Türkiye'nin Muhasebe Rehberi   I  Yayınlanan En Son Mevzuatlar  I  Asgari Ücret  I   Muhasebe Uygulamaları  I  Beyanname Rehberi  
Ana sayfa Yasal Uyarı Künye Danışma Hattı Güncel Bilgi Arşivi

      Çalışma Hayatı Rehberi

 MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN

  Mükellef Rehberi 
  Pratik Bilgiler 
  Staj - Stajyer Rehberi
  Maliye Rehberi
  BEŞ DAKİKA ARA !...
  Makale Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi  

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

 

 

 

Geçici Olarak Artan Kurumlar Vergisi Oranına Karşı Kullanılabilecek Bir “Vergi Erteleme” Aracı: Çek ve Senet Reeskontu | MuhasebeNet
Geçici Olarak Artan Kurumlar Vergisi Oranına Karşı Kullanılabilecek Bir “Vergi Erteleme” Aracı: Çek ve Senet Reeskontu

1- Giriş

İşletmelerin vergilemeye karşı davranış biçimlerinden biri olan vergi planlaması, kanun lafzına uygun, ekonomik öze sahip olan, yapay nitelik taşımayan işlemlerle vergi yükünü azaltmaya yönelik uygulamalardır. İki yıl için artması planlanan kurumlar vergisinin bu geçici etkisini dönemsel vergi ertelemeleriyle kısmen de olsa çözüm getirmeye çalışmak isteyen işletmelerin ilk aklına gelen uygulamaların başında reeskont gelmektedir.

Bu çalışmanın amacı, 2021 yılı için yüzde 25, 2022 yılı için de yüzde 23 olarak öngörülen kurumlar vergisi artışına karşı işletmelerin dönemsel vergi artış süresinde kullanabileceği imkanlardan biri olan reeskontun özellikli noktalarını özetlemektir.

2- Reeskont Uygulama Esasları

Reeskont, esas olarak, vadeli borç ya da alacağın içindeki vade farkını ayıklama işlemidir. Eğer bu senet bir alacak senedi ise ortaya çıkan etki faiz gideri olacaktır. Çünkü, elinizdeki senedin vade sonundaki değeri, vadeden önceki bir tarihteki (örneğin değerleme günü olan 31.12.’de) değerinden daha yüksektir. Kimse nominal değeri (örneğin) 1 milyon TL olan 6 ay vadeli senede bugün aynı parayı ödemez. İşte reeskont bu zaman farkının değerini hesaplayan bir uygulamadır. Dolayısıyla alacak senetleri için reeskont uygulayan bir işletme faiz gideri hesaplamaktadır.

Konu borç senetleri için de tam ters yöndedir. Vade sonundaki borcu bugün kapattığınızda elbette daha düşük bir ödeme imkanına kavuşursunuz, ki borç senetleri açısından da reeskont işlemi bir iskonto geliri doğması anlamına gelir.

Vergi Usul Kanunu (VUK) 281 ve 285’inci maddelerinde yer alan hüküm gereği reeskonta belli şartlarla olanak sağlamaktadır. Eğer, şartlar sağlanıyorsa senet üzerinde yazan faiz oranı, senet üzerinde bir oran belirtilmemişse (TL tutarlı senetler için) TCMB’nin kısa vadeli avans oranları ve (yabancı paralı senetler için) LİBOR faiz oranının kullanılması esastır.

Reeskont işlemi isteğe bağlı olmakla birlikte, VUK’un 285. maddesi uyarınca, alacak senetlerini reeskont işlemine tabi tutan mükelleflerin borç senetlerini de reeskont işlemine tabi tutmaları zorunludur. Böylelikle alacak senetleri için reeskont uygulaması sonucu ortaya çıkan ve bu tutarları dönem gideri olarak dikkate alan mükelleflerin, borç senetlerini de reeskont işlemine tabi tutmaları sonucu ortaya çıkan tutarları dönem geliri olarak dikkate almaları zorunlu kılınmıştır. Bununla birlikte alacak senedi bulunmakla birlikte borç senedi bulunmayan mükelleflerin, alacak senetleri için reeskont uygulamasında herhangi bir kanuni engel bulunmamaktadır.

Mükelleflerce bir yıl reeskont işleminin yapılması diğer yıllarda da alacak ve borç senetlerinin reeskonta tabi tutulmasını gerektirmemektedir. Tercihler her faaliyet dönemi için ayrı ayrı kullanılabilecektir.

64 No’lu VUK Sirkülerinde açıklandığı üzere vadeli çekler için de reeskont uygulanabilir. Ancak, vadeli çekler için reeskont uygulanması durumunda alacak ve borç senetleri için de reeskont hesaplanması gerekir. Çünkü, esasen, vadeli çeklerin de senet mahiyetinde olduğu varsayılarak reeskont hesaplanmasına olanak tanındığı için senetlerden ayrı bir işleme tabi tutulması mümkün değildir.

238 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği‘ne göre alacak ve borç senetlerinin reeskont tutarının hesaplanmasında iç iskonto yöntemi kullanılacaktır. İç iskonto yöntemi, senet üzerindeki vadeye kadar olan gün farkı ve faiz (iskonto) oranı dikkate alınarak, senedin mevcut değeri üzerinden iskonto (reeskont) tutarının bulunması esasına dayanır.

Bu yöntemde reeskont tutarı aşağıdaki formül ile hesaplanır:

F= A - {A x 360/[360+(m x t)]}

F: Hesaplanan iskonto (reeskont) tutarı

A: Senedin nominal değeri

t: Senedin vadesine kalan gün sayısı

m: İskonto (faiz) oranı                                                                                                

Bu açıklamaların somutlaşması için muhasebe kayıtlarını içeren bir örneğe yer vermek faydalı olacaktır:

Örnek: İşletme envanterinde 31.12.2021 tarihi itibarıyla yer alan ve nominal değeri 300.000 TL ve vadesine kalan gün sayısı 140 olan alacak senedi ile nominal değeri 200.000 TL olan ve vadesine 210 gün kalmış borç senedi bulunmaktadır. Söz konusu senetler için 31.12.2021 tarihi itibarıyla hesaplanması gereken reeskont tutarları ve yapılması gereken muhasebe kayıtları aşağıdaki yer almaktadır. Reeskont hesaplamalarında uygulanacak faiz oranı, TCMB tarafından kısa vadeli avans işlemleri için belirlenen oran olan % 10,50‘tir.

 

Alacak Senedi Reeskont İşlemi:

İskonto Tutarı (F) = 300.000 - {300.000 x 360 /

[360 + (0,1050 x 140)]}

F = 300.000 - {108.000.000 / 374,70}

F = 300.000 – 288.230,58

F = 11.769,42 TL

_________________31.12.2021________________

657-Reeskont Faiz Giderleri         11.769,42

Hesabı

122-Alacak Senetleri                      11.769,42

Reeskontu Hesabı

_________________31.12.2021________________

690- Dönem Kar veya 11.769,42

Zararı Hesabı

657-Reeskont Faiz 11.769,42

Giderleri Hesabı

_________________ / __________________

 

 

 

31.12.2021 tarihi itibarıyla zarar olarak kaydedilen 11.769,42 TL tutarındaki reeskont giderinin, 01.01.2022 tarihindeki açılış kaydından sonra gelir kaydedilmesi gerekmektedir. Buna ilişkin muhasebe kaydı şu şekildedir.

 

_________________01.01.2022________________

122- Alacak Senetleri                     11.769,42

Reeskontu Hesabı

647-Reeskont Faiz              11.769,42

Gelirleri Hesabı

_________________ / __________________

 

Borç Senedi Reeskont İşlemi:

İskonto Tutarı (F) = 200.000 - {200.000 x 360 / [360

+ (0,1050 x 210)]}

F = 200.000 - { 72.000.000 / 382,05 }

F = 200.000 - 188.457,00

F = 11.543,00 TL

 

_________________31.12.2021________________

322- Borç Senetleri                         11.543,00

Reeskontu Hesabı

647- Reeskont Faiz                        11.543,00

Gelirleri Hesabı

_________________31.12.2021________________

647- Reeskont Faiz Gelirleri         11.543,00

Hesabı

690 Dönem Kar veya                     11.543,00

Zararı Hesabı

_________________ / __________________

 

31.12.2021 tarihi itibarıyla gelir olarak kaydedilen 11.543,00 TL tutarındaki reeskont tutarının, 01.01.2022 tarihindeki açılış kaydından sonra gider kaydedilmesi gerekmektedir. Buna ilişkin muhasebe kaydı şu şekildedir.

 

_________________01.01.2022________________

657- Reeskont Faiz Giderleri        11.543,00

Hesabı

322-Borç Senetleri              11.543,00

Reeskontu Hesabı

_________________ / __________________

3- Reeskont Uygulamasında Özellik Arz Eden Noktalar

i. KDV / ÖTV Dahil Senet Tutarında Reeskont Uygulaması

Alacak ve borç senetlerinin KDV dahil tutarlar mı yoksa KDV hariç tutarlar üzerinden mi ayrılacağı konusunda idarenin kendi içinde tutarlı olduğunu söylemek zordur. Çünkü, 26.01.1993 tarih ve 1993/1 Sıra No.lu VUK İç Genelgesi ile KDVK’nın 58’inci maddesine atıf yapılarak KDV dahil tutarlar üzerinden reeskont ayrılamayacağı belirtilmiştir.

Ancak, Gelirler Genel Müdürlüğünün, 10.08.2001 tarih ve 42547 sayılı özelgesinde özetle; “ekonomik faaliyetlerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan ve satışlar sırasında satış bedeli ile birlikte alacak senedinin bedelini oluşturan KDV, işletme alacaklarının unsurunu teşkil eden ve doğrudan doğruya mal veya hizmetin satılmasından kaynaklanan bir alacak olması nedeniyle reeskont uygulanmasının alacak senedi içerisinde yer alan katma değer vergisi dahil bedel üzerinden yapılması mümkün bulunduğu” açıklamasına yer verilmiştir.

Benzer gerekçelerle şüpheli alacak uygulamasının da KDV dahil tutarlar üzerinden karşılık ayrılmasına imkan tanındığını görmekteyiz. 

Dolayısıyla Maliye İdaresi açısından İç Genelge ile özelgeler arasında uyumsuzluk olduğunu görmekteyiz. Uygulamada, hangi faturada hangi KDV oranının kullanıldığının tek tek belirlenmesinin de zorluğu göz önünde bulundurularak KDV dahil tutarlar üzerinden reeskont hesaplandığı görülmektedir.

Herhangi bir tebliğ ya da özelge açıklaması bulunmamakla birlikte, ÖTV’ye tabi malların senetli olarak alınması / satılması durumunda da (yukarıdaki özelgede yer verilen “ekonomik faaliyetlerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkma” gerekçesiyle) ÖTV dahil tutarlar üzerinden reeskont hesaplanabileceği görüşündeyiz.

ii. Teminata ve Tahsile Verilen Senetlerin Durumu

İşletmenin aktifinde kayıtlı olmayan, nazım hesaplarda izlenen senetler reeskonta tabi olmazlar. Teminat senetlerinde her iki tarafın da senet üzerinde tam bir hakimiyet hakkı bulunmadığı için bu senetler her iki tarafın aktiflerinde değil nazım hesaplarında takip edilmektedir. Nazım hesaplarda takip edilen teminat amaçlı senetleri alan da veren de reeskonta tabi tutamaz.

Mükelleflerin tahsil edilmesi amacıyla bankaya ciro ettikleri senetler, hukuken “temsil cirosu” niteliğindedir. Senet sahibi (mükellef), senedi bankaya vermek suretiyle ilgili bankaya senette yazılı tutarın tahsili için bir temsil yetkisi vermektedir. Bankaya tahsil için verilen senetler üzerindeki tüm haklar senet sahibine aittir. Dolayısıyla, tahsile verilen alacak senetleri, değerleme gününde henüz tahsil edilmemiş ve vadesinin de gelmemiş olması şartıyla, reeskont uygulamasına konu edilebilir.

Ancak, faktoringe verilmiş senetler tahsile verilmiş senet olarak değerlendirilemez. Zira, bu nitelikte senetler artık işletme aktifinden çıkmış oldukları için işletmenin bu senetler üzerinde tasarruf hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle faktoringe verilmiş olan senetler için senedi devredenler reeskont işlemi yapamazlar. Ancak, bu senetler faktoring şirketi tarafından reeskonta tabi tutulabilir.

iii. Şüpheli Alacak Kapsamındaki Senetli Alacaklar

VUK’un 323. maddesine göre, tahsili şüpheli hale gelen alacaklar değerlemeye tabi tutulur ve karşılık ayırmak suretiyle ilgili dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınır. Dolayısıyla bu şekilde gider yazılan şüpheli alacaklar için bir de reeskont hesaplamak suretiyle kayıtlara ikinci kez gider olarak intikal ettirmek vergi kanunları açısından uygun değildir. Zaten şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılmak suretiyle, kayıtlara alınmış olan hasılatın tamamı gider yazılmıştır. Bu nedenle dönemsellik ilkesinin gereği olarak gelecek hesap dönemine aktarılması gereken hasılat kısmı kalmamıştır. Sonuç olarak, şüpheli alacak konusu olan senetler karşılık ayrılmak suretiyle hasılat hesaplarından çıkarıldığından dolayı bunlar için ayrıca reeskont ayrılması imkanı bulunmamaktadır.

iv. Avans Olarak Alınan Senetler

Satışa konu mal veya hizmet bedeline ait belge düzenlenmeksizin yani fatura düzenlenip kayıtlara gelir unsuru olarak intikal ettirilmeksizin, senede bağlanan alacak tutarlarından vadesi gelmemiş alacak senetlerinin reeskonta tabi tutulması mümkün değildir. Konuyla ilgili olarak 1993/1 sayılı VUK İç Genelgesi yayımlanmış ve bu tür işlemlere konu senetler için reeskont uygulamasının mümkün olmayacağı belirtilmiştir.

v. Yıllara Sari İnşaat ve Onarma İşleri Dolayısıyla Edinilen Alacak Senetleri

Yıllara sari inşaat ve onarma işi ile ilgili olarak iş bitmeden, önceki yıllarda alınan alacak senetleri ile verilen borç senetleri kayıtlara intikal ettiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınmadığı için reeskont hesaplamasına konu edilmemesi gerektiği düşünülmektedir. Ancak, alınan ve verilen senetler için işin bittiği yıl itibarıyla reeskont hesaplanabilecektir.

vi. Kurumlar Vergilerinden İstisna Faaliyetler Nedeniyle Edinilen Veya Düzenlenen Senetler

Kurumlar Vergisi Kanunun 5/3 maddesi uyarınca “İştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez.”

Bu nedenle istisnaya konu faaliyetlerden kaynaklanan alacaklar için reeskont uygulanması söz konusu olamayacaktır. Örneğin Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden elde edilen kazançlar kurumlar vergisinden istisna olduğu için bu faaliyetler nedeniyle alınan vadeli çek ve senetler için hesaplanacak reeskont faiz giderlerinin matrahtan düşülmesi mümkün değildir.

vii. Borçlusunun İflası Açıklanan Alacak Senetlerinin Durumu

Borçlunun gayrimenkul mallarının rehni (İcra İflas Kanunu md. 23) suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere, iflasın açılması (İcra İflas Kanunu md. 165) müflisin borçlarını muaccel (BK md. 74) kılar. Dolayısıyla, iflasın açılmasından itibaren müflisin tüm borçları vadesi gelmiş alacak olmaktadır. Ancak, reeskont uygulanabilmesi için değerleme gününde henüz senedin vadesinin gelmemiş olması gerekir. Dolayısıyla borçlusu müflis olan alacak senetleri için reeskont uygulanamaz.

viii. Endekslenmiş Senetlerde Reeskont Uygulaması

Zaman zaman senetlerde sabit bir faiz oranı belirlemek yerine belli bir endekse göre vade farkı hesaplanacağı da kararlaştırılabilir (ÜFE, TÜFE oranı + gibi). Böyle bir belirlemeye gidilmesi durumunda senette faiz oranı yer almadığı gerekçesiyle TCMB /LIBOR oranlarına gidilmesi yerine  bu oranlar esas alınarak reeskont hesaplaması yapılması gerekir. Zira senedin alacaklısı ve borçlusu bu yöndeki iradelerini açıkça ortaya koymuşlardır.

ix. Örtülü Sermaye ve Reeskont Uygulaması

Vade farkları, kural olarak, örtülü sermaye hesaplamasında dikkate alınmamaktadır. Ancak, 1 Seri Nolu KVK GT’de belirtildiği üzere; “piyasa koşulları ve ticari teamülleri … aşan vadeli alımlar nedeniyle ortaya çıkan borçlar örtülü sermayenin varlığının tespitinde dikkate alınacak; bu şekilde hesaplanan örtülü sermaye tutarına isabet eden vade farkları tespit edilerek örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz olarak kabul edilecektir.”

Örtülü sermaye, ilişkili kişiden alınan ve işletmede kullanılan borçlara ilişkin bir vergi güvenlik müessesesi olup alacak senetlerine istinaden ortaya çıkan reeskont faiz gideri bu kapsama dahil edilemez. Çünkü, alacak senetleri işletmeye verilmiş bir borç değil, aksine işletmenin alacağını ifade eder. Dolayısıyla, işletmede kullanılan bir borç söz konusu olmadığı için örtülü sermaye de oluşmayacağından örtülü sermaye ve reeskont faizi konusu bir arada ortaya çıkabilecek bir durum değildir. Ancak alınan borcun normal vadeyi aşan kısmı örtülü sermaye addedildiği için bu kısma isabet eden reeskont faiz gelirinin de vergilendirilmesi esastır ve ortada bir faiz vb. gider olmadığı için örtülü sermaye kapsamına girmeyecektir. Sonuç olarak, örtülü sermaye ve reeskont uygulamalarının birbirlerini etkiledikleri bir durumun ortaya çıkmayacağı kanaatindeyiz. 

x. Finansman Gider Kısıtlaması ve Reeskont Uygulanması

5520 sayılı KVK’nın 11/i maddesi uyarınca yabancı kaynakları öz sermayelerini aşan işletmelerde yabancı kaynaklara ait faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’u KKEG olarak dikkate alınacaktır.

Alacak senetleri için ortaya çıkan reeskont faiz gideri esasen bir vade farkı niteliğinde olmakla birlikte yabancı kaynağa ilişkin değil alacaklara ilişkindir. Yabancı kaynağa ilişkin olarak ise reeskont açısından faiz gideri değil, faiz geliri ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, yukarıda örtülü sermaye açısından vardığımız sonuca benzer şekilde; finansman gider kısıtlaması ve reeskont uygulamalarının birbirlerini etkiledikleri bir durumun ortaya çıkmayacağı kanaatindeyiz.

xi. Örtülü Kazanç Dağıtımı ve Reeskont Uygulamaları

Örtülü sermayeden farklı olarak örtülü kazanç dağıtımı ile reeskontun birbirlerini etkiledikleri durumlar ortaya çıkabilir. Bunun en net örneğini ilişkili kişiye para kullandırıp da bu paralar için senet alan ve emsal faiz oranı üzerinden faiz geliri hesaplayan işletmelerin; senede bağlanmış olan ilişkili kişi alacaklarını aynı zamanda reeskonta tabi tutmak isteyen mükellefler açısından ortaya çıkabilir. Bu noktada da daha önce gelir ve hasılat hesaplarıyla ilişkilendirilmemiş olan ilişkili kişi para alacakları için hesaplanacak reeskont faiz giderlerinin kazançtan düşülemeyeceği görüşündeyiz.

Para kullandırma olarak değil, ancak normal vadeyi aşan mal ve hizmet satışlarında ise normal vadeyi aşan kısım yine para kullandırma olarak kabul edildiği için bu alacak senetleri için hesaplanacak reeskont yine kazançtan düşülemeyecektir. Dolayısıyla örtülü kazanca konu olacak şekilde oluşacak alacakların da reeskont uygulamasıyla bir ilgisi bulunmamaktadır.

4- Sorumlu Vergicilik Bakışıyla

Reeskont uygulamasında özellikli noktaları ve tartışmalı konuları ele aldığımız bu çalışma, iki yıllık geçici bir süreyle artan kurumlar vergisi oranının etkisini azaltmak adına yararlanılabilecek imkanlardan biri olan reeskont konusuna yer verilmiştir. Artan vergi oranlarına karşı kullanılabilecek dönemsel vergi erteleme araçlarının başında gelen reeskont uygulamasındaki tartışmalı noktaların sonlandırılmasını sağlayacak açıklamalara yer verilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz.

NADİR GÜLHAN

kpmgvergi.com

11.05.2021







SON DAKİKA:

      ● BORDRO UYGULAMA REHBERİ KİTABI ÇIKTI
      ● Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması
      ● Cezayı Süresinde Ödeyene %25, Ödemeyene %50 İndirim!..
      ● Taşınmaz Değerlemesi İhtiyacı Tam Karşılamadı
      ● Evlat Edinen Aileler Dikkat!
      ● Küresel Salgın İzi İşte Derinleşir Mi?
      ● Ticari İlişkilerde Yazılı Sözleşmenin Önemi
      ● Yapılandırılan Borcu Kredi Kartı İle Ödemenin Faydaları
      ● Yıpratıcı İşlerde Çalışıyorsanız Daha Erken Emekli Olabilirsiniz!
      ● Memuriyetten Çıkarılan Hangi Durumda İkramiye Alabilir?
      ● Sosyal Güvenlik Kurumuna Olan Borçlarının Yapılandırılmasına Başladı
      ● Maliye Borçlarının Yapılandırılmasına İlişkin Avantajlar!
      ● Borç Yapılandırmasında Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
      ● 3401-İşletmede Mevcut Ürünlerin Bozulma Çürüme Gibi Nedenlerle Kıymetlerinin Düşmesi Halinde Gider Kaydı
      ● 3400-Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Tarafından Desteklenen SGK Teşviki İle İlgili Değişiklik Genelgesi Yayımlandı



 
Yasal Uyarı

 
 

 

 

  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)

Copyrıght  © 2005-2016 www.muhasebenet.net www.muhasebenet.com. Her hakkı saklıdır.