|
Kadın istihdamına ayrıcalık
Ülkemizde son altı yıl içinde yüksek büyüme oranı
tutturulmasına rağmen işsizlik oranında düşüş
kaydedilemediğini görüyoruz. Siyasi saikleri bir
tarafa bırakarak değerlendirme yapacak olursak,
işsiz sayısında azalış olmamasını iki ana nedene
bağlayabiliriz.
Bunlardan birincisi, yedi yıllık süreç içinde
nüfusun yaklaşık yüzde yedisinin kırdan kente göç
etmesidir. Kırsal alanda gizli işsiz durumunda olan
ve işsizlik göstergelerinde işsiz görünmeyen
kişiler, kente inince işsiz durumuna gelmektedir.
İkinci olarak, ülkemizdeki nüfus artış hızının halen
yüksek olması ve aktif nüfus içine giren gençlerdir.
İstihdamdaki genişlemeye rağmen bu iki nedenden
dolayı işsiz sayısı azalmamaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine baktığımızda,
işsizlik oranı yaklaşık yüzde 11 düzeyindedir.
İşsizlik oranını düşürmenin tek yolu olarak büyüme
hızının artırılması görülmektedir. 2007 yılı içinde
büyüme oranında görülen düşüş ve bu durumun 2008
yılında da devam edeceğinin öngörülmesi istihdam
artışı için yeni arayışları gündeme getirmiştir.
İşsizliği önlemek için “istihdam paketi” adı altında
bir dizi düzenleme TBMM’de kabul edildi. İstihdam
paketinde dikkatleri çeken birkaç noktayı burada
sizlerle paylaşmak istiyorum.
KADINA TEŞVİK,
ERKEKLERE YAŞ SINIRI
Temmuz 2008 tarihinden itibaren kadın sigortalı
çalıştıran işverenlerden, sigorta primi ve işsizlik
sigortası primi işveren hissesi bir yıl süreyle
alınmayacak. Aynı düzenleme içinde 18 yaşından büyük
ve 29 (29 dahil) yaşından küçük erkek sigortalı
çalıştıran işverenlerden de sigorta primi ve
işsizlik sigortası priminin işveren hissesi
alınmayacak.
Kadınlar için herhangi bir yaş sınırı olmaması
kanunun olumlu yönü olarak görülürken, erkekler için
29 ve altı yaş grubu için böyle bir teşvik
öngörülmesi bazı eleştirileri de beraberinde
getirmiştir. Bu eleştirilerin en önemlisi, 30 yaş ve
üzeri erkek çalışanların işten çıkarılarak yerlerine
29 yaş altında genç işçilerin alınması, işverenlere
avantaj sağlayacak olmasına rağmen erkek veya genç
erkek istihdamına bu düzenlemenin bir katkısı
olmayacağı yönündedir.
Hemen belirtelim ki, bu eleştirilerin haklılık payı
yoktur. Çünkü, 1 Temmuz 2008 tarihinden sonra
alınacak her ilave kadın işçi ile 29 ve altı erkek
işçiler için teşvik öngörülmüştür. Yani, işçi
çıkarıp yeni işçi alan işverenler bu teşvikten
yararlanamayacaklar. Şöyle ki:
Kanunun yürürlük tarihinden önce 10 işçi çalıştıran
bir işveren, ilave olarak kadın veya 18-29 yaş
grubundan erkek işçi aldığı takdirde teşvikten
yararlanabilecek. Bu işveren, 4 işçiyi işten çıkarıp
4 kadın işçi alırsa çalıştırdığı işçi sayısı 10
olacağı için teşvikten yararlanamayacak. İlave
olarak fazladan iki işçi daha alırsa, 10 kişiden
fazla olan iki kişi için teşvik hükümlerinden
yararlanabilecektir.
İstihdamı Teşvik Kanununa getirilen ikinci bir
eleştiri ise, bazı işverenlerin teşvik hükümlerinden
yararlanmak için iş yerlerini kapatıp, yeni iş yeri
açarak teşvikten istifade yoluna gidebilecekleri
yönündedir. Bu yolun seçilecek olması mümkün olmakla
birlikte, mevcut işçilerini çıkaran işverenin
üzerine kıdem tazminatı yükü binecektir.
YAPILAN DÜZENLEME
HERKESİ KAPSAMALI
İş yerini başka unvan altında açma yolunu deneyecek
olan işverenin, fayda-maliyet karşılaştırması
sonucunda zararlı çıkacağı aşikârdır.
Buna rağmen, bu tür yolu seçebilecek olan işverenler
çıkabilir. Ancak, istihdamın artırılması gibi hassas
bir konuda getirilen olumlu bir düzenlemeyi aradan
çıkacak birkaç kötü niyetli için eleştirmenin
anlamlı olmadığını düşünüyorum.
Mutlaka eleştiri getirilecekse, erkekler için konan
yaş sınırını ele almak lazım. Kadınlar gibi bu
yasanın bütün erkekleri de kapsaması çok daha
anlamlı olurdu. Devletin istihdama getirdiği teşvik
hazineye yeni bir yük gibi görülebilir. Ancak,
çalışma hayatına giren her kişinin üretim ve
tüketeme yolu ile çarpan etkisi oluşturarak meydana
getireceği artı katma değer yönünden bakarsak, bu
düzenlemenin çok daha faydalı olacağını gözden
kaçırmamak gerekir.
İşte bu noktadan hareketle söz konusu teşvik
yasasının çalışmaya başlayacak her yaş grubundaki
erkleri kapsaması faydalı olacaktır.
Özürlü çalıştırmaya
da teşvik
Aynı il sınırları içinde toplam elli veya daha fazla
işçi çalıştıran özel sektör işverenlerinin
çalıştırmak zorunda oldukları eski hükümlü ve terör
mağduru hükmü yürürlükten kaldırıldı.
Bundan böyle sadece, elli ve üzerinde işçi
çalıştıran özel sektör işverenleri yüzde üç özürlü
çalıştırmak zorundadırlar. Ancak, çalıştırılan
özürlü sigortalıların, asgari ücret üzerinden
hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin
tamam hazine tarafından karşılanacak.
Öte yandan, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran veya
yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran
işverenlerin de çalıştırdıkları her bir özürlü için
asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primine
ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazine
tarafından karşılanacak.
Çalışanın Dünyası
Şerif Akcan
Türkiye Gazetesi
01 Haziran 2008 Pazar |