|
Teşvik için 50 personel şartı, küçük işletmeleri
dışarıda bıraktı
Şirketlere önemli kazanımlar
getirmesi beklenen "Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi
Hakkındaki Kanun", bir dizi eleştiriyle birlikte bugün
yürürlüğe girdi. Otomotivden tekstile, ilaçtan
telekomünikasyona kadar pek çok sektörde Ar-Ge
faaliyetlerine ek teşvikler getiren yasa, şirketlerin
Ar-Ge harcamalarının tamamının matrahtan indirilmesi,
Ar-Ge personelinin Gelir Vergisi'nin yüzde 80'inin
vergiden muaf tutulması, işveren tarafından ödenmesi
gereken sigorta priminin yarısının 5 yıl süreyle devlet
bütçesinden karşılanması gibi önemli kazanımlar
getiriyor.
Ancak yasaya yöneltilen eleştiriler, yasanın bazı eksik
ve yanlış uygulamalarla çıktığı, bu haliyle yeni
yatırımların önünü istenilen şekilde açamayacağı
konusunda yoğunlaşıyor. En büyük eleştiri konuları ise
en az 50 kişilik tam zamanlı Ar-Ge personeli istihdamı
şartı, küçük ve orta boy işletmelerin (KOBİ) yasa
kapsamı dışında bırakılması, yeterli sayıda nitelikle
Ar-Ge personeli bulunmayan Türkiye'de Ar-Ge personelinin
eğitimi sürecinin teşvik dışında bırakılması, acil katma
değer yaratacak pratik çözümlere yer verilmemesi ile
özerk Ar-Ge şirketleri ile tasarım faaliyetlerinin
teşvik kapsamı dışında kalması olarak sıralanıyor. İş
dünyası, "Ar-Ge teşviki için getirilen en az 50 Ar-Ge
personeli sınırı, geleceğin teknolojisi olarak
tanımlanan nanoteknoloji yatırımlarının önünü tıkıyor.
Çünkü nanoteknoloji gibi alanlarda faaliyet gösteren bir
firmada 6-7 Ar-Ge çalışanı yeterli oluyor" görüşünde.
Ek düzenleme şart
Temel çıkış noktası cari açığın kapatılması olan yeni
yasa ise yurtiçi üretimde ithal girdi kullanımının
azaltılması ve özellikle yüksek teknolojili ara
girdilerin yurtiçinde üretiminin sağlanmasını amaçlıyor.
Bu doğrultuda en önemli hedeflerden biri de uluslararası
şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerinin bir kısmının
Türkiye'ye çekilebilmesi. Yasanın kabul edilmesiyle
birlikte otomotiv devleri Renault ile Magna, yatırım
miktarları henüz tam olarak kesinleşmemekle birlikte
Türkiye'de Ar-Ge birimi kurmak için harekete geçti.
Kanadalı teknoloji firması Nortel de Ar-Ge
çalışmalarının bir bölümünü Türkiye'ye
kaydırabileceğinin sinyalini verdi. Kamuoyunda heyecan
yaratan bu gelişmelere karşın, yasanın yabancı
yatırımcıyı istenilen oranda Türkiye'ye çekip
çekemeyeceği ise hâlâ tartışma konusu.
"Yatırım isteniyorsa ek düzenleme şart" diyen iş dünyası
özellikle çıkartılacak yönetmeliklerle eksikliklerin bir
kısmının giderilebileceğine işaret ediyor. Türkiye'de
acilen katma değer yaratma ihtiyacı bulunmasına karşın
yasanın bu haliyle çözümü 10 yıl sonraya bıraktığını
söyleyen Hexagon Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Jan
Nahum, "Yasa, bu haliyle ancak 10-15 yıl sonraki
çözümlere yönelik. Oysa yasanın çıkış nedenlerinden en
önemlisi ödemeler dengesi açığını kapatmaktı. Bu amaca
hizmet edebilmesi için Ar-Ge desteklerinin acilen katma
değere dönmesi gerekiyor. Bunun için de sadece kurulu
büyük şirketlerin değil, küçük ve orta boy şirketlerin
de Ar-Ge yapabilecek şekilde desteklenmesi gerekiyordu"
dedi.
Yasadaki en önemli eksiklerden birinin de herhangi bir
şirket bünyesinde faaliyet göstermeyen özerk Ar-Ge
şirketlerinin kapsam dışı bırakılması olduğunu
vurgulayan Nahum, "Özerk Ar-Ge kurumları ile tasarım
faaliyetlerini de kapsamalıydı" diye konuştu.
Bürokratik engeller kalkmalı
Yasanın yabancı yatırımcı açısından çok önemli bir adım
olduğunu ancak bazı tereddütlerin bulunduğunu belirten
Merck Sharp&Dohme Dış İlişkiler Direktörü Jeffrey
Kemprecos ise "Özellikle dünya ilaç çevrelerinde çok
konuşulan bir gelişme oldu. Ancak yatırım isteniyorsa
vergi, düzenleyici yapı ve fikri mülkiyet hakları başta
olmak üzere bir dizi reformla desteklenmesi gerekiyor"
dedi. Ar-Ge yasasının sistemin sadece bir parçası
olduğunu ancak zincirin diğer halkalarla
tamamlanabileceğini ifade eden Kemprecos, Türkiye'nin
özellikle İrlanda, Singapur, Çin ve Hindistan gibi
rakiplerinin öne geçebilmesi için Ar-Ge konusunda
özellikle bürokratik engelleri ortadan kaldırması
gerektiğine işaret etti. Kemprecos, "Bu yıl dünya
çapında biyoteknoloji ve araştırmacı ilaç şirketleri,
Ar-Ge çalışmalarına 72 milyar dolardan fazla yatırım
yapacak. Türkiye'de yatırım yapacak bir şirket yeni bir
ilacın ruhsatını 2 senede alabiliyor. Oysa aynı yatırımı
Singapur'da yapsa, izin süresi 2 ay. Bu, yatırımcı için
büyük fark. Yatırımcı üretime, ihracata, para kazanmaya
başlamak için 2 yıl beklemeyi mi, 2 ayda ihracata
geçmeyi mi isteyecek" diye konuştu.
Yasanın en büyük eksiklerinden birinin nitelikli
personel konusunda olduğunu ifade eden Atmaca Bilgisayar
Genel Müdürü Yetkin Şekeroğlu ise "Özellikle Ar-Ge
konusunda nitelikli personel sıkıntısı çekilen
Türkiye'de yetiştirilecek personelin eğitim sürecinin
teşvik kapsamı dışında bırakılması önemli bir eksiklik.
Yatırımcı elemanını Çin'den, Hindistan'dan getirdikten
sonra yatırım Türkiye'ye istenen faydayı getirmez" dedi.
Ar-Ge teşviği yasası ne getiriyor
- Teşvik ve destekler sektör ayrımı yapılmaksızın 2024'e
kadar verilecek.
- En az 50 Ar-Ge personeli çalıştırma şartı aranacak.
- Ar-Ge harcamalarına yüzde 100 matrah indirimi
sağlanacak.
- Ar-Ge personelinin ücreti üzerinden hesaplanan Gelir
Vergisi'nin yüzde 80'i, doktoralı personelde ise yüzde
90'ı alınmayacak.
- Personelin işveren tarafından ödenmesi gereken sigorta
priminin yarısı 5 yıl süreyle bütçeden karşılanacak.
- Ar-Ge projeleri ile rekabet öncesi işbirliği
projelerine ilişkin harcamaların tamamı ile 500'den
fazla Ar-Ge personeli çalıştıran işletmelerde bir önceki
yıla göre ek olarak yapılan harcamaların yarısı vergi
matrahından düşülecek.
- Giderler amortisman yoluyla sonraki yıllarda vergi
matrahından düşülecek.
Yasaya yönelik eleştiriler neler
- KOBİ'ler kapsam dışı bırakılacak şekilde hazırlandı.
- Herhangi bir şirket bünyesinde olmayan özerk Ar-Ge
şirketleri kapsam dışı bırakıldı.
-Ar-Ge departmanında en az 50 kişi çalıştırma şartı, 5-6
Ar-Ge elemanı ile yüksek teknoloji alanında çalışan
şirketlerin Türkiye yatırımlarının önünü kesti.
- Ar-Ge personelinin eğitim süreci teşvik dışında
bırakıldı.
- Tasarım faaliyetlerinin desteklenmemesi önemli bir
eksik.
- Ruhsat ve izin süreleri ile ilgili bürokratik
işlemlerde herhangi bir düzenlemeye gidilmedi.
- Fikri ve sınai mülkiyet hakları konusundaki
eksiklikler hâlâ devam ediyor.
Türkiye'de Ar-Ge
- Ar-Ge faaliyetlerine 2006'da 4 milyar 400 milyon YTL
harcandı. 2005'te bu rakam 3 milyar 835 milyon YTL idi.
- GSYİH içindeki payı binde 7,6. AB ülkelerinde bu oran
yüzde 2-3.
- 54 bin 444 tam zamanlı Ar-Ge personeli çalışıyor.
Referans Gazetesi
01.04.2008 |