| |
GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI
KANUNLARDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
KANUN
R.G. 04.04.2007/26483
Kanun No: 5615
MADDE 1- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (6) numaralı bendi ile mülga ikinci
fıkrasından sonra gelen üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“6. Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu,
ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere,
muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi
almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri
havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma
mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen mamûller, örgü,
dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya,
hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek,
pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve
urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri
işyeri açmaksızın satanlar. Bu ürünlerin, pazar
takibi suretiyle satılması ile ticarî, ziraî veya
meslekî faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar
vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç
olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır
ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak
belirlenen yerlerde satılması muaflıktan
faydalanmaya engel değildir.”
“Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile
gerçek usûlde Gelir Vergisine tâbi olanlar ile
yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi
mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar
esnaf muaflığından faydalanamazlar.”
MADDE 2- 193 sayılı Kanunun mülga 32 nci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden
düzenlenmiştir.
“Asgarî geçim indirimi
MADDE 32- Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde
asgarî geçim indirimi uygulanır.
Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim
yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde
çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan
asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin
kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir
geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri
için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5
diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme
ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak
suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları
esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre
belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir
vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan
oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan
vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup
edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle
birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan
(nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya
babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte
oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25
yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise,
aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade
eder.
İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin
elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu
esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre
hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri
elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı,
çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine
uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının
hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı
dikkate alınır.
Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam
tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması
şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim
indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına
kadar indirmeye yetkilidir.
Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve
mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve
esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”
MADDE 3- 193 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin
birinci fıkrasına (4) numaralı bentten sonra gelmek
üzere aşağıdaki (5) numaralı bent eklenmiş ve diğer
bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
“5. Bu fıkranın 1 ilâ 4 numaralı bentlerinde yazılı
olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs sahibinin,
ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine
aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyatlar
üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında
bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya
fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış bedel
veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan
farklar işletmeden çekilmiş sayılır.
Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü
derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan
veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu
şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi,
denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında
bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır.
Bu bent uygulamasında, imalat ve inşaat, kiralama ve
kiraya verme, ödünç para alınması veya verilmesi,
ücret, ikramiye ve benzeri ödemeleri gerektiren
işlemler, her hâl ve şartta mal veya hizmet alım ya
da satımı olarak değerlendirilir.
İşletmeden çekilmiş sayılan farklar, ilişkili kişi
tarafından beyan edilmiş gelir veya kurumlar vergisi
matrahının hesabında dikkate alınmış ise ilişkili
kişinin vergilendirme işlemleri buna göre
düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu kişilerle yapılan
işlemler hakkında bu maddede yer almayan hususlar
bakımından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun
13 üncü maddesi hükmü uygulanır.”
MADDE 4- 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin
ikinci fıkrasının (2) numaralı bendine, birinci
paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf
eklenmiştir.
“5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 7 nci
maddesindeki şartların birlikte gerçekleşmesi
halinde; Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerin
doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da
birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma
hakkının en az % 50’sine sahip olmak suretiyle
kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin
kazançları dağıtılsın veya dağıtılmasın, iştirakin
hesap döneminin kapandığı ayı içeren yıl itibarıyla
dağıtılan kâr payı sayılır. Türkiye’de
vergilendirilmiş kazancın iştirak tarafından
sonradan dağıtılması durumunda, elde edilen kâr
paylarının vergilendirilmiş kısmı bu tutardan
indirilir.”
MADDE 5- 193 sayılı Kanunun mükerrer 80 inci
maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde
yer alan “dört yıl içinde” ibaresi “beş yıl içinde”
olarak değiştirilmiştir.
MADDE 6- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine
birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“Vergilendirme rejiminin, Türk vergi sisteminin
sahip olduğu vergilendirme kapasitesi ile en az aynı
düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp
sağlamadığı ve bilgi değişiminde bulunup bulunmadığı
hususu da göz önünde bulundurulmak suretiyle,
Bakanlar Kurulunca ilan edilecek ülkelerde yerleşik
veya faaliyette bulunanlara (Türkiye’de yerleşik
olanların bu ülkelerde bulunan işyerleri dahil)
nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen
her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin
konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılanın
mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında
vergi kesintisi yapılır. Emsaline uygun fiyatlarla
satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan
ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla, deniz ve hava
ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan
ödemeler ile yapılan işin tamamlanabilmesi
bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman
ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti
oranını; her bir ödeme türü, faaliyet konusu ya da
sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra
kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar
getirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yurt dışındaki
finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara
ilişkin anapara, faiz ve kâr payı ödemeleri ile
sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra
uyarınca vergi kesintisi yapılmaz.”
MADDE 7- 193 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 99- Muhtasar beyannamenin şekil, içerik ve
eklerini belirlemeye ve tevkifat konuları itibarıyla
ayrı ayrı beyanname verme mecburiyeti getirmeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
MADDE 8- 193 sayılı Kanunun 121 inci maddesine
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemeler
üzerinden 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
kesilen vergiler, Türkiye’de yıllık beyannameyle
bildirilen kontrol edilen yabancı kurum kârı
üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup
edilebilir. Mahsup edilecek vergi, kontrol edilen
yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan kazancına
isabet eden gelir vergisinden fazla olamaz.”
MADDE 9- 193 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Kontrol edilen yabancı kurumlara ilişkin hükümlerin
uygulandığı durumlarda, yurt dışı iştirakin toplam
vergi yükünün hesabında esas alınan vergiler,
ödenmiş olmaları şartıyla, Türkiye’de
vergilendirilecek kontrol edilen yabancı kurum
kârları üzerinden hesaplanan gelir vergisinden
mahsup edilebilir.”
MADDE 10- 193 sayılı Kanunun 92 nci maddesinde yer
alan “Mart ayının onbeşinci günü akşamına kadar,”
ibaresi “Mart ayının başından yirmibeşinci günü
akşamına kadar,” olarak, “Şubat ayının onbeşinci
günü akşamına kadar,” ibaresi “Şubat ayının başından
yirmibeşinci günü akşamına kadar,” olarak, 98 inci
maddesinde yer alan “ertesi ayın yirminci günü
akşamına kadar,” ibaresi “ertesi ayın yirmiüçüncü
günü akşamına kadar,” olarak, “Ocak, Nisan, Temmuz
ve Ekim aylarının yirminci günü akşamına kadar”
ibaresi “Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının
yirmiüçüncü günü akşamına kadar” olarak, mükerrer
120 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
“geçici verginin beyan süresini üç aylık dönemi
izleyen ikinci ayın onuncu,” ibaresi “geçici
verginin beyan süresini üç aylık dönemi izleyen
ikinci ayın ondördüncü,” ve üçüncü fıkrasında yer
alan “dönemi izleyen ikinci ayın onuncu günü
akşamına kadar” ibaresi “dönemi izleyen ikinci ayın
ondördüncü günü akşamına kadar” olarak, geçici 67
nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının yedinci
paragrafındaki “dönemini izleyen ayın yirminci günü
akşamına kadar” ibaresi “dönemini izleyen ayın
yirmiüçüncü günü akşamına kadar”, (14) numaralı
fıkrasında yer alan “2006 yılında” ibaresi
“31/12/2008 tarihine kadar” olarak; ayrıca,
25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer
Vergisi Kanununun 41 inci maddesinde yer alan
“yirminci günü” ibaresi “yirmidördüncü günü” olarak
değiştirilmiştir.
MADDE 11- 193 sayılı Kanuna aşağıdaki madde
eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 71- Bu Kanunun mükerrer 80 inci
maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin
uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin
birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı
bentlerinde sayılan ve 1/1/2007 tarihinden önce
iktisap edilmiş olan mal (gerçek usûlde
vergilendirilen çiftçilerin ziraî istihsalde
kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların
elden çıkarılmasından doğan kazançların
vergilendirilmesinde dört yıllık süre esas alınır.”
MADDE 12- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“c) Altın, gümüş, platin arama, işletme,
zenginleştirme, rafinaj ve Türk Petrol Kanunu
hükümlerine göre petrol arama faaliyetlerine ilişkin
olmak üzere, bu faaliyetleri yürütenlere yapılan
teslim ve hizmetler ile aynı Kanun hükümlerine göre
boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların inşa
ve modernizasyonuna ilişkin yapılan teslim ve
hizmetler,”
MADDE 13- 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (2)
numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan
“Üniversite ve yüksekokullar ile 8.6.1965 tarihli ve
625 sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullar
tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10
unu” ibaresi “8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Kanun
hükümlerine tâbi özel okullar tarafından ilgili
dönemdeki kapasitelerinin % 10’unu, üniversite ve
yüksekokullarda ise % 50’sini” şeklinde; (4)
numaralı fıkrasının (o) bendinde yer alan
“işlemlerine konu mallar” ibaresinin “işlemlerine
konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören
mallar” şeklinde; aynı fıkranın (r) bendi aşağıdaki
şekilde; 29 uncu maddesinin (2) numaralı
fıkrasındaki “işletmelerden” ibaresi ise “işletmeler
ile organize sanayi bölgelerinden” şeklinde
değiştirilmiştir.
“r) Kurumların aktifinde veya belediyeler ile il
özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl
süreyle bulunan iştirak hisseleri ile
gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir
ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve
kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve
iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan
satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri.
İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan
kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları
gayrimenkul ve iştirak hisselerinin teslimleri
istisna kapsamı dışındadır.
İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin
iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme
kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer
vergisi, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin
gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde
gider olarak dikkate alınır.”
MADDE 14- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel
Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listenin
87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan “- Diğerleri”
ibaresinden önce, vergi oranı % 10 olmak üzere “-
Motor silindir hacmi 3200 cm³’ü geçmeyen sürücü
dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar” ibaresi
eklenmiş ve (III) sayılı listenin (B) cetvelinin
“Asgari Maktu Vergi Tutarı” sütununda yer alan
“0,0600” tutarları “0,0700” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 15- 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga
Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun “I.
Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün (A)
fıkrasına aşağıdaki (6) numaralı bent ile (2) sayılı
tablonun “III-İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle
ilgili kağıtlar” başlıklı bölümüne aşağıdaki (9)
numaralı fıkra eklenmiştir.
“6. İkinci el araç satış sözleşmeleri (Binde 1,5)”
“9. 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu
uyarınca düzenlenen menşe şahadetnameleri.”
MADDE 16 - 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar
Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına
“nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler
ile” ibaresinden sonra gelmek üzere “Esnaf ve
Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Bu
kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve
Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan
kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler
dahil)” ibaresi eklenmiş, Kanuna ekli (4) sayılı
tarifenin “I- Tapu İşlemleri” bölümünün (20)
numaralı fıkrasının (d) bendindeki parantez içi
hüküm “(Bu bedel, üzerinde hak tesis edilen
gayrimenkulun emlak vergisi değerinin yarısından az,
iki katından çok olamaz)” şeklinde değiştirilmiş,
ekli (8) sayılı tarifenin "XI- Finansal Faaliyet
Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasının
(a) ve (b) bentlerinde yer alan tutarlar aşağıdaki
şekilde yeniden belirlenmiştir.
“a) Yetkili müesseseler (döviz büfeleri) kuruluş
izin belgeleri (her yıl için) (11.220.-YTL)
b) Yetkili müesseselerin (döviz büfeleri) açacakları
şubeler için düzenlenen belgeler (5.610.-YTL)”
MADDE 17- 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider
Vergileri Kanununun 29 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendine “ikramiyeleri” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ile Merkez Bankasınca ihraç
edilen likidite senetlerinden elde edilen faiz
gelirleri,” ibaresi eklenmiş, 31 inci maddesinin
dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve
maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiş; 33 üncü
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “bankalar
arası kambiyo muamelelerinde” ibaresi “kambiyo
muamelelerinde” şeklinde değiştirilmiştir.
“Sigorta şirketleri, iptal ettikleri sigorta
muamelelerine ilişkin vergileri (yalnızca iptal
tarihinden sonraki döneme ait olan kısmı), iptalin
gerçekleştiği dönemde hesaplanan banka ve sigorta
muameleleri vergisinden indirebilirler. Bu dönemde
indirilemeyen vergiler, sonraki dönem
beyannamelerinde indirim konusu yapılabilir.”
“Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 18- 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir
İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanunun 4 üncü maddesinin (g) bendi aşağıdaki
şekilde, 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer
alan “bu işlemlere ilişkin olarak yaratılan
ihtilaflarla ilgili yargı mercileri nezdinde talep
ve savunmalarda bulunmak” ibaresi “bu işlemler ile
diğer işlemlerinden dolayı idarî yargı mercileri
nezdinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu
merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak”
şeklinde değiştirilmiş ve 33 üncü maddesine
“Başkanlığın görev alanına giren konularda”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Maliye Bakanlığına
yapılmış olan atıflar Gelir İdaresi Başkanlığına”
ibaresi eklenmiştir.
“g) İşlem ve eylemlerinden dolayı idarî yargı
mercilerinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu
merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak,
gerektiğinde itiraz, temyiz ve tashihi karar yoluna
gitmek; temyiz yoluna gidilip gidilmeyeceği
hususunda taşra teşkilâtına muvafakat vermek;
şikâyet başvurularını karara bağlamak; uygulamada
ortaya çıkan ihtilafların en aza indirilmesine ve
uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik tedbirleri
almak.”
MADDE 19- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununa 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere
aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Beyanname verme ve ödeme sürelerinde yetki
MÜKERRER MADDE 28- Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığı, beyannamelerin verilme ve ödeme
sürelerinin son gününü, kanunî süresinden itibaren
bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden belirlemeye
yetkilidir.”
MADDE 20- 213 sayılı Kanunun 120 nci maddesinin
sonuna aşağıdaki fıkra, 353 üncü maddesinin (3)
numaralı bendinin ikinci cümlesinden sonra gelmek
üzere aşağıdaki cümle eklenmiş; 367 nci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan “defterdarlığın veya
gelirler bölge müdürlüğünün” ibaresi “vergi dairesi
başkanlığının veya defterdarlığın” şeklinde, 377 nci
maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ise
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı vergi
dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak
faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında
düzeltme yetkisi vergi dairesi başkanına ait olup,
başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine ve/veya
müdürlere devredebilir.”
“Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, söz
konusu tespiti vergi incelemesine yetkili
olmayanlara da yaptırmaya yetkilidir.”
“Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi daireleri,
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca
belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi
Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler,
valilerin) muvafakatını almadan vergi mahkemesi
kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler.
Gelir İdaresi Başkanlığı, tespit edeceği hadlerle
sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini
vergi dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu
davalar için vergi dairesi başkanlıklarına ve/veya
defterdarlıklara devredebilir.”
MADDE 21- 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 17 nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “vergi
dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar,”
ibaresi “vergi dairesi müdürünün (5345 sayılı Kanun
uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan
ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında,
ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi
üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı,”
şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan
“müdürü” ibaresinden sonra gelmek üzere fıkraya
“(5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini
haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi
başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)”
ibaresi eklenmiş, 90 ıncı maddesinde yer alan
“gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızından
teşekkül eder.” ibaresi “gayrimenkulün bulunduğu yer
tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği zattan
teşekkül eder.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 22- Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı
mükelleflerinden tahsil edilen gelirlerden,
10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir
Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin (b) bendi
gereğince büyükşehir belediyelerine ayrılması
gereken payın hesaplanmasında yeni bir düzenleme
yapılıncaya kadar; bu mükelleflerin, kanunî veya iş
merkezlerinin bulunduğu büyükşehir belediyesi,
şubeleri nedeniyle mükellefiyeti bulunanlarda, şube
tarafından beyan edilen ve şube adına ödemesi
yapılan vergi gelirlerini kapsamak şartıyla, şubenin
mükellefiyetinin bulunduğu büyükşehir belediyesi
esas alınır. Gelir İdaresi Başkanlığının kuruluşuna
ilişkin 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Kanunun 23
üncü maddesi uyarınca şube mükellefiyetinin
değiştirilmesi halinde de bu madde hükmüne göre
işlem yapılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
MADDE 23- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununun 10 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki
fıkralar eklenmiştir.
“Kurum, dördüncü fıkranın; (c) bendi ile ilgili
olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının uygun
görüşünü alarak sosyal güvenlik prim borcunun
kapsamı ve tutarını; (d) bendi ile ilgili olarak,
Gelir İdaresi Başkanlığının uygun görüşünü alarak
vergi borcu kapsamına girecek vergileri; tür ve
tutar itibariyle belirlemeye yetkilidir.
Bu madde kapsamında istenen belgelerden hangilerinin
taahhütname olarak sunulabileceği Kurum tarafından
belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren
taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan
istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu
tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce
verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı
bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir.”
MADDE 24- 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı
Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun;
A) 3 üncü ve 4 üncü maddelerinin birinci
fıkralarının (a) bentlerinde geçen “otuz” ibareleri
“on” olarak, (b) bentleri ise “1.4.2005 tarihinden
önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinden asgarî on işçi çalıştıranların iş
yerlerinde fiilen çalışan işçilerin,” şeklinde,
B) 5 inci maddesi “Bu Kanunun 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen illerde
en az on kişilik istihdam öngören yatırımlara
girişen gerçek veya tüzel kişiler lehine; Hazineye,
özel bütçeli kuruluşlara, il özel idarelerine veya
belediyelere ait arazi veya arsaların üzerinde
kırkdokuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli
bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilir. Bu
taşınmazlar üzerindeki kamuya ait ve ihtiyaç dışı
bina ve müştemilat ile üzerinde henüz faaliyete
geçmemiş yatırım bulunan arazi veya arsalar da bu
kapsamda değerlendirilir. Ancak, talep edilen
taşınmazın bulunduğu ilçenin mülkî sınırları içinde
organize sanayi veya endüstri bölgesi bulunması
halinde, bu bölgelerde yer alabilecek yatırımlar
için tahsis edilecek boş parsel bulunmaması şartı
aranır.
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununa tâbi
alanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve
tasarrufu altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı
tesis edilemeyen taşınmazlar üzerinde ise kırkdokuz
yıl süreli bedelsiz kullanma izni verilebilir. Bu
Kanunun 2 nci maddesinin (a) bendi kapsamı dışında
kalan kalkınmada öncelikli yörelerdeki diğer illerde
(Gökçeada, Bozcaada hariç) bedelsiz yatırım yeri
tahsisine ilişkin olarak, 5 inci maddenin 31/12/2006
tarihinde yürürlükte olan hükümleri uygulanır.
İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni
verilecek taşınmazlardan imar planı bulunmayanların
planları ile uygulama projeleri, bedelsiz olarak
verilen ön izin süresi içinde yapılır.
İstihdam edilecek işçi sayısına, yatırım konusu
işletmenin faaliyete geçtiği tarihten itibaren beş
yıl süreyle uyulması zorunludur.
Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç
öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin
tamamlanmadığının veya taşınmazın üzerine yatırıma
başlama tarihinden itibaren bir yıl içinde herhangi
bir yatırım yapılmadığının ya da işletmeye geçtikten
sonra faaliyetin sona erdirildiğinin tespiti,
irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmesinin ağır
şekilde ihlali sayılır ve bu durumda herhangi bir
yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya
kullanma izni iptal edilerek taşınmaz üzerindeki
muhdesat, zemin maliki idareye intikal eder. Bu
durumda ilgili idarenin talebi üzerine irtifak hakkı
tapu idarelerince re’sen terkin edilir ve taşınmazın
carî yıl proje maliyet bedelinin yüzde biri oranında
tazminat alınır.
Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç
öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin
gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması
veya öngörülen istihdam sayısına yüzde onu aşan
oranda uyulmaması halinde ise bedelsiz olarak tesis
edilmiş irtifak hakkı veya verilen kullanma izni,
bedelliye dönüştürülür. Bu durumda yıllık irtifak
hakkı veya kullanma izni bedeli, yatırımın carî yıl
proje maliyet bedelinin binde beşidir.
Bedelsiz irtifak hakkı veya kullanma iznine konu
taşınmazların üzerinde gerçekleştirilecek yatırımın
toplam tutarı, bu taşınmazların maliki idarelerce
takdir edilecek rayiç değerinin üç katından az
olamaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar
Maliye Bakanlığınca belirlenir.” şeklinde,
C) 6 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları
birleştirilerek, “31.12.2008 tarihine kadar
uygulanmak üzere 2 nci maddenin (a) bendi
kapsamındaki illerde, 1.4.2005 tarihinden itibaren
faaliyete geçen ve asgarî on işçi çalıştıran
işletmeler ile 1.4.2005 tarihinden önce faaliyete
geçmiş ve asgarî on işçi çalıştıran işletmelerden;
fiilen ve sürekli olarak hayvancılık (su ürünleri
yetiştiriciliği ve tavukçuluk dahil), organik ve
biyoteknolojik tarım, kültür mantarı yetiştiriciliği
ve kompostu, seracılık, sertifikalı tohumculuk ve
soğuk hava deposu ile imalât sanayi, madencilik,
turizm konaklama tesisi, eğitim veya sağlık
alanlarında faaliyette bulunanların elektrik
enerjisi giderlerinin yüzde yirmisi Hazinece
karşılanır. Bu orana; 1.4.2005 tarihinden sonra
faaliyete geçen işletmelerde asgarî sayıdan sonraki
her bir işçi için, 1.4.2005 tarihinden önce
faaliyete geçmiş işletmelerde ise bu tarihten sonra
işe başlayan ve asgarî işçi sayısından sonraki her
bir işçi için 0,5 puan eklenir. Hazinece
karşılanacak oran, organize sanayi veya endüstri
bölgelerinde faaliyette bulunan işletmeler için
yüzde elliyi, diğer alanlarda faaliyette bulunan
işletmeler için yüzde kırkı geçemez.” şeklinde,
değiştirilmiştir.
D) 5084 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 2- Bu Kanunun 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı
maddelerinde yer alan destek ve teşviklerden, bu
Kanunun yayımı tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, bu
maddelerdeki şartları taşımaları kaydıyla Gökçeada
ve Bozcaada’daki işletmeler de yararlanır.”
MADDE 25- 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk
Ticaret Kanununun 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca tahsil
edilen ticaret sicili harçlarının red ve iadeler
düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25’i ilgili
odaya gelir kaydedilmek üzere aktarılır.”
MADDE 26- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık
Kanununun 180 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde geçen “yüzde üçü” ibareleri “yüzde ikisi”
şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Maliye Bakanlığınca iki yıl öncesine ait kesin
hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam tutarlar
esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1),
(2) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan harçların
yüzde biri ile idarî nitelikteki para cezaları hariç
olmak üzere para cezalarının yüzde biri; her yıl
Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği
adına açılan hesaba aktarılır ve zorunlu müdafi ve
vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler bu
hesaptan ödenir. Bu hesap, münhasıran zorunlu müdafi
ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler için
kullanılır ve yılı içinde harcanmayan paralar,
ertesi yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar
arasındaki dağıtımı, harcanması ve bu hizmet için
çalıştırılacak personele ilişkin hususlar, Maliye
Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet
Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği tarafından
birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 27- 15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası
Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim
Şirketi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 9- Türkiye Halk Bankası A.Ş.’nin
ödenmiş sermayesini oluşturan hisselerin 9/12/2004
tarihli ve 5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında Yeni
Türk Lirasına intibakını sağlamak üzere; ödenmiş
sermaye içerisinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
dışındaki hissedarlara ait 100 TL itibarî değerli
hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 1 adet, 500
TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî
değerli 5 adet ve 1 .000 TL itibarî değerli hisse
senetleri; 1 YTL itibarî değerli 10 adet hisse
senedine tamamlanır. Bu tamamlama işlemi, Banka
sermayesi artırılmaksızın, Özelleştirme İdaresi
Başkanlığının hisselerinin yeteri miktarda devri
yoluyla bedelsiz olarak yapılır. Ayrıca,
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının farklı itibarî
değerlerdeki hisseleri 1 YTL itibarî değerli
hisselere çevrilir. Bu şekilde yapılacak tamamlama
işlemleri, Bankanın hisse senetleri Pay Defterine
işlenir. Türk Ticaret Kanununun nama yazılı hisse
devirlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz.
Söz konusu işlemlere ilişkin olarak yapılacak ana
sözleşme değişikliğinde 9/12/2004 tarihli ve 5274
sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun hükümleri uygulanır ve anılan
değişikliğin Ticaret Siciline tescil ettirilmesini
takiben eski hisse senetleri hüküm ifade etmez. Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren azamî
iki ay içerisinde, bu madde kapsamında yapılacak ana
sözleşme değişikliği mevcut mevzuat uyarınca
gerçekleştirilir.”
MADDE 28- 17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin
birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Aylık gayrisafî hasılattan irat kaydedilecek oranı,
döner sermayeler itibariyle %1’e kadar indirmeye
Maliye Bakanı yetkilidir.”
MADDE 29- 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve
Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 69 uncu
maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Alınan bu harcın red ve iadeler düşüldükten sonra
kalan tutarının yüzde 25’i ilgili birliğe gelir
kaydedilmek üzere aktarılır.”
MADDE 30- 2/9/1983 tarihli ve 78 sayılı
Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının
Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 8
inci maddesine birinci cümleden sonra gelmek üzere
aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
“Meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu
tarafından belirlenecek uzmanlık alanlarına açıktan
ya da naklen atanacak öğretim görevlileri merkezi
sınavdan muaftır. Bu statüde meslek yüksekokullarına
atananlar, meslek yüksekokullarının uzmanlık
alanları dışındaki üniversitelerin ya da yüksek
teknoloji enstitülerinin bir birimine
görevlendirilemez ve atanamazlar.”
MADDE 31- 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci
maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1- 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli
Hakkında Kanunun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı
Kanunun 30 uncu maddesi ile değişmeden önceki 13
üncü maddesine göre, 19/12/2006 tarihine kadar Ceza
Muhakemesi Kanunu gereğince Baro tarafından müdafi
ve vekil olarak görevlendirilen avukatlara ödenmesi
gereken ücret karşılığı tutarın kalan kısmı,
ilgililere ödenmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesine
aktarılacak ödenekten tahakkuk ettirilmek suretiyle
ödenir. Ödemelere ilişkin usûl ve esaslar Adalet ve
Maliye Bakanlıkları ile Türkiye Barolar Birliğince
birlikte belirlenir.
GEÇİCİ MADDE 2- Ücretlilerin 2006 yılına ilişkin
olarak 2007 yılında ödeyecekleri gelir vergisinden
mahsup edilecek vergi indirimiyle ilgili işlemler,
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan mükerrer 121 inci maddesi
hükümlerine göre sonuçlandırılır.
GEÇİCİ MADDE 3- 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı
Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile Sosyal Güvenlik
Kurumuna devredilen Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü,
Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ve Bağ-Kur Genel
Müdürlüğü ile 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun
kapsamında bulunanlar için Sağlık Bakanlığına bağlı
tüm sağlık kurum ve kuruluşlarından 31/12/2006
tarihine kadar alınan tedavi hizmetleri karşılığı
tutarlar ile 2006 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı
döner sermaye işletmelerinin aylık gayrisafî
hasılatından genel bütçeye ödenmesi gereken
tutarlara ilişkin olarak mahsuplaşmaya, alacaktan
vazgeçmeye ve gerektiğinde terkin suretiyle
uzlaşmaya Maliye Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı ve Sağlık Bakanı müştereken yetkilidir. Bu
konuda gerekli her türlü düzenleyici işlemleri
yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
Üniversite hastanelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna
devredilen kurumlara 31/12/2006 tarihine kadar
verilen tedavi hizmetleri karşılığı düzenledikleri
fatura bedellerinden mahsuben yapılan ödemelerden
sonra kalan tutarın % 80’i, incelemesi devam eden
veya incelemesi tamamlanmış ancak mutabakatı
sağlanamamış fatura bedellerinin % 6’sı ve varsa
yapılan diğer ödemeler düşüldükten sonra kalan
tutarın tamamı ödenir. Bu ödemeler yapıldıktan sonra
kalan tutarlar terkin edilir ve terkin edilen kısım
için herhangi bir alacak ve hak talebinde
bulunulamaz. Bu konuda gerekli her türlü düzenleyici
işlemleri yapmaya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
yetkilidir.
Yukarıda sayılan kurumlar ile 3816 sayılı Kanun
kapsamında bulunanlara ilişkin olarak üniversiteler
ile Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve
kuruluşlarınca 31/12/2006 tarihine kadar alınan
tedavi hizmetleri karşılığı düzenlenen faturalar ve
ekleri, birinci fıkradaki usûle göre uzlaşma
gerçekleştikten sonra kontrol edilip edilmediğine
bakılmaksızın imha edilir.
MADDE 32- Bu Kanunun;
a) 3, 4, 5, 8 ve 9 uncu maddeleri; 10 uncu
maddesinin, 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci
maddesinin (14) numaralı fıkrasına ilişkin
değişiklik hükmü, 11, 25, 26, 28, 29, 30 ve 31 inci
maddeleri ile geçici 2 nci ve geçici 3 üncü
maddeleri 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde,
b) 2 nci maddesi, 1/1/2008 tarihinden itibaren elde
edilecek gelirlere uygulanmak üzere yayımı
tarihinde,
c) 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17 nci
maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde
yapılan değişiklik hükmü, 17 nci maddesinin 6802
sayılı Kanunun 31 inci maddesinde değişiklik
yapılmasına ilişkin hükümleri ve 24 üncü maddesi
yayımını izleyen aybaşında,
ç) 16 ncı maddesi ile 492 sayılı Kanuna ekli (8)
sayılı tarifenin “XI-Finansal Faaliyet Harçları”
başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasına ilişkin
hükümleri 1/1/2008 tarihinde,
d) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe
girer.
MADDE 33- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.
|
|