak,

             ı) Kanunla verilen diğer görevleri yapmak.

             Soruşturma evresindeki görevler

             Madde 13 — Kanunlara göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evrede şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

             a) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 20 nci maddesi gereğince haklarında adli kontrol kararı verilen şüphelilerle ilgili olarak, kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek.

             b) Cumhuriyet başsavcılığınca kendiliğinden ya da şüpheli veya müdafinin başvurusu üzerine gerekli görüldüğünde şüpheli hakkında sosyal inceleme raporu veya sosyal araştırma raporu düzenleyip sunmak.

             c) Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yaparak yardımcı olmak.

             d) İstek hâlinde şüpheliye psiko- sosyal danışmanlık yapmak.

             Kovuşturma evresindeki görevler

             Madde 14 — İddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evrede şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

             a) 5271 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 20 nci  maddesine göre adli kontrol altındaki sanıklarla ilgili olarak, kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek.

             b) Karar öncesinde mahkeme veya hâkimin isteği üzerine; sanığın geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal ve ekonomik durumu, ruhsal ve psikolojik durumu, topluma ve suçtan zarar görene karşı taşıdığı risk hakkında ayrıntılı sosyal inceleme raporu veya sosyal araştırma raporu hazırlayıp sunmak.

             c) Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko- sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yapmak ve bu kişilere yardımcı olmak.

             d) İstek hâlinde sanığa psiko- sosyal danışmanlık yapmak.

             Kovuşturma evresinden sonraki görevler

             Madde 15 — Sanık hakkındaki hükmün kesinleşmesinden sonraki evrede şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

             a) Haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının;

             1) (c) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme,

             2) (d) bendinde belirtilen belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma,

             3) (e) bendinde belirtilen ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma,

             4) (f) bendinde ve 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen kamuya yararlı bir işte çalıştırma ile ilgili işlemleri yapma,

             biçiminde seçenek yaptırımların gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği içinde kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.

             b) Haklarında 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hapis cezasının ertelenmesi hükmüne bağlı olarak;

             1) (a) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi,

             2) (b) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalışması,

             3) (c) bendinde belirtilen çocuk hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi,

             kararı verilenlerin denetim sürelerini, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde sağlamak.

             c) 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince belli bir hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanması ve altıncı fıkrası gereğince meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ya da sürücü belgesinin geri alınması kararı verilenlerin denetim sürelerini, Kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği içinde sağlamak.

             d) 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince rehberlikle ilgili görevleri yerine getirmek.

             e) (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirlerin uygulanması süresince hükümlüleri izlemek, denetlemek ve yönlendirmek, hükümlülerin psiko-sosyal sorunlarını çözmek ve bunlara yardımda bulunmak, izleme ve denetleme sonucunu ve yükümlülüğe uymayanları ya da suç işleyenleri mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.

             f) 5275 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi gereğince salıverilmesine bir ay kalmış olan hükümlülere, verilen iş arama izni süresince yardımcı olmak.

             g) Hükümlülerin topluma kazandırılmasında ve salıvermeye hazırlanmasında ceza infaz kurumlarının psiko-sosyal servisleriyle iş birliği yapmak, gerektiğinde hükümlü ile görüşerek salıverme öncesi değerlendirme raporunun hazırlanmasına katılmak.

             h) 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen hapis cezasının konutta infaz edilmesi sırasında hükümlünün psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yardımda bulunmak, bu konuda rapor düzenlemek, hükümlünün infazın gereklerine uymadığının belirlenmesi durumunda Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.

             ı) 5237 sayılı Kanuna göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp da haklarında güvenlik tedbirine hükmolunanlarla ilgili bu tedbirlerin uygulanmasını sağlamak.

             Salıverme sonrası görevler

             Madde 16 — Şube müdürlüğünün salıverme sonrası görevleri şunlardır:

             a) 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin;

             1) Yedinci fıkrasında düzenlenen denetim süresinde hükümlünün kamu kuruluşunda veya bir başkasının gözetiminde ücretle çalıştırılması,

             2) Sekizinci fıkrasında düzenlenen çocuk hükümlülerin, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna yerleştirilmesi,

             3) Dokuzuncu fıkrasında düzenlenen uzman bir kişinin görevlendirilmesi ve hükümlünün davranışlarının izlenerek hâkime rapor verilmesi,

             4) Onikinci fıkrasında düzenlenen denetim süresinde hükümlünün yükümlülüklere uyması veya hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlememesi,

             5) Ondördüncü fıkrasında düzenlenen denetim süresini iyi hâlle geçirmesi,

             biçimindeki yükümlülüklerin denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği yaparak yerine getirmek.

             b) 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları gereğince düzenlenen denetim süresinin iyi hâlle geçirilmesi yükümlülüğünün denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk makamlarıyla iş birliği yaparak yerine getirmek.

             c) 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen denetimli serbestlik tedbirinin veya belirlenen yükümlülüklerin kaldırılması konusunda düzenleyeceği bir raporla görüş bildirmek.

             d) Koruma kurulları vasıtasıyla kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle iş birliği yaparak, 5275 sayılı Kanunun 90 ve 91 inci maddelerinde düzenlenen, salıverilen kişilerin iş bulmalarına veya meslek ve sanatlarıyla ilgili bir iş kurmalarına, çevre ve aileleriyle olabilecek psiko- sosyal sorunların çözümüne yardımcı olmak.

             e) Hükümlülerin yeniden suç işlemesinin önlenmesi ve topluma kazandırılmasını sağlayıcı etkenleri güçlendirme amacına yönelik çalışmalar yapmak.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Adli Kontrol ve Adli Kontrol Yükümlülüklerinin Yerine Getirilmesi

             Adli kontrol

             Madde 17 — 5271 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan adli kontrol tedbirlerine karar verilmesi hâlinde, tedbir kararlarının yerine getirilmesinin usul ve esasları bu Yönetmelik hükümlerine göre belirlenir.

             Adli kontrol yükümlülükleri

             Madde 18 — Adli kontrol, şüpheli veya sanığın,  bir veya birden fazla yükümlülüğe tâbi tutulmasını içerir.

             Bu yükümlülükler;

             a) Yurt dışına çıkamamak.

             b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.

             c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.

             d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.

             e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.

             f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

             g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek.

             h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.

             i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.

             j) Ayrıca suça sürüklenen çocuklar için;

             1) Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak.

             2) Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek.

             3) Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamaktır.

             Yurtdışına çıkamama

             Madde 19 — Yurt dışına çıkamama yükümlülüğü, ülke sınırları dışına çıkamamayı ifade eder.

             Karar Cumhuriyet başsavcılığınca, şube müdürlüğü veya büroya, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde aynı zamanda kolluğa gönderilir.

             Şube müdürlüğü veya büro bu yükümlülüğü içeren kararı Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile kolluğa bildirir ve derhal uygulanmasını ister.

             Karar, şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmiş ise şube müdürlüğü veya büro kararı ayrıca kendisine bildirir.

             Yükümlülüğe uyulmadığının kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak kolluktan istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. 

             Belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde başvurma

             Madde 20 — Hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurma yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın kararda belirlenen yerlere, belirtilen aralıklarla düzenli olarak başvurmasını ifade eder.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

             Karar, şube müdürlüğü veya büroca, hâkim tarafından belirlenen yerlere ve kararın şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

             Şüpheli veya sanığın kararda belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde başvurmaması hâlinde durum ilgili yer tarafından şube müdürlüğü veya büroya iletilir.

             Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili yer tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak ilgili yerden istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili yere iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak  Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. 

             Çağrılara ve kontrol tedbirine uyma

             Madde 21 — Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın, şube müdürlüğü ya da büro veya bir başka özel veya resmî kişi veya mercie kararda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasını ve bu kişiye veya mercie gerektiğinde çalıştığı iş veya meslek uğraşı hakkında ya da devam etmekte olduğu eğitim hakkında bilgi vermesini ve bu konuda denetlenmesini ifade eder.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

             Karar, şube müdürlüğü veya büroca hâkim tarafından belirlenen merci veya kişilere ve kararın şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

             Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili merci veya kişi tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak ilgili merci veya kişiden istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili merci veya kişiye iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. 

             Taşıtları kullanamamak ve sürücü belgesini teslim etmek

             Madde 22 — Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın her türlü taşıtı veya bazılarını kararda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kullanamamasını ve kararda öngörülmüş ise sürücü belgesinin makbuz karşılığında alınmasını ifade eder.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

             Karar, şube müdürlüğü veya büroca kolluğa, şüpheli veya sanığın kayıtlı olduğu meslek odasına ve kararın şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.                        

             Sürücü belgesinin kaleme teslimine karar verilmesi hâlinde, şube müdürlüğü veya büroca bu belgenin  on gün içinde bu yere teslimi için şüpheli veya sanığa  bildirim yapılır. Ayrıca bu durum kolluğa bildirilir. 

             Teslim alınan sürücü belgesi, ilgilinin dosyasında saklanır.

             Hâkim veya Cumhuriyet savcısının şüpheli veya sanığın mesleki uğraşı ile ilgili araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verdiği durumlar saklı kalmak üzere yükümlülüğe uyulmadığının kolluk veya meslek odası tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak kolluk ve meslek odasından istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum, kolluk ve meslek odasına iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Ayrıca, teslim edilen sürücü belgesinin on gün içinde şube müdürlüğü veya bürodan alınması için şüpheli veya sanığa bildirim yapılır. Bu süre sonunda teslim alınmayan sürücü belgeleri kolluğa gönderilir.

             Tedavi veya muayene tedbirine uyma

             Madde 23 — Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak  amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olma ve bunları kabul etme yükümlülüğü, şüpheli veya sanık hakkında bu maddelerden arınmak amacıyla hâkim veya mahkeme kararında öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde hastaneye yatmak da dahil olmak üzere, koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici tedbirlere tâbi olmayı ve bunları kabul etmeyi ifade eder.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

             Bu yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla şube müdürlüğü veya büro tarafından, şüpheli veya sanığa on gün içinde sağlık kuruluşuna sevk edilmek üzere şube müdürlüğü veya büroya başvurması için bildirim yapılır. Şüpheli veya sanığın belirlenen süre içinde şube müdürlüğü veya büroya  başvurması hâlinde sağlık kurumuna sevk yazısı yazılarak beş gün içinde bu kuruma başvurması istenir. Ayrıca, sağlık kurumuna şüpheli veya sanığın; kuruma başvurduğu tarih, uygulanacak tedavi programı ile tedavinin tamamlandığı tarihin bildirilmesi konusunda yazı yazılır.

             Şüpheli veya sanığın sağlık kurumunca belirlenen tedavi programına uymaması hâlinde durum bu kurum tarafından şube müdürlüğü veya büroya iletilir. 

             Şube müdürlüğü veya büroca şüpheli veya sanığın sevk tarihinden itibaren beş gün içinde sağlık kurumuna başvurmaması veya yükümlülüğe uyulmadığının sağlık kurumu tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak sağlık kurumundan istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum sağlık kurumuna iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak  Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. 

             Sağlık Bakanlığından, her yıl Ocak ayının onbeşine kadar yukarıda sayılan uçucu, uyarıcı veya uyuşturucu maddeler ile alkol bağımlılarının tedavilerinin yapılacağı merkezlerin bildirilmesi istenir.

             Güvence

             Madde 24 — Güvence yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve taksitle ödeme süreleri hâkimce belirlenecek bir güvence miktarının yatırılmasını ifade eder.

             a) Şüphelinin veya sanığın güvence yükümlülüğü karşılığında adli kontrol altına alınmasına karar verilmesi hâlinde aşağıda belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Şube müdürlüğü veya büro tarafından şüpheli veya sanığa on gün içinde güvence miktarının tamamını, taksitli ise ilk taksitini maliye veznesine yatırması için bildirim yapılır. Şüpheli veya sanık, belirlenen güvenceyi maliye veznesine yatırdıktan sonra makbuzu şube müdürlüğü veya büroya ibraz eder ve şube müdürlüğü veya büro, makbuzu Cumhuriyet başsavcılığına iletir. Güvence miktarının veya taksitlerin tamamının ödenmesinden sonra defterdeki kaydını kapatarak Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Şube müdürlüğü veya büro tarafından güvence miktarının tamamının veya taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde durum mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kayıt kapatılır.

             b) Güvence yükümlülüğüne dair karar, tutuklu iken verilmiş ve şüpheli veya sanığın serbest bırakılmasının güvence miktarının veya ilk taksitin yatırılması koşuluna bağlanması hâlinde aşağıda belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Güvence miktarı veya ilk taksit maliye veznesine şüpheli veya sanık adına yatırılıp makbuz Cumhuriyet başsavcılığına ibraz edilir. Bu durumda evrak şube müdürlüğü veya büroya gönderilmez. Ancak güvence miktarının takside bağlandığı hâlde evrak şube müdürlüğü veya büroya gönderilerek (a) bendi gereğince işlem yapılır.

             Güvencenin geri verilmesinde veya hazineye irat kaydedilmesinde, 5271 sayılı Kanunun 115 inci maddesi hükümlerine göre işlem yapılır.

             Silah bulunduramamak ve taşıyamamak

             Madde 25 — Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın mahkeme veya hâkim kararı ile silah taşımasının veya bulundurmasının yasaklanması ile gerektiğinde sahip olduğu diğer silahlarının Cumhuriyet başsavcılığına bağlı adli emanet memurluğuna teslimini  ifade eder.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

             Karar, şube müdürlüğü veya büroca kolluğa ve kararın şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

             Ayrıca kolluktan şüpheli veya sanığın sahip olduğu silahların listesinin bildirilmesi istenir.

             Silahların adli emanet memurluğuna teslimine karar verilmesi hâlinde, şube müdürlüğü veya büroca bu silahların on gün içinde adli emanet memurluğuna teslimi için şüpheli veya sanığa  bildirim yapılır. Ayrıca bu durum adli emanet memurluğuna bildirilerek, silahların sayısı ile teslim alındığı tarihin bildirilmesi istenir.

             Şube müdürlüğü veya büroca kolluk tarafından şüpheli veya sanığa ait silah listesi ile adli emanet memurluğundan gönderilen yazının karşılaştırılması sonucu bütün silahların teslim edilmediğinin anlaşılması dahil yükümlülüğe uyulmadığının kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum  Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak  Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Ayrıca teslim edilen silahların on gün içinde adli emanet memurluğundan alınması için şüpheli veya sanık ile adli emanet memurluğuna bildirim yapılır.

             Mağdurun haklarının güvence altına alınması

             Madde 26 — Hâkim tarafından miktarı belirlenecek paranın mağdurun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak yükümlülüğü, mahkemece miktarı ve ödeme süresi belirlenecek paranın mağdurun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlanmasını ifade eder.

             Karar üzerine şube müdürlüğü veya büro tarafından şüpheli veya sanığa, on gün içinde taşınmaz malların tapu bilgileri, taşınır mallara ait kayıtlar ile bankada bulunan nakdî varlıklarına ilişkin bilgileri vermesi istenir. Mağdurun haklarının kişisel güvenceye bağlanması hâlinde, güvence veren kişinin de bu işlemleri yapması için bildirim yapılır.

             Güvencenin; nakdî olması hâlinde paranın çekilmesi, aynî olması hâlinde bunun satılması veya devredilmesi hâlinde bilgi verilmesi için ilgili kuruma yazı yazılır.

             Güvencenin kişisel olması hâlinde, güvence veren kişinin şube müdürlüğü veya büroya gelerek aynî veya nakdî güvence göstererek mağdurun haklarını teminat altına alması şeklinde yerine getirilir. Bu halde ikinci fıkradaki işlemler yapılır.

             Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili kurum tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum  Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek ilgili kurumdan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili kuruma iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak  Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

             Aile yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ve nafakanın ödenmesine dair güvence

             Madde 27 — 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun hükümlerine göre aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermesini ifade eder.

             Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine karar verilmesi hâlinde şube müdürlüğü veya büro tarafından şüpheli veya sanığa, on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya gelerek bu konuda yazılı taahhütte bulunması istenir. Aile yükümlülüklerine ilişkin yazılı taahhüt, mahkeme kararı göz önünde bulundurularak hazırlanır.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

             Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair karar, kolluk ile ilgiliye  bildirilir.

             Şüpheli veya sanığın aile yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyip ödemediği şube müdürlüğü veya büro tarafından; ilgili, aile ve çevre ile yapılan görüşmelerle her zaman denetlenir. 

             Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili veya kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır. Ayrıca ilgiliye bildirilir.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Ayrıca ilgiliye bildirilir.

             Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak

             Madde 28 — Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak yükümlülüğü, mahkeme kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde şüpheli veya sanık çocuğun belirlenen çevre dışına çıkmasının yasaklanmasını ifade eder.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanık çocuk veya yasal temsilcisine bildirildiği tarihte başlar.

             Karar, şube müdürlüğü veya büroca, çocuğun yasal temsilcisine ve kararın şüpheli veya sanık çocuğun yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

             Şüpheli veya sanık çocuğun mahkeme kararında belirtilen, çevre dışına çıkıp çıkmadığının denetimi, öncelikle şube müdürlüğü veya büro tarafından ancak, ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde ilgili kurum veya kuruluşlar ile kolluğa yazı yazılması suretiyle yerine getirilir. Şube müdürlüğü veya büronun, çocuğun ailesi veya sosyal çevresi ile iş birliği yapmasının gerekli olduğu durumlarda her aşamada özel hayatın gizliliğine tam saygı gösterilir.

             Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili kurum veya kuruluşlar ya da kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum  Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

             Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek

             Madde 29 — Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek yükümlülüğü, mahkeme kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde şüpheli veya sanık çocuğun belirlenen bazı yerlere gidememesi veya ancak bazı yerlere gidebilmesini ifade eder.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanık çocuk veya yasal temsilcisine bildirildiği tarihte başlar.

             Karar şube müdürlüğü veya büroca, çocuğun yasal temsilcisine, şüpheli veya sanık çocuğun yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine, ayrıca belirlenen yerlere de bildirilir.

             Şüpheli veya sanık çocuğun mahkeme kararında belirtilen, belirlenen bazı yerlere gidememesinin veya ancak bazı yerlere gidebilmesinin denetimi, öncelikle şube müdürlüğü veya büro tarafından ancak, ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa yazı yazılması suretiyle yerine getirilir. Şube müdürlüğü veya büronun, çocuğun ailesi veya sosyal çevresi ile iş birliği yapmasının gerekli olduğu durumlarda her aşamada özel hayatın gizliliğine tam saygı gösterilir.

             Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili kurum veya kuruluşlar, belirlenen yerler veya kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak ilgili kurum ve kuruluşlar, belirlenen yerler ile kolluktan istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili kurum ve kuruluşlar, belirlenen yerler ile kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak  Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

             Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmama

             Madde 30 — Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmama yükümlülüğü, mahkeme kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde şüpheli veya sanık çocuğun belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamasını ifade eder.

             Bu yükümlülük, şüpheli veya sanık çocuk veya yasal temsilcisine bildirildiği tarihte başlar.

             Karar şube müdürlüğü veya büroca, çocuğun yasal temsilcisine, şüpheli veya sanık çocuğun yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine, ayrıca belirlenen kişi ve kuruluşlara  da bildirilir.

             Şüpheli veya sanık çocuğun mahkeme kararında belirtilen, belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamasının denetimi, öncelikle şube müdürlüğü veya büro tarafından ancak, ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa yazı yazılması suretiyle yerine getirilir. Şube müdürlüğü veya büronun, çocuğun ailesi veya sosyal çevresi ile iş birliği yapmasının gerekli olduğu durumlarda her aşamada özel hayatın gizliliğine tam saygı gösterilir.

             Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili kurum veya kuruluşlar, belirlenen kişi ve kuruluşlar veya kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek ilgili kurum ve kuruluşlar, belirlenen kişi ve kuruluşlar ile kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

             Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıl