Türkiye'nin Muhasebe Rehberi   I  Yayınlanan En Son Mevzuatlar  I  Asgari Ücret  I   Muhasebe Uygulamaları  I  Beyanname Rehberi  
Ana sayfa Yasal Uyarı Künye Danışma Hattı Güncel Bilgi Arşivi

      Çalışma Hayatı Rehberi

 MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN

  Mükellef Rehberi 
  Pratik Bilgiler 
  Staj - Stajyer Rehberi
  Maliye Rehberi
  BEŞ DAKİKA ARA !...
  Makale Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi  

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

 

 

 

6322 Sayılı Kanun İle 283 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Hükümleri Sonrası Esnaf Muaflığı Müessesesi | MuhasebeNet
6322 Sayılı Kanun İle 283 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Hükümleri Sonrası Esnaf Muaflığı Müessesesi
1.GİRİŞ

            Vergi, devletin kamusal faaliyetler için gereken giderleri karşılaması ve kamu hizmetlerini yerine getirmesi için gerekli finansman ihtiyacını karşılayan en önemli araçtır. Tabiidir ki, finansman teminine yönelik bu aracın, ekonomik birimlerin mali gücüne göre alınması gerekmektedir. Nitekim Anayasanın “Vergi Ödevi” kenar başlıklı 73’üncü maddesinin ilk fıkrasında da, “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilerek bu hususa dikkat çekilmiştir. Bu nedenle kanun koyucu tarafından, vergi kanunları bakımından birtakım sınıflandırmalara gidilmiştir. Bu sınıflandırmaların en önemlilerinden biri, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan “Ticari Kazancın Tespit Şekilleri” konusunda karşımıza çıkmaktadır.[1]

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre ticari kazanç elde eden mükellefler, iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar;

1)      Esnaf muaflığından yararlanan ve gelir vergisine tabi olmayanlar,

2)      Esnaf muaflığından yararlanmayan ve gelir vergisine tabi olanlar.

Gelir vergisine tabi ticaret ve sanat erbabının kazançları ise, kazancın tespit usulü bakımından ikiye ayrılmaktadır. Bunlar;

1)      Basit usulde gelir vergisine tabi olanlar,

2)      Gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar. (Bkz. Tablo 1)

[1] 6322 sayılı “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 15/06/2012 tarih ve 28324 sayılı T.C. Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[1] 27/07/2012 tarih ve 28366 sayılı T.C. Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

[1] Gelir İdaresi Başkanlığı VİMER, Ticari Kazancın Gerçek Usulde Vergilendirilmesi Rehberi, Ankara, 2010, s. 12

 
TABLO 1
 
TİCARİ KAZANÇ
- Vergiye Tabi Olanlar
    -Gerçek Usul
    - Basit Usul

- Vergiden Muaf Olanlar

            Bu çalışmada, 6322 sayılı Kanun ile 283 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümleri sonrası birtakım değişikliklere uğrayan “Esnaf Muaflığı” müessesesi ele alınacaktır.

2.ESNAF MUAFLIĞI

2.1.Genel Açıklama

Yukarıda da bahsedildiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre ticari kazanç elde eden mükellefler, iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar;

1) Esnaf muaflığından yararlanan ve gelir vergisine tabi olmayanlar,

2) Esnaf muaflığından yararlanmayan ve gelir vergisine tabi olanlar.

Esnaf muaflığı müessesesinin getirilmesindeki amaç, vergi verebilecek mali güce sahip olmayan kişilerin vergiden muaf tutulmasıdır. Bu şekilde kanun, bu kişileri muhafaza altına alıp şahsi vergi yükünden ve birtakım yükümlülüklerden muaf tutmaktadır.

 “Vergiden Muaf Esnaf” statüsünde bulunan ticaret ve sanat erbapları, uğraştıkları faaliyetlerle ilgili olarak hiçbir şekilde beyanname vermezler. Bu şahısların yanlarında çalışan işçilerin ücretleri Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/2’nci madde hükmüne göre gelir vergisinden istisnadır. Bunun yanı sıra, bu şahıslar tarafından yapılan teslim ve hizmetler KDV Kanunu’nun 17/4-a madde hükmüne göre KDV’den de istisnadır. Aynı zamanda bu şahıslar, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü madde hükmü kapsamında tevkifat yapacaklar arasında yer almazlar.

Esnaf muafiyeti olan ticaret ve sanat erbapları yaptıkları işlemler üzerinden hiçbir belge düzenlemezler. Ancak, emtia alımlarında fatura almak zorundadırlar. Diğer taraftan Vergi Usul Kanunu’nun 234’üncü madde hükmüne göre bu mükelleflerin I. ve II. sınıf tüccarlara, basit usuldeki mükelleflere, defter tutmak zorunda olan serbest meslek erbapları ile çiftçilere teslim ettikleri emtia veya bunlara yaptırdıkları işler neticesinde gider pusulası alma zorunlulukları vardır. Ayrıca vergiden muaf esnaf, Vergi Usul Kanunu’nun 254’üncü madde hükmüne göre almak zorunda olduğu fatura ve gider pusulalarını tarih sırası ile, düzenleme tarihlerini takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.[2]          

            2.2.Esnaf Muaflığının Şartları

            Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergiden Muaf Esnaf” kenar başlıklı 9’uncu maddesinde, birtakım şekil ve suretle çalışan ticaret ve sanat erbaplarının gelir vergisinden muaf olacağı hususu hüküm altına alınmıştır. Buna göre,

1. Motorlu nakil vasıtaları kullanmamak şartı ile gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler  (Giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit iş yerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o iş yerlerinde satışı yapılan aynı neviden malları satanlar hariç);

2. Bir iş yeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallaç, kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır yıkayıcısı ve hamallar gibi küçük sanat erbabı;

3. Köylerde gezici olarak her türlü sanat işleri ile uğraşanlar ile aynı yerlerde aynı işleri bir iş yeri açmak suretiyle yapanlardan 47'nci maddede yazılı şartları haiz bulunanlar (51'inci madde şümulüne girenler bu muafiyetten faydalanamazlar);

4. Nehir, göl ve denizlerde ve su geçitlerinde toplamı 50 rüsum tonilatoya (50 rüsum tonilato dahil) kadar makinesiz veya motorsuz nakil vasıtaları işletenler; hayvanla veya bir adet hayvan arabası ile nakliyecilik yapanlar (Bu bentte yazılı ölçüler, birlikte yaşayan eşlerle velayet altındaki çocuklar hakkında veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettiği vasıtalar toplu olarak nazara alınmak suretiyle tespit edilir);

5. Ziraat işlerinde kullandıkları hayvan, hayvan arabası, motor, traktör gibi vasıtalar veya sandallarla nakliyeciliği mutat hale getirmeksizin ara sıra ücret karşılığında eşya ve insan taşıyan çiftçiler;

6. Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, kırpıntı deriden üretilen mamuller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticarî, ziraî veya meslekî faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir.

7. Ticari işletmelere ait atıkları mutat olarak veya belli aralıklarla satın alanlar hariç olmak üzere, bir işyeri açmaksızın kendi nam ve hesabına münhasıran kapı kapı dolaşmak suretiyle her türlü hurda maddeyi toplayarak veya satın alarak bu malların ticaretini yapanlara veya tekrar işleyenlere satanlar;

esnaf muaflığından yararlanırlar ve gelir vergisinden muaftırlar.

            Aynı maddenin ikinci fıkrasında da; “Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar, esnaf muaflığından faydalanamazlar.” hükmü yer almaktadır. Burada, esnaf muaflığından faydalanmak için gerçek usulde vergilendirilmemek koşuluna dikkat edilmesi gerekmektedir.

            Yine Gelir Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında; bir iş yeri açmaksızın münhasıran gezici olarak; milli piyango bileti satanlar ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre gerçek ve tüzel kişilerin mallarını iş akdi ile bağlı olmaksızın bunlar adına kapı kapı dolaşmak suretiyle tüketiciye satanların da yukarıdaki şartlarla sınırlı olmaksızın gelir vergisinden muaf oldukları hükme bağlanmıştır.

            Bunların yanı sıra, 6322 sayılı Kanunla 8’inci bent hükmü değiştirilmiş ve ek olarak 9’uncu bent hükmü getirilmiş olup, son fıkradan önce gelmek üzere bir fıkra daha eklenmiştir. Adı geçen düzenlemelerin ayrıntılarına aşağıdaki bölümlerde değinilecektir.

            2.3.6322 Sayılı Kanun Hükümleri Sonrası Esnaf Muaflığı

            2.3.1.Geleneksel, Kültürel, Sanatsal Değeri Olduğu ve Kaybolmaya Yüz Tuttuğu Belirlenen Meslek Kollarında Faaliyette Bulunanlarla İlgili Esnaf Muaflığının Kapsamı

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 6322 sayılı Kanunla değişmeden önceki şeklindeki 8’inci bent hükmüne göre yukarıda (1)-(7) numaralı bentlerde sözü edilen işlere benzerlik gösterdikleri, Danıştay’ın muvafık mütalaası üzerine, Maliye Bakanlığınca kabul ve ilan olunan ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenler de esnaf muaflığından yararlanabiliyor iken 6322 sayılı Kanunun 4’üncü madde hükmü ile bu bent değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“8. Bu Kanunun 47’nci maddesinde yazılı şartları haiz olanlardan kendi ürettikleri ürünleri satanlara münhasır olmak üzere el dokuma işleri, bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, sedef kakma ve ahşap oyma işleri, kaşıkçılık, bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık, keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık ve bunlar gibi geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyette bulunanlar;”

“9. Yukarıdaki bentlerde sözü edilen işlere benzerlik gösterdikleri Maliye Bakanlığınca kabul edilen ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenler.”

            Dikkat edilirse, yeni düzenleme ile Danıştay’ın mütalaasına son verilmiştir. Aynı zamanda, 283 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde de açıklandığı üzere 8’inci bentte sayılan meslek kollarında faaliyette bulunanların söz konusu muafiyetten yararlanabilmeleri için Gelir Vergisi Kanunu’nun 47’nci maddesinde yazılı basit usule tabi olmanın genel şartlarını topluca taşımaları ve münhasıran kendi ürettikleri ürünleri satmak suretiyle faaliyette bulunmaları gerekmektedir.

Öte yandan, söz konusu meslek kollarında; devamlı veya arızi olarak, işyeri açılarak, motorlu araç kullanılarak, yardımcı işçi veya çırak çalıştırılarak faaliyette bulunulması muafiyetten yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir.

Ancak, söz konusu meslek kollarında aşağıdaki şekilde faaliyette bulunulması halinde ise muafiyetten yararlanılması mümkün değildir.

- Ticari işletmelere ait malları mutat olarak veya belli aralıklarla satanlar ile kendi ürettikleri ürünlerle birlikte başkalarına ait ürünleri de satanlar,

- Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde faaliyette bulunanlar,

- Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar.

Örneğin, Tarsus ilçesindeki sabit işyerinde kaşıkçılık faaliyetinde bulunan ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 47’nci maddesinde yer alan basit usule tabi olmanın genel şartlarını taşıyan Bay (A), kendi ürettiği kaşıkların yanında, çeşitli yerlerden satın aldığı kaşıkları da satmaktadır. Bay (A), münhasıran kendi ürettiği kaşıkların yanında başkaları tarafından üretilen kaşıkları da satması nedeniyle esnaf muaflığından faydalanamayacak olup, durumuna göre basit veya gerçek usulde vergilendirilecektir.

2.3.2.Geleneksel, Kültürel, Sanatsal Değeri Olan Meslek Kollarında Faaliyette Bulunanlarda Vergi Tevkifatı

Bilindiği üzere Gelir Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin son fıkrasında; “Bu muaflığın, 94’üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tevkifat yapmak zorunda olanların, bu kapsamda esnaf muaflığından yararlananlardan mal ve hizmet alımları karşılığında, yaptıkları ödemeler üzerinden anılan madde ile 6/6/2012 tarih ve 2012/3322 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 6/6/2012 tarihli ve 2012/3322 sayılı Kararnamenin Eki Karar hükümleri uyarınca % 2 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmaları gerekmektedir.

Örneğin; esnaf muaflığı şartlarını topluca taşıyan Bay (L), işyerinde kendi ürettiği bastonları, baston ticareti ile uğraşan (M) firmasına satmaktadır. (M) firmasının, Bay (L)'ye baston bedeli karşılığı olarak yapacağı ödemeler nedeniyle gider pusulası düzenlemesi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesi uyarınca % 2 oranında gelir vergisi tevkifatı yapması gerekmektedir. Bay (L) ise mal alış ve satışına ilişkin belgeleri istenildiği zaman ibraz etmek üzere saklamak zorundadır.

2.3.3.Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi

            6322 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesine son fıkradan önce gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Esnaf muaflığına ilişkin şartları taşıyanlara talepleri halinde vergi dairesince Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi verilir. Bu belgenin şekil ve muhtevasının tayin ve tespiti ile iptali ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

            Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi ile ilgili belge düzeni, ilgili dilekçe vb. düzenlemeler de 283 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 2.4. bölümünde ayrıntısıyla açıklanmıştır.

Bu bölümde dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, esnaf vergi muafiyeti belgesinin düzenlendiği tarihten itibaren üç yıl için geçerli olduğu ve bu sürenin sonunda vergi dairesine başvurularak yeni belge alınmasın mümkün bulunduğu hususudur. Üç yıllık süre içinde esnaf muaflığı şartlarını kaybedenlerin, işi bırakanların veya kendi isteği ile muaflıktan çıkmak isteyenlerin esnaf vergi muafiyeti belgeleri vergi dairelerince iptal edilecektir. Belgesi iptal edilenlerin, esnaf muaflığına ilişkin şartları taşımaları halinde yeniden belge talebinde bulunmaları mümkündür.

3.DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

            Vergi, devletin kamu finansmanını sağlaması amacıyla kullandığı en önemli araçtır. Bu aracın ekonomik birimlerden mali güce göre alınması hususu Anayasanın 73. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu noktada ilgili kanunlarda, Anayasaya paralel şekilde düzenlemelerde bulunulmuş olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergiden Muaf Esnaf” kenar başlıklı 9’uncu maddesi bu düzenlemelerin güzel bir örneğini teşkil etmektedir.

            Çalışmada, esnaf muaflığının genel açıklaması yapıldıktan sonra konu ile ilgili son yasal düzenlemeler hakkında bilgi verilmiştir.

Özet olarak, esnaf muaflığı müessesesi 6322 sayılı Kanun ile birtakım değişikliklere uğramış olup, yeni düzenleme ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin ilk 7 bendinde sayılan vergiden muaf esnafların yanı sıra 8’inci bent olarak sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tuttuğu belirlenen meslek kollarında faaliyette bulunanlar da birtakım şartları taşımaları halinde vergiden muaf esnaf statüsü kapsamına alınmıştır.

Bunun yanı sıra, düzenleme ile faaliyetleri esnaf muaflığı kapsamındaki faaliyetler olmayan fakat bu faaliyetlere benzeyen ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenlerin belirlenmesinde Danıştay’ın mütalaasına son verilmiştir.

Diğer taraftan, vergiden muaf esnafların kullanabileceği “Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi” adı altında yeni bir belge türü getirilmiştir.

            Tüm bunlar, örneğin Danıştay’ın mütalaasına son verilmesi hususu esnaf muaflığını hızlandırıcı; sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tuttuğu belirlenen meslek kollarındaki faaliyetlerin de esnaf muaflığı kapsamında sayılması hususu da esnaf muaflığının kapsamını genişletici düzenlemeler olarak ortaya çıkmaktadır.

Verginin mali güce göre alınması gerektiği hususundan hareketle, geçimini bu ve buna benzer faaliyetlerde bulunarak sağlayanların vergiden muaf tutulması, toplum refahını artırıcı bir etken niteliği taşımaktadır. Aynı şekilde, yapılan düzenlemeler, kaybolmaya yüz tutan mesleklerin devamını sağlamaya yönelik atılan olumlu adımlar olarak öne çıkmaktadır.

KAYNAKÇA

-         1982 T.C. Anayasası

-         193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

-         6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

-         283 seri no’lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği

-         Gelir İdaresi Başkanlığı VİMER, Ticari Kazancın Gerçek Usulde Vergilendirilmesi Rehberi, Ankara, 2010

-         KAMAN Necdet, Gelir Uzmanlığı Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu, 11. Baskı 2. Cilt, Yargı Yayınevi, Ankara, 2011

-         Maliye Hesap Uzmanları Derneği, Beyanname Düzenleme Kılavuzu 2012


[1] Gelir İdaresi Başkanlığı VİMER, Ticari Kazancın Gerçek Usulde Vergilendirilmesi Rehberi, Ankara, 2010, s. 12

[2] KAMAN Necdet, Gelir Uzmanlığı Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu, 11. Baskı 2. Cilt, Yargı Yayınevi, Ankara, 2011, s. 647, 648

Yusuf ARTAR
Vergi Müfettiş Yrd.
13.08.2012







SON DAKİKA:

      ● SGK Borç Yapılandırmasında Bilinmeyen Kolaylıklar!..
      ● BORDRO UYGULAMA REHBERİ KİTABI ÇIKTI
      ● SSK Kapsamında Çalışma Yetim Aylığına Engel Değil
      ● Dava Açma Uzlaşmadan Vazgeç %50 İndirimi Kap!
      ● İşverene Nefes Olan Asgari Ücret Desteği Ne Zaman Verilecek?
      ● Maliye 7326 Takvimini Açıkladı!
      ● İhracatçının Menşe Belge Sorunu Çözülmeli
      ● BAĞ-KUR’lulara Yapılandırma Rehberi
      ● İş Güvenliği Uzmanlarının Görevleri
      ● SGK NACE Kodları Nasıl Değişecek?
      ● Bütçeyi Yine Tüketiciler Kurtarıyor
      ● İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi-Stok Affı
      ● Vergi Barışı ve Hâkimlerin Harcanan Emeği
      ● 7326 Sayılı Yasa İle Taşınmazların ve Amortismana Tabi İktisadi Kıymetlerin Yeniden Değerlenmesi ve Muhasebe Kayıtları
      ● SGK’ya Borcu Bulunan İş Yerlerine Pratik Yol Haritası -1-



 
Yasal Uyarı

 
 

 

 

  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)

Copyrıght  © 2005-2016 www.muhasebenet.net www.muhasebenet.com. Her hakkı saklıdır.