| |
İstihdamda vergi yükü
İstihdam, dünyanın her
yerinde maliye idareleri tarafından önemli ve
'sağlam' bir vergi kaynağı olarak görülüyor.
Çalışanların gelirleri üzerinden alınan vergi ve
sosyal güvenlik payları bütçe gelirlerinin ciddi bir
kısmını teşkil ediyor. OECD ülkelerinde toplam vergi
gelirlerinin ortalama yüzde 25.7'si gelir
vergisinden, yüzde 26.3'ü ise sosyal güvenlik ve
diğer maaş kesintilerinden geliyor. Ancak, maliye
idaresinin istihdam üzerinden alınan vergilere
uyguladığı oranlar hassas bir denge oluşturuyor.
Vergi oranlarının gereğinden fazla artırılması
durumunda işverenin cebinden çıkan ile çalışanın
eline geçen arasındaki farkı gösteren 'vergi takozu'
yükseliyor. Yükselen vergi takozu, bir taraftan
istihdamın işverene olan maliyetini artırarak
istihdam talebini kısarken, diğer taraftan
çalışanların eline geçen tutarı azaltarak refah
seviyelerini düşürüyor. Sonuçta işsizlik artıyor ve
çalışanların geçim standartları zorlaşıyor.
İşveren ve çalışanlar, gereğinden fazla vergi
yükünün getirdiği olumsuzluklardan, kayıt dışı
istihdama yönelerek kaçmaya çalışıyorlar. OECD
ülkeleri için yapılan bir çalışmada, istihdam
üzerindeki toplam vergi yükü ve kayıt dışılık
arasındaki ilişki araştırılıyor. Toplam vergi
yükünün yüzde 70'lerin üzerinde olduğu Yunanistan ve
İtalya gibi ülkelerde kayıt dışılık oranı da yüzde
30'lara yaklaşıyor. Vergi yükünün yüzde 40'lar
civarında olduğu ABD ve İsviçre'de ise kayıt dışılık
oranı yüzde 10'un altında yer alıyor. Vergi yükünden
kaçarak refah artışı ve iş imkânı yaratmaya çalışan
istihdam ise mahrum kaldığı sosyal ve ekonomik
haklar nedeniyle kayıt dışılığın 'karanlık' yüzünden
zarar görüyor. Kayıt dışılık ayrıca, vergi tabanını
küçülterek, mevcut vergi yükünün daha az sayıda bir
nüfusun üzerine yıkılması sonucunu doğuruyor. Vergi
tabanının büyüklüğünü gösteren mükellef şahısların
işgücüne oranı, vergi yükünün yüksek olduğu
ülkelerde düşüyor. Sonuçta gereğinden yüksek
istihdam vergilerinin, yarattığı vergisel, ekonomik
ve sosyal çıkmazlar nedeniyle gözden geçirilmeleri
gerekiyor.
Maliye Bakanı sayın Kemal Unakıtan, geçen hafta
yaptığı açıklamada istihdam vergilerinin bu
çerçevedeki bir fayda/maliyet analizinin yapıldığını
ve istihdamdaki vergi yükünün azaltılmasına yönelik
düzenlemelerin bu yıl içerisinde hayata geçirilmesi
için çalışmaların hızlanacağını vurguladı. Sayın
Unakıtan ayrıca, bu tür bir girişimin özellikle
işsizliği azaltma yönündeki olumlu etkilerini
hatırlattı. İstihdam vergilerinin maliye ayağının
yanı sıra işgücünü birebir ilgilendiren bir konu
olması nedeniyle, Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın koordineli çalıştığı
da belirtildi.
Mali istikrarın önemli boyutlarından biri kamu
maliyesinde 'sürdürülebilir' bir dengenin
sağlanması. Ancak, bu dengenin parametreleri
belirlenirken, vergi oranlarının salt 'gelir
artırıcı' yönü üzerinde durmak ve de diğer ekonomik
kazanım ve kayıpları göz ardı etmek kısa vadede
belki olumlu fakat uzun vadede ekonomik istikrar ve
büyümeye olumsuz etki eden bir politikanın
geliştirilmesine neden oluyor. İstihdam üzerindeki
vergi oranlarının 'akılcı' seviyelere çekilmesi, çok
kısa vadeli dönemde vergi gelirlerinde bir düşmeye
sebep olabilir. Ancak, böyle bir uygulama orta ve
uzun vadede, öncelikle kayıt dışına kaçışın
cazibesini azaltması nedeniyle kayıt dışılığı
engelleyecek ve vergi tabanını genişletecek. Diğer
taraftan, uygulamanın işsizlikle mücadelede önemli
bir araç olduğu görülecek.
Doç. Dr. Metin Ercan
Boğaziçi Ünv.Öğr.Üys
08.02.2007 |
|