Türkiye'nin Muhasebe Rehberi   I  Yayınlanan En Son Mevzuatlar  I  Asgari Ücret  I   Muhasebe Uygulamaları  I  Beyanname Rehberi  
Ana sayfa Yasal Uyarı Künye Danışma Hattı Güncel Bilgi Arşivi

      Çalışma Hayatı Rehberi

 MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN

  Mükellef Rehberi 
  Pratik Bilgiler 
  Staj - Stajyer Rehberi
  Maliye Rehberi
  BEŞ DAKİKA ARA !...
  Makale Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi  

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

 

 

 

Kamulaştırma Bedelinin Mahkeme Kararıyla Tezyidi | MuhasebeNet
Kamulaştırma Bedelinin Mahkeme Kararıyla Tezyidi

Sahibi bulundukları gayrimenkulleri kamulaştırılan kişi ve kuruluşların, kamulaştırma bedellerine itiraz etme hakları bulunmaktadır. Bu kişi ve kuruluşların kamulaştırma bedelinin yeniden belirlenmesi  amacıyla mahkemelerde açtıkları davalara tezyid-i bedel davası denilmektedir.

 

Özel mülke konu olan gayrimenkullerin kamulaştırılması halinde, kamulaştırma işlemi KDV’ye tabi olmadığından, tezyid-i bedel davası sonucunda  kamulaştırma bedelinde ortaya çıkacak artışlar da KDV’ye tabi olmayacaktır. 

 

Bir ticari işletme aktifinde kayıtlı bulunan gayrimenkulün kamulaştırılması işlemi KDV’ye tabi olduğundan, tezyid-i bedel davası sonucunda bedelde ortaya çıkacak artışlar da KDV’ye tabi olacaktır. Çünkü, kanunun 24/c maddesine göre, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler, KDV matrahına dahil bulunmaktadır.(1)

 

Tezyid-i bedel  davası sonucunda kamulaştırma bedelinin artırılması halinde, bedelde ortaya çıkan artış tutarı yönünden vergiyi doğuran olay, mahkeme kararının mükelleflere tebliğ edildiği tarihte meydana gelmektedir.  Bu durumda, bedelde ortaya çıkan artışa ilişkin faturanın, mahkeme kararının  tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde düzenlenmesi gerekir.(2)

 

Bedelde ortaya  çıkan  artışlar tahsil edilmese dahi, bu artışlar üzerinden  hesaplanacak KDV’nin mahkeme  kararının  mükelleflere tebliğ edildiği ay beyanname ile beyanı  gerekir.(3)

 

Konu ile ilgili olarak verilen bir özelgede;

 

“Bilindiği gibi, 213 sayılı VUK’nun 229. maddesinde, “Fatura, satılan emtia  veya yapılan iş karşılığında müşterinin  borçlandığı  meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından  müşteriye verilen ticari vesikadır.” hükmü yer almaktadır.

 

Öte yandan, aynı kanunun 231. maddesinin 5. bendinde, “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten azami 10  gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır” hükmü bulunmaktadır.

 

Her iki madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, fatura düzenlenmesi ödemeye bağlanmamış olup iş veya hizmet ifası  hallerinde iş veya hizmetin yapıldığı andan  itibaren  10 günlük süre içerisinde faturanın düzenlenmesi gerekmektedir.

 

Bu  itibarla, (E) AŞ tarafından Yargıtay  nezdinde açılan bedel artırım davası sonucunda ortaya çıkan fiyat farkı için DSİ Genel Müdürlüğünden tahsilat yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Yargıtay  kararının söz konusu  şirkete tebliğ tarihinden itibaren  10 gün içerisinde faturanın düzenlenmesi gerekmekte olup, 1994 yılında düzenlenen faturaların iptal edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 

KDVK’nun 24. maddesinin (c) bendinde vade farkı, fiyat  farkı, faiz, prim gibi çeşitli  gelirler  ile  servis  ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin katma değer vergisi matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Buna göre adı geçen şirketin aktifinde bulunan gayrimenkulün kamulaştırılması üzerine kamulaştırma  bedeli konusunda açılan dava sonucu  mahkemece artırılan tutar katma değer vergisine tabi olup, bu işlemde vergiyi doğuran olay Yargıtay  kararının şirkete  tebliğ tarihinde meydana gelmektedir.”

 

Şeklinde görüş bildirişmiştir.(4)

 

Diğer yandan,  08.08.2011 gün ve KDV Sirküleri - 60/ 2011-1 hükümleri uyarınca konuyla ilgili  şu açıklamalara yer verilmiştir:

 

KDV Kanununun 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin, KDV matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Buna göre, KDV'ye tabi bir teslim veya hizmetin karşılığında alınan bedelle ilgili olarak, tazminat adı altında olsa bile, yapılan ödemeler matraha dahil olduğundan, bunlar üzerinden teslim veya hizmetin tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.

 

Örneğin, elektrik faturasının vadesinden sonra ödenmesi nedeniyle aboneden alınan %5 geç ödeme tazminatı KDV matrahına dahil edilerek, toplam tutar üzerinden KDV hesaplanacaktır.

----------------------------
[1] ÖZBALCI Yılmaz, KDV Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Oluş Yayıncılık, Eylül  2010, s.60

[2] Maliye Bakanlığı’nın, 1991 tarih ve 80320 sayılı Özelgesi.

[3] KIZILOT Şükrü,  Katma Değer Vergisi Kanunu ve Uygulaması, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara 2010, s.613

[4] Maliye Bakanlığı’nın 05.05.1998 tarih ve 16567 sayılı Özelgesi,

AV.NAZLI GAYE ALPASLAN

18.06.2019







SON DAKİKA:

      ● Prim Günü Eksik Olanlar Nasıl Emekli Olabilir?
      ● İş Arama İzni Kullanmayan İşçinin Ücreti Nasıl Hesaplanmalı?
      ● MUHASEBECİNİN EL KİTABI ÇIKTI!!!
      ● Belirli Süreli Sözleşmeyle Çalışanın Tazminat Hakkı
      ● İNSTAGRAM HESABIMIZ AÇILDI
      ● ÜCRETSİZ BİLGİLENDİRME ABONELİĞİ
      ● Prim Günü 7 Bine Çıkan Kıdem Tazminatını Alır
      ● 3600 Gün Yerine 4500 Gün İle Emeklilik
      ● İşsizlik Sigortası İşsizlere Can Simidi Oldu...
      ● 336 Gün Daha Prim Ödemelisiniz
      ● Dijital Dönüşüm İçin Doğru Yol Haritası: MEXT
      ● İşletmelerde Stok Kontrol ve Değerleme Yöntemleri (III)
      ● Fazla Mesai Ücretinin Hesaplanması
      ● İhbar Tazminatını Sadece İşveren Mi Öder?
      ● Yanlışlıkla Zam Yapmışız Deyip Ücretimi Düşürüyorlar



 
Yasal Uyarı

 
 

 

 

  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)

Copyrıght  © 2005-2016 www.muhasebenet.net www.muhasebenet.com. Her hakkı saklıdır.